# Bahçeli’nin AKP’ye eleştirileri sertleşiyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bahcelinin-akpye-elestirileri-sertlesiyor-20436h/
- Yayımlanma: 2017-03-01T21:14:17+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud
Barzani’nin Türkiye ziyareti sırasında İstanbul ve Ankara’da göndere çekilen Kürdistan
bayrağı konusunda hükümete eleştirilerine devam ediyor. Bahçeli, Başbakan Binali
Yıldırım’ın Kürdistan bayrağı için “Daha önce de asılmış” sözlerini eleştirirken“
Eğer Barzani, bize tercih ediliyorsa, ki bu da bir tercihtir, asıl bunu iyi niyetle
yorumlayamam, samimiyetle okuyamam” dedi.

Bahçeli, “Dikkat edelim; bir çivi yüzünden bir nal, bir nal yüzünden bir at, bir
at yüzünden bir süvari, bir süvari yüzünden bir ordu kaybedilebilir” dedi.

Bahçeli, hükümete yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’nin kendisini
dava edeceğini açıklamasına ilişkin olarak da “MHP’yi, Kürt kökenli kardeşlerimin
karşısında göstermeye çalışan bir zavallı kalem yobazı da, şahsımı mahkemeye verecekmiş.
Durmasın!” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, 16 Nisan’da yapılması planlanan referandum için ‘evet’ diyeceğini tekrarlarken“
Yemin ettik, dönmeyeceğiz. Döndürmeye çalışanlara bakmayacağız. Tuzak kuranlara 
aldanmayacağız, üzerimize oynayanlara kanmayacağız” diye yazdı.

Bahçeli’nin Twitter’dan yaptığı açıklamalar şöyle:

Denge için duruş, duruş için dağınıklığın ve durgunluğun aşılması, aşınması, buruşturulup
bir kenara atılması gerekir.

Hareketin olduğu yerde arzu, arayış, çaba, devamlı yenilenen, devamlı yükselen bir
mücadele azmi görülür veya beklenir.

Kararsızlık ve kötümserlik; hareketin engeli, denge ve düzenin ekarte edilmesi gereken
hendeğidir. Engele ve hendeğe takılmak akılsızlıktır.

Altını üstünü bilmem; ama devlet akıl ve Türk adayışıdır. Millet beşeri bir anıt,
bayrak ise milli varlığın bağımsızlık arı ve aminidir.

Bayrak derken egemenliği anlarız. Hür yaşamayı anlamlandırırız. Bağımsızlığın sembol
ve timsali olduğunu anlatırız.

**“İstanbul ve Ankara’ya asılan bez parçası nedir?”**

Bayrak;milli namus ve şerefin göklerde dalgalanan itibar ve görkemidir.Peki 26-27
Şubatta İstanbul ve Ankara’ya astırılan bez parçası nedir?

Türkmenlere kan kusturmuş, teröre destek vermiş, işlenmiş suç ve cinayetlere ortak
olmuş birisinin bayrağı olsa ne yazar, olmasa ne çıkar?

Türk vatanında sözde Kürdistan bayrağı dalgalanıyorsa, buna niçin sessiz kalalım,
bunu nasıl sineye çekip görmezden gelelim?

**“Çok şükür milli onurumuzu kaybetmedik”**

Çok şükür milli onurumuzu kaybetmedik, geçmişi ve gerçekleşmiş ihanetler serisini
zihnimizden kazıyıp atmadık.

Ucuza ağırlık, küçüğe azizlik,değersize anlayış olmaz. Olur diyen varsa ya aklını
kontrol ettirmeli,milli müktesebatını gözden geçirmelidir.

Nasıl övelim malum kötü kişiyi? Nasıl dileyelim yapılan kötü işi? İstanbul-Ankara’ya
sözde bayrak asılıyorsa, Türk bayrağı inmiştir!

**“Sayın Başbakan, talihsiz şekilde…”**

Sayın Başbakan, talihsiz şekilde,“bugünlerde bir bayrak hikayesidir gidiyor”dedi.
Bilmelidir ki, bayrak hikaye değildir, haya ve hakikattir.

Bu hakikat ise şerefli Türk bayrağıdır; ona eş tutulmaya kalkılan ise basit bir 
bez parçasıdır.

Irak Anayasa’sına göre Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi özerk bir yapıymış. Doğru,
anılan Anayasa’nın 117. maddesi buna amirdir.

**“Bu Türkiye’nin meselesi değildir”**

Söz konusu bölgesel yönetimin parlamentosu, başbakanı, bakanları, ayrı bir bayrağı
varmış. Ben de diyorum ki, bu Türkiye’nin meselesi değildir.

Irak Anayasası’nı açtım baktım; Barzani’ye özgü bir bayrak tanımı görmedim. Olsa
bile bizi bağlamaz, bağlayamaz görüşündeyim.

**CHP’ye eleştiri**

CHP sözcüsü, konuyla ilgili anlatacağımız şeyleri merak ediyordu. Fakat kendi liderinin
suskunluğunu görmemiş olacak ki es geçmiştir.

Biz dün konuştuk, yine konuşur; inanmışlıkla eleştirilerimizi yaparız. CHP sözcüleri
siz gidin PYD, PKK, FETÖ’yle dertlenin,derdinize yanın.

Bize laf sokuşturmaya, parmak sallamaya çalışanlara bir baksanız arı gibiler, ağızlarından
bal damlıyor, ama kuyruklarında da zehir.

**“Eğer Barzani bize tercih ediliyorsa…”**

Sayın Başbakan Barzani paçavrasını gündeme getirmenin iyi niyetlilik olmadığını 
söylüyor.Kötüye kötü demenin neresi iyi niyetlilik değildir?

Ne oldu da Barzani Türkiye’de, hem de şu nazik ve hassas dönemde ağırlandı? Hangi
bölgesel ve küresel politikanın yörüngesine girildi?

Eğer Barzani, bize tercih ediliyorsa, ki bu da bir tercihtir, asıl bunu iyi niyetle
yorumlayamam, samimiyetle okuyamam.

**“Üzülüyoruz…”**

Sayın Başbakan’a millilik övgüleri yaparken, mahcup olacağımız, yüzümüzü kara çıkaracak
misal ve eylemlerle karşılaşmaktan üzülüyoruz.

Güzele güzel diyoruz naz ediyor; çirkine güzel diyoruz haz ediyor. Nasıl iştir, 
anlamak, anlam vermek mümkün değil?

Barzani’nin bez paçavrası daha önce de asılmış!İyi ya o zamanda aynı şiddetli ve
tavizsiz tepkiyi göstermedik mi?Uyuşup karanlığa mı uyalım?

Cenap Şehabettin diyor ki; yuvasını yakmadıkça yılanın kökü kesilmez. Yuva da bellidir
yılan da. Bunları yok saymak yenilgi ve yıkımdır.

İbni Sina derki: Zaman acıları unutturur, intikam duygusunu söndürür,öfkeleri yatıştırır,
kinleri boğar,geçmişi unutturur. Ama biz unutmadık.

**Abdulkadir Selvi’ye eleştiri: Kalem yobazı!**

MHP’yi, Kürt kökenli kardeşlerimin karşısında göstermeye çalışan bir zavallı kalem
yobazı da, şahsımı mahkemeye verecekmiş. Durmasın!

Değil bu dünyada,Mahkem-i Kübra’da bile bin yıllık kardeşliği bozmaya çalışanlardan
asıl ben davacıyım.Bunlarla da millet adına yüzleşeceğim.

Türk-Kürt ayrımını kışkırtanlardan, MHP’ye kara çalanlardan alacaklıyım. Toprak 
olsam yine peşlerindeyim, yakalarından tutacağım.

Yusuf Has Hacib’in; “sabır erenlerin tavrı, sabırlı ol.Sabreden insan göğe bile 
bulur yolu” sözü aklımdadır.Ama sabrın da bir sınırı vardır.

Kalemini yüreklere batırıp vicdanlara saplayanlarla; cümlelerini silah gibi kullanıp
bozgunculuğa heves edenlerle hesabım mahşere kadardır.

**“Türklüğün bekası için ‘evet’ diyeceğiz”**

Biz 16 Nisan’da millet için evet, devlet için evet, Türklüğün bekası için evet diyeceğiz.
Ve hakkın hukukun safında evet diye yağacağız.

Yemin ettik, dönmeyeceğiz. Döndürmeye çalışanlara bakmayacağız. Tuzak kuranlara 
aldanmayacağız, üzerimize oynayanlara kanmayacağız.

“Acele yapılan çiğ olur, acele pişen aşı yiyen hasta olur” diyor Yusuf Has Hacib.
Acele etmedik, hasta değiliz, sadece haysiyetliyiz.
