# Başsavcılıktan ‘Katar’ kararı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bassavciliktan-katar-karari-75791h/
- Yayımlanma: 2021-11-27T22:40:55+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

TVF’ye devredilen [Borsa İstanbul’u](https://www.borsatek.com/kilicdarogludan-borsa-istanbulun-satisina-tepki-58202h)
n yüzde 10’u, Kasım 2020’de, Katar Yatırım Otoritesi’ne (QIA) satılmıştı. Satışın,
200 milyon dolara gerçekleştirildiği belirtilmişti. Tepki çeken satış ise yargıya
taşınmıştı. HKP, başta TVF başkanı da olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak
üzere fonun yönetiminde yer alan isimler hakkında “temel milli yararlar aleyhine
faaliyet” ve “ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerin yabancılara açıklanması”
suçlarından suç duyurusunda bulunmuştu.

Cumhuriyet’in [haberine](https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/bassavciliktan-katar-karari-1888012)
göre, başvuruda, anayasa tarafından düzenlenen “bağımsız ve milli ekonomi”nin de
ihlal edildiğine işaret edilmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bir yılı aşkın
süre sonra yaptığı inceleme sonucu “soruşturmaya yer olmadığına” karar verdi.

### ‘Yetki ve görev yok’

Kararda, şikâyetin, “hükümetin ekonomik politikasına yönelik olduğu” savunulurken“
başsavcılığın, hükümetin ekonomik politikasına ilişkin eylemlerinin yerindeliğini
denetleme yetkisi ve görevinin bulunmadığı” belirtildi. Ayrıca “dilekçenin genel
ve soyut nitelikte olduğu, şikâyet konusu suçların kanuni unsurlarının oluşmadığı”
öne sürüldü. HKP, karara itiraz etti.

### ‘Egemenlik devri’

Cumhuriyet’e konuşan HKP MYK üyesi avukat Doğan Erkan, “Borsa İstanbul’un yüzde 
10’unun satışı, egemenlik yetkisinin yüzde 10’unun satışına tekabül eder” dedi. 
Borsa İstanbul’a ilişkin düzenlemedeki ticari sır niteliğindeki belge ve bilgilere
işaret eden Erkan, Borsa İstanbul’un kıymetli maden ve taşları işletme yetkisinin
de olduğunu, satışın, bu yetkinin yüzde 10’unu da satmak anlamına geldiğini kaydetti.
Erkan, “Buna bir ekonomik karar diyemeyiz. Anayasaya göre bu egemenlik devridir”
dedi.

Kararın, stratejik olsun ya da olmasın çeşitli kurumların satışlarında yargı yolunu
kapatmaya yönelik bir karar olarak nitelendirilebileceğini aktaran Erkan, “Savcılık,‘
Siyasi iktidar ülkenin hangi değerini satarsa satsın, ben buna ceza hukuku üzerinden
bakmam’ diyor. Bazı değerleri satmak yasaklanmış durumda. Bu yasağın ihlali suç 
olur. Savcılık bu bakış açısıyla ülkenin tamamı Katar’a satılsa buna da ekonomik
karar diyecek. Savcı görevini ihmal ediyor. Bu, yandaş yargı oluşturduklarının göstergesi”
ifadelerini kullandı.

 
