# Bank Asya tasfiye mi edilecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bank-asya-tasfiye-mi-edilecek-12153h/
- Yayımlanma: 2016-06-06T13:33:49+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, ihale 
takvimi işleyen Bank Asya sürecini, kurumun taşınma hikayesini ve bankacılık sektörünü
Sabah gazetesinden Dilek Güngör’e anlattı. 

_**– Bank Asya ile ilgili TMSF ile BDDK’nın bir miktar çelişkili açıklamaları oldu.
Siz ‘Birkaç talip olabilir’ dediniz. TMSF ‘Teklif yok’ dedi. Sonra banka satışa 
çıktı…**_

Aslında benim açıklamalarımda da çelişki yoktu. ‘Satış olmazsa tasfiye gerçekleşir’
demiştim. Bankacılık Kanunu’nun 107’nci maddesi açık. Süre içinde devir, birleşme
veya satışın tamamlanmaması halinde fonun talebi üzerine kurulun bankanın faaliyet
iznini kaldıracağına hükmediyor. Fon talep ederse bizim ‘dur bakalım’ deme ihtimalimiz
yok. Talipli varsa ne zaman resmi hüvviyet kazanır? İhale takvimine göre 10 Haziran’a
kadar ön yeterlilik başvuruları alınacak. O zaman ortaya çıkar. Bize gelen yok, 
TMSF’ye başvuran var mı? Onlara sormak lazım.

**ORTAKLAR İMZA VERDİ**

_**-Hukuki bir sıkıntı oluşturur mu satış?**_

BDDK ve TMSF’ye eski ortakların açtığı davalar vardı. 18/5, 18/7 ve 71’nci madde
kapsamında açılan 250’den fazla davayı kazandık. Temyiz süreçleri var. Bu kararların
bir kısmı temyiz edilebiliyor bir kısmı edilemiyor. Ayrıca satış A Grubu hissedarların
haklarını kapsıyor. Bankanın satılırsa yüzde 51’i anlamına geliyor. Onlar da TMSF’ye
satış dahil her türlü yetki için imza verdi. Bu ortaklar dava açmayan kişilerdi.
Paralel Yapı’yla ilgileri olmayan kişiler. Daha ilk günden ‘Biz bunlardan kurtulamıyoruz’
diyerek TMSF’ye gitmişlerdi.

_**– Talipli çıkar mı sizce?**_
Bankanın mevduatı eridi. O yapının paralarının büyük
bölümü 100 bin TL’nin altındaki hesaplardan oluşuyor. Garanti altına almak için 
hesapları bölmüşlerdi. Talipli olacak kişi ‘Biz burayı alırsak mevduat çekişi yaşanır
mı’ diyebilir. Diyelim ki, bankayı aldı, herkes kapısına dayandı parasını çekmek
istiyor. O zaman sadece lisansı almış olacak. Onu ben de veriyorum. Bir de böyle
bir yapıyla bazı insanlar muhatap olmak istemiyor.

_**– Tasfiye edilse devlete maliyeti olur mu?**_
Bu haliyle devlete bir maliyeti
olmaz. Çünkü mevduat kadar kredi portföyü var. Oradan alınacak paralarla mevduat
sahiplerinin alacakları karşılanabilir. Diyelim ki, tasfiye oldu. Borçları ve alacakları
bir araya getirilir. Ortada para kalırsa ortaklar alır. Halka açık olduğu için hissedarlara
dağıtılır. O yapıdan ortakların birçoğu hakkında davalar var. Maddi cezai durumları
olanlar varsa o paralara tedbir konur.

_**– İlginin azalması biraz yavaşlama sinyali mi? Regülasyonlardan mı kaynaklanıyor?**_

Sektör 2001 krizinden bu yana büyüdü. Büyümenin sonu diyemeyiz. Ama buna yorulma
veya bekleme diyebiliriz. Sektör dünyadaki konjonktürel durumlarla birlikte bir 
nefes alıp, bakmak istiyor. Şunu belirteyim: İyi ürün ve iyi yönetim ortaya koyan
rakiplerini geçiyor. Regülasyonlarda Avrupa’dan daha ileriyiz. Mesela onlar yüzde
8 sermaye yeterlilik rasyosu uyguluyor. Biz de oran yüzde 12. Bankalarda ortalama
yüzde 15.8. Bankalar yüzde 13 sınırında olsa ve ‘kredi veremiyoruz bu yüzden’ dese
o zaman bakarız, yüzde 10’a çeksek mi diye düşünebiliriz. Ama onlar yüzde 12 bandına
kendileri yakın durmak istemiyor. Halbuki, aktif-pasif yönetimi diye bir şey var.
Merkez Bankası da yüksek rezerv tutuyor. Parayı yurtdışına yatırıyor. O paranın 
büyük kısmı bankaların. Bankadan kaçtan alıyorsun, sonra yurtdışına kaça yatırıyorsun?
Rahat uyuyacağım diye para orada duruyor. ‘Merkez yanlış yapıyor’ demiyorum onu 
bunu yapsın da demiyorum. Ama uygun politika geliştirmeliyiz.

_**– Son dönemde sektöre hep yabancılar ilgi gösteriyor. Yerlilerden hiç talep yok…
Neden sizce?**_
Yerli sanayiciler bankacılığa çok hevesli değil. Güçlü grupların
tamamı sattı, ortak aldı. Bankacılık sanayicilerin genlerinde yok. Yerli yatırımcılar
daha çok finansal kuruluşlar, varlık yönetimi, leasing, ödeme sistemleri gibi diğer
alanlara geliyorlar.

**TAŞINMADA KİMSEYİ MAĞDUR ETMEYECEĞİZ**

_**– Taşınma konusunda acele mi edildi?**_
Taşınma mevzusu 2011’den bu yana gündemde.
Sürekli Bakanlar Kurulu kararıyla erteleniyordu. İstanbul Finans Merkezi’ndeki binamız
ancak 4-5 yılda tamamlanır. İnsanlara taşınma süreleri verdik. Bugün yapmasak sonra
ramazan giriyor, ardından bayram, daha sonra tatil dönemi… Bunun sonu yok. Okul 
dönemi ve eş durumu 45 kişiyi ilgilendiriyor. Ankara’daki ofis 45 yıllık bir binaydı.
Bir şey yapsanız masrafa değmiyordu. Halen prosedürler devam ettiği için başkanlık
Ankara görünüyor. Ramazandan sonra resmi açılışı yaparız. Kimseyi mağdur etmemek
için çalışıyoruz. Kamuda lojmanlardan feragat ediliyor ama belki Ankara’dan gelenler
için böyle bir yöntem veya TOKİ ile anlaşıp konut yaptırma imkanı olabilir mi bunları
değerlendireceğiz.
