# Asya borsalarında yapay zeka hisseleri öncülüğünde sert düşüş

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/asya-borsalari-yapay-zeka-etkisiyle-cakildi/
- Yayımlanma: 2026-07-29T08:31:43+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Asya borsaları](https://www.borsatek.com/asya-borsalari-yapay-zeka-endisesiyle-geriledi/)
nda yapay zeka hisseleri odağında derinleşen satış dalgası, küresel teknoloji devlerinin
açıklayacağı bilançolar ve ABD Merkez Bankasının ([Fed](https://federalreserve.gov))
kritik faiz kararı öncesinde yatırımcıların risk iştahını belirgin şekilde düşürdü.

Güney Kore’den Japonya’ya kadar bölge geneline yayılan değer kaybı, yüksek teknoloji
yatırımlarının kısa vadeli kârlılığa dönüşüp dönüşmeyeceğine ilişkin kaygıların 
artmasıyla ivme kazandı. Aynı zamanda Orta Doğu’da yeniden tırmanan askeri gerilimin
enerji arzı üzerindeki olumsuz etkileri, ham petrol fiyatlarında hızlı bir yükselişi
beraberinde getirerek enflasyonist baskıları yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı.

![asya borsaları](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/asya-borsalari-
manset-1024x590.webp)

## Teknoloji devlerinin bilançoları öncesinde yapay zeka hisseleri ve çip üreticilerinde değer kaybı

Küresel finans piyasalarında uzun süredir devam eden teknoloji odaklı ralli, yerini
yüksek değerlemelerin sürdürülebilirliğine yönelik sert bir sorgulama sürecine bıraktı.
Yılın ilk yarısında rekor seviyelere ulaşan yapay zeka hisseleri, teknoloji devlerinin
sermaye harcamalarındaki devasa artışların reel gelir tablosuna ne zaman yansıyacağına
dair belirsizlikler nedeniyle baskı altında kaldı.

Asya piyasalarındaki çip üreticileri, söz konusu iyimserliğin merkezinde yer aldıkları
için satış dalgasından en ağır etkilenen varlık grubu oldu. Güney Kore borsasının
gösterge endeksi KOSPI, Haziran ayına kadarki 12 aylık dönemde değerini üç katından
fazla artırdıktan sonra haftanın ikinci işlem günündeki yüzde 10’u aşan düşüşünün
ardından bugün de yüzde 11’in üzerinde gerileyerek Nisan ayı başından bu yana en
düşük seviyesine indi. Tayvan borsası yüzde 5 oranında değer kaybederken, Japonya’nın
Nikkei 225 endeksi günü yüzde 2,6’lık kayıpla tamamladı. Bu gelişmelerle birlikte
Japonya hariç MSCI Asya-Pasifik endeksi, Salı günkü yüzde 3,6’lık kayba ek olarak
yüzde 2,45 daha gerileyerek son ayların en sert geri çekilmesini yaşadı.

![Asya borsalarında yapay zeka hisseleri öncülüğünde sert düşüş Borsatek](https://
i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/11/Asya-borsalari-kuresel-iyimserlige-
eslik-ediyor-1024x572.webp)

Yapay zeka ekosisteminin en kritik bileşenlerinden biri olan yüksek bant genişlikli
bellek (HBM) cipslerinin ana tedarikçisi SK Hynix, açıklanan güçlü finansal sonuçlara
rağmen borsada sert bir satış baskısıyla karşılaştı. Şirketin çeyreklik faaliyet
kârı geçen yılın aynı dönemine göre altı kattan fazla artış gösterse dahi piyasanın
yüksek beklentilerini karşılayamaması nedeniyle hisseleri yüzde 9 değer kaybetti.
Portföy yönetim şirketi Allspring Global Investments Kıdemli Portföy Yöneticisi 
Gary Tan, şirketin finansal tablolarını değerlendirirken, mevcut piyasa koşullarında
yalnızca güçlü sonuç açıklamanın yeterli olmadığını vurguladı. Tan, yatırımcıların
bellek sektörünü destekleyecek uzun vadeli tedarik anlaşmaları ve hisse geri alımları
gibi ek tetikleyiciler aradığını ifade etti. Piyasada oluşan bu hassasiyet, yapay
zeka hisseleri için kısa vadeli beklentilerin ne derece yüksek bir çıtaya yerleştiğini
açıkça ortaya koydu.

Söz konusu satış baskısının arkasında yatan temel etkenlerden biri de teknoloji 
şirketleri arasındaki dairesel finansman modellerine yönelik artan şüpheler oldu.
Saxo Bank Singapur Satış Yatırımcısı Sean Teo, sınırlı sayıdaki şirketin kapalı 
bir döngü içinde birbirine yatırım yapmasının organik talebin net bir şekilde görülmesini
zorlaştırdığını belirtti. Teo, devasa sermaye harcamalarının doğrudan gelir artışına
dönüştüğünün kanıtlanamaması halinde piyasadaki düşüş trendinin devam edebileceği
değerlendirmesinde bulundu. Geçen hafta Alphabet ve Tesla’nın açıkladığı olumsuz
serbest nakit akışı raporlarının ardından, Microsoft ve Meta’nın açıklayacağı bilançolar
piyasalar için belirleyici bir test niteliği taşıyor. Asya seansında Nasdaq vadeli
endeksinin yüzde 0,7, Avrupa vadeli endekslerinin ise yüzde 0,6 gerilemesi, yapay
zeka hisseleri kaynaklı endişelerin küresel ölçekte yayıldığını gösterdi. Hong Kong
Hang Seng endeksi ise bölgesel ayrışma yaşayarak günü yüzde 1,4 artışla kapattı.

Yapay zeka altyapısına yönelik devasa yatırımların geri dönüş süresi, finansal analizlerde
giderek daha fazla sorgulanan bir konu haline geldi. Çip üreticilerinin ve veri 
merkezi sağlayıcılarının katlandığı yüksek maliyetler, henüz son kullanıcı düzeyinde
beklenen gelir patlamasını yaratabilmiş değil. Yatırımcıların risk iştahındaki bu
gerileme, teknoloji şirketlerinin bilançolarındaki sermaye harcamaları kalemlerini
daha mercek altına almalarına yol açtı. Şirketlerin önümüzdeki çeyrek dönemlerde
operasyonel kârlılıklarını koruyup koruyamayacakları, borsalardaki genel yönün belirlenmesinde
kilit bir işlev görecek. Özellikle teknoloji sektöründeki aşırı değerlenmelerin 
düzeltme sürecine girmesi, geniş tabanlı endeksler üzerinde çarpan etkisi yaratıyor.

![asya borsaları](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/10/asya-borsalari_cin_abd_piyasa_down_asagi_ayi-
1024x550.jpg)

Bölgesel bazda bakıldığında, Asya pazarındaki yarı iletken imalatçılarının küresel
tedarik zincirindeki kritik konumu, yaşanan volatiliteyi daha belirgin hale getiriyor.
Güney Kore ve Tayvan gibi teknoloji ihracatına bağımlı ekonomiler, küresel talepteki
en ufak bir duyarlılık değişiminde borsalarında sert hareketler yaşıyor. Yapay zeka
hisseleri üzerinden yürütülen spekülatif işlemler ile kurumsal yatırımcıların kâr
realizasyonu hamleleri birleştiğinde, piyasalardaki oynaklık katsayısı hızla yükseliyor.
Bu durum, yalnızca yerel borsaları değil, aynı zamanda bölge para birimlerini ve
tahvil piyasalarını da doğrudan etkiliyor.

Finansal piyasa uzmanları, teknoloji sektöründeki bu geri çekilmenin bir ayı piyasası
başlangıcı mı yoksa sağlıklı bir düzeltme mi olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.
Bir grup analist, yapay zeka teknolojilerinin uzun vadeli potansiyelinin sabit kaldığını
ve mevcut düşüşlerin stratejik alım fırsatları sunduğunu savunuyor. Buna karşın 
daha temkinli yaklaşan uzmanlar, küresel faiz oranlarının yüksek seyrettiği ve jeopolitik
risklerin tırmandığı bir ortamda, yüksek çarpanla işlem gören yapay zeka hisseleri
için risklerin henüz tamamen fiyatlanmadığını vurguluyor. Dolayısıyla önümüzdeki
günlerde açıklanacak teknoloji bilançoları, piyasanın orta vadeli yönü açısından
kritik bir karar noktası olacak.

Teknoloji sektörünün önde gelen oyuncularının yapacağı açıklamalar, sadece kendi
hisse performanslarını değil, aynı zamanda yan sektörleri ve tedarikçileri de doğrudan
etkileyecek güce sahip. Veri merkezlerinden soğutma sistemlerine, enerji sağlayıcılarından
yazılım geliştiricilere kadar geniş bir ekosistem, teknoloji devlerinin sermaye 
harcama bütçelerine doğrudan bağımlı durumda. Bu bağımlılık, yapay zeka hisseleri
tarafında yaşanan her türlü fiyat hareketinin küresel hisse senedi piyasalarında
geniş yankı bulmasına neden oluyor. Yatırımcılar, şirketin sunduğu büyüme projeksiyonlarının
reel ekonomiyle ne ölçüde örtüştüğünü daha sıkı bir denetime tabi tutuyor.

## Orta Doğu’da tırmanan gerilim petrol fiyatlarını yükseltirken Fed kararı öncesi beklenti değişti

Sermaye piyasalarında teknoloji odaklı satışlar yaşanırken, emtia kanadında Orta
Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin aniden tırmanması küresel enflasyon görünümünü
yeniden karmaşık hale getirdi. ABD Merkez Komutanlığının (CENTCOM), İran’ın fırlattığı
çok sayıda balistik füzenin başarıyla engellendiğini duyurmasının ardından ham petrol
fiyatlarında sert yükselişler kaydedildi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3’ün
üzerinde artarak 87,19 dolara çıkarken, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrol yüzde
3’ten fazla değer kazanarak 82,08 dolar seviyesine ulaştı. Bölgedeki askeri hareketlilik,
küresel enerji tedarikinin ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş
güvenliğini tehlikeye düşürdü.

Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisine ilişkin kriz, Şubat ayı sonunda ABD 
ve İsrail’in düzenlediği hava saldırılarının ardından İran’ın boğazı kendi gemileri
dışındaki trafiğe fiilen kapatmasıyla başlamıştı. Geçen ay Washington ve Tahran 
arasında varılan geçici mutabakat boğazın kısmen açılmasını sağlasa da Temmuz ayı
başında İran’ın onaylanmamış rotaları kullanan gemilere ateş açmasıyla anlaşma tamamen
çöktü. Araştırma kuruluşu IG Piyasa Analisti Tony Sycamore, son füze saldırısının
tarafların Hürmüz Boğazı’ndan geçişle ilgili temel anlaşmazlığı çözmekten halen 
çok uzak olduğunu gösterdiğini kaydetti. Sycamore, tırmanan gerilimin enerji piyasalarında
kalıcı bir prim artışına yol açabileceğini ifade etti.

Enerji fiyatlarındaki bu ani sıçrama, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı öncesinde
piyasalardaki enflasyon kaygılarını artırdı. Fed Başkanı Kevin Warsh yönetiminde
benimsenen sözlü yönlendirmesiz (no-guidance) politika rejiminde karar süreçlerini
tahmin etmek zorlaşırken, türev piyasalarında bu haftaki toplantıdan 25 baz puanlık
bir faiz artışı çıkma olasılığı yüzde 33 seviyesinde fiyatlanmaya başladı. Küresel
piyasalardaki belirsizliğin etkisiyle ABD doları son bir ayın en yüksek seviyelerine
yakın bir seyir izledi. Enerji maliyetlerindeki artışın üretici ve tüketici fiyatlarına
yansıma riski, merkez bankalarının gevşeme patikasına girmesini zorlaştırıyor.

![asya borsaları, hisse](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/
asya-borsalari-2-1024x571.jpg)

Citadel Securities Makro Strateji Başkanı Frank Flight, piyasaların Fed’deki şahin
dönüşün boyutunu bir kez daha hafife alıyor olabileceğini değerlendirmesinde bulundu.
Enerji fiyatlarındaki ılımlı artışın dahi hassas dengeler üzerinde duran bir toplantıda
kararı faiz artışı yönüne kaydırabileceğini belirten Flight, Temmuz toplantısında
bir faiz artırımı kararı çıkmasını beklediklerini ifade etti. Enflasyonist baskıların
yüksek seyrettiği bir ortamda, yapay zeka hisseleri üzerinde oluşan değerleme baskısı
ile sıkı para politikası beklentilerinin birleşmesi, küresel likidite koşullarını
daha da daraltıyor.

Jeopolitik krizlerin enerji piyasaları üzerindeki doğrudan etkisi, küresel makroekonomik
dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Ham petrol fiyatlarındaki her
kalıcı yükseliş, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde girdi maliyetlerini artırarak
çekirdek enflasyon göstergelerini olumsuz etkiliyor. Merkez bankaları, büyümedeki
yavaşlama emarelerine rağmen enflasyon çıpasının kaybolmaması adına faiz oranlarını
yüksek seviyelerde tutmak veya ek sıkılaştırma adımları atmak zorunda kalıyor. Bu
durum, hisse senedi piyasaları üzerindeki iskonto oranlarını yükselterek şirket 
değerlemelerini doğrudan baskı altına alıyor.

Özellikle ABD ekonomisinde istihdam ve büyüme verilerinin karmaşık sinyaller verdiği
bir dönemde gelen enerji şoku, Fed yetkilileri arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştiriyor.
Banka bünyesindeki bazı politika yapıcılar enflasyonun kalıcı hale gelmesinden açıkça
endişe duyduklarını dile getirirken, diğer üyeler yüksek faiz oranlarının finansal
sistem ve reel sektör üzerindeki yüküne dikkat çekiyor. Sıkı para politikasının 
ne kadar süre devam edeceği veya yeni bir faiz artışının gerekip gerekmediği hususu,
uluslararası sermaye akışlarının yönünü tayin eden temel unsur olarak öne çıkıyor.

Öte yandan, döviz piyasalarında yaşanan hareketlilik de küresel ticaret dengelerini
etkiliyor. Dolar endeksinin güçlü kalması, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde
değer kaybı baskısı oluştururken, bu ülkelerin dış borçlanma maliyetlerini ve ithalat
faturasını yükseltiyor. Asya ekonomileri, bir yandan teknoloji ihracatındaki yavaşlama
ve yapay zeka hisseleri tarafındaki satışlarla mücadele ederken, diğer yandan artan
enerji maliyetleri nedeniyle çift taraflı bir sıkışma ile karşı karşıya kalıyor.

Sonuç olarak, küresel finans piyasaları iki ana eksende yoğunlaşan bir risk fırtınasının
ortasında bulunuyor. Bir yanda teknoloji sektöründeki aşırı değerlenmelerin düzeltilmesi
ve yapay zeka hisseleri odağındaki kârlılık sorgulamaları, diğer yanda ise Orta 
Doğu’daki jeopolitik gerilimin beslediği enflasyonist riskler ve merkez bankalarının
olası şahin adımları yer alıyor. Yatırımcılar, makroekonomik veriler ile kurumsal
bilançolar arasındaki hassas dengeyi izleyerek risk pozisyonlarını yeniden ayarlamaya
devam ediyor. Önümüzdeki günlerde açıklanacak veriler ve siyasi gelişmeler, piyasaların
yeni dengesini bulmasında belirleyici rol oynayacak.
