# Bharara savcılık iddianamesine girdi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bharara-savcilik-iddianamesine-girdi-14125h/
- Yayımlanma: 2016-08-14T14:42:56+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, takipsizlik kararının verilen ’17 Aralık soruşturmasında’
kumpas kurulduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucunda, aralarında darbe girişiminin
planlayıcısı olduğu ileri sürülen Fethullah Gülen ile eski emniyet müdürlerinin 
de bulunduğu 67 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. İddianamede,
Reza Zarrab’ın ABD’de de tutuklanmasına da değinerek, “17 Aralık’ta örgütün başarısız
olmasının ardından, bu başarısız girişiminin ABD üzerinden yeniden canlandırılmaya
çalışıldığı, örgüt mensupları tarafından yurt dışına çıkarılan bilgi ve belgelerin
ABD’de iş birliğine giren Preet Bharara isimli savcıya teslim edildiği” belirtildi.

Habertürk’te yer alan habere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, takipsizlik
kararı verilen 17 Aralık soruşturma dosyasında usulsüz işlem yapıldığı iddiasıyla,
aralarında Fetullah Gülen ile eski emniyet müdürleri Yakub Saygılı, Nazmi Ardıç,
Hamza Tosun ve Yasin Topçu’nun da bulunduğu 67 şüpheli hakkında başlatılan soruşturma
tamamlandı.

Soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfanFidan tarafından hazırlanan
621 sayfalık iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme,
iddianamenin kabulüne karar verdi. Şüphelilerin, önümüzdeki günlerde yargılanmasına
başlanacak.

**İddianame**

İddianamede, 1 numaralı şüpheli olarak yer alan Gülen ile eski emniyet müdürleri
Yakub Saygılı, Nazmi Ardıç, Hamza Tosun ve Yasin Topçu hakkında ”silahlı terör örgütü
kurma veya yönetme”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini
yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek,
gizliliğin i̇hlali” suçlarından ayrı ayrı hapis cezası verilmesi talep edildi. Diğer
62 şüpheli polisin ise ”silahlı terör örgütüne üye olma”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni
ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “hukuka aykırı
olarak kişisel verileri kaydetmek, gizliliğin ihlali” suçlarından cezalandırılması
istendi.

İddianamede, ‘FETÖ’nün; yargı ve emniyet teşkilatı içerisine yerleşerek, yasal hiyerarşik
yapının dışındaki bir hiyerarşik yapılanmayla hareket ettiklerinin yapılan soruşturmalardan
anlaşıldığı ileri sürülerek, “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının; örgüt
lideri Fetullah Gülen’in talimatı ile devletin tüm kılcallarına sızmakla kalmayıp
kamu imkanlarını kullanarak kendilerine rakip olarak gördükleri ve hedefledikleri
iktidara ulaşmak için karşılarına çıkabilecek devlet kurumlarını ve şahısları bertaraf
etmek için de her türlü hile ve yöntemi acımasızca kullandıkları görülmüştür” dendi.

17 Aralık’ın, soruşturma kılıfında bir darbe girişimi olduğu, Türkiye Cumhuriyeti
61. Hükümeti’nin ulusal ve uluslararası baskı altına alınıp istifa etmesini sağlama
amacına yönelik olduğu vurgulanan iddianamede, Reza Zarrab’ın ABD’de de tutuklanmasına
da değinerek, “17 Aralık’ta örgütün başarısız olmasının ardından, bu başarısız girişiminin
ABD üzerinden yeniden canlandırılmaya çalışıldığı, örgüt mensupları tarafından yurt
dışına çıkarılan bilgi ve belgelerin ABD’de Preet Bharara isimli savcıya teslim 
edildiği” aktarıldı.

Bu bilgi ve belgeler üzerinden ABD’de iddianame hazırlanarak “FETÖ tarafından gerçekleştirilmeye
çalışılan 17 Aralık girişiminin yeniden sahneye konma çabasına girişildiği anlatılan
iddianamede, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İran ve Brezilya arasındaki doğal gaz 
ve petrol başta olmak üzere ticari ilişkileri hedef alan, bu sebeple de Türkiye 
Cumhuriyeti Devleti menfaatleri aleyhine yürütülen saldırıda ABD ve ABD Savcısı 
ile iş birliğine giren ‘FETÖ’nün bu planlamanın yerli ayağı olduğu” ifade edildi.

İddianamede, şüphelilerin Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Başbakan Ahmet Davutoğlu
ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın
yurt dışına giriş çıkış kayıtlarını tuttukları, takipsizlikle sonuçlanan 17 Aralık
soruşturmasını şüphelileriyle irtibatlandırmaya çalıştıkları ve kayıtları adli rapor
haline getirdikleri belirtildi.

İddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BaşbakanBinali Yıldırım, eski başbakanlardan
Ahmet Davutoğlu, eski başbakan yardımcıları Beşir Atalay, Bülent Arınç, Ali Babacan,
Bekir Bozdağ ile eski bakanların da aralarında bulunduğu 30 mağdur-müşteki yer aldı.
