# ‘Bankalar kadınlardan daha fazla kefil istiyor’

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bankalar-kadinlardan-daha-fazla-kefil-istiyor-93036h/
- Yayımlanma: 2022-12-14T07:04:16+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[EBRD](https://www.ebrd.com/) tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, Türkiye’de
bankaların [kredi](https://www.borsatek.com/sp-global-perunun-kredi-notu-gorunumunu-dusurdu-93014h)
verme sürecinde kadın ve erkek girişimciler arasında ayrımcılık yaptığı sonucuna
varıldı.

J. Michelle Brock ve Ralph De Haas tarafından kaleme alınan araştırmada, Türkiye’deki
kadın ve erkek girişimcilerin kredi başvurularında koşulsuz onay alma oranının aynı
olduğu fakat kadın girişimcilerden kefil istenme oranının erkeklerden yüzde 26 daha
fazla olduğu belirtildi.

Bloomberg HT’ye konuşan EBRD Kıdemli Ekonomisti J. Michelle Brock, Türkiye’de kadın
girişimcilerin kredi başvuru sürecinde ayrımcılığa uğrama sebeplerini ve bu ayrımcılığın
ülke ekonomisine olan sonuçlarını değerlendirdi.

Araştırma, küçük işletmelere verilen kredilerde cinsiyet ayrımcılığını ortaya koymak
amacıyla 334 Türk banka çalışanı ile yapıldı. Raporda, ayrımcılığın esas olarak 
kredi başvurusunda bulunan ve erkek egemen sektörlerde çalışan kadınları etkilediği
belirtildi. Diğer taraftan, genç banka çalışanlarının, 45 yaş üstü banka çalışanlarına
göre kadın girişimcilerden kefil isteme oranlarının daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Brock, Türkiye’de aynı firmayı işleten ve aynı beceriye sahip iki işletmecinin aynı
miktarda kredi talep ettiğini ancak kadın işletmecilerden kefil istenme oranının
erkeklere göre yüzde 26 daha yüksek olduğunu söyledi. Kadın girişimcilerin babalarından
ya da erkek kardeşlerinden kefil olmasını istediğini belirten Brock, bu durumun 
kadın işletmecinin sosyal çevresi için oldukça maliyetli bir hal aldığını dile getirdi.

Brock, kadınlardan kefil istenmesinin ülke ekonomisine olan etkisini değerlendirdiği
konuşmasında, kadın işletmecinin kefil bulamaması durumunda projeyi rafa kaldırdığını
ya da kadınların çoğunlukta olduğu başka bir sektöre yönelmek zorunda kaldığını 
belirtti. Kârlı bir projenin gerçekleştirilememesinin şirketin büyümesini etkilediğini
söyleyen Brock, bunun da dolaylı olarak devlet için düşük vergi gelirine neden olduğunu
dile getirdi.

### “Genç bankacılar kadınlara kredi vermekte daha temkinli”

Genç banka çalışanlarının, 45 yaş üstü banka çalışanlarına göre kadın girişimcilerden
kefil isteme oranlarının daha yüksek olmasının nedenini değerlendiren Brock, şu 
ifadeleri kullandı:

“Aslında bu mantığa aykırı bir sonuç, çünkü genellikle gençlerin daha açık fikirli
olmasını bekleriz. Ancak gerçek şu ki, kariyerinize ilk başladığınızda, özellikle
bir çalışan olarak, bankanızın kredi verdiği bölümler hakkında öğrenmeniz gereken
çok şey vardır. Kâğıt üzerinde oldukça iyi görünen bir adayın dosyasıyla ne yapacağınız
konusunda kararsız olabilirsiniz ve perde arkasında farkında olmadığınız bir şeyler
olabileceğinden endişeleniyorsunuzdur. Çünkü özellikle inşaat, gemicilik veya diğer
erkek egemen sektörlerde kadınları görmeye alışık değilsinizdir. Bizim yorumumuz,
belirsizlik ortamında bu genç çalışanların bir nevi para kaybetme riskini azaltmak
için kefil isteyerek kendini korumaya ittiğidir.”

### Ayrımcılığın önlenmesine yönelik 3 strateji belirlendi

Araştırmada, kadın girişimcilerin maruz kaldığı ayrımcılığın önlenmesi amacıyla 
3 stratejinin uygulanması öneriliyor. Bunlardan ilki, kredi temin etmede görevli
genç banka çalışanlarının bulunduğu gruplara daha kıdemli çalışanların eklenmesi.

İkinci olarak, örtük önyargıların gerçek dünyadaki etkisini hafifletmeye yönelik
stratejilerin izlenmesi tavsiye ediliyor. Örneğin, bankaların kadınlara kefilsiz
kredi vermek için şube düzeyinde hedefler belirlemesi ve bu hedefi karşılayamayan
şubelerin sorumlu tutması gibi. Ya da, başarılı kadın girişimcilerin bankaların 
iç iletişim ve eğitim programlarına entegre edilmesi öneriliyor.

Üçüncü olarak, banka kredilendirmelerinin tamamen algoritmik karar verme yöntemi
ile değiştirilebileceği öneriliyor. Ancak, raporda algoritmik kredi puanlamasının,
örtük önyargılara eğilimli sektörlerde yüz yüze ayrımcılığı azaltabilirken, kredi
verme açısından sosyal gruplar arasındaki eşitsizlikleri azaltmada başarısız olabileceği
belirtiliyor.

Sonuç olarak, dünya genelinde kadın girişimcilerin erkek girişimcilere göre bankalardan
daha az borçlandığı düşünüldüğünde, bu araştırma ile Türkiye’de de kadın girişimcilerin
üretken kapasitesini yeterince kullanmasını engelleyen kredi kısıtlamalarıyla karşılaştıkları
savunuluyor. Türk bankalarının yakın zamanda, bu araştırma özelinde şirket içi bir
çalışma yapıp yapmayacağı da merak konusu.
