# “Avrupa’daki yavaşlama Türkiye’de ihracatı vuracak”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/avrupadaki-yavaslama-turkiyede-ihracati-vuracak-90539h/
- Yayımlanma: 2022-09-29T06:53:50+03:00
- Yazar: Selim Soydan

İstanbul Sanayi Odası’nın ([İSO](https://www.iso.org.tr/)) eylül ayı olağan meclis
toplantısı, ‘[Orta Vadeli Program](https://www.borsatek.com/orta-vadeli-program-aciklandi-70030h)
ın (OVP 2023-2025) Sanayimizin 2023 Vizyonu, Geleceği ve Üretim Hayatımız Açısından
Değerlendirilmesi’ ana gündemi ile gerçekleştirildi. Meclisin açılış konuşmasını
yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye ekonomisinin yılın ilk 
yarısını çok güçlü bir büyüme performansı ile kapattığını, üçüncü çeyreğin sonu 
itibariyle dirençli görünümün sürdüğüne dikkat çekti. Yılın ikinci yarısında büyümenin
belirli bir miktar yavaşlamasının kaçınılmaz görünse de 2022’nin azımsanmayacak 
bir büyüme oranıyla kapatılacağına dikkat çeken Bahçıvan, şöyle konuştu:

### En kısıtlayıcı faktör öngörülebilirlik

“Küresel görünüm bizi büyüme, dış denge, enflasyon ve finansal piyasalar kanalıyla
zorlayabileceğini göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Eylül ayı itibarıyla elde 
olan veriler de bunu doğrulamakta. Ağustosta Küresel Bileşik PMI’ın Haziran 2020’
den bu yana ilk kez daralma bölgesine düştüğünü görüyoruz. PMI’lar özellikle ana
ihracat pazarımız olan Avrupa’da daha şiddetli bir yavaşlamaya işaret ediyor ve 
uyarıyor. Bunun ülkemizin ihracat performansına olumsuz etkilerini ne yazık ki hissedeceğimiz
anlaşılıyor. Nitekim her ay kamuoyuyla paylaştığımız İSO İhracat İklim Endeksi ağustosta
48,8 ile -pandeminin ilk şok dalgasını hariç tutarsak- küresel kriz sonrası en düşük
düzeylere gerilemiş durumda. Buna son dönemde Euro/dolar kurunda yaşanan gerilemenin
ihracat gelirlerimize olumsuz etkisini de eklemek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İçinde bulunulan zorlu dönemde ekonomik aktörlerin karar alması açısından en kısıtlayıcı
faktörlerden birinin öngörebilirlik olduğunu işaret eden Bahçıvan, “Dolayısıyla 
hedefleri iyi temellendirilmiş, somut politikalar sunan gerçekçi ve tutarlı ekonomik
programlar, karar alıcıların ihtiyaç duyduğu öngörebilirliği desteklemek bakımından
önemli bir potansiyel taşıyor” diye konuştu.

### “Planlamanın yeniden hatırlandığı dünyadayız”

Dünya’nın haberine göre bu yılın orta vadeli programında (OVP) sanayi sektörü adına
öne çıkan temanın “Teknoloji-yoğun ve yüksek katma değerli bir sanayiye geçiş hedefi
doğrultusunda kaynak ve politika araçlarının seferber edilmesi” olduğunu vurgulayan
Bahçıvan, şöyle devam etti: “Bu noktada, İSO olarak uzun yıllardır sanayi sektörümüze
çizdiğimiz gelecek perspektifinin önemli birer parçası olan dijital dönüşüm odaklı
yatırımlar, yüksek teknoloji girişimlerinin desteklenmesi, sanayi-üniversite- kamu
üçlüsünü bir araya getiren Ar-Ge ekosisteminin oluşturulması gibi unsurların OVP’de
yer almasını oldukça kıymetli buluyoruz. Üretim ekonomisinin temel paradigma haline
geldiği, sanayi politikalarının önem kazandığı ve ‘planlama’nın yeniden hatırlandığı
bir dünyadayız. Bu nedenle OVP’deki planlı sanayi alanlarının artırılması vurgusu,
sektörlerimizin ölçek büyütmesi ve bilhassa KOBİ’lerimizin ekonomiye katkısının 
artabilmesi için çok kritik.”

### KOBİ’ler yeni finansman hamlelerini bekliyor

Gerek İSO’nun gerekse diğer iş dünyası temsilcisi kişi ve kurumların dile getirdiği
finansman sorununun çözümüne yönelik son günlerde bazı adımlar atıldığını aktaran
Bahçıvan, son makro ihtiyati önlemlerin ardından ticari kredi maliyetlerinde gözle
görülür bir gerileme söz konusu olduğunu belirtti. Bununla birlikte, yeni düzenlemelerle
kredi akışının daha selektif hale gelmesinden doğan yavaşlamanın da dikkate değer
olduğunu dile getiren Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı: “Önümüzdeki günlerde kredi
garanti mekanizmasıyla desteklenecek yeni finansman hamlelerinin özellikle KOBİ 
niteliğindeki sanayicilerimiz tarafından beklendiğini ifade etmek istiyorum. Atılan
bu adımların yanı sıra, Orta Vadeli Program’da reel sektöre yönelik uygun maliyetli
kredilerin yaygınlaştırılacağı yönündeki mesajı da değerli buluyoruz. Zira finansman
sorununun sürdürülebilir araçlarla ve kalıcı bir şekilde çözülmesi, mevcut belirsizlik
ortamında önümüzü daha iyi görebilmemiz ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu uzun vadeli
üretken yatırımları gerçekleştirebilmemiz, dünya ile rekabet edebilmemiz açısından
önem arz ediyor.”
