# Avrupa Birliği Trump yönetiminden endişeli

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/avrupa-birligi-trump-yonetiminden-endiseli-19340h/
- Yayımlanma: 2017-01-31T17:52:34+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, Donald Trump yönetimindeki ABD’den
gelen “endişe verici” açıklamaların Avrupa’nın geleceğini büyük ölçüde öngörülemez
hale getirdiğini, son 70 yıllık dış politikasını sorgulayan Washington’ın AB’yi 
zor duruma bıraktığını belirtti.    

Tusk, 3 Şubat’ta Malta’da yapılacak gayri resmi AB zirvesi öncesi, AB’den ayrılma
kararı alan İngiltere hariç üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarına birliğin
geleceğine ilişkin mektup gönderdi. Mektubunda bölünmeye karşı birlik çağrısı yapan
Tusk, AB’nin karşı karşıya olduğu tehditleri sıraladı.

İlk tehdidin dışarıdan geldiğini kaydeden Tusk, bunlar arasında “gittikçe özellikle
de denizlerde iddialı hale gelen Çin, Rusya’nın Ukrayna ve komşularına yönelik saldırgan
politikası ile “radikal İslam'”ın önemli bir rol oynadığı Ortadoğu’da ve Afrika’daki
endişe verici savaşlar, terör ve anarşiyi” sıraladı.

“Trump yönetimi  AB’yi zor durumda bırakıyor”

 Yeni ABD yönetiminin endişe verici açıklamalarının da Avrupa’daki herkesin geleceğini
büyük ölçüde öngörülemez hale getirdiğini belirten Tusk, “Tarihimizde ilk kez, giderek
artan bir şekilde çoklu dış dünyada, çok sayıda kişi açıkça Avrupa karşıtı ya da
en iyi tabirle Avrupa’ya şüpheyle bakar hale geliyor. Özellikle Washington’daki 
değişim, AB’yi zor durumda bırakıyor; yeni yönetim, Amerikan dış politikasının son
70 yılını sorgular gibi görünüyor.” ifadesini kullandı. 

AB Konseyi Başkanı, diğer tehditleri ise içerideki AB karşıtları ile siyasi birliğe
olan inancını yitiren Avrupa’daki elitler olarak gösterdi. 

Siyasette, “haysiyet” argümanının gereğinden fazla kullanılmaması gerektiğini bildiğini
kaydeden Tusk, “Fakat bugün Rusya, Çin, ABD ya da Türkiye ile konuşsak da, haysiyetimiz
için, birleşik bir Avrupa’nın haysiyeti için çok açık bir şekilde ayakta durmalıyız.”
ifadesini kullandı. 

 “Sadece birlikte, tamamen bağımsız olabiliriz”

Avrupa ülkelerinin öncelikle 2. Dünya Savaşı gibi “başka bir tarihi yıkımı” önlemek
kurulduğunu ve birleşik Avrupa’nın, kıtanın en iyi zamanını oluşturduğunu kaydeden
Tusk, “AB’nin parçalanmasının, üye devletleri o efsanevi, tam egemenliklerini yeniden
sağlamalarına değil, ABD, Rusya ve Çin gibi süper güçlere gerçek ve fiili bağımlılığa
götürüreceği çok net şekilde ifade edilmeli. Sadece birlikte, tamamen bağımsız olabiliriz.”
uyarısında bulundu.

AB ülkelerinin savunma harcamalarını artırması gerektiğini vurgulayan Tusk, ABD 
ve AB arasınaki serbest ticaret anlaşması konusunda Trump’ın yönetimin gelmesiyle
yaşanan değişimin, başka ülkelerle anlaşmalar yaparak değerlendirilmesini istedi.

 “Birleşirsek ayağa kalkar, bölünürsek yıkılırız”

Trump yönetimin açıklamalarına atıfta bulunan Tusk mektubunu, “Transatlantik bağını
zayıflatmak veya geçersiz kılmak isteyenlere teslim olamayız; Amerikan dostlarımıza
kendi sloganlarını hatırlatmalıyız: Birleşirsek ayağa kalkar, bölünürsek yıkılırız”
ifadeleriyle sonlandırdı. 

– Trump için AB, Almanya’nın bir aracı 

20 Ocak’ta göreve gelen Trump, seçim kampanyası sırasında sık sık NATO’nun Avrupalı
müttefiklerinin savunma harcamalarını artırması gerektiğini belirtmiş ve ABD ile
AB arasında serbest ticaret anlaşması yapılmasına karşı olduğunu dile getirmişti.

Aralarında Tusk’un da olduğu AB kurumlarının yöneticileri Trump’ın seçim zaferinin
ardından kutlama mesajı göndererek, göreve başlamamasına rağmen AB Liderler Zirvesine
davet etmişti. Ancak, Trump Aralık ayındaki zirveye gelmediği gibi, AB kurumlarının
yöneticilerinden ziyade Avrupa içindeki aşırı sağcı liderlerle görüşmüştü.

AB’den ayrılma kararı alan İngiltere ile serbest ticaret anlaşması yapmak istediğinin
de sinyalini veren Trump, İngiltere’nin birlikten ayrılma kararıyla son derece zekice
davrandığını, ülkenin çıkış yolunda mükemmel şekilde ilerlediğini savunmuştu. Trump,
AB’yi ise “Almanya’nın bir aracı” olarak nitelemişti. 
