# Bankaların şube ve çalışan sayısı düştü, karı arttı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bankalarin-sube-ve-calisan-sayisi-dustu-kari-artti-19095h/
- Yayımlanma: 2017-01-25T12:02:13+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

KPMG Türkiye, 2017 Bankacılık Sektör Raporu’nu açıkladı. Bankacılıkta 2016 değerlendirmesine
yer verilen rapora göre, Türkiye’de faaliyet gösteren 52 bankanın üçüncü çeyrek 
itibarıyla toplam aktif büyüklüğü 2,5 trilyon TL’ye ulaştı. Bunun yüzde 64’ünü oluşturan
krediler aynı dönemde yüzde 8,4 artarak 1,6 trilyon TL’ye ulaştı. Toplam aktif içerisindeki
yabancı para oranı yüzde 38,9 olurken sektörün geçtiğimiz yılın dokuz ayında 29 
milyar TL kar elde etti.

KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektörü Lideri Sinem Cantürk, KPMG Türkiye’nin gerçekleştirdiği
Türk bankacılık sektörünün araştırıldığı rapor hakkında bilgi verdi.

**Çalışan sayısı 211 bin 673’e geriledi**

Türk bankacılık sektöründe 2016 yılı Eylül ayı itibariyle 34 adet mevduat, 13 adet
kalkınma yatırım ve 5 adet katılım bankası olmak üzere 52 bankanın faaliyet gösterdiğini
belirten Cantürk, “Türkiye’deki bankaların şube sayısı geçen seneye göre azalarak
11 bin 926 adet olurken, bankalarda toplam çalışan sayısı da geçen seneye göre düşüş
göstererek 211 bin 673 kişi seviyesinde oldu.  Bankacılık sektörünün 2016 yılı üçüncü
çeyreği itibariyle aktif büyüklüğü 2015 sonuna kıyasla yüzde 7,5 artış göstererek
2,5 trilyon TL oldu. Toplam aktifler arasında yüzde 64 ile en yüksek paya sahip 
olan krediler aynı dönemde yüzde 8,4 artarak 1,6 trilyon TL olurken, Merkez Bankası
tarafından zorunlu karşılık oranlarında indirime gidilmesi sebebiyle aktifler içinde
bulunun zorunlu karşılıklar da yüzde 4,2 azalarak 198 milyar TL oldu. Yükümlülükler
tarafında ise yüzde 53 ile en yüksek paya sahip olan mevduatlar 2015 sonuna kıyasla
yüzde 7,7 artarak 1,3 trilyon TL’ye yükseldi” dedi. KPMG’nin raporundan öne çıkan
noktalar şöyle;

**Bankaların 9 aylık net kârı 29 milyar TL**

Toplam aktifler içerisindeki yabancı para oranı yüzde 38,9 olurken, toplam yükümlülükler
içerisindeki yabancı para oranı yüzde 42,7 seviyesinde gerçekleşti. Bankacılık sektörü
tarafından verilen kredilerin yaklaşık üçte biri yabancı para cinsinden olurken,
mevduatlar içerisindeki yabancı para oranı yüzde 39 oldu. Küresel krizden sonraki
yıllarda, Türk bankacılık sektöründe verilen kredilerin toplanan mevduattan fazla
artması sebebiyle kredi mevduat oranı her geçen yıl yükseldi. 2010 yılında 0,85 
olan kredi mevduat oranı, 2015 yılında 1,19’a, 2016 yılının Eylül ayında ise 1,2
seviyesine yükseldi.

**Kamu bankalarının kârı yüzde 41 arttı**

Bankacılık sektörünün kârlılık oranları incelendiğinde, 2016 yılında sektörün karlılık
oranının arttığı görülüyor. 2016’nın ilk 9 aylık döneminde bankacılık sektörünün
net dönem karı yüzde 54,7 artarak 29 milyar TL’ye yükseldi. Bu dönemde kârını oransal
bazda en hızlı artıran bankalar yüzde 66 ile yerli özel bankalar olurken, yabancı
bankaların kârı yüzde 60,5, kamu bankalarının kârı ise yüzde 41 artış gösterdi. 
Özkaynak kârlılığı açısından incelendiğinde ise geçtiğimiz sene yüzde 8,17 olan 
oranın bu sene ilk 9 aylık dönemde yüzde 11,03’e çıktığı görülüyor. Aktif kârlılık
ise geçen sene yüzde 1,08 düzeyinde iken, bu sene bu oran yüzde 1,47’ye yükseldi.

**Karlılık konusunda 2017 zorlu geçecek**

Türk bankacılık sektöründe 2016 yılında artan karlılık oranları ve sermaye yeterlilik
oranlarının yükselmesi artılar hanesine yazılırken, takibe dönüşüm oranları yükseldi.
Sektörde son dönemde döviz kurlarında meydana gelen önemli artışlar sebebiyle firmaların
bilançolarında meydana gelen bozulmalar takibe dönüşüm oranlarının yükselmesinde
etkili rol oynadı. TL’nin değer kaybetmesi ile birlikte 2017 yılında da söz konusu
oranda artış öngörülüyor.

Önümüzdeki dönemde faiz artışları olmasa bile, kredi mevduat oranının yüksek seyri
ve ek kaynak yaratmada doğabilecek zorluklar kredi büyüme hızında yavaşlamaya sebep
olabilir. Bu, karlılık konusunda 2016’ya göre daha zorlu bir yıl yaşanacağına işaret
ediyor.

**Fitch kararı bekleniyor**

Türkiye’nin son dönemde risk priminin artmasıyla birlikte bankaların yurtdışından
sağladığı sendikasyon kredilerinin maliyetleri yükseldi. Bunun sonucunda borç çevirme
oranının da 2017 yılında özellikle Fitch’in olası not indirimiyle birlikte düşmesi
bekleniyor.  Bütün bunların yanında, 2017’nin ekonomik büyüme anlamında 2016’dan
daha canlı bir yıl olacağı beklentisi, iç talepte ve turizmde 2016’ya göre daha 
yüksek rakamlar beklentisi, sektör için beklentileri olumlu yönde etkileyen faktörler.

2017’de içeride yeni negatif şoklar yaşanmazsa sektörün gücü ve ivmesinin, gelebilecek
dış şokları karşılayabilecek ve büyüme performansını sürdürebilecek düzeyde olduğu
söylenebilir.

**Bankacılıkta M&A piyasası canlıydı**

2016 yılı M&A piyasası açısından çok hareketliydi. Haziran ayında Finansbank A.Ş,
Ortadoğu ve Afrika bölgesinin lider finansal kuruluşu olan Katar’ın en büyük bankası
Qatar National Bank S.A.Q (QNB Group) tarafından satın alındı. Diğer taraftan, Temmuz
ayında ise Körfez bölgesinin en önemli bankalarından ve Katar’ın ilk özel bankası
olan, The Commercial Bank (P.S.Q.C.), Anadolu Grubu’nda bulunan yüzde 25’lik hisseyi
de alarak, ABank’ın tüm hisselerinin sahibi oldu. Bunun yanı sıra, Mayıs ayında 
Bank of China’ya mevduat bankası kuruluş izni verildi.

BDDK tarafından çıkartılan sermaye yeterliliğinin ölçülmesine ve değerlendirmesine
yönelik düzenlemeyle birlikte bankaların sermaye yeterlilik oranlarında yükseliş
yaşandı.

**1,6 trilyon TL’lik kredi verildi**

Bankacılık sektörünün 2016 yılı üçüncü çeyreği itibariyle sağladığı 1,6 trilyon 
TL’lik kredinin yarısını (802 milyar TL) ticari ve kurumsal krediler oluşturuyor.
Bunların dörtte birini KOBİ kredileri (405 milyar TL), kalan yüzde 25’lik kısmını
ise tüketici kredileri ve kredi kartları (403 milyar TL) oluşturdu. Geçtiğimiz yılsonuna
göre verilen krediler yüzde 8,4 artarken, ticari ve kurumsal krediler yüzde 12,8,
KOBİ kredileri yüzde 4,1, tüketici kredileri ve kredi kartları yüzde 4,7 artış gösterdi.

KOBİ kredilerinin gelişimine bakıldığında, 2016 üçüncü çeyreği itibariyle en fazla
kredi 164 milyar TL ile orta büyüklükteki işletmelere verilirken, bunu 135 milyar
TL ile küçük işletmeler izledi.

Geçtiğimiz yılsonuna kıyasla en fazla artış oranı yüzde 7,1 ile mikro işletmelere
verilen kredilerde görülürken, orta büyüklükteki işletmelere verilen krediler yüzde
4,5, küçük işletmelere verilen krediler ise yüzde 1,5 arttı. Mikro işletmelere 106
milyar TL kredi verildi.

**161 milyar TL ihtiyaç kredisi**

Bireysel kredilerin yapısı incelendiğinde, 2016 yılında sağlanan 403 milyar TL’lik
kredinin yaklaşık yüzde 40’ını ihtiyaç kredileri, yüzde 38’ini konut kredileri, 
yüzde 20,5’ini bireysel kredi kartları, yüzde 1,5’ini ise taşıt kredileri oluşturdu.
2016’nın üçüncü çeyreği itibariyle 2015 sonuna kıyasla toplam bireysel krediler 
yüzde 4,7 artış gösterirken, konut kredileri yüzde 7,7, bireysel kredi kartları 
yüzde 3,8 ihtiyaç kredileri ise yüzde 2,6 artış kaydetti. Taşıt kredileri ise 6 
milyar TL’lik seyrini korudu.

Takipteki krediler 2016 yılı üçüncü çeyreği itibariyle 2015 sonuna kıyasla yüzde
14,6 artarak 55 milyar TL oldu. Böylelikle, kredilerde takibe dönüşüm oranı yüzde
3,32’ye yükselerek 2010 yılındaki yüzde 3,66 seviyesinden sonraki en yüksek düzeyine
ulaştı. Takibe dönüşüm oranı tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları ile KOBİ
kredilerinde yüzde 4,5 seviyelerinde seyrederken, ticari kredilerde ise bu oran 
yüzde 2 düzeyinde seyrediyor.

**En çok takip oranı toptan ticaret, tekstil ve perakende sektörlerinde**

Takibe dönüşüm oranlarına sektörel olarak bakıldığında, en yüksek oranın yüzde 4,46
ile toptan ticaret, yüzde 4,21 ile tekstil, yüzde 3,87 ile perakende ticaret ve 
yüzde 3,78 ile inşaat sektörlerinde olduğu görülüyor.                           
Tüketici kredilerindeki takip oranları incelendiğinde, Eylül 2016 itibariyle yüzde
4,5 seviyesinde olan takibe dönüşüm oranının, 2009 yılındaki yüzde 6 seviyesinden
sonraki en yüksek düzeye ulaştığı görülüyor. Tüketici kredileri içerisinde takibe
dönüşüm oranı en yüksek olan kalem yaklaşık yüzde 8,1 ile bireysel kredi kartları
oldu. Bunu yüzde 6,2 ile ihtiyaç kredileri, yüzde 3,5 ile taşıt kredisi ve yüzde
0,4 ile konut kredisi takip etti.
