# Atık teknolojileri ihracat adımı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/atik-teknolojileri-ihracat-adimi-61431h/
- Yayımlanma: 2021-03-28T11:27:07+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Albayrak Grubu şirketlerinden Kademe AŞ’nin Genel Müdürü Kenan Çelik, salgının sektörlerini
daraltmasına karşın 2020’de hızla büyüdüklerini belirterek, “Global kriz ve salgına
rağmen 2020’de bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 50’lik dikey ivmeli bir büyüme
ve 150 milyon liranın üzerinde ciro elde ettik. 46 ülkeye geçen yıl 70 milyon liralık
ihracat gerçekleştirdik.” dedi.

Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, salgın döneminde yerli ve milli olarak 
ürettikleri atık teknoloji ürünlerinin Güney Amerika’dan Afrika’ya kadar, dünyanın
dört bir yanından yoğun talep gördüğünü söyledi.

Dünyada yaşanan ekonomik küçülmenin sektörlerini de etkilediğin ifade eden Çelik,“
Buna rağmen satışlarımızı ve üretim kapasitemizi artırmaya çalışıyoruz. Bunun sonucunda
global kriz ve salgına rağmen 2020’de bir önceki yıla göre yaklaşık olarak yüzde
50’lik dikey ivmeli bir büyüme ve 150 milyon liranın üzerinde ciro elde ettik. 45’
ten fazla ülkeye geçen yıl 70 milyon liralık ihracat gerçekleştirdik. 2021 yılı 
için yüzde 10-15’lik bir büyüme ile 60 ülkeye ihracat hedefliyoruz.” diye konuştu.

Salgından önce daha az ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Çelik, “Kovid-19’un 
dünyadaki yayılışını ve vaka sayılarındaki artışı görünce hızlı ve etkili bir Ar-
Ge çalışmasıyla su tankı olan her model araca monte edilebilecek uygunluktaki Mikronsis
ürünümüzü yaptık. Bu süreçte yurt içi ve dışından ciddi bir taleple karşılaşınca
Konya’daki fabrikamızda haftalık 50 adet ürettiğimiz ürünü, kısa sürede üretim kapasitesini
artırarak haftada 150’ye çıkardık.” dedi.

“Yerli ve milli dezenfeksiyon aracımız bize yeni kapılar açtı”

Kenan Çelik, sadece üretimi artırmakla kalmayıp kriz döneminde personel çıkarmadan
istihdam da sağladıklarını aktararak, yurt dışında da ciddi talep gören yerli ve
milli dezenfeksiyon aracının kendilerine yeni kapılar açtığını, Güney Amerika bölgesinde
Şili ve Arjantin’le, Afrika’da Libya’yla ticaret yapma fırsatı yakaladıklarını, 
Mikronsis ürünü gönderdikleri ülkelerden olumlu geri dönüşler aldıklarını anlattı.

Olumlu geri dönüşlerin sadece inovatif bir ürünle olmadığına işaret eden Çelik, “
Aynı zamanda satış-pazarlama, servis ve satış sonrası hizmetlerin de büyük etkisi
var. Tüm bunları birleştirip müşteri memnuniyetini göz önünde bulundurunca ürün 
gamımızda bulunan diğer kamu ekipmanlarının da ihracatlarını bu ülkelere gerçekleştirmeye
başladık. Şu anda 46 ülkeye ihracat yapıyoruz ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlamaya
her geçen gün devam ediyoruz.” dedi.

“İhracat yaptığımız ülke sayısını artırmayı hedefliyoruz”

Kademe AŞ Genel Müdürü Çelik, 2021’e yoğun başladıklarını ifade ederek, “Ancak bu
yoğunluk beklediğimiz bir şeydi ve hazırlıklarımızı çok önceden yaptık. Şubat ayının
ortasında ilk teslimatını Beyoğlu Belediyesi’ne gerçekleştirdiğimiz 5 metreküplük
kompakt süpürme aracımız daha Ar-Ge aşamasındayken farklı belediyelerden siparişler
aldı. Şu anda bu ürün için farklı ülkelerle görüşmeler devam ediyor. Daha önce genişlettiğimiz
üretim hattını biraz daha büyüttük, talep artınca yeni üretim hattı açtık.” diye
konuştu.

Bu hızda bir büyümenin sadece üretim kapasitesini artırmakla ilgili olmadığına işaret
eden Çelik, bununla beraber servis ve satış sonrası hizmetlerini de geliştirdiklerini,
Ar-Ge çalışmaları ve yatırımlarının durmaksızın devam ettiğini, en büyük ayrıcalıklarının,“
belediyelerin ve şirketlerin ihtiyaçlarına çok kısa sürede yanıt verebilmek ve çözüm
geliştirebilmek” olduğunu söyledi.

Ürünlerini gelen talebe göre şekillendirebildiklerini ifade eden Çelik, “Kademe 
AŞ çatısı altında üretilen ürünlerin kalite ve marka algısının pekiştirilmesi bu
yıl içerisinde öncelikli hedeflerimiz arasında. Üretimi yapılan amiral gemisi ürünlerin
kendi içerisinde (ürün kapasitesi, özellikleri ve benzeri) müşteri talepleri ve 
beklentilerini göz önünde bulundurarak ürün çeşitliliğini artırmak yerine kaliteye
odaklanmak bu yıl için yine öncelikli hedeflerimizden. 2021’de bu istikrarı devam
ettirip ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmayı ve doğal olarak rakamsal anlamda
da ciddi bir büyüme hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Mümkün olabildiğince yerli ve milli ürünler kullanıyoruz”

Yerli üretimin koşulları ve gerekli modellere de değinen Çelik, şunları kaydetti:

“Ülkemizde yerlilik kavramı ve/veya yerlilik ibaresine ‘o ürünün üretim ve marka
hakkına sahip olunması’ olarak bakılmaktadır. Fakat yerlilik oranı ne kadar yüksek
ise ülkeye sağlayacağı katma değer o denli yüksek olacaktır. Bu bağlamda bir ürünü,
cıvatasından vidasına her şeyi ile ülke içerisinde yapmak tabii ki mümkün olmamaktadır.
Kademe AŞ olarak yerlilik anlamında mümkün olabildiğince yerli ve milli ürünler 
kullanarak, üretim adetlerini artırarak Ar-Ge ve üretim adımlarını atıyoruz. Var
olan bir teknolojiyi yeniden biçimlendirmek veya tasarlamak yerine bu teknolojinin
veya üretim metodunun geliştirilmesinin daha akılcı ve katma değer yaratacağı bilinci
ile yolumuza devam ediyoruz.”

Sektörde karşılaşılan sorunların üstesinden gelmek için çalıştıklarını ifade eden
Çelik, “Yurt içinde verilen yerli malı belgeleri haksız rekabet oluşturuyor. Sanayi
ve ticaret odaları tarafından verilen ve TOBB tarafından onanan yönetmelikteki kontrol
mekanizma eksikliği suistimal ediliyor. Biz ürettiğimiz ürünlerde kullanılan parçaların
çoğunluğunun yerli malı olması konusunda hassasiyet gösteriyoruz. Firma kuralları
gereği, yurt içinde üretilen hiçbir ürünün bizde ithal alternatifi kullanılamaz.”
dedi.

Yönetmelikteki açık nedeniyle üretiminde neredeyse yüzde 80 ithal parça kullanan
bazı üreticilerin, işçilik maliyetini yüksek göstererek yerli malı belgesi aldığını
belirten Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Örnek verecek olursak, 100 bin lira maliyeti olan bir üründe 80 bin lira işçilik
maliyeti oluştuğunu ve 20 bin liralık ithal ürün kullandığını ibraz eden firmanın
aldığı yerlilik malı belgesi yüzde 80 oluyor. Diğer taraftan, yine aynı değerde 
bir ürün varsayalım; yüzde 60 yerli malı ürün kullanılan ve yüzde 20 işçilik maliyeti
oluşan ürünün üzerinde yüzde 20 ithal parça kullanıldığını düşünürsek bu durumda
yerli malı hassasiyeti gösteren firma da yüzde 80 yerli malı belgesi almaktadır.
Yönetmeliklerdeki diğer bir eksiklik ise ithal bir ürün, yerli bir firma tarafından
alınıp üretici firmaya satıldığı durumda bu ürün yerli olarak değerlendirilmektedir.
Ticaret ve sanayi odalarına ibraz edilen faturalarda, menşesinin işaretlenmesinin
istenmemesi ve yerinde kontrollerin yapılmaması, yerlilik hassasiyeti gösteren firmalar
için büyük bir haksızlık olarak karşılık bulmaktadır.”
