# ‘Ar-Ge personeli sayımız 60 bine yaklaştı’

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ar-ge-personeli-sayimiz-60-bine-yaklasti-66715h/
- Yayımlanma: 2021-07-07T22:13:10+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile
Türk Alman Üniversitesi’nin ortaklığında yapılacak Dijitalpark Teknokent’in temelini
attı.

Temel atma törenindeki konuşmasında, bugün son 19 yılda neredeyse sıfırdan inşa 
edilen ‘Ar-Ge ve Yenilik’ ekosistemine yeni bir aktörün daha dahil olduğuna işaret
eden Varank, teknoparkların, teknolojik bilginin üretilmesi ve ticarileştirilmesi
sürecindeki kritik rolleri dolayısıyla ekosistemin önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Teknoparklar aracılığıyla, teknoloji ve yazılım geliştirme alanında faaliyet gösteren
firma ve girişimcilere altyapı hizmetleri sunulduğunu belirten Varank, ileri teknoloji
üretme potansiyeli olan yeni şirketlerin kurulmasını ve mevcut şirketlerin de büyümesini
teşvik ettiklerini dile getirdi. 

Bakan Varank, Ar-Ge ve girişimcilik kültürü olan bir ekosistemin ve nitelikli istihdamın
oluşmasına Bakanlık olarak teknoparklar aracılığıyla aracılık ettiklerini dile getirerek,
şunları kaydetti:

“Tabii, üniversitelerimizin de bilimsel ve teknolojik yetkinliğe sahip olması ve
bu yetkinliğini ekosistemin yararına sunması da üzerinde durduğumuz ve teknoparklar
vasıtasıyla elde ettiğimiz değerli bir sonuç. Bu doğrultuda, bugün temelini attığımız
teknoparkımızın, üniversitelerimizi girişimci ve yenilikçi birer üniversite olma
yolunda güçlendireceğine inanıyorum. İstanbul ve Rize’deki yerleşkeleriyle birlikte
tam kapasiteye ulaştığında, 4 bin tam zamanlı Ar-Ge personelinin çalıştığı 300 girişimciye
ev sahipliği yapacak önemli bir yatırımdan bahsediyoruz, hayırlı olsun.”

### **“Yenilikçi girişimcilerin hızla çoğalması gerekiyor” **

Bakan Varank, rekabetin belirleyicilerinin tarihsel süreç boyunca değişerek insanların
karşısına çıktığına dikkati çekerek, rekabet anlayışının geçmişten günümüze değişerek
geldiği nokta hakkında değerlendirmelerde bulundu.

2000’li yıllar ile birlikte, Ar-Ge ve yeniliğe yapılan yatırımların, kalıcı rekabet
üstünlüğü kazanmadaki öneminin ortaya çıktığını anımsatan Varank, bu yarışın daimi
oyuncusu olabilmek için fikri üreten, Ar-Ge’sini yapan, yüksek kaliteyle üreten 
ve piyasaya sunan yenilikçi girişimcilerin hızla çoğalması gerektiğini aktardı. 

Varank, bunun için, iyi işleyen bir Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin lüks değil,
şart olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:

“İşte biz bu ihtiyaca cevap vermek üzere, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 
kolları sıvayarak işe giriştik. 2002 yılından itibaren ülkemizdeki Ar-Ge ve girişimcilik
ekosistemini etkili hale getirmek için büyük yatırımlar yaptık. Bugün 207 üniversitemiz,
8 milyona yaklaşan üniversiteli sayımız, yaklaşık 1.600 Ar-Ge ve Tasarım Merkezimiz,
88 Teknoloji Geliştirme Bölgemiz ve 183 bin tam zamanlı araştırmacımız bu ekosistemin
temel aktörleri.

Desteklediğimiz teknoloji geliştirme merkezleri, kuluçka merkezleri ve teknoloji
transfer ofisleri de ekosisteme öncülük eden diğer aktörler. Girişimcilere ve gençlere
ev sahipliği yapan bütün bu aktörler aynı zamanda, Milli Teknoloji Hamlemizin de
vazgeçilmez paydaşları. Paydaşlarımızı, ‘fikirden ürüne, üründen pazara olan tüm
süreçlerde’ iyi kurgulanmış desteklerimizle teşvik ediyoruz.”

Yapılan destek çalışmaları ve verilen teşvikler hakkında bilgi veren Bakan Varank,
şunları söyledi:

“Bakanlık olarak, teknopark firmalarımıza vergisel avantajların yanı sıra, danışmanlık,
ticarileşme, ihracat destekleri ve iş birliği destekleri sunuyoruz. Türkiye’de 2001
yılında sadece 2 teknopark vardı, bugün 57 ilimizde 88 teknoparka sahibiz. Önümüzdeki
dönemde her bir şehrimize en az bir teknopark kazandırmanın gayreti içinde olacağız.
Bugüne kadar 6,2 milyar dolarlık ihracat, 131 milyar TL’lik satış gerçekleştiren
teknoparklarımızda 6 bin 680 firma yer alıyor ve buralarda çalışan tam zamanlı Ar-
Ge personeli sayısı da 60 bine yaklaştı. Bu firmaların yüzde 45’i yazılım sektöründe
faaliyet gösteriyor. Ayrıca, yabancı sermaye açısından baktığımızda, teknoparklarımızda
yaklaşık 350’ye yakın yabancı veya yabancı ortaklı firma yer alıyor, içinde gerçekten
büyük global markalar var. Şu anda yaklaşık 11 bin proje yürütülen teknoparklarımızda
bugüne kadar 41 binin üzerinde Ar-Ge projesi tamamlandı.”

### **“1.248 Ar-Ge ve 345 tasarım merkezimizde yaklaşık 76 bin Ar-Ge personeli istihdam ediliyor”**

Firmaların başvuru sonuçlarına bakıldığında, şimdiye kadar sadece teknopark kaynaklı
1.330 patent, 200 tasarım, 399 faydalı model ve 543 yazılım tescili gerçekleştirildiğini
aktaran Varank, “Bakanlık olarak, teknoparklarımızdaki firmalarımıza yaklaşık 21
milyar TL’lik vergisel muafiyet tanıdık. Bunun yanında Bakanlık olarak teknoparklarımızın
altyapı, idare binası, kuluçka merkezi inşası için de hibe destekleri yapıyoruz,
bu zamana kadar yaptığımız hibe desteği tutarı da yaklaşık 1 milyar liraya ulaştı.”
dedi.

Varank, bu kapsamda, Dijitalpark Teknokent’in de altyapı, idare binası ve kuluçka
merkezi inşasına şimdiye kadar yaklaşık 15 milyon TL’lik hibe verdiklerini ve önümüzdeki
dönemde de desteklemeye devam edeceklerini dile getirdi.

Ekosistemin önemli aktörlerinden birinin de Ar-Ge ve tasarım merkezleri olduğuna
vurgu yapan Varank, şu bilgileri paylaştı:

“Halihazırda, 1.248 Ar-Ge ve 345 tasarım merkezimizde yaklaşık 76 bin tam zamanlı
Ar-Ge personeli istihdam ediliyor. Bu merkezlerimizde yaklaşık 54 bin proje tamamlanırken,
17 bin proje yürütülmeye devam ediyor. Firmalarımızın 8 bin 302 patenti, 2 bin 417
tasarımı ve 12 binden fazla markası tescil edildi. Bakanlık olarak, kendi Ar-Ge 
merkezlerini yürüten firmalarımızın yaklaşık 24,2 milyar TL’lik vergisel avantajdan
faydalanmalarının önünü açtık.

Bir diğer önemli aktör ise Teknoloji Geliştirme Merkezleri (TEKMER). KOSGEB aracılığıyla
2019 yılında TEKMER Destek Programı’nı devreye aldık. Bugüne kadar 9 TEKMER’in kurulması
için onay verdik ve bu merkezlere yaklaşık 18 milyon TL katkı sağladık. TÜBİTAK 
aracılığıyla, 2012 yılından itibaren Teknoloji Transfer Ofisleri’ne yaklaşık 313
milyon TL destek sağladık. 2019 yılından günümüze, Teknoloji Transfer Ofisleri’nin
katkılarıyla doğrudan sanayi tarafından fonlanan üniversite-sanayi iş birliği projelerinin
hacmi 500 milyon TL’ye ulaştı. TÜBİTAK’ın Patent Tabanlı Teknoloji Transferi Destekleme
programımız ile teknoparklarımızda ortaya çıkan ve 2011 yılında başlattığımız Üniversite-
Sanayi İş Birliği Destek Programı ile desteklediğimiz 303 projeye yaklaşık 110 milyon
lira kaynak aktardık.”

### **“Ar-Ge ve girişimcilik alanındaki çalışmalarımızın meyvelerini almaya başladık”**

Bakan Varank, Ar-Ge ve girişimcilik alanındaki çalışmaların meyvelerinin alınmaya
başladığının altını çizerek, Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranının 2002’de 
yüzde 0,53 iken 2019’da yüzde 1,06’ya yükseldiğini hatırlattı.

Ar-Ge harcamalarında son 10 yılın en büyük başarısını yakaladıklarını belirten Varank,
şu ifadeleri kullandı:

“Gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcamamız yaklaşık 46 milyar TL yükseldi. Arzu ettiğimiz
gibi, Ar-Ge harcamalarının yüzde 64’ünü, Ar-Ge finansmanının da yüzde 56’sını özel
sektör gerçekleştirdi. Ar-Ge yapmak, katma değere yatırım yapmak, şirketlerimizin
bilinçli şekilde yaptığı bir faaliyet, özel sektör bu alana gerekli yatırımı gerçekleştiriyor.
Tüm bu yaptığımız çalışmalar neticesinde, üretimimizde verimlilik ve katma değer
artışını yakaladık. 2021 yılının ilk 6 ayındaki toplam ihracatımız yüzde 40’lık 
bir artış ile 105 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar ülkemizin şimdiye kadar yakaladığı
en yüksek ihracat rakamları.

Bu trend devam ederse, sene sonunda 200 milyar doların üzerinde ihracatı, rekoru
yakalamış olacağız. Bu, ülkemiz açısından başarılı bir netice olacak. Ayrıca, imalat
sanayii üretimindeki katma değer artışını ihraç ettiğimiz ürünlerin kompozisyonundaki
değişimden de açıkça görebiliyoruz. 2003 yılında ihracatımızdaki en büyük pay düşük
teknolojili ürünlere aitken, 2020 yılında yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin
ağırlıkta olduğu bir ihracat çeşidini yakalamış durumdayız.”

### **“İstanbul’u teknolojinin ve girişimciliğin de cazibe merkezi haline getirmek istiyoruz”**

Bakan Varank, İstanbul’un önemine işaret ederek, “İstanbul başlı başına bir marka.
Biz İstanbul’u teknolojinin ve girişimciliğin de cazibe merkezi haline getirmek 
istiyoruz.” dedi.

Girişimciliğin son dönem dünya ekonomisinin en önemli yatırım alanlarından biri 
olduğunu belirten Varank, Türkiye’nin girişimcilik potansiyeli hakkında değerlendirmelerde
bulundu.

Varank, şunları söyledi:

“Henüz 5 sene önce, 7 sene önce, sadece bir fikrin üzerine inşa edilmiş Türk firmalarının
da milyar dolar üzerinde değerlemeye sahip firmalar haline geldiğini görüyoruz. 
En güzel örneklerden biri, Getir. Çok hızlı teslimat mantığına dayanan Getir şirketi,
kurulduğu yıldan 5 buçuk sene sonra önce milyar dolar değerlemeye ulaştı, şimdi 
7,5 milyar dolar değerlemeye ulaşarak, belki de Türkiye’deki en değerli şirketlerden
biri oldu. Bizim amacımız, aslında gençlerimizin, bilim insanlarımızın, sahip oldukları
bilgiyi, tecrübeyi girişimciliğe dönüştürerek, bu fikirlerin üzerine kurdukları 
şirketleriyle yeni unicornlar olmaları, yeni Turcorn’lar olmaları.

Türkiye, teknoloji tabanlı girişimlerde büyük potansiyele sahip. Son zamanda milyar
dolar değerlemeye ulaşan şirketlerimizden bunu görebiliyoruz. Hedeflediğimizin de
üzerinde bir performansla, çok başarılı girişimleri, önümüzdeki dönemde de Türkiye
ekonomisine, dünya ekonomisine kazandırmaya devam edeceğiz.”

Konuşmasının sonunda Türk Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Akkanat’ın 
konuşmasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişmesine yönelik değerlendirmesine
yanıt veren Bakan Varank, şu ifadeleri kullandı:

“657 Sayılı Kanun’u değiştirmek öyle kolay değil, şu andaki bürokrasinin temelini
oluşturan 657 Sayılı Kanun maalesef birçok noktada bizim de önümüzü kesiyor. Dünyanın
geldiği noktaya baktığımızda, artık çok daha esnek hareket etmemiz gerekiyor. Bunun
gereğinin farkındayız. Keşke 657’yi de değiştirebilsek, bir insanın bir işe girdikten
sonra ömür boyu iş garantisi olması, hatta emekli olduktan sonra ömür boyu maaş 
garantisi olması, aslında dünyada uygulaması olan bir örnek değil.

Bizim çok daha fazla performansa göre hareket etmemiz lazım, performansa göre değerlendirme
yapabilmemiz ve istihdam sağlamamız lazım. Dünya ile rekabet etmenin yolu bundan
geçiyor. Mesela, geçtiğimiz günlerde, Makine ve Kimya Endüstrisi’nin anonim şirket
olması ile ilgili bir kanun yasalaştı. Bu dönemde muhalefet bu kurumun, mevcut şekli
ile kalması için, elinden gelen gayreti gösterdi ama TBMM gereğini yaptı ve AŞ’ye
dönüştürdü.”

Temel atma törenine, Türk Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Akkanat, Recep
Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Recep Tayyip Erdoğan
Üniversitesi Geliştirme Vakfı Başkanı ve Dijital Park Yönetim Kurulu Başkanı Nusret
Bayraktar, Dijital Park Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin ve diğer yetkililer 
de katıldı.

Açılış konuşmalarının ardından yetkililer butona basarak, temel atma işlemini gerçekleştirdi.
