# Başçı: Türkiye için 2 risk

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/basci-turkiye-icin-2-risk-4535h/
- Yayımlanma: 2014-12-10T15:46:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2015 yılı para ve kur politikası toplantısını
gerçekleştirdi.

Toplantıda iki riske dikkat çeken Başçı, bunlardan birini ABD Merkez Bankası Fed’in
politikasını normalleştirmesi olarak belirtirken, diğer risk olarak da tarımı işaret
etti.

Para politikasında sıkı duruşun devam edeceğini ifade eden Başçı, bugün açıklanan
büyüme verisiyle enflasyona herhangi bir baskı olmayacağının teyit edildiğini söyledi.

Büyümenin 2015 yılında daha yüksek seviyelerde gerçekleşeceğinin öngörüldüğü bilgisini
paylaşan Başçı, 2015 başında yatırımlarda artış beklediklerinin açıkladı.

Başçı’nın konuşmasından satırbaşları şöyle:

– Petrol fiyatlarından enflasyonu düşürücü bir etki gelecek, bunu fırsat bilip enflasyonu
yüzde 5’e düşürmek için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Petroldeki 10 dolarlık düşüş
enflasyonu 0,4-0,5 puan düşürüyor

– Gelecek yıl dış dengede belirgin iyileşme bekliyoruz. Enflasyon yıl sonunda yüzde
8,9’un altında olabilir. Enflasyon düşecek diye para politikasını hemen gevşetmeyeceğiz.
2015’in ilk dört ayında enflasyonda kuvvetli düşüş mümkün

– Türkiye için zorluklar Fed’in politika normalleştirmesi ve Tarım-Gıda fiyatları.
Üçüncü çeyrekte tarımın ağırlığı GSYH’da yüksek; tarım 3. çeyrekte GSYH’nin beklentilerin
altında kalmasındaki en önemli faktörlerden biri.

– Dış dengedeki sürekli ve kademeli iyileşme sevindirici. 2015’te dış dengede belirgin
iyileşme bekliyoruz.

– İçdengede bugünkü büyüme verilerine de baktığımızda buradan da enflasyona herhangi
bir baskı baskı gelmeyeceği teyit edildi.

– Dünyadaki düşük faiz oranı Türkiye için avantaj. Düşük faiz ortamında mümkün olduğu
kadar basiretli borçlanma konusuna çaba göstermeliyiz. 

– Enflasyonun bu yıl yüzde 5’in oldukça üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Ancak
ilk bulgular yüze 8-9’ların altında olacağı yönünde.

– Para politikasında sağlam duruşumuzu sürdüreceğiz.

– Riskler iki taraflı. Sıkılaşma ve normalleşme erken olabileceği gibi geçte olabilir.
Erken olursa ne yapacağımızı gösterdik. Geç olursa bu toplantıda ne yapacağımızı
biraz göstereceğiz. 

– Risklerden biri Fed’in politikasını normalleştirmesi. Bu konuda hazırlıklarımız
tamam, bir endişe yok.

– Diğer risk tarım. GSYH’nin beklentilerin altında gelmesinin en önemli nedenlerinden
biri tarım hasılasındaki düşüş. Bu enflasyonu da yukarı yönlü etkiliyor. 

– Tarım fiyatlarındaki artış geçici değilse çaba göstermemiz gerekecek. Gıda ile
ilgili dün yayınlanan Başbakanlık genelgesi çok önemli. 

– 2015 Ocak-Nisan enflasyonunda kuvvetli bir düşüş mümkün.

– Hava şartları kötü gitmeye devam ederse, komite gerekli önlemleri almaya devam
edecektir.

– Fed sıkılaşmayı ertelerse ne yapacağız, o zaman hazırız, hiçbir problemimiz yok.

– Kurların istikrarlı olmasını istiyoruz, aşırı oynaklık arzu etmiyoruz. Aşırı oynaklığı
engellemek için epey araç geliştirdik. Bunların hepsini gerektiği zaman kullanabiliyoruz.
Mali disiplin, TL’ye değer kazandıracak yönde hareket ediyor. 

– Günlük oynaklık önemli değil, onlar dalgalanmadır. Asıl istikrarı belirleyen TL
varlık arzıdır. Onun için de basiretli borçlanma diyoruz.

– Enflasyon görünümünde belirli bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya
yakın tutacağız.

– Likidite politikasında sıkılaşma, uzun vadeli faizler üzerinde düşürücü etki yaptı.

– Gıda dışı enflasyonla birlikte gıda enflasyonunda 2015 yılında önemli ölçüde değişeceği
öngörülmektedir.

– Bütün faktörler enflasyonu düşüreceği yönde, aralık verisi ikna edici olacaktır.

– Düşük faiz ortamında basiretli borçlanma, dengeli büyüme, gelir dağılımı ve istihdam
için faydalı olacaktır.

– Yüzde 15 kredi büyümenin sürdürülebilir olduğunu uzun zamandır düşünüyoruz. Kredilerin
niteliği tüketici finansmanından üretim finansmanına yönelerek iyileşmektedir. 

– Şubattan bu yana ticari kredi büyüme hızı tüketici kredisi büyüme hızının üzerinde
seyretti. 2015 yılı ilk çeyrekte yatırımlarda bir miktar artış olabilir.

– 2015 yılında dengeli büyüme gerçekleşebilecek. 2015’te ihracat odaklı büyüme hız
kazanacak. Tüketim talebi ılımlı seyredecek. 

– Borçlanma istikrarı için araçlar, çekirdek yükümlülüklerin desteklenmesi, rezerv
opsiyonları, döviz depo piyasası, döviz alım-satımları.

– Rezerv biriktirme hızımızı döviz alım-satımları ile ayarlıyoruz. En son adımla
rezerv biriktirme hızımızı biraz azaltmış olduk. Döviz rezervlerinin ithalatı karşılama
oranı iyi görünüyor. 

– Rezervlerin kısa vadeli dış borçları karşılama oranı şu anda yüzde 90’lar civarında.
En çok eleştiri aldığımız konu bu, yüzde 100’ün üzerinde olsun deniyor.

– Rezervlerin kısa vadeli dış borçları karşılama oranı dış borç vadelerinin uzaması
ile önemli ölçüde iyileşecek.

– 2015 yılında finansal istikrar açısından oyun planımız bu. Dengesiz büyümektense,
dengeli ve daha ılımlı büyüme iyi. 

– 3’üncü çeyrekte tüketim ve yatırımda çok hafif bir toparlanma işareti var. 4. 
çeyrekte belki bir miktar daha iyi olacak ama 2015’te bizi rahatlatacaktır.

– Kısa vadeli borçlanmada ne kadar kayma olursa o kadar iyi, bir adım atacağız ve
izleyeceğiz. TL tasarruf mevduatı yüzde 10’un üzerinde artıyor, bu iyi haber. 

– Tasarruf ılımlı bir şekilde artıyor.

– Kurlarla ilgili bir tahmin vermiyoruz, ama gelişmeleri izliyoruz. Kur konusunda
varsayımlarımız var, istikrarlı olmasını istiyoruz.

– Zorunlu karşılıktaki ayarlamaları ROK ile telafi edeceğiz.

– Dengeli büyüme için dış talep çok önemli, zayıf olması bizim için bir zorluk oluyor.

– Büyüme oranları 2015’ten itibaren yukarı yönde gidebilir.

– Tarımda kuraklık tek problem değil. Tüketici ile üretici fiyatları arasındaki 
makas çok önemli. Hal kanunu biraz olumlu etkiledi ama istenen seviyede değil.

– ABD istihdam verisinden sonra çok ciddi oynaklık artışı oldu. O oynaklığa karşı
rezerv biriktirme için çok uygun bir ay olmayabileceğini düşünerek döviz satımını
40 milyon dolara çıkardık.

– Merkez Bankası olarak büyümenin daha hızlı olmasını arzu ederiz. Büyümenin ön 
şartının fiyat istikrarı olduğunu söylüyoruz.

– Gelecek yıldan itibaren büyüme potansiyelimiz ve oranlarımız artabilir.  
