# ‘Başçı’dan sonrası’ kaygısı artıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bascidan-sonrasi-kaygisi-artiyor-10507h/
- Yayımlanma: 2016-03-22T17:11:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın görev süresinin dolmasına bir aydan az zaman kala yeni
başkanın kim olacağı belirsizliğini koruması halihazırda siyasetin para politikası
üzerindeki etkisinden rahatsızlık duyan yatırımcıların tedirginliğinin artmasına
neden oluyor.

Bazı hükümet üyeleri atamanın bir krize dönüşmemesi ve gerek ekonomide gerekse siyasetteki
zorlu gündemin ortasında yeni bir gerilim alanı yaratmak istemedikleri için mevcut
TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın bir dönem daha kalmasına daha yakın dururlarken, Cumhurbaşkanı
Tayyip Erdoğan’ı bu isim konusunda ikna etmenin zorluğuna işaret ediyorlar.

“Türkiye şartlarında bir ay çok uzun bir süre” diyen bir hükümet yetkilisi ise, “
Şu anda Başçı ya da başka bir isim üzerinde anlaşılmış değil. Ancak atama taraflar
arası bir uzlaşma ile yapılacaktır” dedi.

TCMB Başkanlığı görevine 19 Nisan 2011’de atanan Başçı’nın görev süresi beş yıl.
Başçı, bu sürenin sonunda Bakanlar Kurulu kararı ve cumhurbaşkanının onayı ile yeniden
atanabilir.

Diğer bir hükümet yetkilisi de atamanın iç ve dış piyasalara verilecek mesaj açısından
kritik önemde olacağını belirtirken, “Piyasaların en çok izlediği bu konuda sağlıklı
bir mesaj şart. Hükümet tarafından Başçı’nın ikinci dönemi kullanması yönünde bir
eğilim var. Merkez Bankası’nın başında kritik dönemleri atlatmış tecrübeli bir isimle
yola devam etmek şu anda en doğru adım olabilir” dedi ve ekledi:

“Erdoğan ve cumhurbaşkanlığındaki bazı yetkililer Başçı’nın değil özellikle faizlerin
aşağı çekilmesini sağlayacak bir ismin Merkez Bankası Başkanı olmasından yana. Fakat
piyasa şartları, dikkate alındığında her şey bıçak sırtı. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı
arasında bir uzlaşma sağlanması şart ancak Cumhurbaşkanlığı tarafının çok daha ısrarcı
olma ihtimali yüksek.”

Cumhurbaşkanlığı yetkilileri konu hakkında yorum yapmadılar.

Erdoğan’ın, izlediği faiz politikası nedeniyle Başçı’yı sert şekilde eleştirdiği
sır değil.

Mevcut faiz oranları ile yatırım yapılamayacağını savunan Erdoğan, Merkez Bankası’nı
faizleri yüksek tutmakla eleştiriyor. Yüksek faiz uygulanmasını “vatan hainliği”
ile eş tutan Erdoğan, geçen yılın başlarında yaptığı bir konuşmada, TCMB’nin faiz
konusunda yanlış yaptığını belirterek, bankanın “bağımsızlık zırhına sığınarak kendilerine
tavır takınmaması” gerektiğini ve bu durumda “bankayı bir yerlerin nüfuz altına 
alıp almadığı” sorusunu yönelteceklerini söylemişti.

Erdoğan’ın TCMB’ye dair eleştirileri, yatırımcılar nezdinde bankanın araç bağımsızlığının
sıklıkla sorgulanmasına ve siyasi baskı nedeniyle faizleri açıkça artıramadığı için
piyasanın gerisinde kaldığı şeklinde eleştirilmesine neden oluyor.

Global Source Partners Analisti Atilla Yeşilada, “Türkiye için kalıcı olarak iyimser
olamıyorum, çünkü Nisan’da TCMB başkanın atanması piyasalar açısından bir çok riski
de beraberinde getirecek. Öncelikle, Erdoğan ve Davutoğlu’nun bu konuda anlaşmazlığa
düşüp AKP içindeki çatlakların gözler önüne serilmesi çok olası. İkincisi ise düşük
faiz meraklısı bir ismin TCMB’ye başkan seçilerek piyasa dengelerini bozucu adımlar
atması mümkün” dedi.

Hürriyet gazetesi yazarı Uğur Gürses ise atamaya kadar geçecek dönemdeki piyasa 
koşullarının da kararda belirleyici olabileceğine dikkat çekerken, “Kurun değerlenmeye
devam etmesi ve piyasadaki bahar havasını sürmesi Erdoğan’ın elini güçlendirecektir.
Ancak kur değer kaybeder ve piyasadaki hava tersine dönerse ekonomi yönetiminin 
refleksi Başçı’nın korunmasından yana olabilir” dedi.

Merkez Bankası, son beş yıldır enflasyon hedefini tutturamazken, enflasyon gıda 
fiyatları ve döviz kurundaki artışın etkisiyle yüzde 5’lik hedefin ve TCMB’nin yüzde
7.5 olan yıl sonu beklentisinin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Yıllık enflasyon
Şubat sonunda yüzde 8.78 oldu.

“Merkez Bankası başkanının Güney Afrika benzeri bir piyasa krizine neden olmayacak
bir CV’si olacağını düşünüyoruz” diyen Renaissance Capital Analisti Michael Harris,“
Atama riski atlatılsa bile enflasyon yüzde 7.5’lik politika faizini meşrulaştırmayacak
kadar yüksek kalacak” dedi.

**PPK’NIN 4 ÜYESİNİN GÖREV SÜRESİ DE BU YIL DOLACAK**

Öte yandan, başkan dahil yedi üyeden oluşan Para Politikası Kurulu’ndaki üyelerden
Başçı dışında dört üyenin de beş yıllık görev süreleri bu yıl içinde dolacak.

29 Nisan 2011’den bu yana TCMB Başkan Yardımcısı ve PPK üyesi olarak görev yapan
Turalay Kenç; 3 Kasım 2011’den bu yana Banka Meclis üyesi ve 21 Kasım 2011’den bu
yana PPK üyesi olarak görev yapan Ahmet Faruk Aysan; 1 Mayıs 2004’te Banka Meclis
üyesi seçilen ve 5 Haziran 2011’den bu yana TCMB Başkan Yardımcısı olarak görev 
yapan Necati Şahin ve 3 Haziran 2011’de TCMB Başkan Yardımcılığına yeniden atanan
Mehmet Yörükoğlu’nun PPK üyeliklerinin süresi bu yıl dolacak.

PPK üyelikleri devam edecek olan Murat Çetinkaya, 29 Haziran 2012 tarihinden itibaren
TCMB Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. PPK’daki görev süresi 2017 yılında 
dolacak. Abdullah Yavaş ise 11 Mart 2008 tarihinden itibaren PPK Üyesi olarak görev
yapıyor. 2013 yılında PPK üyeliğine tekrar atanan Yavaş’ın görev süresi 2018 yılında
dolacak.

Para Politikası Kurulu, Başkan’ın başkanlığı altında, Başkan Yardımcıları, Banka
Meclisi tarafından üyeleri arasından seçilecek bir üye ve Başkan’ın önerisi üzerine
müşterek kararla atanacak bir üyeden oluşuyor.

PPK’nın yeni kompozisyonunun da önemli olacağına dikkat çeken Gürses, “Merkez Bankası’nda
başkan atamasının yanı sıra gevşek para politikası yanlısı bir PPK oluşumu da piyasaları
bozucu etki yapacaktır” dedi.
