# Bakandan ‘ÖTV indirimi’ iddiasına yanıt

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bakandan-otv-indirimi-iddiasina-yanit-35569h/
- Yayımlanma: 2018-05-02T12:36:16+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Bakan Ağbal, “Şu an itibariyle akaryakıt ürünlerinde ÖTV’nin aşağı çekilmesi yönünde
bir çalışma yok” dedi. Bakan Ağbal, S&P’nin not indirimine ilişkin ise “Zamanlaması
ilginç” dedi. Bakan Ağbal, emeklilerin 1000 TL’lik ilk ikramiyeyi bu Ramazan Bayramı
öncesi alacağını açıkladı.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, NTV yayınında soruları yanıtlıyor:

Akaryakıtta ÖTV indiriminin gündemde olduğuna yönelik iddialarla ilgili konuşan 
Ağbal, “Enflasyonun süratle tek haneye inmesi önemli. Maliye politikası para politikası
ile uyum içinde olacak. Enflasyonu oluşturan dinamiklere bakınca vergi artışı kaynaklı
olmadığı ortada. Enflasyondaki artış daha çok döviz kuru ve ithalat fiyatları kaynaklı.
Emtia ve petrol fiyatında da yukarı yönlü eğilim var. Son 1-1,5 yıldır gerçekleşen
enflasyonda döviz kuru önemli bir faktör. İç talep canlı, bu da etkiliyor. ÖTV indirimi
talebi iyi niyetli bir talep. Enflasyonu aşağı çekmeye yönelik olabilecek alternatiflerden
birisi. Şu an itibariyle akaryakıt ürünlerinde ÖTV’nin aşağı çekilmesi yönünde bir
çalışma yok. Akaryakıt ve sigara üzerindeki vergilerde 1,5 yıldır artış yapmıyoruz,
maliye politikası olarak enflasyonla mücadeleye gerekli desteği veriyoruz ” dedi.

“S&P KARARININ ZAMANLAMASI İLGİNÇ”

S&P’nin not indirimine değinen Ağbal şunları söyledi: “Zamanlaması ilginç. Türkiye
bir seçime gidiyor. Bu ortamda bile Merkez Bankası para politikası alanında bir 
karar almış. Burada raporun içinde olan tereddütlerle ilgili konular tartışılabilir.
Bu açıklama politik saiklerle yapıldığı izlenimi veriyor. Burada ciddi bir kredibilite
kaybı söz konusu.”

BORÇ YAPILANDIRMA

31 Mart 2018 tarihi itibariyle kamuya yapılması gerekip de ödenmeyen bütün borçlar
yapılandırma kapsamında.

Burada vergi alacağı olarak 119.2 milyarlık alacak söz konusu. SGK prim alacağı 
64.3 milyar lira alacak söz konusu. Toplam 183.5 milyarlık bir alacağı yapılandıracağız.
Alacaklar maliye bakanlığına gümrük bakanlığına il özel idareleri ve belediyelere
olan borçları kapsıyor.

Vergi, vergi cezası, SGK primleri, idari para cezaları var, belediyelerin atık su
alacakları var, katı atık ücretleri var.

Öğrencilerimizin kredi borçları var. Vatandaşların ecrimisil borçları var. Turizm
yatırımcılarımızın ecrimisil borçları var.

ÖDEMELERİ DEVAM EDEN İKİ YAPILANDIRMA VARDI…

Onlar devam edecek. Vatandaşlar müracaat etmişler ödemelerini yapıyorlarsa aynı 
şekilde ödemeye devam edecekler. Ama haklarını kaybedecekler bu kanunla bir imkan
getiriyoruz. Bugün itibariyle borçlarının kalan bakiyesini peşin öderlerse, faizin
yüzde 90’ından vazgeçiyoruz. Bu son derece cazip bir ödeme koşulu. Peşin ödemede
ilave avantaj bekliyoruz.

GELİR BEKLENTİSİ NE KADAR?

Biz bugüne kadar 40 milyar lira tahsilat yaptık. Bu iki kanun uygulamasına baktığımızda
şunu görüyorum, 2016’da 16 milyar tahsilat yapmışız. 2017 yılında da yaklaşık 19
milyar lira tahsilat yapmışız. 2018’de 6 milyar lira tahsilat yaptık. 40 milyarlık
tahsilat var. Biz bu yeniden yapılandırmayı yaptığımızda, bu sefer peşin ödeme iki
taksitle ödeme daha cazip, ilk yılda 15-16 milyar lira gelir elde etmiş olacağız.
Bu sene gider artışı getiren kalemler var, ama buradan toplayacağımız gelirler hem
bu sene hem de gelecek sene ortalama 16-17 milyarlık gelir artışı sağlayacağını 
görebiliyoruz.

BÜTÇE AÇIĞINI ARTIRACAK DENİLİYOR VE KAYNAĞI SORULUYOR…

Kamu maliyesine gider artışı etkisi 24 milyar civarında. Burada emekli aylıklarındaki
artışın maliyeti 22,3 milyar lira. Yaşlılık aylığının maliyeti 1,2 milyar lira. 
İkisinin toplamı 23,5 milyar lira. Kanun içerisinde bazı başka düzenlemeler de var.

AK Parti hükümetleri olarak hesapsız kitapsız bir işin içerisine girmedik. Seçim
beyannamesi yazmakla ülke yönetilmiyor. Hesabınızı iyi yapacaksınız. Biz emeklilerimizin
böyle bir talebi olduğunu biliyoruz. Yaptığımız düzenlemeyi, ‘bunu ben buldum’ da
demesin. Vatandaş zaten talep de bulunuyordu. 1000’er liralık zammın emeklilerimizin
aylıklarında 166 lira artış yapıyoruz.

HESABIMIZI YAPTIK

Hesabımızı kitabımızı yaptık. Bazıları söylüyor vatandaş inanmıyor. AK Parti bir
iş yaparken hesabını kitabını yapıyor. Önümüzdeki birkaç yılda oluşturacağımız ilave
gelirlerle bu artışları çevirebileceğimizi görüyoruz. Yaptığımız düzenleme kalıcı
bir düzenleme. 16 yıldır bu ülkeyi yönetiyoruz. En başarılı göstergelerinden bir
tanesi bütçe disiplinidir. Kimse bu başarıya gölge getirmesin artı önümüzdeki yıllar
yeni bir döneme giriyor dünya. Faizlerin yukarıya, petrol fiyatlarının yukarıya 
gittiği.

Biz şunu söylüyoruz, emeklilerimizin böyle bir artışa ihtiyacı vardı. Yüksünmeden,
şu dedi bu dedi ona da bakmadan işimize bakıyoruz. Emekli vatandaşımız da işini 
yapana bakıyor. Maliye Bakanı olarak söylüyorum, yaptığımız düzenleme giderleri 
artırıyor. Kısa vadede gelir artıcı çalışmalarımız yapıldı. Ama kalıcı bir şekilde
bütçe dengesinin sürdürülebilir olması konusunda çalışmalarımız var. 25 Haziran 
sonrasında güçlü bir iktidarla yolumuza devam edeceğiz.

İŞÇİLER DE VERGİ DİLİMİ KONUSUNDA SİZDEN ADIM BEKLEDİKLERİNİ DİLE GETİRDİLER…

Hükümet olarak her zaman bütün toplum kesimlerinin refahını artırma yönünde gayretlerimiz
oldu. Kamu çalışanlarımız da bu refah artışından önemli kazanımlar elde ettiler.
Kamu çalışanlarına hem genel artışlarla hem de zaman zaman yaptığımız iyileştirmelerle
gelirlerini artırdık.

Yine işçi kardeşlerimizin ücretlerinde iyileştirmeler yaptık. Ne zaman fırsat bulsak
bunları yapmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Taleplere bakıyoruz, imkanlarımızı zorluyoruz.
Emekli aylığında artışı imkanlarımızı zorlayarak yaptık.

Biz her işi yaparken onu dengeleyecek çalışmaları da yapıyoruz. Birileri kalkmış
diyor ki ‘biz şunu vereceğiz’ Polemiğe girmek istemiyorum. Bu işler hesap kitap 
işleridir. Hesap kitap bilmeyenler ülkeyi 90’larda nereye götürdü?

KAÇAK YAPILARA RUHSAT VERİLECEĞİ ELEŞTİRİELRİ VAR…

Burada bir imar barışı yapıyoruz. Bugün milyonlarca bu durumda olan yapılar var.
Yıllardır bu yapılar bu şekilde devam ediyor. Ankara’nın dikmen sırtlarında binlerce
konut var. Bakıldığında arsa olarak gözüküyor. Dolayısıyla belli ki sistem aksıyor.
Bir inisiyatif alınması lazım. AK Parti olarak bu meseleyi çalıştık. Dedik ki bu
sistem bu şekilde devam edemez. Vatandaşımızla imar barışı yapmamız lazım.

Vatandaşımız diyelim ki ruhsatsız yapmış. Uygun olmayan bir takım eklentiler yapmış.
Biz bu düzenlemelere ilişkin vatandaşın tadil etme konusundaki sorumluluklarını 
ortadan kaldırmıyoruz. Bütün bu yapılan kaydını çıkarıyoruz. Bu durumda olan binalarınız
varsa bildirimde bulunun. Biz size bir yapı kayıt belgesi vereceğiz. Ondan sonra
ne olacak? Bugün arsa olarak gözüken, aslında olan bir bina var. Gidip tapuda kat
mülkiyeti tapusunu alabileceksiniz. İmarla ilgili imkanları kullanabileceksiniz.
Burada 13-14 milyon yapıdan bahsediliyor.

Biz bu sorunu çözmekle, vatandaşın su elektrik altyapıyla ilgili sorunları var. 
Bunu çözmüş olacağız. vatandaşımız bu binaları isterse yıkıp yeniden yapabilecek.
Bunun ekonomi üzerinde olağanüstü etkisi olacak. Evini satmak istiyor, tapuda arsa
gözüküyor. Burada olağanüstü bir başvuru olacağını görüyoruz.

PAKETİN BÜTÜNÜ İTİBARİYLE BAKARSAK, PAKETİN KENDİ GELİR GİDER TABLOSU NEYİ GÖSTERİYOR?

İmar barışışından vatandaşlarımızın yapacağı ödemelerle gelir elde edeceğiz. Türkiye
deprem kuşağında yer alan bir ülke. Ciddi manada hızlı hareket etmemiz gerekiyor.
Bunu bir kaynakla desteklememiz lazım. Elde edilen geliri bütçeye gelir yazacağız.
Bu anlamda bakacak olursak 24 milyarlık açığa karşılık, değişik tahminler var. 20–
30 – 40 milyar diyenler var. Daha sonra da gelen geliri öncelikli olmak üzere afet
riskinin yönetilmesi alanında kullanacağız.

Her zaman söyledik 2017 yılının başında muhalefet dahil, sizin bütçe açığınız yüzde
2,5’a çıkacak. Bütçe açığı yüzde 1,5’ta bitti. Hedef kaçtı yüzde 1,5. Muhalefet 
yüzde 2-3’ten fazla büyümez dedi, yüzde 7 büyüdü. Dedik ki ekonomiyi canlandırma
amacıyla alacağımız tedbirler ekonomide aktiviteleri artıracak dedik, öyle olmadı
mı? Öyle oldu. İhtiyatı elden bırakmayacağız. Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız.
Aşırı iyimserlik ve kötümserlik yanlış. Biz o tedbirleri almasa idik Türkiye ekonomisi
farklı bir yere gidiyordu.

Şu anda yeni bir dengelenme sürecine gireceğiz. Cari açığın dengede tutulması, enflasyonun
aşağı çekilmesi, kamu maliyesinde sürdürülebilir dengenin korunması… 24 Haziran 
seçimleri son derece önemli bir seçim. Artık önümüzde 2023 hedefleri var. Bizim 
ekonomide istikrarı asla kaybetmememiz lazım. Bunun da yolu güçlü cumhurbaşkanı,
güçlü Meclis. 25 Haziran sabahı Türkiye güçlü bir cumhurbaşkanı, güçlü bir Meclis
ile… Meclis çok önemli. Biz eğer Türkiye olarak 25 Haziran sabahına tecrübesi olan,
ne yaptığı bilinen, işini bilen bir iktidarla yolumuza devam edersek ülke olarak
kazanacağız. Siyasi belirsizliklerin 7 Haziran – 1 Kasım’da ülkeye verdiği zararları
gördük. Ekonominin güçlü kalması için siyasetin de güçlü kalması lazım.
