# Baykal, Halk TV’yi nasıl el koyup sattı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/baykal-halk-tvyi-nasil-el-koyup-satti-92338h/
- Yayımlanma: 2022-11-17T13:26:57+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Sözcü yazarı Uğur Dündar, eski CHP Şanlıurfa Milletvekili ve Deniz Baykal’ın Genel
Başkanlığı döneminde CHP’nin Genel Saymanlığını yapmış olan Mahmut Yıldız’ın, Halk
TV’nin satışına ilişkin Deniz Baykal ve kızı Aslı Baykal’a yönelik suçlamalarda 
bulunduğu mektubunu paylaştı.

Halk TV’nin iki yıl bütün kuruluş masraflarını kendi olanaklarıyla karşıladığını
ifade eden Yıldız, söz konusu mektubunda, “Deniz Baykal’ın sonradan çıkan bir şirket
yasasından yararlanarak hisselerin tamamını kendi adına alıp ardından satıp parayı
cebine koyduğunu” yazdı.

Yıldız, “Yanlış yaptığını mektup ve mesajla iletmeme rağmen bana cevap vermedi. 
Kendisi ve kızı Aslı Hanım ‘Bizim mal varlığımızdır diye cevap verdiler’ diye yazdı”
ifadelerini kullandı.

Dündar, Aslı Baykal’ın söz konusu iddiaya ilişkin sorusuna da, “Türkiye Cumhuriyeti
bir hukuk devletidir. Yalan, iftira ve şantaj devleti değildir” diyerek yanıt verdiğini
iletti.

Söz konusu mektubu ve Yıldız’ın Aslı Baykal’a daha önce gönderdiği mesajlarına da
yer verdiği yazısında, “Mahmut Yıldız’ın şok suçlamalarını ve Aslı Baykal’ın ona
yönelik mesajını hiçbir yorum yapmadan paylaştım. Bugüne kadar partisi yıpranmasın
diye hukuki girişimde bulunmayan Yıldız, bundan böyle hakkını yargıda arayacağını
belirtiyor” diye yazdı.

Uğur Dündar’ın bugünkü köşesinde yer alan mektup ve mesajlar şöyle:

“Sayın Uğur Dündar Bey’e,

Halk TV’yi Şanlıurfa’da yayın yapan şahsıma ait ŞRT’nin kurucuları adına kurdum 
ve adını da rahmetli Baki Bey (Özilhan) ile birlikte verdim. Bu TV’nin iki yıl bütün
kuruluş masraflarını (uydu, Digitürk, yayın aracı ve gerekli alet edevatı) kendi
olanaklarımla karşıladım. Daha sonra CHP’nin MYK kararı ile reklam ve yayın sözleşmesi
yapıldı.

Bu sözleşmeden elde edilen ve diğer reklam gelirleriyle giderleri karşılandı. Halka
tarafsız ve doğru hizmet için kurulan bu televizyonun devir alınmasını Sayın Deniz
Baykal’a söyledim. Antalya’dan bulduğu beş yakınına benim kurucularım beş kuruş 
almadan hisselerini devrettiler.

Sonradan çıkan şirket yasasından yararlanan Deniz Baykal hisselerin tamamını kendi
adına aldı. Ve daha sonra da 1 TL vermediği TV’yi satıp (2 milyon dolar olduğu öne
sürülen-UD) parayı cebine koydu. Yanlış yaptığını mektup ve mesajla iletmeme rağmen
bana cevap vermedi. Kendisi ve kızı Aslı Hanım ‘Bizim mal varlığımızdır diye cevap
verdiler. Sevgi ve saygılarımla, Not: İspatlanması gereken her şeyi ispatlarım.”

Mahmut Bey sadece bu mektubu göndermekle yetinmemiş. Deniz Baykal adına Halk TV’yi
satan kızı Aslı Baykal’a gönderdiği mesajları da iletmiş. Bunların birinde Aslı 
Hanım’a hitaben şunları söylemiş:

“Aslı Hanım, Bu TV işi bitti, parayı cebime koydum diyorsan yanılıyorsun. Benim 
cebimden çıkan para 1.200.000 Dolar. (Hesabı var.) Bu parayı istiyorum ve alacağım.
İyi düşün, hak yeme ve karar ver. Cevap bekliyorum.”

Bir başka mesajda ise şunları yazmış:

“Aslı Hanım, Televizyonun satışı konusunda herkes beni arıyor. Çünkü kuruluş sırasında
kamuoyuna ‘Televizyon benimdir’ diye beyanat vermiştim. Kuruluşunu da Urfa’daki 
televizyonumun üzerine yapıp bütün masraflarını ben ödemiştim. Geri kalan harcamaları
da partinin kasasından yapmıştım. Benim dışımda televizyonun satılması Genel Başkan’ıma
çok ciddi spekülasyon yaratır. Acilen görüşmemiz gerekir.”

Ve bir başka mesaj:

“Aslı Hanım, Ben bu haksızlığı kabul edemem. Zamana yayma ve benimle görüş. Ayrıca
yasal yollara başvurmaya mecbur etme. Olayın peşini bırakmam. Benim ve partinin 
parasını cebine koyamazsın. Sana para lazımsa başka yolları ara. İnsan emanete hıyanet
etmemeli.”

Mahmut Yıldız’ın mesajını aldıktan sonra sorumlu ve ilkeli gazetecilik anlayışım
gereği iddiaları -bu konuda düne kadar görüşüne başvurulmadan haber yapılan- Aslı
Baykal’a ilettim. İddialara cevap vermek ve belge göndermek yerine şunları yazdı:“
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Yalan, iftira ve şantaj devleti değildir.”
