# Başçı’dan hükümete faiz cevabı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bascidan-hukumete-faiz-cevabi-1910h/
- Yayımlanma: 2014-04-07T12:39:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, faiz oranlarıyla ilgili olarak “Kısa vadeli 
faizlerin çok aşırı düşmesine imkan vermeden adım adım bunları (faiz oranlarını)
indirerek hem güveni hem istikrarı koruyoruz. O şekilde bir faiz indirim süreciyle
ilerleyebiliyoruz” dedi.

Başçı, Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) ile Dünya gazetesi tarafından Sanayi Odası Konferans
Salonu’nda düzenlenen “Para Politikaları” toplantısında yaptığı konuşmada, faiz 
indirimleri konusunda Merkez Bankası olarak izlenen stratejinin daha önce Avro bölgesi
borç krizinde de uygulandığını söyledi.

Adım adım küçük faiz artırımları yapıp ondan sonra durumu izleyip adım adım küçük
küçük faiz indirimleri yapmaktansa ani ve yapabilecek işlemin azamisini baştan yapıp
daha sonra şartlar iyileşirse adım adım faizleri indirmeyi tercih ettiklerini belirten
Başçı, şunları kaydetti:

“Bu strateji geçmiş dönemde Türkiye’de çalıştı. Özellikle Avro bölgesi borç krizi
döneminde bu faydalı oldu ve mevcut dış belirsizlikler de göz önüne alındığında 
daha yararlı bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz. Çünkü şöyle bir problem ortaya çıkıyor.
Özellikle ardı ardına her ay 50 baz puan faiz artırımı yapan ülkelere baktığınızda
onların uzun vadeli faizlerinin daha yüksek olduğunu görüyorsunuz. Mesela Brezilya’ya
baktığınızda yüzde 12-13’ler seviyesinde uzun yıllar 10 yıllık faizleri var. Çünkü
nerede duracağını bilmiyor. 50-50, 25-25 artırıyor, nerede duracağını bilmediği 
için uzun vadeli faizler daha yüksek oluyor. Biz şu anki enflasyon beklentilerini
ve şu anki uzun vadeli faizleri göz önüne alarak daha sıkı bir noktaya geliyoruz.
Ondan sonra bu politika cevap verirse, istikrar sağlanırsa kademeli, dikkatli bir
şekilde onu indiriyoruz. Ama onu indirdiğimiz zaman da sıkı duruşumuzu koruyarak
indiriyoruz.

Kısa vadeli faizlerin çok aşırı düşmesine imkan vermeden adım adım bunları indirerek
hem güveni hem istikrarı koruyoruz. O şekilde bir faiz indirim süreciyle ilerleyebiliyoruz.
Bunu 2002 yılında da yaptı Türkiye. 2002 yılında yüzde 70’ler seviyesindeydi faizler.
Dikkat ederseniz çok temkinli, verileri izleyerek, imkan oldukça faiz indirerek 
çok iyi bir noktaya getirdi. Hem enflasyon tek haneye düştü hem de faiz oranları
düşmüş oldu. Bu şekilde temkinli bir yaklaşım önümüzdeki günlerde bizim için de 
doğru olur diye düşünüyorum. O anlamda hani ne kadar erken olur bunun zamanlaması
kurul tarafından tartışılacak. Ama çok büyük montanlı faiz indirimi beklenmemesi
gerekiyor. O yüzden ölçülü adımlarla gitmekte fayda var. Bu başladığı sürece ve 
verileri izleyerek, dünyadaki gelişmeleri, Türkiye’deki gelişmeleri izleyerek bu
şekilde bir yol ilerlenebilir. Daha güvenli bir yaklaşım olur diyebiliriz.”

**Enflasyondakik düşüş**

Enflasyonun iki şart bir araya gelirse yüzde 5’e düşmesinin mümkün olabileceğini
ifade eden Başçı, şöyle devam etti:

“Özellikle döviz kurları istikrar kazandığı takdirde yatay bir seyir bile izlese
döviz kurları, bundan sonra oradaki baz etkilerinin etkisiyle enflasyon önemli ölçüde
2015 yılının özellikle yaz aylarına doğru düşmesi makuldur, beklenir. Artı talep
koşulları. Talep koşullarında da arzı destekleyen ama talebi yavaşlatan bir bileşim
var. Orada da gecikmeler bir yıla kadar sürebiliyor. Yani talep tarafından bakıldığında
enflasyon üzerine etki yaklaşık bir yıllık gelişmeyle görülebiliyor. Orada da yine
yaz aylarını işaret ediyor. Dolayısıyla 2015 yılı yaz aylarında enflasyonun yüzde
5’e düşmemesi için ya beklentiler hep yukarıda kalır, dolayısıyla kira fiyatları
ücret fiyatlamasında ısrarla çok daha yüksek katı bir fiyatlama olabilir, o bir 
risk olabilir. Onu bizim kuvvetli bir iletişimle ne yapmaya çalıştığımızı ve görünümü
anlatarak aşağıya doğru çekmemiz lazım. Enflasyon beklentilerini mutlaka aşağıya
doğru ayarlanması gerekiyor. Bu olduğu takdirde ve ilave büyük bir şok yaşamadığımız
takdirde, yurt dışından gelebilecek şok yaşamadığımız takdirde bu yüzde 5’e ulaşılabilir
ve önümüzdeki yıl daha kolay bile ulaşılabilir. Yeter ki beklentiler çok fazla bozulmasın.”
