# Başkanlık olursa öz yönetime evet

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/baskanlik-olursa-oz-yonetime-evet-9183h/
- Yayımlanma: 2016-01-07T14:14:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Seta düşünce kuruluşunun ABD şubesi SetaDC Washington’da düzenlediği konferansta
konuşan Mahçupyan, AKP’nin başkanlık sisteminin kabul edilmesi halinde öz yönetime
sıcak baktığını söyledi.

Mahçupyan, ‘’Bölgesel Zorluk olarak Kürt Sorunu’’ konulu konferansta yaptığı konuşmada,
önce Kemalist, elitist, asker kökenli Türkiye’nin ‘miliyetçi devlet’ yapısıyla ideal
vatandaş olarak ‘seküler Türk’ kimliğini bütün halka dayattığını hatırlattı. Mahçupyan,
bu devlet mantalitesinin AKP’nin İslamcı kimliğinin yardımıyla 2000’lerin başında
değiştiğini ileri sürdü.

**MAHÇUPYAN’IN ÜÇ SEÇENEĞİ**

Mahçupyan’a göre günümüze gelindiğinde önümüzde üç seçenek var. Birincisi, “Türk
ve Kürtlere eşit vatandaşlık veren, Kürtlerin, Türkler ne kadar alıyorsa o kadar
aldığı” bir seçenek. Ama bu seçenek toplum ve devlet ilişkileri hakkında herhangi
bir detay kapsamıyor.

İkinci seçenek, yerel yönetim veya bir çeşit öz yönetim seçeneği. “Kendi bölgelerinde
kendilerinin karar verebilecekleri’’ bu sistem “Kürt veya Türk partisi, kim seçildiyse
onun yönetebildiği bir mekanizma’’.

Üçüncü seçenek ise “Kürtlerin toprak sahibi olmaları.’’ Bu opsiyonda Kürtlerin çoğunlukta
oldukları topraklarda Kürtlerin yönetimi söz konusu olacak.

Mahçupyan’a göre AKP, Erdoğan liderliğinde ‘’ilk pozisyondan, devlet olarak, birinci
seçeneğe geldi. Öcalan ise üçüncü seçenekten ikinci seçeneğe geldi.’’ İki tarafın
arasında da bir ‘gri alan’ kaldı ve bu ‘ateşkes’ döneminde manevralarla 3 yıl kadar
zor bir dönem yaşadı.

Bu “gri alan’’ istikrarsızdı ve AKP bu sürede siyasi kavgalar verdi. Bu esnada Suriye
sorunu ortaya çıktı ve şartlar da değişti. PKK, Öcalan’ın liderliğinden uzaklaştı,
Ruslar, Suriye’de belirdi.. ‘’PKK, Esad üzerinde kendi güveni bina edemeyebilirdi
ama Rusya üzerinde özgüveni kurulabilirdi..’’

**MAHÇUPYAN: AKP, BAŞKANLIK OLURSA ÇÖZÜM SÜRECİ İÇİN ÇOK HAZIR**

Mahçupyan, yeni bir anayasa yapılmasının bir şans olarak doğduğunu ve bu anayasa
yapımının kaçınılmaz olduğunu çünkü halkın bunu istediğini belirterek şöyle devam
etti:

“Bundan kaçılamaz ve aynı zamanda tabi ki başkanlık sistemi, AKP’nin istediği bu.
Bu aslında AKP’nin ikinci seçeneğe, yani Öcalan’ın seçeneğine geri gelmeye oldukça
hazır olduğunu gösteriyor. Bu, Kürt sorununa çözüm için gerekli şart. Eğer AKP bunu
uygun şekilde yaparsa, bu aynı zamanda yeterli şart da olacak.”

**MAHÇUPYAN’DAN ÜSTÜ KAPALI KÖTÜ SENARYO**

Kürt sorunun çözümünün Türkiye içinde olduğunu vurgulayan Mahçupyan şunları söyledi:

“Kürt sorunu için çözüm arıyorsak gerçek cevap Türkiye içinde, bölgede değil. Eğer
AKP bunu yönetebilirse o zaman Suriye’de yakın veya uzun zamanda ne olursa olsun,
PKK’yı ya ikinci seçeneğe yaklaştıracak, ya da Türk problemi olmaktan çıkarıp Ortadoğu
sorunu haline getirecek. Bu durum bizi en önemli maddeye getiriyor: Kürt toplumu
her zaman için ikinci seçeneği destekleyecektir, yani kendi kendini yönetme hakları.
Tarihi olarak da (Kürtler) Batı ve Avrupa yanlı çözümü ister, ortadoğu ve Rus yanlısı
çözümler yerine.’’

Mahçupyan’a göre şu an, yeni bir anayasa ışığında ve Erdoğan’ın başkanlık sistemi
kabul edildiği takdirde, AKP tekrar öz yönetimi de kapsayacak ikinci seçeneğe yaklaşmak
için ‘oldukça hazır.’

Mahçupyan, bir soruya cevap verirken, ‘’HDP’nin bir yıl önce süreçten ayrılma kararını
verdiğini’’ seni başkan yaptırmayacağız sözüne atıfla söyledi.

**DURAN: BARIŞ SÜRECİ İÇİN ŞARTLAR UYGUN DEĞİL**

Aynı panelde konuşan Sabah yazarı, Seta Kurumu çalışanı ve hükümete yakınlığıyla
bilinen Burhanettin Duran ise, Mahçupyan’a ters düşerek, şu anki şartların yeniden
bir barış süreci başlatmak için uygun olmadığını, PKK’nın PYD’nin Suriye içindeki
otonomi talebini destekledğini, Türkiye içinde de otonom bölgeler kurmaya yeltendiğini,
Rusların Suriye’ye müdahalesinden sonra yeniden sürece geri dönmenin oldukça zor
olduğunu kaydetti. AKP’nin şu an ülkede yükselmiş olan ‘milliyetçi’ dalgaya karşı
yeniden bir barış süreci başlatmasının da çok zor olacağını “bir kez başarısız oldun,
şimdi yeniden denemeye kalkıyorsun’’ sorusuna karşılayacak bir durumda olmadığın
söyledi.

**AMERİKALI UZMANLAR ERDOĞAN’DA İSTİKRAR GÖRÜYOR**

GMF düşünce kuruluşunda Türkiye uzmanı Joshua Walker ise Türkiye-ABD ilişkileri 
ile ilgili olarak en önemli konunun istikrar olduğunu söylerken, 2015’de yaşanan
onca zor olaydan sonra 2016’dan her halükarda Türk-ABD ilişkileri adına daha ümitli
olduğunu söyledi.

**TÜRKİYE, IŞİD KONUSUNA DİKKAT ETMELİ**

ABD Kongresi eski üyesi ve Kongredeki Türk Dostluk Grubu’nun da kurucusu olan Robert
Wexler de aynı panelde, Türkiye’nin ABD’deki tartışmalarda IŞİD ile mücadele bağlamında
en çok gündeme geldiğini vurguladı ve IŞİD’e karşıtı mücadelenin, Obama’nın son 
yılında en çok üstünde duracağı konu olacağını, bundan dolayı da Türkiye’nin bu 
konuda dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
 
