# Bahçeli’den Almanya’ya Konya uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bahceliden-almanyaya-konya-uyarisi-23970h/
- Yayımlanma: 2017-06-06T13:18:07+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

MHP lideri Devlet Bahçeli, Almanya’nın İncirlik’i terk edecek olmasına sert sözlerle
yüklendi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Almanya ile yaşanan İncirlik krizine değinerek‘
Alman askerleri önümüzdeki hafta çekileceklermiş. Durduğunuz kabahat hepinize uğurlar
olsun. Niye zaman kaybediyorsunuz? Yetmezse Konya’dan da tası tarağı toplar en yakın
zamanda Ürdün’e mi gidiyorsunuz, fizana mı gidiyorsunuz, ardınıza bakmadan çeker
gidersiniz” diye konuştu. Katar’daki gelişmeleri de yorumlayan Bahçeli, “Katar’a
uygulanan tedbirler, saldırgan dayatmacı izole edicidir. Bu tedbirlerin ABD ile 
bağımsız, İran ile bağlantısız olduğunu düşünülmemelidir. Katar’ın tecrit edilmesi
beklenmedik hadiselere kapı açabilecektir. ABD Başkanı’nın kılıç dansı, silah anlaşması
dilerim ki tüm Ortadoğu’ya bir darbe olarak inmesin’ dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada
özetle şunları söyledi: “Milliyetçi, ülkücü hareket varsa tertemiz vatan evlatları
vardır ve ayaktadır. Doğrudur, ülkemiz devasa sorun bağları arasında sıkışmıştır.
Hiçbir vatandaşımız yarınından, ötesinden emin değildir. Milletçe kenetlenmekten
başka seçeneğimiz yoktur. Zira Türkiye’yi hedefine alan pek çok tuzak ve oyunun 
varlığı gün gibi meydandadır. Uzun vadeli hesaplar tekrar güncellenmiş, adice, aniden
devreye alınmıştır. Karanlık çevreler dur durak bilmeden kanlı faaliyetlerini ilerletmişlerdir.
Terör bumerang gibidir. Tutan eli mutlaka kıracak, destekleyicileri geri dönüp çarpacaktır.
Dünya terörü konuşmaktadır, anlaşılan odur ki daha uzun bir süre de konuşacaktır.
Terör demek; canilik, cinayet, cehalet demektir. Terörizm kör bir testere, terörist
ise kendi türüne kastetmiş seri bir katildir.

Son bir hafta içinde dünyanın farklı bölge ve ülkeler peş peşe kana bulanmıştır.
20 Mayıs’ta Bağdat’ta, 31 Mayıs’ta Kabil’de, 3 Haziran’da Manila’da terör çok sayıda
cana malolmuştur. Ayrıca 3 Haziran’ı 4 Haziran’a bağlayan gece de Londra’da acımasız
bir terör saldırısı yaşanmış, 7 kişi hayatını kaybederken 48 kişi de yaralanmıştır.
Birleşik Krallık’ta hayat sanki durmuş, insanlar olası eylemlerden dolayı evlerine
kapanmıştır. Terör saldırısına maruz kalan ülkelere taziyelerimi iletiyorum. Ancak
hala küresel bir inisiyatif alınamamasından da kaygı duyduğumu belirtmek istiyorum.
Londra’da, Berlin’de Paris’te istisna olan terör, Kabil’de, Şam’da, Hakkari’de, 
Şırnak’ta olağandır.

**‘HANS ÖLÜRKEN DÜNYA AYAĞA KALKAR MEHMET ÖLÜRKEN ÇIT ÇIKMAZ’**

“Batı başkentlerinin derin sessizliğe gömülmesi unutulması imkansız olan iki yüzlü
bir tavırdır. Hans ölürken, John ölürken dünya ayağa kalkar ama Mehmet ölürken kimseden
çıt çıkmaz. Londra patlarsa, Paris kurşunlanırsa muazzam bir itiraz çığlığı yükselir,
İstanbul bombalanırsa derin bir sükut cihana yayılır. İnsan her yerde insandır, 
terör de her yerde terördür. Önümüzdeki dönemde daha fazla kan akacak, daha çok 
bedel ödenecektir. Yer kürenin her köşesinde faal altında bulunan tüm terör örgütlerine
artık ‘yeter’ deme vakti gelmiş, hatta geçmektedir. Ya insanlık onurunu savunacağız,
ya da insanlığın uçuruma yuvarlandığını göreceğiz. Ya başaracağız, ya da hep birlikte
haybetmeye mahkum kalacağız. Bu meselenin orta yolu kalmamıştır. Çıkış tektir. Sırt
sırta vermek kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.

**ALMANYA’YA SERT SÖZLER**

Almanya’nın bir yanda FETÖ’cülere destek ve himayesi, diğer yanda PKK’ya kol kanat
germesi, ilişkileri geren meydan okuma halidir. Almanya Dışişleri Bakanı’nın suya
sabuna dokunmayan sözleri, kuşku ve tereddütlere olanak sağlamıştır. Dost ve müttefik
bir ülkenin terör örgütünün propagandasına suskun kalması hiçbir açıdan meşru ve
hukuki sayılamayacaktır. Bu soruların netliğe kavuşma zarureti vardır. Aksi halde
iki ülke ilişkilerinin düzelme şansı çok az olacaktır. 400’den fazla FETÖ’cü Almanya’ya
iltica talebinde bulunmuşken, Almanya’nın damgalı hainleri görmeyip, sözde bir gazeteciyi
mesele yapması kabul edilir bir şey değildir. Terör yandaşı gazeteci ki, Kandil’e
gidip teröristlerle röportaj yapan, Kürtler katledliliyor yalanını dünyaya servis
eden ajan provokatördür. En büyük delil 249 vatan evladını şehadeti 2195 vatan evladının
yaralanmasıdır. Delil 15 Temmuz gecesindeki tüm Türkiye’dir. Türkiye’de tutuklu 
bulunan sözde gazeteci ile ilgili kararın siyaset tarafından verilmesi nasıl beklenmektedir.
Teröristlerin iltica talepleri konusunda topu mahkemelere atan Alman siyaseti, söz
konusu gazeteci ile ilgili kararın nerede verileceğini sanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti
egemen bir devlettir. Ona buna pabuç bırakmayacaktır. İncirlik Üssü Adana’dadır.
Yol geçen hanı da değildir. Gizli hedefler için basamak yapacağız yer de değildir.

**‘İNCİRLİK ÜSSÜ YOLGEÇEN HANI DEĞİLDİR’**

Türkiye Cumhuriyeti egemen bir devlettir. Ona buna pabuç bırakmayacaktır. İncirlik
Üssü Adana’dadır. Yol geçen hanı da değildir. Gizli hedefler için basamak yapacağız
yer de değildir. İncirlik ziyaretine verilmeyen izni eleştirmek abesle iştigaldir.
Hükümetin haysiyetli tavrı bize göre son derece isabetlidir. Türkiye’nin neyi nasıl
anlayacağını tespit makamı bir yabancı hükümet mensubunun işi ve görevi değildir.
Biz anlayacağımızı anladık, göreceğimizi de zaten gördük. Varsa, aklını kendine 
saklamalıdır. Alman askerleri önümüzdeki hafta çekileceklermiş. Durduğunuz kabahat
hepinize uğurlar olsun. Niye zaman kaybediyorsunuz? Yetmezse Konya’dan da tası tarağı
toplar en yakın zamanda Ürdün’e mi gidiyorsunuz, fizana mı gidiyorsunuz, ardınıza
bakmadan çeker gidersiniz.

RAKKA OPERASYONUNUN YÖNTEMİ SAKATTIR

Bir terör örgütüyle aynı türden bir başkasını kullanarak mücadele etmek ne akla,
ne de hukuka uyacaktır. IŞİD’e yönelik harekette Suriye Demokratik Güçleri asıl 
konumdadır. Bunun ana gövdesini de pek tabi de YPG teşkil etmektedir. Rakka operasyonunun
yöntemi sakattır. Başbakan yıldırım da bu görüş ve noktadadır. ABD, YPG’ye verilen
silahların ayrıntısını ülkemizle paylaşacağını duyurmuştur. Bol keseden dağıtılan
silahların ülkemizle paylaşılmasının anlamı nedir? Türkiye kanlı terör örgütüne 
silah vermeyin uyarısını yapıyor fakat ABD kulağının üstüne yatıp verilen silahları
paylaşacağız demek. Bunların her yeri şeffaf olsa ne yazar, olmasa ne çıkar. Kato
dağına bakmak, mağaradan çıkan silahları incelemek başlı başına kafidir. Dağlarımız
tıpkı şehirlerimiz gibi silah ve cephanelike dönüştürülmüştür. Katırla taşınması
mümkün olmayan silahlar, mağaralara nasıl taşınmıştır? Kato Dağı sanki silah fabrikası,
sanki hain panayırıdır. Çok güçlü ihtimaldir ki, sınırımızın hemen dibinde YPG’ye
sunulan cinayet silahları çok geçmeden ülkemize sokulmaktadır. Dağ da bizim, ferman
da bizim, yani Türk milletidir. Dağlarda mesken tutmak için çırpınanlar, düne kadar
şehirlere hendek açıp, Türkiye’yi gözyaşına boğan alçaklardır. Kazdıkları çukura
gömülenler, girdikleri mağaralarda imha edileceklerdir.

**HER HAİN KORKAK, HER KORKAK SATILIK; HER SATILIKTA UŞAKTIR**

Terörle mücadelede Türk devletinin keskin kılıcı olan kahramanlarımızın sonuna kadar
yanlarında olduğumuzu bir kez daha altını çizerek söylemek istiyorum. ABD’nin YPG
ile aynı kareye girmesi, el ele tutuşup IŞİD’in üzerine gitmesi Türkiye’ye tuzak
kurulmasıdır. PKK eşittir FETO’dur. Her hain korkak, her korkak satılık, her satılıkta
uşaktır. Rusya Dışişleri Bakanı bu görüştedir. Türkiye’nin de bu soysuz ilişkiyi
takip ettiği anlaşmaktadır. Bu doğruysa, Rakka operasyonu danışıklı dövüştür. Terör
örgütleri perde gerisinde beklendiği gibi dayanışma içindedir. ABD’nin YPG ile ilişkisi
taktikselmiş, sahada işi bitince bir kenara atacakmış. Bunların hepsi teneke gürültüsü.

**KATAR’IN TECRİT EDİLMESİ BEKLENMEDİK HADİSELERE YOL AÇAR**

ABD Başkanı’nın Suudi Arabistan ziyaretinin üzerinden kısa bir süre sonra bu gelişmelerin
ortaya çıkması etraflıca değerlendirilmelidir. Katar’a uygulanan tedbirler, saldırgan
dayatmacı izole edicidir. Bu tedbirlerin ABD ile bağımsız, İran ile bağlantısız 
olduğunu düşünülmemelidir. Katar’ın tecrit edilmesi beklenmedik hadiselere kapı 
açabilecektir. Bu kapsamda İran’ın kuşatmaya alındığı, yeni bir çatışma atmosferinin
doğduğunu söylemek temelsiz bir yorum olmayacaktır. Türkiye, körfez işbirliği üyelerinin
kendi aralarındaki görüş farklılıklarını diyalog yoluyla çözmelerini tavsiye etmiştir.
ABD Başkanı’nın kılıç dansı, silah anlaşması dilerim ki tüm Ortadoğu’ya bir darbe
olarak inmesin.

**FETÖ DAVALARI**

Yakayı ele veren FETÖ’cülerin yargılanması tüm tartışmalar eşliğinde devam etmektedir.
Bizim anlayamadığımız, TBMM’yi bombalayan caniler bellidir. Özel harekata saldıran
canavarlar bilinmektedir. MİT’e, Cumhurbaşkanlığ yerleşkesine ağır silahlarla ateş
yağdıran teröristler belirlidir. 249 vatan evladını şehit eden, polisi polise, askeri
askere kırdırmak, milleti birbirine düşürmek isteyen barbarlar demir parmaklıklar
ardındadır. Hal böyleyken, infial yaratan duruşmalar neyin nesidir? Suç bellidir,
suçlu bellidir. FETÖ’cü darbeciler, suçları inkarla meşguldür. Zannedersiniz ki 
bu alçaklar sütten çıkmış ak kaşıktır. Birisi diyor ki, “Darbe girişiminden haberim
yok, 15 Temmuz’da torunlarımı özlediğim için Ankara’ya geldim” Bir diğeri diyor 
ki, “darbeyle ilgim yok” biri diyor ki “benim tek bağlı olduğum örgüt TSK’dır” Darbenin
sivil görünümlü olduğunu iddia edenlerden, benden FETÖ’cü ilan edemeyecekler diyene.
Hakimin Gülen için ne diyeceksiniz sorusuna “orada değildi, onu söyleyebilirim” 
diyecek kadar rahat, alay eder gibi ifade vermiştir. Zeytinyağı gibi su üstüne çıkmaya
çalışmışlardır. Bu namertler TSK’ya yuvalanmış teröristlerdir. Hiçbir ifadeleri 
bu gerçeği değiştirmeyecektir.

Üstelik süreç uzadıkça iddianame ve duruşma enflasyonu yaşandıkça somut deliller
yara almaktadır. Buna da kimsenin hakkı yoktur. FETÖ’cülerin kafasına demir yumruğu
vurmak milli bir mecburiyettir. 15 Temmuz’un hesabı ya sorulacak, ya sorulacaktır.
Aralarında Pensilvanyalı hoca görünümlü hainin de bulunduğu 130 kişinin Türk vatandaşlığından
çıkarılacağı ilan edilmiştir. Bunda acele etmek mantıklı değildir, çünkü mutlaka
15 Temmuzun diyeti alınmalı, ihanetin bedelleri ödetilmelidir.

**DARBE İDDİALARINA YANIT**

Yine darbe iddiaları gündemdedir. 15 Haziran’ı işaret ederek ‘bu sefer çok kan akacak’
denilmektedir. Eğer yeni bir darbe teşebbüsü olursa, eğer buna kalkışan çıkarsa 
bilinsin ki bu aziz topraklarda gömülecek ne bir yer, ne cesedinin başına dikilecek
bir mezar taşı bulunmayacaklardır. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Görecekleri
sadece azap ve dehşet olacaktır. Hak yolundan, hakikat çizgisinden millet sevdasından
asla ayrılmayacağız. Ben, sen yok. Biz varız.”
