# Bankacılar siyasi baskıdan rahatsız

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bankacilar-siyasi-baskidan-rahatsiz-9722h/
- Yayımlanma: 2016-02-08T13:55:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reel kesimin son dönemde bankaların kredileri geri çağırdığı yönündeki şikayetleri,
açıklamaları finans sektöründe şikayetlere neden oluyor. Ancak, uluslararası kuruluşlardan
risk uyarıları alan bankacılık sektörü sadece bundan rahatsız değil… 

İşte Hürriyet yazarı Erdal Sağlam’ın konu ile ilgili o yazısı:

Bir yandan iflas erteleme haberleri artarken, öte yandan işadamları örgüt temsilcilerinin
krediler konusunda bankalardan yüksek sesle yakınmaları da başladı.

Rusya ile yaşanan gerginlik nedeniyle, turizm, tavukçuluk gibi sektörlerde sıkıntılar
artarken, bu sektörlerde çalışan şirketlerin doğal olarak bankalarla başı derde 
giriyor.

Mevcut gerginliğe dayalı dış politikanın devamı halinde sıkıntının büyümesi de kaçınılmaz.

Ancak bunların ötesinde genel bir kredi sorunu başladı ve bu nedenle özellikle KOBİ
temsilcileri, “Bankalar büyük şirketlere kredi vermeye devam ederken, bize artık
vermiyorlar” demeye başladılar.

Böyle dönemleri daha önce de yaşamıştık; işadamlarından gelen şikâyetler artar, 
arkasından hükümetin banka suçlamaları gelir.

İşte yine böyle bir aşamadayız…

Tüm bu şikayetleri bankacılarla konuştum.

Gördüğüm kadarıyla bankacılar sadece reel sektörün yakınmalarından değil, siyasetçilerin
üzerlerine gelmesinden de şikayetçiler.

“Sermayelerimiz patinaj yapıyor” diyen bankacılar, son dönemde Danıştay’ın hesap
işletim ücreti alınmasını iptal etmesinin artık sektörün üzerine gelinmesinde “son
nokta” olduğunu söylüyorlar.

Komisyon gelirlerinin sınırlanmasına ek gelen bu kararın banka gelirlerindeki sıkıntıyı
büyüttüğünü belirtiyorlar.

Zaten sektöre salınan vergilerin, yoğun rekabet cezalarının sektörü yeterince sıkıntıya
soktuğunu, sektörün gelir yaratamaz hale geldiğini belirtiyorlar.

Sermaye kârlılığında ciddi sıkıntılar olduğunu, gelir artmadığı için sermayelerin
büyümediğini kaydeden bankacılar, maliyetlerin de ciddi biçimde arttığını hatırlatıyorlar.

Bankaların kağıt portföyünün azaldığını, dolayısıyla bankaların kredi ile gelir 
yaratmaya hala çaba gösterdiğini kaydeden bir bankacı, bankaların 2016 yılı kredi
hedeflerinin de hâlâ agresif olduğunu söyledi.

Bunun yanında tüketime dönük kredilerin de devam ettiğini hatırlattı.

Ancak maliyetler nedeniyle kredi verirken daha seçici olmalarının doğal karşılanması
gerektiğini kaydeden bankacılar, kredilerle mevduat arasında bozulan denge nedeniyle
mevduatı artırmaları gerektiğini, bu nedenle yaşanan rekabetin de etkisiyle mevduat
faizlerinin yukarı geldiğini söylediler.

Munzam karşılık ve diğer ek unsurlar eklendiğinde mevduatın kendilerine toplam maliyetinin
yıllık yüzde 14.5-15’lere geldiğini hatırlatan bankacılar, dolayısıyla kredi maliyetleri
arttığı için bunu geri ödeyecek şirketlerin seçilip sınırlanmasının doğal olduğu
kanısındalar.

**KURLARLA İLGİLİ SIKINTI BÜYÜK**

Son dönemde küresel iklimin yarattığı olumlu hava nedeniyle kurların aşağı gelmesinin
sevindirici olduğunu kaydeden bir bankacı, “Maalesef Merkez Bankası’nın faiz kararında
gecikmesi, kurların yüksek kalmasına neden oldu, bu da başta sermaye erimesi olmak
üzere sektörde büyük sorun oluşturdu” dedi.

Son günlerde mevduat faizinin artmasının da etkisiyle küçük de olsa dolardan TL’ye
dönüş yaşandığını kaydeden bankacı, “Piyasa kötü başladığı yeni yılda en az birkaç
ay sakin gitmek için iyi haberleri satın almak zorunda” dedi.

Son dönemdeki iflas erteleme furyasının sakinleşmesini bekleyen bankacı, “Bazı şirketler
sıkışınca krediyi geri ödememek için iflas erteleme istemeye başladılar, mekanizmanın
kötüye kullanımı arttı, hukuk bürolarımız fazla mesai yapıyorlar” dedi.

Özetle; reel sektör kredi konusunda kendilerini sıkıştırdıkları için bankacılardan,
bankacılar da makro ekonomi ve yapılan hatalar nedeniyle artan yükler, azalan sermaye
karlılığı ve bunun karşısında almak zorunda kaldıkları kararlar için suçlu ilan 
edilmekten şikayetçiler.

Bu yıl belli ki yine banka-reel sektör söz düellosuna şahit olacağız.

 
