# Bakan Şimşek: Halkbank’ın arkasındayız

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bakan-simsek-halkbankin-arkasindayiz-21811h/
- Yayımlanma: 2017-04-11T13:19:15+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Halkbank’ın kontrolünün hala devlette olduğunu
belirterek, “Gerek bankamızın gerek bağımsız denetim kuruluşunun gerek Adalet Bakanımızın
yaptığı incelemeler Halkbank’ın hiçbir işleminin küresel normlara aykırı olmadığını
net bir şekilde ortaya koyuyor. Bankamızın arkasındayız.” dedi.

Şimşek, İstanbul Portföy tarafından gerçekleştirilen toplantıda katılımcıların ve
basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin komşu ülkelerle olan ilişkisine yönelik bir soru üzerine Şimşek, “İlişkiden
bahsediyorsanız, bu en az iki tarafı içerir. Dolayısıyla ilişkiler iyiyse de iki
tarafın çabası söz konusu, kötüyse de… Bu iki taraf da bir rol oynuyor. Biz düne
kadar yanlış yapıyorduk, bugün düzeltirsek her şey düzelir’ derseniz doğru bir analiz
olmaz.” ifadelerini kullandı.

Şimşek, Türkiye’nin durup dururken kendisini bazı ilişkilerde sıkıntıda bulmadığını
aktararak, Avrupa’nın popülizm, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı kıskacında
bulunduğunu vurguladı.

Orta Doğu’da demokratik hareketlerin engellenmesi sonrasında bir kaosun söz konusu
olduğunu ve bu kaosta bir sürü tarafın bulunduğunu anlatan Şimşek, sözlerini şöyle
sürdürdü:

“Bir hafta önce İdlib’teki görüntüleri seyretmediyseniz seyretmeyin derim, çünkü
seyredilecek türden görüntüler değil. Çocukların kimyasal silahlarla öldürülmesi…
Dünyanın bir vicdanı olması lazım. Bana kalırsa Türkiye, bütün eksikleriyle, hatalarıyla
ilkeli bir duruş sergiledi. Türkiye; vicdani, ahlaki, insani bir tutum içerisinde.
Türkiye bölge insanıyla gönül bağı kurmuş, onun üzerinden siyaset yapmaktadır. Bunları
tartışabilirsiniz. Mekanik, Excel üzerinden menfaat esaslı olaylara bakabilirsiniz
ama ülkeler Excel çalışmalarından ibaret değildir. O nedenle Suriye’de olup bitenler
konusunda kenarda duramıyorsunuz.”

Şimşek, Lübnan’ın hiçbir Suriye politikası olmadığını ve olamayacağını dile getirerek,“
Çünkü Hizbullah çok önemli 3 bileşenden birisidir. Bugün Lübnan’daki mülteci sayısı
nüfusuna oranla, Türkiye’deki müteci sayısının kat kat üzerindedir. Ürdün’deki mülteci
sayısı nüfusuna oranla, Türkiye’nin kaç katı olduğu ortada. Böyle sıkıntılı bir 
bölgede, etnik ve mezhep eksenli çatışmaların sürekli bir şekilde beslendiği bir
ortamda yaşarsanız ve ilkeli, ahlaki, insani bir duruş sergilerseniz o zaman daha
fazla etkileniyorsunuz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin, genel anlamda bir tercihle karşı karşıya bulunduğunun altını çizen 
Şimşek, “İlkeli duruş sergileyeceksiniz. Darbelere karşıysanız karşısınız. ‘Darbeleri
Mısır’da desteklerim, Yunanistan’da karşıyım’ demek ilkesizliktir.” dedi.

Şimşek, demokrasinin beşiği Avrupa’da terör örgütlerine her türlü alanı açmanın 
terörle mücadale ile bağdaşmadığını ifade etti.

Türkiye’nin küresel ilişki ağını pragmatik bir şekilde yürüteceğini ve AB ile ilişkilerdeki
gerilimin kısmen AB’deki seçimlerle, kısmen de AB’nin temel konulardaki tutumu ile
ilişkili olduğunu belirten Şimşek, “Bizde çok karmaşık bir darbe girişimi oldu. 
Bu darbe girişimini dini cemaat kisvesi altında suç örgütü yaptı. Bu suç örgütü 
40 yıldır bir devletin bütün alanlarına sirayet etmiş. Devlet, demokrasinin bekası
için bununla mücadele ediyor. Batı bundan rahatsız. Halbuki dayanışma göstermesi
lazım. Bir müttefiğiniz Suriye’de terör örgütüyle iş birliği yapıyor. Bu ilişkiler
ağını bunlardan bağımsız düşünürseniz pek mantıklı olmaz.” yorumunu yaptı.

**“Şu anda erken seçim gündemde değil”**

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, vergide prim borçlarının yeniden yapılandırılması
ve vergi indirimlerinin 5 ay daha uzatılmasına ilişkin bir soruya, “Her şeyden önce
alınan tedbirlerin iki yönlü etkisi var. Bu tedbirler alınmasaydı, ekonomi daha 
yavaş bir modda gitseydi bir vergi kaybı olacaktı. Bu tedbirler sayesinde ekonomide
bir miktar canlılık, beraberinde vergi gelirleri getiriyorsa bu kısmen telafi eder.”
yanıtını verdi.

Şimşek, Maliye Bakanlığının bugüne kadar aldığı bütün tedbirlerin bütçeye etkisinin
milli gelirin yüzde 0,5-0,6’sı civarında olmasını beklediklerini kaydetti.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile sektörde rekabeti ve inovasyonu artırmayı hedeflediklerini
dile getiren Şimşek, daha iyi getirilerle BES’in vatandaş nezdinde cazibe unsuru
olmasını sağlamak istediklerini anlattı.

Şimşek, sektörün bu durumdan çok memnun olmadığını bildiğine işaret ederek, “Genel
anlamda yapay zeka, yani bir robot koysanız birçok kurumdan daha iyi getiri elde
ederler. Bugün bir endeks performansını ortaya koymak çok kolay. Gönül ister ki 
vatandaş, devletten yüzde 25, diğerlerinden de en az enflasyon veya üzerinde getiri
sağlasın. Böylece çok ciddi bir getiri görülecek. Bunun gayrimenkulden, altından
ve başka yatırım araçlarından daha cazip olduğunu görsün ve kaynaklar bu çerçevede
gelsin.” değerlendirmesinde bulundu.

Referandum sonrası erken seçim ve kabine revizyonu yapılıp yapılmayacağına yönelik
soruyu Şimşek, şöyle yanıtladı:

“Şu anda erken seçim gündemde değil. Bugüne kadar bizim partimiz hiçbir dönemde 
bildiğiniz anlamda erken seçime gitmedi, fırsatçılık yapmadı. Dolayısıyla şu an 
itibarıyla erken seçim gündemimizde değil. Tam aksine anayasa değişikliği sonrasında
geriye kalan yapısal reformları hızlı bir şekilde nasıl hayata geçiririz, böylece
Türkiye’yi yüksek büyüme patikasına nasıl oturturuz, bizi meşgul eden en önemli 
konu bu. Türkiye gerçekten zor bir dönemden geçti. 2013’ün mayıs ayı sonrasında 
zor bir dönem geçirdik. Aslında çok kapsamlı bir reform, yol haritası olmasına rağmen,
geçen başbakanımız söyledi, şeytan taşlamaktan fırsat bulamadık şeklinde. Hakikaten
zor şartlar nedeniyle momentum sağlama fırsatı olmadı. Şimdi en kötüsü geride kaldı.
Türkiye hızla normalleşecek. Anayasa değişikliğinin onaylanmasıyla birlikte ki öyle
gözüküyor diğer reformların tamamını hayata geçirmek lazım.”

Şimşek, kabine değişikliği konusunda yorum yapmasının doğru olmayacağını söyledi.

**“Halkbank’ın arkasındayız”**

Mehmet Şimşek, Halkbank Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan
Atilla’nın ABD’de tutuklanmasıyla ilgili soruya ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Halkbank hala kontrolü devlette olan bir banka. Türkiye Varlık Fonuna devrettik
ama sonuçta devlet bir bütündür. Devlet olarak biz bankamızın arkasındayız. Bankanın
başarılı bir şekilde bugüne kadar olduğu gibi reel sektörümüze, esnafımıza destek
olma kabiliyetini devam ettirmesi noktasında ne gerekiyorsa yapacağız. Onun için
dava risk iştahını, yatırımcı talebini ve maliyetleri ne yönde etkiler zamanla bakacağız.
İşin özü bu. Adalet Bakanlığımız dosyayı inceledi. Gerek bankamızın gerek bağımsız
denetim kuruluşunun gerek Adalet Bakanımızın yaptığı incelemeler Halkbank’ın hiçbir
işleminin küresel normlara aykırı olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bakacağız,
göreceğiz ama banka bizim. Bu ülkenin önemli bir değeri. Bankamızın arkasındayız.”

İdam yasasına ilişkin bir soruya Şimşek, anayasa değişikliği içinde idam cezasının
söz konusu olmadığını, idam cezası gelse bile geçmişe yürütülemeyeceğini ve sahadaki
taleplerin de bu yönde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
