# Bankaların karı kur nedeniyle azaldı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bankalarin-kari-kur-nedeniyle-azaldi-1691h/
- Yayımlanma: 2014-03-13T14:39:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın, “Ocak ayındaki bu kar düşüşü
geçicidir, yılın kalan bölümünde bankacılık sektörü para kazanacaktır. Ama karlar
azalacaktır. Bu zaten beklenen bir sonuç” dedi.

Hüseyin Aydın, 3. Arap-Türk Bankacılık Forumu’ndaki açılış konuşmasının ardından
gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Bankacılık sektörünün 2014 yılı ocak ayı kar rakamlarına ilişkin değerlendirmede
bulunan Aydın, ekonomi yönetiminin aldığı bir takım tedbirlerin banka karlılıkları
üzerinde negatif etkisi olacağını daha öncede kamuoyu ile paylaştıklarını ve bu 
kararlar alınırken böyle sonuçlar olacağını bildiklerini söyledi.

Salt ocak ayının karlılığını değerlendirerek yılın bütününde bu denli yüksek çapta
kar azalımı beklemediklerini ifade eden Aydın, ocak ayında karlılıkta yaşanan düşüşün
nedenlerini şöyle sıraladı:

“Kur farklarından meydana gelen bir zarar yazma sürecimiz var. İkincisi de herkesin
bildiği gibi Türkiye’de bankacılık sektörünün pasifi çok kısa vadeli. Mevduatı hemen
fiyatlıyoruz. Faiz artışları hemen bizim maliyetlerimize yansıdığı halde aktifte
krediler uzun vadeli olduğu için fiyatları oraya yansıtamadık. Dolayısıyla faiz 
giderlerimiz arttığı halde faiz gelirlerimizde bir düşme var. Doğal olarak ocak 
ayında ciddi anlamda kar düşüşü var ama yılın kalan bölümlerinde asla bu denli bir
düşüş beklemiyoruz.”

Özkaynak karlılığı ile ilgili ocak ayı değerlendirmesi yapmanın da haksızlık olacağını
ifade eden Aydın, sektörün öz kaynak karlılığına “2013 Şubat-2014 şubat” şeklinde
bakıldığında bunun yüzde 12,7’ler civarında olduğunu belirtti. 

TBB ve bankalar olarak yüzde 12’nin altında bir sermaye getirisinin, Türk bankacılık
sektöründe özkaynak biriktirmede sorun olacağını daha önce de ifade ettiklerini 
anımsatan Aydın, “Yine ifade ediyoruz. Ama ümit ediyoruz, öz kaynak karlılığımızı
yüzde 12’nin altına indirmeyiz diye düşünüyoruz. Çok iyi çalışacağız” dedi.

Aydın, ocak ayında kar rakamlarındaki bu düşüşün geçici olduğunu vurgulayarak, yılın
kalan bölümünde bankacılık sektörünün para kazanacağını, ama karların azalacağını,
bunun da zaten beklenen bir sonuç olduğunu söyledi. 

“Yılın tamamında yüzde 10 civarında karda bir azalma bekleniyor. Buna katılıyor 
musunuz?” şeklindeki soruya Aydın, “Kredi büyümemize baktığımızda hala yüzde 25’
lik bir kredi büyümesi bekleniyor. Bu yıl yüzde 15 ile yüzde 20 arasında bir kredi
büyümesi göreceğiz. Kredi büyümesini fiyatladığımız sürece sektörün öz kaynak karlılığının
yüzde 12 civarında gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum” şeklinde cevapladı.

 **Ziraat Bankası katılım bankası kuruyor**

 

 “Kamu bankalarının katılım bankası kurması yönünde çalışmalar var. Son olarak Halkbank’ın
çalışmalarının durduğu yönünde haberler çıktı. Durum nedir?” sorusu üzerine Aydın,
kendisinin Halkbank ile ilgili bir şey söyleyemeyeceğini, bunun Halkbank Genel Müdürü’ne
sorulması gerektiğini söyledi.

Üç kamu bankası ile ilgili böyle bir şeye niyet edildiğini söyleyen Aydın, şunları
ifade etti:

“Ben kendi bankamla ilgili olarak söyleyebilirim, Ziraat Bankası, bir katılım bankası
için bir kaç ay önce çalışmalarına başladı. Teknoloji alanında yatırımlarımıza devam
ediyoruz. Uzun olmayan bir süreçte Ziraat’in katılım bankasını göreceğiz. Süre ile
ilgili bir tarih vermeyim. Teknoloji yatırımı devam ediyor. Ne kadar erken bitirirsek
o doğrultuda piyasaya gireceğiz. Bununla ilgili elbette ilgili otoritelere başvuru
süreci devam edecektir. Sermaye tarafı, izin tarafı devam edecektir. İsimle ilgili
şu anda bir çalışmamız yoktur. Ziraat Bankası çok uzun olmayan bir süreçte katılım
bankası ile huzurlarınızda olacak. Bir tarih vermiyorum. Ciddi bir hazırlığımız 
var.”

“Yabancı bir ortak alınabilir mi?” sorusuna Aydın, “Hayır, sadece biz tek başımıza
kurmayı düşünüyoruz. Sermayeyi biz, Hazine, hepimiz koyacağız” yanıtını verdi.

**“Sorunlu kredi rasyosunun asla yüzde 3’ü geçeceğini düşünmüyorum”**

 

Aydın, sorunlu kredi rasyosunun şu anda yüzde 2,7-2,8 olduğunu ve bunun asla yüzde
3’ü geçeceğini düşünmediğini belirterek, “Türk bankacılık sektörü kriz yönetiminde
deneyimli bir kadroya sahip. Yeniden yapılandırma, yeni pazar arayışları… ABD’deki
olumlu gelişmeler, Avrupa Birliği (AB) ülkelerindeki büyüme trendleri bizim lehimize
çalışıyor. O yönüyle hem sorunlu kredi rasyosunun daha düşük düzeyde kalacağını 
hem de kredi hacminde beklentilerin ötesinde bir büyüme sürprizi yapabileceğimizi
söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

Son dönemde yaşanan iç siyasi gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerinin son derece
sınırlı olduğuna dikkati çeken Aydın, “Yaşadığımız süreç bellidir. Fed’in politikaları
bellidir. AB’deki uygulamalar bellidir. İç siyasi gelişmelerin mutlaka etkisi vardır
ama genel etki küreseldir. Bunun böyle bilinmesi gerekir” dedi.

 **Bankalar lehine düzenleme olabilir**

 

 Yılsonu dolar/TL beklentisinin sorulması üzerine Aydın, bu tarz beklentilere ilişkin
soruları cevaplamadığını söyledi. 

Aydın, yüzde 25 kredi büyümesi olduğunu ve bunun ağırlıklı bölümünün üretim ve yatırıma
yönelik krediler olduğunu ifade ederek, “Yani bireysel kredilerde bir azalma var
ki arzulanan husus budur. Elbette ekonomi yönetiminin aldığı bu karar bizi acıtsa
bile… Ülke gerçekleriyle uygundur diye biz de uyguluyoruz. Türk bankacılık sektörü,
cari açığı kapatacak, istihdamı artıracak, ihracatı artıracak yatırım kollarına 
kredi vermeye başladı. Bunun olumlu etkilerini göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Aydın, “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) yeni önlemler bekliyor
musunuz” şeklindeki soruya ise,  “Ekonomi yönetimi alınması gereken bütün önlemleri
aldı. Belki bazı önlemlerde bankalar lehine bir takım düzenlemeler olabilir. Karşılıklar
yönetmeliğinde belki uygulamalar olabilir. Yeniden yapılandırma ile ilgili bir takım
imkanlar verebilir. İhtiyaç olursa hem Merkez Bankası ile hem BDDK ile son derece
iyi ilişkilerimiz var. Taleplerimiz olursa yerine getirirler. Bugün için özel bir
talebimiz yok. Örneğin biz sorunlu kredide yüzde 3’ün üzerinde bir büyüme beklemiyoruz.
Farz edelim ki, çok büyük sıkıntılar oldu. İşler ters gitmeye başladı. 2008 yılında
ne yaptıysak aynısını BDDK ile birlikte yaparız”  yanıtını verdi.

 **“Mayıs ayından itibaren çok şeffaf ve çağdaş ücret ve komisyon uygulamalarını
göreceğiz”**

 

Aydın, “Somut olarak bize konuyla ilgili herhangi bir bilginin ulaşmadı. Bu tasarrufun
güvence altına alınmasının prim karşılığı vardır. Böyle bir uygulama olursa elbet
bize bir katkısı olur. Ticari mevduatın miktarı bellidir. Bankaların karlarını ciddi
etkileyecek bir süreç olmaz” dedi.

Ücret ve komisyonlarla ilgili düzenlemenin ne zaman yapılacağına ilişkin soru üzerine
Aydın, “Türk bankacılığı olarak şeffaf, açık, tüketiciyi önceden bilgilendiren, 
piyasa koşullarına uygun, müşterilerimizle bankaların mahkemelere düşmediği bir 
uygulama ile karşı karşıya geleceğiz. Son uygulama tarihi mayıs ayı. O tarihten 
itibaren çok şeffaf ve çağdaş ücret ve komisyon uygulamalarını hep birlikte göreceğiz”
dedi.

Hüseyin Aydın, “Bankaların karlılığındaki azalma nedeniyle bankalar lehine herhangi
bir düzenleme yapılabilir mi?” şeklindeki soruya şöyle cevap verdi:

“Ekonomide beklenmedik başka bir şey olursa, bir takım yeni düzenlemelere ihtiyaç
olursa biz her gün görüşüyoruz. 2008 yılında benzer düzenlemeler yapmıştık. İhtiyaç
olursa onları yaparız. Şu anda bunu gerektirecek herhangi bir durum yok. Belli bir
sermaye koymuş ve ticari faaliyet yapan kurumlarız. Bizim bazı taleplerimiz ile 
ekonominin realiteleri çelişebilir. Bu doğaldır. Elbette fotoğrafın büyüğüne bakmak
ve onlara da uymak zorundayız. Tüketici kredilerinde kısıtlama bizim karlılığımızı
daraltacaktır. Biz de bunu biliyoruz. Ama genel makroekonomi açısından bu faydalı
ise sektör olarak buna katlanırız. Tüketici kredilerinde vade kısıtı getirildi. 
Borçlanma daraltıldı ve biraz da pahalılaştırıldı. Talepte düşüş var. Bizim iştahımızda
da düşme var. Toplam kredi artışının içine bakıldığında bireysel yüzde 21’lere geldi
ve 4 puanlık bir düşme gördük.”

Zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi hakkında Aydın, “On yıldır TBB yönetimindeyim.
Her gittiğim yerde zorunlu karşılıklara faiz isteriz ve istemeye de devam edeceğiz.
Hala mevcut olan durumun dışında yeni bir gelişme yok” dedi.

Türk bankacılık sektörünün kaynak bulma konusunda sıkıntısı olmadığını ve topladıkları
mevduatların yüzde 110’unu krediye çevirdiklerini anımsatan Aydın, şunları kaydetti:

“Önümüzdeki dönemlerde kredi-mevduat arasındaki büyüme farkının 7-8 puana kadar 
gerileyeceğini düşünüyoruz. Şu anda mevduatta yüzde 13’lük ve kredide yüzde 25’lik
artış görüyoruz. Arada 12-13 puanlık fark var. Bu makasın 7-8 puana ineceğini ve
buradan aşağıya inmeyeceğini düşünüyorum. Dolayısıyla o makasta da biz işlerimizi
yerine getiririz. Bankacılık sektörünün yurt dışından borçlanmada hiçbir sorunu 
yok. Sadece maliyetlerde genel piyasa koşullarında artış var. Sendikasyon kredilerini
çevirmede sıkıntı yok. Banka olarak biz de nisan ayında sendikasyon çevirmeyi planlıyoruz.”
