# Bazı AKP’li belediye başkanlarına yurtdışı yasağı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bazi-akpli-belediye-baskanlarina-yurtdisi-yasagi-17936h/
- Yayımlanma: 2016-12-22T13:52:58+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “AKP, FETÖ’cü
olduğundan şüphelendiği belediye başkanlarının kaçmasından kaygılanıyor” iddiasını
ileri sürdü. “Belediye bütçesine bir yükü olmayan, davetli gidilecek etkinliklere
ya da sağlık problemi nedeniyle yapılacak kişisel çıkışlara bile izin verilmiyor”
ifadesini kullanan Torun, “Düşünün ki AKP’li Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’e
bile izin vermemişler” diye konuştu.

Cumhuriyet’ten Ayşe Yıldırım’ın “AKP, FETÖ’cü başkanların kaçmasından mı korkuyor?”
başlığıyla yayımlanan (22 Aralık 2016) yazısı şöyle:

Üç belediye başkanına yurtdışı yasağı konuyor. Üçü de CHP’li; İzmir’in Seferihisar
Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina, Antalya Döşemealtı
Belediye Başkanı Turgay Genç… Ardından Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in
yasağı gündeme geldi. Haa bir de Ovacık’ın komünist Belediye Başkanı Fatih Mehmet
Maçoğlu’nun yurtdışına çıkış yasağı vardı. Haliyle bu yasağın CHP’lilere, muhaliflere
dönük olduğu algısı yaratıldı. Oysa durum bambaşkaydı.

İçişleri Bakanlığı 14 Ekim’de OHAL’e dayanarak bir genelge yayımlamıştı. Genelgeye
göre bundan böyle belediye başkanları İçişleri Bakanı SüleymanSoylu’dan yazılı izin
almadan yurtdışına çıkamayacaktı; yasaktı. Hatta belde belediye başkanları, belediye
meclis üyeleri ve il genel meclis üyeleri de yurtdışına çıkabilmek için il valisinden
yazılı izin almak zorundaydı. Gerekçe ise; vatandaşların olağanüstü hal döneminde
ihtiyaç duyduğu hizmetlerin sürekliliğinin sağlanması (Hani Cumhurbaşkanı’nın deyimiyle
hiçbirimizin hayatını etkilemeyen OHAL dönemini kastediyor) ve tasarruf tedbirleri.

Ama bakanlık nedense yurtdışındaki etkinliklere hatta fon anlaşmaları yapmak için
gitmek isteyen belediye başkanlarına bile izin vermiyordu. Yani paralar belediye
kasasından çıkmıyordu, dolayısıyla tasarrufluk bir durum da yoktu.
Hükümet Sözcüsü
ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 7 Kasım’da söz konusu yasaklara ilişkin 
bir açıklama yapıyordu: “186 belediye başkanı yurtdışına çıkmak için başvuruda bulundu.
Bunların içinde AK Parti, CHP, MHP ve HDP’li. 112’si AK Partili belediye başkanı
yurtdışına çıkış istemiş, bunlardan170’inin başvurusu kabul edilmemiş. Bütün belediye
başkanlarıyla ilgili yurtdışı seyahatlerinin gözden geçirildiği bir durum söz konusu.
Ortamın hassasiyetinden istifade ederek olmayan konuları varmış gibi göstermeninanlamı
yok.” Peki o “olmayan konular” ne olabilir?CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel
Başkan Yardımcısı Seyit Torun, 14 Aralık’ta bütçe görüşmeleri sırasında Meclis kürsüsünde
konuşuyordu: “Bir süredir belediye başkanlarımız, maalesef yurtdışına çıkamıyor.
190 belediye başkanının başvurusunun 170 tanesi bakanlıkça reddedildi. Bu belediye
başkanlarımız hibe anlaşmaları yapmak, Brüksel ve diğer Avrupa şehirlerinde toplantılara
bir görüşme yapmak için gidiyor ama Avrupalı bir bakıyor ki muhatap yok. Gerekçe
açıklanıyor: Tasarruf tedbirleri. Bu doğru değildir. Başka hesaplarınız varsa onu
başka mecralarda, kendi belediye başkanlarınızla yapınız. Tasarrufa gelince, nereden
başlayacağınızı siz çok daha iyi biliyorsunuz. Türkiye’yi bu biçimde küçük düşürmeye
hiçbirinizin hakkı yok.” Torun’dan öğreniyorum ki yurtdışına çıkışına izin verilen
belediye başkanlarının çoğu aslında CHP’liymiş. Lüleburgaz Belediye Başkanı’nın 
yurtdışında ödülünü alması, Seyhan Belediye Başkanı’nın İtalya’da üç buçuk-dört 
milyon liralık bir fon anlaşması yapması, İç Anadolu Belediyeler Birliği Başkanı’nın
Kıbrıs’taki bir toplantıya katılması için zar zor birkaç günlük yurtdışına çıkış
izni alabilmişler. Ama Bulgaristan’da üniversitede okuyan Kırklareli Kabaklı Belediye
Başkanı’nın sınavlarına girmesi için, Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in
UNICEF’in toplantısına katılması için izin verilmiyor. “Belediye bütçesine bir yükü
olmayan, davetli gidilecek etkinliklere ya da sağlık problemi nedeniyle yapılacak
kişisel çıkışlara bile izin verilmiyor” diyor Torun. Kurtulmuş’un da Torun’un da
sözlerinden anladığımız kadarıyla izin verilmeyen belediye başkanlarının çoğu AKP’li.
Bakan Soylu’ya “Sayın bakan siz kendi içinizdeki FETÖ’cüleri tutacaksınız diye bizim
arkadaşlarımızı mağdur ediyorsunuz, itibarımızı zedeliyorsunuz” dediğini de anlatıyor.
Peki, hangi AKP’li belediyelere izin verilmedi? Kısa bir araştırma sadece Bursa 
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın KKTC’ye gitmesine izin verilmediğini
ortaya çıkarıyor. Bazı internet sitelerindeki kulis haberlerine göre de AKP’li bir
büyükşehir belediye başkanı da yurtdışı için vize alamamış. Sözü edilen belediye
başkanı o mu bilemem ama Torun, “Düşünün ki AKP’li Gaziantep Belediye Başkanı Fatma
Şahin’e bile izin vermemişler” diyor. Bütün bunların toplamında sorulması gereken
soru sanırım şu olmalı: “AKP; FETÖ’cü olduğundan şüphelendiği belediye başkanlarının
kaçmasından mı kaygılanıyor?” Yanıtını da Torun’un ağzından verelim: “Bir kaygıları
var.”
