# Asyalı yatırımcılar Türk şirketlerine ortak oluyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/asyali-yatirimcilar-turk-sirketlerine-ortak-oluyor-21515h/
- Yayımlanma: 2017-04-02T11:33:07+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye’yi, Avrupa ve Orta Doğu pazarı için geçiş noktası olarak gören Asyalı yatırımcılar,
son yıllarda birçok Türk şirketine yatırım yaptı. EY verilerine göre Çin’den Hindistan’a,
Japonya’dan Malezya’ya kadar birçok Asyalı yatırımcı, 2016 yılında 15 Türk şirketine
ortak oldu ya da satın aldı.

AA muhabirinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerinden derlediği bilgilere
göre 2016 yılında Türkiye’ye yapılan uluslararası doğrudan yatırım tutarı 6 milyar
714 milyon dolar olurken, bunun 2 milyar 6 milyon doları Asya Bölgesi’nden geldi.

Aynı dönemde Asyalı birçok firma, Avrupa ve Orta Doğu pazarına kapı aralamak için
Türk şirketleriyle masaya oturdu.

EY verilerine göre, 2016 yılında 15 Asyalı şirket, Türk şirketlerinin ya tamamını
satın aldı ya da değişik oranlarda ortak oldu.

Bu dönemdeki satın almalar inşaattan sağlığa, bilişimden eğlenceye kadar birçok 
sektörde farklılık gösterirken, işlem değeri açıklananlar arasında en büyüğü Güney
Koreli CJ CGV tarafından Nisan 2016’da yüzde 100’ü 689,2 milyon dolara satın alınan
Mars Entertainment Group olarak kayıtlara geçti.

“Türkiye, başta Çin olmak üzere Uzak Doğulu firmaların hedefinde”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye Asya-Pasifik İş Konseyleri Koordinatör
Başkanı Murat Kolbaşı, Uzak Doğulu yatırımcıların Türk şirketlerine olan ilgisi 
konusunda AA muhabirine yaptığı açıklamada, hem Dışişleri Bakanlığı’nda hem de Ekonomi
Bakanlığı’nda çalışmalar olduğunu belirterek, “Özellikle Ekonomi Bakanlığımızın 
Çin Eylem Planı çerçevesinde Çin’e doğru olumlu bir motivasyon var.” dedi.

Çin ile Türkiye arasında cumhurbaşkanı ve başbakan düzeyindeki ilişkilerde eskine
göre artış olduğunu anımsatan Kolbaşı, eski İpek Yolu’na bakıldığı zaman Türkiye’nin
bir geçiş noktası olduğunu ve lojistik anlamında önem taşıdığını dile getirdi.

Kolbaşı, hem liman işletmelerinde, hem de lojistikteki avantajından dolayı Türkiye’nin
başta Çin olmak üzere Uzak Doğulu firmaların hedefinde olduğunu ifade etti.

“Türkiye’de üretim AB’ye vergisiz satış sağlıyor.” diyen Kolbaşı, Çin menşeli ürünlerde
gümrük vergileri yükseldiği için buradaki firmaların Türkiye’ye gelip üretim yapmaya
pozitif baktıklarına işaret ederek, “Çünkü Türkiye’nin iç pazar dinamiği, üretimlerinin
maliyetlerini kaldıracak kadar büyük. Tabii bu bazı sektörlerde değişiyor.” ifadelerini
kullandı.

Kolbaşı, DEİK bünyesindeki 19 ülkenin koordinatör başkanı olduğunu anımsatarak, 
sözlerine şöyle devam etti:

“Çin özelinde söylediklerim, 19 ülke için de geçerli. Bu 19 ülke, dünya ticaretinin
neredeyse yüzde 50’sini elinde bulunduruyor. Ama Türkiye ile olan ilişkiler ve Batı’ya
bakıldığında, Türkiye ile bu 19 ülkenin ilişkileri daha gerilerde. Yani burada bir
büyüme potansiyeli var. Dolayısıyla her iki taraf da birbirini keşfediyor diyebiliriz.

Yapılan bir araştırmaya göre, özellikle Çin bazlı konuşuyorum ama diğer ülkeler 
de buna dahil, iki ülke iş adamları birbirlerini tanımıyor. Biz daha çok AB’ye yakın
duruyoruz. İhracatçımız da oraya daha fazla odaklanıyor. Halbuki Avrupa’da 35 tane
1 milyonun üzerinde nüfusu olan şehir varken, sadece Çin’de 120 tane nüfusu 1 milyonun
üzerinde olan şehir var. Tüketici ekonomisine doğru odaklanıldığı zaman, orada aslında
daha büyük bir ivme söz konusu.”

Murat Kolbaşı, Uzak Doğulu şirketlerin Türk şirketlerini satın almasında, Türk varlıklarının
fiyatlarındaki indirimin etkili olup olmadığına yönelik, şunları kaydetti:

“Bence stratejik bakan firmalar için fiyatın önemi var ama çok yok. Çünkü stratejik
bakıldığında Türkiye 80 milyonluk bir ülke. Belli bir potansiyeli var. Dolardaki
erozyon kasımdan beri var. Dolar bazında Türk şirketlerinde yüzde 25’lik bir erozyon
oldu. Ama 2016’nın başından beri baktığınız zaman o dönemlerde o kadar büyük bir
erozyon yok. Bence fiyat burada birinci öncelik taşımıyor.”      

“Yatırımların artmasının sebeplerinin başında Türkiye’nin coğrafi konumu geliyor”

Türkiye Kurumsal Finansman Bölümü Başkanı Müşfik Cantekinler ise Asya’dan Türkiye’ye
yatırımların son dönemde artmasının sebeplerinin başında Türkiye’nin coğrafi konumunun
geldiğini söyledi.

Bu anlamda Asyalı yatırımcıların Türkiye’yi, Avrupa ve Orta Doğu’ya önemli bir geçiş
noktası olarak gördüğünü vurgulayan Cantekinler, “Türk şirketlerinin hem Orta Doğu’da
hem de Avrupa’da müşteri bazına sahip olmaları ve aynı zamanda ucuz iş gücüne sahip
olması özellikle Asyalı otomotiv şirketlerini cezbeden önemli etkenler olarak ön
plana çıkıyor.” dedi.

Cantekinler, son yıllardaki yatırımlara bakıldığında sadece otomotivde değil, yiyecek-
içecek, bilişim ve sağlık sektörlerinde de yatırımlar gördüklerine işaret ederek,
sözlerine şöyle devam etti:

“CJ CGV’nin (Güney Kore) Mars Entertainment’a geçtiğimiz sene yaptığı yatırımın 
yıln en büyük işlemi olması dikkat çekiyor. Asyalı yatırımcıları diğer ülkelerle
kıyasladığımızda, daha uzun dönemli stratejik yatırımlar yaptıklarını söyleyebiliriz.
Türkiye koşullarına ve şirket kültürüne uyum sağlama konusunda oldukça başarılı 
olabiliyorlar. Yatırımlarının performansı düşük olarak seyrettiğinde bekleme veya
yeniden yapılandırma gibi opsiyonları kullanmayı, doğrudan ülkeden çıkış yapmaya
tercih edebiliyorlar.”
