# Bankalar Birliği Başkanı’ndan bankalara uyarı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bankalar-birligi-baskanindan-bankalara-uyari-20415h/
- Yayımlanma: 2017-03-01T11:58:29+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü
Hüseyin Aydın, “Topladığı mevduatı tamamen krediye dönüştürememiş kesimler varsa
onların parayı boşta tutmaması ve onu ekonomiye kazandırması gerekmektedir. Paranın
üstüne oturmamak lazım. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız ile aynı görüşteyiz.” dedi.

TBB Yönetim Kurulu üyesi banka genel müdürlerinin katılımıyla düzenlediği sohbet
toplantısında, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde
bulunan Aydın, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. 

Dünyanın, şahit olduğu en ağır küresel ekonomik krizde olduğu gibi, Türkiye tarihinin
yaşadığı en alçak girişim olan 15 Temmuz’da da bankacılık sektörünün, kendisinden
beklenen sakin ve sağlam duruşu sergilediğini ifade eden Aydın, olumsuz gelişmelerin
Türkiye’nin büyüme hızını biraz yavaşlattığını ve potansiyellerinin altında büyüdüklerini
söyledi. 

Aydın, bankaların tek tek hataları olabileceğini ancak sektör olarak ülke ve ekonomi
için en doğrusunu yapmaya çalıştıklarını söyledi. 

Bankaların Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) nezdinde tuttuğu döviz cinsinden
zorunlu karşılıklara uygulanan risk oranının yüzde 50’den sıfıra indirilmesinin 
sermaye yeterlilik rasyolarına etkisine ilişkin soru üzerine, Aydın, bunun bankaların
sermaye yeterlilik rasyosuna 70 baz puan civarında katkısı olacağını kaydetti.

Aydın, Türkiye Varlık Fonu’nun ekonomi ve bankacılık sektörüne etkisine ilişkin 
soruya da, “Varlık Fonu, derin olmayan piyasalarda makul olmayan hareketleri sınırlandırma,
daha makul piyasa yapısına katkıda bulunma ve uçtan uca ülkenin ekonomik aktivitesini
daha iyi yönetme düşüncesiyle kuruldu.” yanıtını verdi.

**“52 milyar liranın üzerinde yapılandırma yaptık”**

Hüseyin Aydın, kredi ve kredi kartı borcu yapılandırmasına ilişkin soru üzerine,
geçen yılın eylül ayı itibarıyla 52 milyar liranın üzerinde kredi ve kredi kartı
borcuna yeniden yapılandırma yapıldığını, bunu zimmet kararı öncesinde gerçekleştirdiklerini
kaydetti. 

Ortada böyle bir risk unsuru varken inandıkları ve doğru bildikleri yapılandırmayı
gerçekleştirdiklerini ifade eden Aydın, “İyi ki de yaptık. Bu son derece yüksek 
bir tutar. Bunların önemli bir bölümü canlı kredi iken yapılandırıldı.” diye konuştu.

Yaptıkları işlemin yeni kredi anlamına geldiğine, son dönemde Türk bankacılık sisteminin
dünyanın en çok kredi veren bankacılık sistemi olduğuna işaret eden Aydın, şu anda
bu miktarın toplam kredilerle mukayese edildiğinde yüzde 3 civarında bir ortalamaya
tekabül ettiğini bildirdi.

Aydın, “Takipteki kredi oranına (NPL) baktığımız zaman çok az bir bölümünün sorunlu
hale dönüşeceğini düşünüyoruz. Yani sorunlu kredi kadar bir bölümün de yapılandırılmış
olduğunu görüyoruz.” dedi. 

Bankaların fonlama maliyetine ilişkin soru üzerine, kendilerinin operasyonel maliyetleri
düşürebileceğini söyleyen Aydın, “Yüzde 10,4 ile topladığımız mevduatı, TCMB’nin
fonlama maliyetinin yüzde 10,3 olduğu bir ortamda konut kredisini yüzde 11,5 ile,
kurumsal krediyi de yüzde 13,3 ile satıyoruz. Sektörde NPL oranı yüzde 3,2 ve yapılandırma
oranı yüzde 3. Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. TCMB’nin fonlama maliyeti 
ortalama 100 baz puan düşmüşken, biz faizleri 300 baz puan düşürmüş durumdayız.”
şeklinde konuştu. 

**“Hem kredi verirken basiretli davranıyoruz hem de krediyi alanlar doğru yerde 
kullanıyor”**

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın, Türk bankacılık sisteminin aktif kalitesinin son
derece iyi, dünyanın en deneyimli ve en yetkin bankacılığı olduğunu belirterek, 
konuşmasını şöyle sürdürdü: 

“Türk halkı, hem birey hem iş adamı anlamında edimlerini yerine getirme konusunda
çok ahlaklı. Etraf toz duman, dünyanın büyümediği bir ortamda, bütün yapılandırılan
krediler NPL’ye dönüşse ne olur? Yapılandırma ve takibe dönüşmüş alacakları toplasanız
NPL oranımız, gelişmekte olan ülke ortalamalarının yüzde 50-60 altında olur. Hem
kredi verirken basiretli davranıyoruz hem de krediyi alanlar doğru yerde kullanıyor.
Bu ülkede farklı raporlama ve çalışma yapan gruplar elbette olacak. ‘Ülke az büyüyünce
bankaların aktif kalitesi ne olur’ diye soruluyor. Sorunlu kredilerin, toplam kredilere
oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 3,2, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 9,3. Bizde ise
yüzde 3 civarında. Birileri bir şeyler olsun mu istiyor yoksa yönetip yönetemeyeceğimizi
mi görmek istiyor? Ben 13 yıldır genel müdürlük yapıyorum. Şu ana kadar hiçbir şey
olmadı.” 

**Zimmet suçu ve sicil affı**

Hüseyin Aydın, zimmet suçu ile ilgili düzenlemeye yönelik soru üzerine, buradaki
belirsizliklerin ortadan kalkmasının uzun süredir bankacılık sektörünün talebi olduğunu,
bunun da yasa koyucu tarafından yerine getirildiğini, böylece elde ettikleri imkanı
daha büyük bir cesaretle Türkiye’nin büyümesi için kullanacaklarını, bu durumun 
duruşlarını ve yürüyüşlerini olumlu yönde etkilediğini söyledi. 

Aydın, sicil affına yönelik düzenlemeye ilişkin de, “Yapılan düzenleme öncekilerden
farklı. Düzenlemenin sonu, ‘dikkate alınmayabilir’ ile bitiyor. Bu dikkate alınmayacak
anlamına asla gelmiyor. Şu anda TBB Yönetim Kurulu olarak, dikkate almıyoruz. Ama
sadece sicil ile ilgili bölümü dikkate almıyoruz. Burayı gidermiş olan müşterimizin
başka bölümlerle ilgili bir problemi varsa bu yine bir kredibilite sorunudur. Sayın
bakanımızın açıklamasında da bu husus vardır.” görüşünü dile getirdi. 

**“İmkanı bulduğumuzda mevduatı krediye dönüştürüyoruz”**

TBB Başkanı Aydın, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bankalara ‘parayı kasada
tutmayın, paranın üzerinde oturmayın’ eleştirisi var. Bankaların kredi mevduat oranı
yüzde 120 civarında. Acaba bir iletişim eksikliği mi söz konusu?” sorusu üzerine,
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuya ilişkin eleştirisinin genel uygulamaya yönelik
olduğunu söyledi. 

Aydın, bankaların topladıkları mevduatı krediye dönüştürmesinin istihdam ve büyümeye
katkı sağlayacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Arzu ettiğimiz durum da budur. Türk bankacılık sistemi topladığı bütün mevduatı
krediye dönüştürmüştür. Topladığı mevduatı tamamen krediye dönüştürememiş kesimler
var ise onların parayı boşta tutmaması ve ekonomiye kazandırması gerekmektedir. 
Türk bankacılık sistemi alınan sair önlemler, yapılan düzenlemeler ve risk iştahı
ile birlikte geçen yılın son çeyreğinde, ilk 9 ay kadar kredi büyümesi gerçekleştirdi.
Mevduat ve likidite konusunda TCMB ve BDDK bize ciddi anlamda imkanlar sağlama gayreti
içerisindeler. Bu imkanı bulduğumuzda mevduatı krediye dönüştürüyoruz. Paranın üstüne
oturmamak lazım. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız ile aynı görüşteyiz.”

**“Eldeki kaynağın üstünde boşuna oturmayın”**

Hüseyin Aydın, Ziraat Bankası Genel Müdürü olduğunda yaşadığı bir olayı anlatırken,
30 Haziran 2011 ve 31 Aralık 2011 tarihli Ziraat Bankası bilançosuna bakıldığında,
İş Bankası ile Ziraat Bankası’nın aktif büyüklüğünün atbaşı gittiğini, Ziraat Bankası’nın
aktif toplamda biraz üstte durabilmek için mevduata yüklendiğini ancak kredilerinin
İş Bankası kredilerinin yarısı kadar olduğunu belirtti. 

Aydın, şöyle devam etti: 

“O mevduat, hem pahalılaştırılmış bir mevduattı hem de ülkenin büyümesine verilmemiş
bir kaynaktı. Ben o kaynağı (30 milyar lira) Türk bankacılık sistemine bıraktım.
Bunların bir bölümünü de daha ekonomik olduğu için para piyasalarından borçlandım.‘
2001 krizinden sonra hiç borçlanmayan Ziraat Bankası’na bir genel müdür geldi. 6
ayda bankayı borçlandırdı’ diye ihbarda bulundular. Şimdi çok iyi ilişkiler içindeyiz.
BDDK’ya bir şey söylemek istemiyorum. Bu durum inceleme konusu da oldu. Aslında 
Cumhurbaşkanımızın kastettiği olay budur. Salt büyüklük için bu tarz kullanmayacağınız
ve ülkenin genel bilançosuna katkı da sağlamayacak eldeki kaynağın üstünde boşuna
oturmayın, onu ülke için kullanın demektir.”

**“Türkiye’de faaliyet gösteren tüm bankalar Türk bankasıdır”**

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’nun geç
yayımlandığını, mevcut birtakım operasyonel eksikliklerin hızla giderileceğini söyledi.

Türkiye’nin geleceğine güvendiklerini ve ülke ekonomisinin büyümesini sürdüreceğini
ifade eden Aydın, bankacılıkta karlılık kadar verimliliğin de konuşulması gerektiğini
kaydetti. Aydın, karlılıkta tek hane istemediklerini belirterek, “2017, 2016’dan
daha iyi olacak. İlk 6-7 haftalık trend bunu gösteriyor.” dedi.

Bankaların proje finansmanı yapmaya devam edeceğini belirten Aydın, “Burada başka
proje finansmanı yapmak isteyen olursa bu rekabettir. Rekabet kaliteyi getirir, 
iyidir.” diye konuştu. 

Bankacılık sektöründe yabancı payının artmasına ilişkin soru üzerine de Aydın, şunları
kaydetti:

“Türkiye’de faaliyet gösteren tüm bankalar Türk bankasıdır. Sermayedarı farklı ülkelerden
olabilir. Sonuçta ülkemize sermaye getirmiştir ve ülkemizin firmalarını kredilendirmektedir.
Bu ülkenin insanına iş imkanı sağlamaktadır. Hatta hem yönetim hem de icranın en
üst kademesinde Türkler görev yapmaktadır. Keşke Türk bankacılık sektörüne ve ülkemize
her gün yatırım yapmaya bu tarz yatırımcılar gelsin. Hepimiz Türkiye’nin geleceğine
güvenen ve bunun için üzerine düşeni yapan bir sektörüz.” 

 
