# Bireyin hacklenmesi Için eksik parça Açık Bankacılık mı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bireyin-hacklenmesi-icin-eksik-parca-acik-bankacilik-mi-586yy/
- Yayımlanma: 2020-05-13T16:36:00+03:00
- Yazar: Prof. Dr. Mehmet Hasan EKEN

Bilindiği üzere bankacılık esas olarak güven ve gizlilik üzerine kurulu bir müessesedir.
Siz güven duyduğunuz için paranızı bankaya emanet edersiniz (mevduat hesabı açarsınız)
ya da ihtiyaç duyduğunuz krediyi sürekli olduğuna inandığınız bankacılık sisteminden
temin edersiniz. Bu çift yönlü ilişkinin süresi uzadıkça bankacılık sisteminde sizin
parasal faaliyetlerinize ilişkin kişisel (bireysel ya da kurumsal) tercihlerinize
ait bilgiler oluşmakta ve depolanmaktadır.

Bu veriler önemli mi?

Sadece şahsi verinizin kıymeti elbette sınırlıdır. Ancak bir ülkedeki bütün bireysel
ve kurumsal kişilerin finansal tercihlerine ilişkin veri elbette çok büyük bir önem
taşımaktadır. Dünya ölçeğinde ise bunun önemi daha da artmaktadır.

Bu veriler klasik bankacılık sisteminde bankalar tarafından muhafaza edilmekte ve
hiçbir otorite ile paylaşılmamaktadır. Bu veriler belli şartlarda sadece yetkili
kuruluşlara (gözetim ve denetim otoritesi) ve mahkeme kararına binaen bilirkişilere
verilebilmektedir. Ki bu kişiler de bu verileri korumak ve kimseyle paylaşmamak 
zorundadırlar. “Bankacılık Sırrı” olarak tanımlanan bu kavram bankaların güven kuruluşu
olma özelliklerini güçlendirmektedir.

Açık Bankacılık (Open Banking) ile bu verilerin yetkilendirilmiş teknoloji firmalarının(
FinTech) erişimine açılması hedeflenmektedir.

Bununla sağlanmaya çalışılan nedir?

Veri paylaşımı ile bireysel bankacılık müşterilerine (tüketicilere) finansal kararlarında
yardımcı olunması amaçlanmaktadır. Yani en yüksek getirili mevduat hesabı, en düşük
maliyetli kredi, en uygun vade vs. konularında tüketicilerin doğru tercihte bulunmaları
sağlanacak ve böylece bireysel bazda finansal kararların faydasının bireyler için
maksimize edilmesi sağlanacaktır. Teknoloji firmaları bu tavsiyeleri çok düşük bir
ücretle, hatta bedava verebilecektir.

Eğer bir ülkede bireyler (hane halkı) finansal kararlarını doğru alırlarsa mali 
bünyelerinin sağlam bir yapıya kavuşması da kuvvetle muhtemel olacaktır. Hane halkı
sağlam mali yapıya sahip olduğunda ülkenin de mali bünyesinin (kısmen de olsa) sağlam
bir yapıya ulaşması daha kolay olacaktır. Bu konuda daha pek çok olumlu hususa değinmek
mümkündür. O zaman ne bekliyoruz?

Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve daha pek çok ülkede bu konuya ilişkin düzenlemeler
hazırlanarak yetkilendirilmiş kuruluşlar da belirlenmeye başlanmış, hatta belirlenmiştir.
Muhtemeldir ki bu teknoloji çağında yakın zamanda bütün ülkelere yayılacaktır. Türkiye’de
de bu durum en azından tartışılmaya başlanmıştır.

Buraya kadar Açık Bankacılığı izaha ve yararlarını anlatmaya çalıştım. Pekiyi sahip
olduğu verileri paylaşıma açan bankalar kazanç sağlayacak mı? FinTech firmaları 
bu verileri başkalarıyla paylaşacak mı? Ya da bu verileri başka amaçlarla kullanacaklar
mı? Bu alanlarda ortaya çıkan sorular henüz cevaplanmış değil.

Öte yandan yaşadığımız bu teknoloji çağında hemen hemen her bireyin sosyal medya
hesapları bulunmaktadır. Bu sosyal medya hesaplarıyla bireyin farklı bir yönüne 
ilişkin veriler depolanmaktadır. Mesela Facebook ile ilişkin durumu hakkında, Instagram
ile yaşam tarzı hakkında, Twitter ile siyasi eğilimle ilgili bilgi, LinkedIn ile
de kariyer durumuyla ilgili veriler toplanarak yeri geldiğinde kullanılmaktadır.
Cambridge Analytica vakası bununla ilgili en iyi örnek olarak akla gelmektedir.

Pekiyi bireyler hakkında toplanan bu verilere baktığımızda eksik veri olarak geride
ne kalmıştır? Bildiniz! Finansal durum ve finansal tercihlere ilişkin bilgi eksik.
Bu bilgi de Açık Bankacılık ile toplandığında eksik parça da tamamlanmış olacaktır.

Pekiyi bütün bu veriler bir firmanın elinde toplandığında ne olacak? İşte buna verilecek
cevap kolay değil. Ancak her türlü verinize sahip bu teknoloji firmaları bu durumda
beyninizi ele geçirmiş (beyninizi hack etmiş) olmayacak mı?

Bu konunun çok iyi araştırılması ve incelenmesi lazım. Ondan sonra Açık Bankacılık’a
Türkiye’de ya da herhangi bir ülkede izin verilip verilmemesine ilişkin karar alınmalıdır.
