# Babacan büyüme konusunda temkinli

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/babacan-buyume-konusunda-temkinli-1886h/
- Yayımlanma: 2014-04-04T12:55:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yapacağı çok önemli
reformlar bulunduğunu belirterek, “Çünkü eğer biz yapısal olarak çok köklü adımları
atmazsak, Türkiye ekonomisinin büyüme hızı yüzde 3-4 aralığına hapsolabilir” dedi.

Babacan, Habertürk ve Bloomberg HT televizyonlarının ortak canlı yayınında soruları
yanıtladı. Cari açık ve büyüme ilişkisi açısından Türkiye’nin yeni bir ekonomik 
modele ihtiyaç duyup duymadığına ilişkin bir soru üzerine Babacan, petrol ve doğal
gaz ithalatının cari açığın yüksek seyretmesine neden olduğunu söyledi. 

Petrol ve doğal gaz için yurt dışına aktarılan dövizin bir şekilde yine yurt içine
girmesi gerektiğini dile getiren Babacan, dövizin giriş şekli borçlanma yoluyla 
olursa bunun problem yarattığını ifade etti.

Doğrudan yatırım yoluyla döviz girişini daha fazla tercih ettiklerini kaydeden Babacan,“
Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yapacağı çok önemli reformlar var. Çünkü eğer biz
yapısal olarak çok köklü adımları atmazsak, Türkiye ekonomisinin büyüme hızı yüzde
3-4 aralığına hapsolabilir” diye konuştu. 

Köklü adımlar atılmadığı takdirde yüzde 3-4’ü geçen bir büyümenin sürdürülemez bir
cari açığı beraberinde getirdiğini belirten Babacan, Türkiye için yüzde 4-5’in üzerindeki
bir cari açık oranını risk olarak gördüklerini söylediklerini hatırlattı. Mevcut
yapı ile yüzde 3-4’lük bir büyümenin yüzde 4-5 oranında cari açık ürettiğini dile
getiren Babacan, “Yapısal alanlara konsantre olmamız lazım” dedi. 

Kısa vadede cari açığı kontrol altına almak adına maliye ve para politikaları ile
makro ihtiyati tedbirleri efektif olarak kullandıklarını kaydeden Babacan, bu anlamda
sonuç da aldıklarını bildirdi.

**– “2014 büyüme hedefini tartışmak için erken”**

Türkiye’nin kriz diye tanımlanabilecek bir noktaya asla gitmediğini belirten Babacan,
jeopolitik riskler, küresel konjonktür ve ülke içindeki olağanüstü gelişmelere rağmen
dengeyi iyi bir şekilde sağladıklarına dikkati çekti. Her aşamada gerekenin zamanında
yapılmasının önemini vurgulayan Babacan, hükümet olarak bunu gerçekleştirdiklerine
işaret etti.

Geçen yıl Türkiye’nin, Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi olduğunu anımsatan Babacan,“
2014’te, muhtemelen, yine böyle olabilir. 2014’te yüzde 4’lük hedef koyduk. Bu hedefi
ekim ayında koymuştuk. Bu hedef ne kadar gerçekçi? Bunu tartışmak için erken. Aşağı
doğru riskler var. Bunu da kabul etmek lazım” değerlendirmesinde bulundu. 

– “Büyüme hedefinde revizyon için yeterli veri yok” 

“OVP hedefini martın ortasında konuşalım” dediğinin belirtilmesi üzerine Babacan,“
Mart sonu itibarıyla bütün verileri görelim” dediğini hatırlattı.

Birinci çeyrek rakamları somut olarak ortaya çıktıktan sonra resmi revizyonların“
gerekirse” yapılabileceğini dile getiren Babacan, “Bugün itibarıyla hükümetimizin
resmi hedeflerini revize edebilecek kadar elimizde çok veri yok. Benim şahsi tahminim
bugün itibarıyla yüzde 4. Ama dışarıdaki ve içerideki gelişmelere bağlı olarak belki
biraz altında olabilir” diye konuştu.

Babacan, Avrupa ekonomisinin hızlı toparlanması ve Türkiye’nin ihracatının beklenenin
ötesinde artış gerçekleşmesi halinde, yüzde 4 büyümenin daha rahat bir hedef haline
gelebileceğini söyledi. 

Sadece iç tüketimden kaynaklı bir büyümenin ülkeye getireceği riskler konusunda 
çok dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Babacan, orta gelir tuzağına düşülmemesi
için yapısal alanlara eğilmeleri gerektiğini kaydetti.

Söz konusu alanların siyasi ve ekonomik reform alanları olarak ikiye ayrılabileceğini
ifade eden Babacan, siyasi reformların ülkedeki güven ortamını güçlendirdiğini anlattı.

Türkiye’nin istikrar konusunda gayet iyi bir noktada olduğunu belirten Babacan, 
Türk halkının desteği ile istikrar konusunda herhangi bir sıkıntı olmayacağını dile
getirdi. 

**– “Atmamız gereken adımlar var”**

Güven konusunda ise yapılması gereken işler olduğunun altını çizen Babacan, şöyle
devam etti:

 “Güven erozyonunu önlemek, güveni güçlendirmek için adımlar atmamız gerekiyor. 
Hem siyasi hem de ekonomik reform alanında gerekiyor. Siyasi reform alanında demokrasimizin
daha iyi işlemesi için, temel hak ve özgürlüklerin Türkiye’de daha da iyi uygulanması
için atmamız gereken adımlar var. Başbakanımızın açıkladığı demokratikleşme paketi
çok daha büyük bir adımın sadece bir parçasıydı. Türkiye, hala 1. sınıf bir demokrasi
değil. 1. sınıf bir demokrasiye ulaşabilmek için demokratikleşme adımlarının devam
etmesi gerekiyor.” 

Reformlar açısından hukuk alanının da önemine değinen Babacan, yargının bağımsız
ve tarafsız olması kadar hızlı olmasının da önemli olduğunu vurguladı.

Yargı ile ilgili güvenin güçlendirilememesinin yatırım ortamı açısından çok büyük
problem alanı olarak kalmaya devam edeceğini anlatan Babacan, “Ekonomimizin gerçekten
ileri bir ekonomi olması, gelişmiş bir ekonomi olması ve ileri bir demokrasi olabilmemiz
için hukukun üstünlüğünün ülkede egemen olması gerekiyor. Hukukun üstünlüğü demokrasinin
kendisi kadar önemli bir konu. Eğer kurallar, hukuk yoksa, o ülkede kaos olabilir.
Dolayısıyla hukuk konusundaki zafiyetlerimizi tamir etmemiz gerekiyor” dedi.

Hukuk ve yargıya güven konusunda en ileri uygulamaların Avrupa’da olduğunu ifade
eden Babacan, Türkiye’nin de AB kriterlerini sağlamak için çalışan bir ülke konumunda
bulunduğuna dikkati çekti. 
