# Babacan: Grevlerin zamanı manidar

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/babacan-grevlerin-zamani-manidar-6439h/
- Yayımlanma: 2015-05-20T13:55:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bursa’daki otomotiv işçilerinin iş bırakma eylemini
değerlendirirken, “Bu konular durup durup da seçime 2-3 ay kala gündeme geldiğinde
ister istemez bizde bazı şüpheler oluşturuyor. Bu gerçekten tamamen bir işçi işveren
ilişkisi ile ilgili bir konu mu, yoksa ‘işin ideolojik, siyasi boyutları var mı,
yok mu’ diye bizi şüphelendiriyor açıkçası” dedi.

Babacan, Habertürk ve Bloomberg HT televizyonlarının canlı yayınında gündeme ilişkin
soruları yanıtladı.

Otomotiv işçilerinin iş bırakma eylemine ilişkin bir soru üzerine, otomotiv sektörünün
şu anda bir numaralı ihracat sektörü durumuna geldiğini belirten Babacan, sadece
tamamlanmış ürün değil, yan ürünlerle beraber, yedek parçalar ile beraber çok önemli
bir sektör olduğunu ifade etti.

Babacan, Türkiye otomotiv sektörünün dünya tedarik sisteminin bir parçası olduğunu
dile getirerek, sevkiyatta bir aksamanın başka ülkelerdeki fabrikaları da etkileyebileceğine
dikkati çekti. Sektörün küresel açısından stratejik bir nitelik kazandığının altını
çizen Babacan, konunun özel sektör ile sendikalar arasındaki bir konu olduğunu belirtti.

Ali Babacan, devlet olarak baştan müdahil oldukları bir konu olmadığını ifade ederek,
şöyle konuştu:

“Oturup da toplu sözleşme ile devlet olarak işin içinde olduğumuz bir tablo da değil.
Bu konular durup durup da seçime 2-3 ay kala gündeme geldiğinde ister istemez bizde
bazı şüpheler oluşturuyor. Bu gerçekten tamamen bir işçi işveren ilişkisi ile ilgili
bir konu mu, yoksa ‘işin ideolojik, siyasi boyutları var mı, yok mu’ diye bizi şüphelendiriyor
açıkçası. Bu noktada bu konunun gündeme gelmesi ayrıca değerlendirilmesi gereken
bir konu. Bizim hem Çalışma Bakanımız hem de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız,
her ikisi de konu ile çok yakından ilgileniyor. Her kesimle görüşüyorlar, hem işveren
ile hem sendikalar ile görüşüyorlar. Ümit ediyorum ki önümüzdeki günlerde makul 
bir çözüme ulaşılır. Ama eğer sebep siyasi ya da ideolojik ise o zaman nasıl seyreder,
hep beraber göreceğiz. Ne yapılırsa yapılsın, arkasında bir ideoloji, bir siyaset
kurgusu varsa, o problemli tabloyu sürdürmeye gayret edilecektir.”

İş bırakma eyleminin zamanlama açısından manidar olduğunu ifade eden Babacan, benzer
durumların daha önce pek çok sektörde olduğunu ancak böylesine kamuoyuna mal edilerek
işlenmediğini bildirdi. Babacan, bu sürecin testten geçeceğini vurgulayarak, “Biz
üzerimize düşeni yapıyoruz. Sayın Başbakanımız çok yakından ilgileniyor konuyla”
dedi.

**– Sendika aidatları**

Sendikacılık konusunda, özellikle işçilerden alınan sendika aidatlarına ilişkin 
bir düzenleme yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Babacan, 25 dönüşüm programından
birisinin işgücü piyasalarının etkinleştirilmesiyle ilgili olduğunu hatırlattı. 
Konunun hassas olduğunu dile getiren Babacan, “Mutlaka siyasi ortamın sakin olduğu
bir dönemde, sosyal taraflarla görüşerek, makulu bulacak bir çaba içinde olmamız
gerekiyor” ifadesini kullandı.

İşgücü piyasasında düzeltilmesi gereken konular bulunduğunu anlatan Babacan, bir
yandan çalışanların haklarını dünya standartlarında korumaya çalışırken, bir yandan
da Türkiye’nin rekabet gücünü koruyacak bir anlayışın oluşturulması gerektiğini 
belirtti. Aksi durumda ya işgücü istismarına yol açılacağını ya da ülkede işsizliğin
artacağını ifade eden Babacan, “Çalışanların hakları ile ilgili rasyonel bir çerçeve
yoksa, bir aşırılık varsa, bu aşırılık sonunda fabrikaların kapanmasına veya yeni
fabrika açılmamasına ve işsizliğin çoğalmasına sebep olabiliyor” diye konuştu.

Babacan, ideoloji ve farklı siyasi görüşlerden arındırılmış, hem işveren hem de 
çalışanlar için Türkiye’nin tümünü düşünerek güçlü bir işgücü piyasası oluşturulursa
bunun Türkiye’nin önünü açacağını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, sendika aidatlarıyla ilgili, “Sendikaların da kuşkusuz
giderleri var. Onlar da kendi işlerini yerine getirmek için belli miktarda bütçe
oluşturuyorlar ama bunun mutlaka makul olması lazım. Gerçekten işçilerin hizmetinde,
sendikanın makul giderlerinde kullanılması lazım. Orada da aşırılıklar varsa, aşırılıklar
işçiden daha fazla aidatla kapatmaya çalışılıyorsa, onların hepsine müdahale gerekir”
değerlendirmesinde bulundu.
