# Ankara’da gerçek güç Erdoğan

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ankarada-gercek-guc-erdogan-4927h/
- Yayımlanma: 2015-01-22T09:40:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İngiliz Financial Times gazetesi, Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı, Fransa’nın
başkenti Paris’teki ünlü Versailles Sarayı’na benzetti.

Financial Times, Global Insight (Küresel Kavrayış) köşesini bugün Türkiye’deki muhabiri
Daniel Dombey’e ayırdı. Dombey’nin yazısının başlığı, “Erdoğan’ın ‘Versailles’ı 
Ankara’da gerçek gücün nerede olduğunu gösteriyor”.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta bir yabancı lideri ilk kez 16 Türk askeriyle
karşıladığını, hafta başında da ilk kez kabineyi sarayda topladığını hatırlatan 
Dombey’nin yazısında şu satırlar yer alıyor:

“Kameraların yakaladığı Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun-ki kendisi resmen parlamenter
olan sistemde hükümetin başı- suratı kesinlikle asık görünüyordu. Bu tablo gerçekte
iş başındaki kişinin kim olduğunu gösterdi.”

“10 yıl Başbakan olarak görev yaptıktan sonra Türkiye’nin doğrudan seçilmiş ilk 
Cumhurbaşkanı olması Sayın Erdoğan’a, özellikle de yargıdaki atama yetkileri ile
eşi benzeri görülmemiş bir yetki verdi. Devlet Başkanı’nın tüm ihtişamı da Sayın
Erdoğan’da. O da, tüm yetkisini kullanmakta kararlı.”

Financial Times muhabiri Türkiye’de anayasanın Cumhurbaşkanının kabine toplantılarına
başkanlık etmesine izin verdiğini hatırlatıyor. Cumhuriyetin 92 yıllık tarihinde
bunun sadece 18 kez, o da genelde olağanüstü bir durumda ya da Başbakanın isteğiyle
gerçekleştiğini ekleyerek…

“Sayın Erdoğan ise bu toplantıları daha sık yapma niyetinde. Önemli konuları bakanlarla
daha iyi “koordine etmek” için 12 de danışman atıyor” demiş Daniel Dombey…

Yazıda Türkiye’de henüz ABD tipi icracı bir başkanın resmen görev yapabilmesi için
gerekli anayasa değişikliklerinin yapılmadığı, ancak birçok AK Parti milletvekilinin
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partinin genel seçimlerdeki adaylarının belirlenmesinde
büyük söz sahibi olacağını söylediği vurgulanıyor.

**‘Erdoğan, geleceğimizde söz sahibi olmalıdır’**

Konuyla ilgili görüşleri alınan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin,“
Cumhurbaşkanı Erdoğan partimizin kurucusu olarak, bu partinin geleceğinde söz sahibi
olacaktır, olmalıdır da. Evet, bu anayasaya aykırı ve kendisi belki de bunu resmen
yapmayacak; önerilerde, tavsiyelerde bulunacak” demiş.

Yazıda bazı milletvekillerinin özel görüşmelerinde, bazı AK Parti Genel Başkan Yardımcılarının
ve Başbakan Yardımcılarının sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hesap verdiklerini söyledikleri,
Erdoğan’ın hafta sonu Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda üst düzey parti yetkilileriyle
görüştüğü belirtiliyor.
Financial Times’taki yazı şöyle noktalanıyor:

“Özellikle de ekonomi dünyasında bazı üst düzey yetkililer, Sayın Davutoğlu’nun 
Sayın Erdoğan’a karşı siper olarak duracağını umuyor. Özellikle de Başbakan Haziran
ayındaki genel seçimleri kazanıp halktan yetki alırsa. Ancak şu ana kadar önemli
konularda son sözü söyleyen Sayın Erdoğan oldu…”

“Sayın Erdoğan kazanılacak bir seçim zaferinin kendi eseri olduğunu söyleyebilir.
Gerçi anayasayı değiştirecek ve Türkiye’nin başkanlık sistemiyle yönetilmesini sağlayacak
çoğunluğu elde etmekte zorlanabilir. Ancak siyasette ön saftan arkaya çekileceğine
dair bir işaret vermiyor.”

“Türkiye geçmişte daha otoriter dönemlerden geçti. 1980’in kanlı askeri darbesini
ya da 1990’larda Kürt güneydoğu bölgesindeki ölüm timlerini düşünün…Ancak Sayın 
Erdoğan’ın özel yönetimi yeni bir döneme işaret ediyor. Anayasa ne derse desin, 
güç de temaşa da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda toplanmış durumda”.(BBC Türkçe)
