# Bankalar fon toplama yarışına girdi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bankalar-fon-toplama-yarisina-girdi-37876h/
- Yayımlanma: 2018-07-02T12:16:32+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Küresel piyasalarda ticaret savaşlarına ilişkin riskler ve ABD Merkez  Bankası’nın(
Fed) faiz artışları gelişmekte olan ülke merkez bankalarının da sıkı  para politikası
uygulamasını beraberinde getirdi.
 Bu gelişmelerin yanı sıra yurt içinde enflasyonun
yüzde 10’un üzerinde  kalması ve döviz kurlarındaki sert hareketler, Türkiye Cumhuriyet
Merkez  Bankası’nın (TCMB) ilave sıkılaştırmaya gitmesine neden oldu. TCMB, 23 Mayıs’ta
borç verme faiz oranı 300 baz puan artırarak yüzde  13,5’ten yüzde 16,5’e yükseltirken,
28 Mayıs’ta da para politikası operasyonel  çerçevesine ilişkin sadeleşme sürecini
tamamladı. Merkez Bankası, bu doğrultuda  bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını
politika faizi olarak belirledi. Banka 7  Haziran’da politika faizini 125 baz puan
artırarak yüzde 17,75’e yükseltti. Artışta hem gelişmiş ülkelerde devam eden finansal
koşulların  sıkılaşması hem emtia fiyatlarındaki artış hem de yurt içindeki gelişmeleri
öne  çıkan faktörler olarak gösterildi. Küresel piyasalarda Fed’in yılın geri kalanında
iki kez daha faiz  artışı yapacağı tahmini ağırlığını korurken, yurt içinde de enflasyon
gelişmelerine bağlı olarak sıkı duruşun süreceği öngörülüyor. KREDİLER 9,5 YILIN
ZİRVESİNDE AA muhabirinin TCMB verilerinden derlediği bilgiye göre kredi ve  mevduat
faizlerinde son iki yıldan bu yana yükseliş trendi devam ederken,  özellikle Merkez
Bankası’nın mayıs ve haziran ayındaki faiz artışları da kredi ve  mevduat faizlerine
yansıdı. 2017 yıl sonunda yüzde 19,5 düzeyinde bulunan ortalama ihtiyaç kredi  faiz
oranı haziran ayının ikinci haftası itibarıyla yaklaşık 470 baz puanlık  artışla
yüzde 24,26’ya ulaştı. İhtiyaç kredi faiz oranı hazirandaki yüzde  24,26’lık değerle
Ocak 2009’dan bu yana gördüğü en yüksek seviyesine çıktı. Bankaların en fazla kullandırım
yaptığı ticari kredi faiz oranı da bu  dönemde yaklaşık 510 baz puanlık artışla 
yüzde 17,65’ten yüzde 22,74’e yükseldi.  Böylece ticari kredi faiz oranı 9,5 yılın
zirvesini gördü. Son altı aylık dönemde kredi türlerinde en fazla artış taşıt  kredilerinde
yaşandı. Geçen yıl sonunda yüzde 13,95 seviyesinde bulunan ortalama  taşıt kredi
faiz oranı, haziran ayının ortasında 840 baz puan artış göstererek  yüzde 22,37’
e ulaştı. Taşıt kredi faiz oranı Ocak 2009’dan bu yana en yüksek  seviyesine ulaştı.
Aylık ortalama kredi faizlerine bakıldığında ihtiyaç kredi faiz  oranının yüzde 
2,02, taşıt kredi faiz oranının yüzde 1,86, ticari kredi faiz  oranının yüzde 1,90
seviyesine çıktığı görülüyor. MEVDUAT FAİZLERİ YÜZDE 19’A YAKLAŞTI Sektöründe kredi/
mevduat oranının yüzde 120’leri aşması, yurt dışı fon  maliyetinin yükselmesi gibi
faktörler bankaları fon toplama yarışına girmesine  neden oldu. Türk bankacılık 
sektörünün sendikasyon kredilerini yenileme oranı  yüzde 110’u üzerine çıktı. Yurt
içinde de enflasyonun çift hanede olması ve döviz  kurundaki yüksek seviye tasarruf
sahiplerini mevduata daha yüksek faiz talep  etmeye yöneltti.  Bankalar fon kullandırımı
için hem yurt dışından hem de yurt içinden  kaynak temini konusunda yoğun çalışma
içinde bulunuyor. Yurt içinde özellikle  bazı küçük ve orta ölçekli bankalar, fon
bulma konusunda mevduat yarışına girdiği  görülüyor. Hoşgeldin faizi, bazı meslek
gruplarına özel mevduat oranları gibi  kampanyalarla tasarruf sahiplerine yüksek
mevduat faizi veriliyor. Geçen yıl sonunda 1 ve 3 ay vadeli mevduata uygulanan ağırlıklı
ortalama faiz oranı sırasıyla yüzde 11,22 ve yüzde 13,85 seviyesinde bulunuyordu.
Son 6 aylık dönemde mevduat faiz oranları 1 ay vadeli mevduatta 300 baz puan  artarak
14,25’e yükseldi. Aynı dönemde 3 ay vadeli mevduat da 255 baz puanlık  artışla yüzde
16,40’a ulaştı. Fon bulma yarışın nedeniyle sektörde mevduat faizlerinin bazı  bankalarda
yüzde 19’a yaklaştığı görülüyor. “PİYASALARDA BEKLE-GÖR POLİTİKASI HAKİM” Turkey
Macro View Consulting Yönetici Direktörü ve Ekonomist İnan  Sözer, enflasyonun yükselişinin
sürmesi nedeniyle faizlerdeki yükselişin bir  müddet daha devamının beklenebileceğini
söyledi. Küresel çapta riskten kaçışa rağmen seçimden sonra Türkiye’de ekonomi  
politikalarında rasyonaliteye dönüş ümidiyle “bekle-gör” politikasının hakim  olduğunu
ifade eden Sözer, “Maliye politikasında sahip olunan manevra alanı  sürdürülebilir
büyümeyi önceleyecek şekilde kullanılırsa, dış politikada  öngörülebilirlik artarsa
TL cinsi varlıklar için daha olumlu beklentiler ve  faizlerde düşüşler gündeme gelebilir.
Mevcut konjonktürde yatırımcı algısını  renove edecek politika aksiyonları gelene
kadar, reel olarak 2001 sonbaharından  beri en zayıf seviyesine inmesine ve görece
sıkı para politikasına rağmen, TL’de  ve kredi-mevduat faizlerinde anlamlı bir iyileşme
beklemiyorum.” diye konuştu.
