# Barolar Birliği’nden Erdoğan’ın “medya genelgesi”ne dava

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/barolar-birliginden-erdoganin-medya-genelgesine-dava-79622h/
- Yayımlanma: 2022-01-31T20:28:28+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Gerçek Gündem](https://www.gercekgundem.com/gundem/324306/tbbden-erdoganin-medya-genelgesine-dava)‘
in haberine göre Türkiye Barolar Birliği (TBB), “Basın ve Yayım Faaliyetleri” konulu
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da
dava açtı. Dava dilekçesinde, çocuk ve ailenin Anayasal hükümlerle zaten korunduğu
belirtilerek, söz konusu genelgenin otosansüre yol açacağı, temel hak ve özgürlüklerin
kısıtlanması sonucunu doğuracağı savunuldu.

Cumhurbaşkanlığı’nın 29 Ocak 2022 tarihli [Resmi Gazete](https://www.borsatek.com/tcmb-denetim-yonetmeligi-resmi-gazetede-79529h)’
de yayınlanan “Basın ve Yayım Faaliyetleri” konulu genelgesi tepki çekmişti. TBB,“
Medya aracılığıyla milli ve manevi değerlerimizi yıpratmaya, aile ve toplum yapımızı
temelinden sarsmaya yönelik açık veya örtülü faaliyetlere karşı Anayasa, kanun ve
ilgili diğer mevzuatla düzenlenen müeyyidelerin gereği yerine getirilecek” denilen
genelgenin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle bugün Danıştay’da dava 
açtı.

Söz konusu genelgenin kişi temel hak ve özgürlüklerinde ihlale yol açacağını savunulan
dava dilekçesinde, genelgenin sakıncalarını şöyle açıkladı:

“İfade ve basın özgürlüğünün karşısındaki kavram olan ‘sansür’ün ötesinde ‘otosansür’
etkisi yaratılacak. Hukuki belirliliği bulunmayan, öznel ve yoruma açık ifadeler
ile anayasal temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması sonucunu doğuracak dava konusu
Genelge ile verilen talimat, ilgili mevzuatı uygulayan ve zaman zaman anayasal temel
hak ve özgürlüklere yasa gereği dokunan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının takdir 
yetkisini baltalayacak.

Talimat verilen kamu kurum ve kuruluşların bu zamana kadar olan yasa maddelerini
yorumlama faaliyetlerini, Anayasa’nın ‘ölçülülük’ ilkesine aykırı şekilde dönüştürecek;
ilgili kanunlarda mevcut sınırlamaları aşmaları sonucunu doğurarak temel hakkın 
özüne dokunacak ve bütünüyle anayasal hükümlere aykırılık oluşacaktır.”

Genelgede yer alan ‘çocuk ve ailenin korunmasına’ ilişkin anayasal hükümlerin zaten
var olduğun hatırlatılan dilekçede, şu değerlendirmede bulunuldu:

“Belirsiz ifadelerle sınırlama getirilen temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal
sınırlama ölçütleri olarak aşağıda dile getirilecek ilgili kanunlar hukuk dünyasında
varlıklarını ve işlerliklerini sürdürüyor iken yürütmenin başı olarak, sonucunda
sansürün de ötesinde otosansürü tüm ülkeye dalga dalga yayacak şekilde temel hak
ve özgürlüklerin ne Anayasa’da ne de ilgili kanunlarda yer almayan belirsiz kavram
ve tanımlamalarla kısıtlanmasına yol açacak talimat verme işleminin iptali talebidir.

### “Belirsiz tanımlarla özgürlüğün özüne dokunma tehlikesi”

Çocuk ve ailenin korunması amacı ile yayımlandığı belirtilen dava konusu genelgeye
konu edilen radyo ve televizyon faaliyetlerine ilişkin hukuk dünyasında varlığını
ve işlerliğini sürdüren oldukça ayrıntılı hükümler içeren yasa maddesi bulunmakta
iken Genelge ile belirsiz tanımlamalar üzerinden ifade ve basın yayın özgürlüklerinin
özüne dokunma tehlikesi uygulamasına yol açılması hukuk devleti ilkesi ile ters 
düşmekte ve temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla belirli amaçlar doğrultusunda
sınırlanacağına ilişkin anayasal hükme de aykırılık teşkil etmektedir.”

Barolar Birliği dilekçesinde, genelgenin yürürlükte kaldığı sürece anayasal temel
hak ve özgürlüklerin özüne dokunulacağı uyarısında bulunularak şunlar kaydedildi:

“Dava konusu genelge yürürlükte kaldığı sürece anayasal temel hak ve özgürlüklerin
özüne dokunacak uygulamalara sebebiyet verilecek ve genelge ile getirilen öznel,
hukuki belirlilikten uzak kısıtlama kriterleri ile hakkın özüne Anayasa’da yer almayan
sınırlama ölçütleri ile müdahale edilecek; düşünce, ifade ve basın özgürlüğü zedelenecek,
hukuk devleti ağır bir yara alacaktır. Onarılamaz zararın engellenmesi ve telafisi
olanaksız durumların önlenebilmesi, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihatlarında
geçen ifade özgürlüğünün kullanımına ilişkin olumsuz anlamda yaratılan caydırıcı,
dondurucu etkinin de ortadan kaldırılması için yargılama sonuçlanıncaya kadar dava
konusu genelgenin yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir.”
