# Bitcoin sanal, riskleri gerçek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bitcoin-sanal-riskleri-gercek-28915h/
- Yayımlanma: 2017-11-01T11:11:23+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Bitcoin’in değerini bu yıl yüzde 500’den fazla artırarak altın, borsa ve emlak gibi
yatırım araçlarının önüne geçmesi, sanal para birimlerini yeniden tartışmaya açtı.

Uzmanlar, hızlı değer kazancı ve geniş piyasa değeriyle ilgi çeken sanal paraların
potansiyel riskleri konusunda değerlendirmelerde bulundu.               Dünya Ekonomik
Forumu’nun (WEF) “Blok Zincirinin Potansiyelini Fark Etmek” adlı raporundaki bilgilere
göre, 2008 yılındaki küresel ekonomik krizin ardından ismi bilinmeyen kişi veya 
kişiler ‘Satoshi Nakamoto’ takma ismiyle sanal paraları kullanarak elektronik bir
para sistemi kurdu.             “Dijital para”, “kripto para” gibi adlarla da anılan
sanal paraların geleneksel paralardan başlıca farkı, hükümetler tarafından kontrol
edilememesi olarak dikkati çekiyor.               Sanal paralara ilişkin işlem kayıtları,
merkezi bir dosya yerine, her işlemin onaylandığı küresel bir muhasebe defteri gibi
çalışan blok zincirinde yer alıyor ve ağdaki bütün bilgisayarlara dağıtılıyor.  
Söz konusu blok zinciriyle banka, kredi kartı, para transfer şirketi, sosyal ağ,
hükümet gibi aracılar olmadan hisse senetlerinden tahvillere, fikri mülkiyetten 
sanat ve müzik eserlerine kadar her türlü dijital değer transfer edilebiliyor.  
Rapora göre, blok zinciri güçlü bir şifrelemeyle korunurken, ağda gerçekleşen işlemler
gizlenmiyor ve bütün kullanıcılar işlemleri görüntüleyebiliyor. Bu da sistemdeki
sanal paraları nakitten daha güvenli hale getiriyor.               Dünya genelinde
900’e yakın sanal para bulunuyor. Bunlar arasında Bitcoin 106 milyar doların üzerindeki
piyasa değeriyle başı çekiyor. Bitcoin, bu yıl yüzde 500’den fazla artış göstererek,
altın, borsa, emlak gibi yatırım araçların önüne geçti.               Onu, 29,2 
milyar dolarlık piyasa değeriyle Ethereum ve dolaşımdaki miktarı en yüksek sanal
para olarak yaklaşık 7,8 milyar dolar ile Ripple takip ediyor.               Daha
önce Çin, Rusya, Vietnam gibi ülkeler sanal paralara ilişkin düzenlemeler oluşturarak
bazı yasaklar koyarken, bu hareketler sanal para birimlerinde değer kaybına yol 
açmıştı.               Son olarak dünyanın en büyük opsiyon ve vadeli işlemler işletmecisi
ABD’li CME Group, bu yılın dördüncü çeyreğinde Bitcoin ile vadeli işlemlere başlanmasının
planlandığını belirtmiş ve gerekli düzenleyici kurumların onayının beklendiğini 
duyurmuştu. Bu gelişmenin ardından Bitcoin yüzde 5 değer kazandı.      

**Devlet düşüncesine ters bir uygulama      **
       İş Yatırım Uluslararası Piyasalar
Müdürü Şant Manukyan, sanal paraların teorik olarak geleneksel paralar gibi değiş-
tokuş, servet aracı ya da bir muhasebe enstrümanı olarak kullanılabileceğini ancak
çok oynak olmaları sebebiyle geleneksel anlamda para olarak anılamayacağını söyledi.
Para basımı ve arzının devletlerin elinde bulunduğunu hatırlatan Manukyan, bu nedenle
sanal paraların takibi, vergilendirilmesi ve arzının yapılamamasının devlet düşüncesine
ters bir uygulama olduğunu belirtti.               Manukyan, pek çok ülkenin bu 
paralar konusunda net politika belirlemediğine dikkati çekerek, “Bazı ülkeler bunları
yasaklarken bazıları destekliyor. Örneğin ABD emtia olarak kabul etti, Japonya ise
olumlu yaklaşıyor ancak bu ülkede nakit para olarak kabul edilmesi henüz söz konusu
değil. Kabul görmesi için vergi mevzuatının buna pozitif bakıyor olması lazım.” 
dedi.      

**Piyasa değeri 180 milyar dolar      **
         Türkiye’nin finans merkezi olma
yolunda yeni enstrümanları hızlı getirmesinin önemine değinen Manukyan, şöyle devam
etti:             “Şirketler açısından vergi mevzuatı belli olmalı. Kafası karışmış
yatırımcılar için devlet desteği sağlamak, borsadan işlemleri geçirmek veya takas
kuruluşu kurmak gibi adımları hızlı atarsak merkez olabiliriz. Bu her ülkenin üzerinde
çalıştığı bir konu. ABD’de bazı eyaletler bu tip girişimlere vergiyi kaldırdı.” 
Manukyan, dünyada para arzı miktarının 85 trilyon dolar ve toplam varlık miktarının
250 trilyon dolar olduğuna değinerek, “Sanal paraların piyasa değeri 180 milyar 
dolar civarında. Güvenin artmasıyla fiyatlar yukarı yönde hareket edebilir ancak
henüz olgunluk dönemine girilmedi.” değerlendirmesinde bulundu.               Ödemelerini
elektronik ortamda gerçekleştiren yeni nesil açısından sanal paraların kullanım 
kolaylığına sahip olduğuna dikkati çeken Manukyan, şunları kaydetti:            “
Ben global boyutta bir yasaklama beklemiyorum ama olursa yasa dışı bir şey alınıp
satılıyor olacak. Böyle bir yasaklama olmaz ve istenen düzenlemeler yapılırsa sanal
paralar daha da popülerleşir. Çin, sermaye hesabı kapalı olması dolayısıyla para
çıkartmaların sınırlandırıldığı bir ülke. Batı ekonomilerinde veya daha kapitalist
bloklarda böyle bir durum söz konusu değil. Liberalize olmuş ekonomiler var ama 
düzenlemelerin gelmesi kaçınılmaz.”      

**Sanal parada riskler söz konusu      **
         KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı
Enver Erkan ise organize bir piyasa bulunmaması ve arzını etkileyecek genel bir 
otorite olmaması nedeniyle sanal paralara güvenilemeyeceğini söyledi.           
Erkan, sanal paraların yazılımlarla üretildiğini hatırlatarak, “Gerekli teknolojik
sisteme sahip birisi bunları üretebilir.” dedi.               Sanal paraların potansiyel
risklerine de değinen Erkan, Uluslararası Para Fonu ile AB Merkez Bankası’nın konuyla
ilgili adımları olduğunu belirtti.               Erkan, “Sanal paralarda teknolojik
altyapı kaynaklı riskler veya kara para aklama gibi tehlikeler söz konusu.” diye
konuştu.               Türkiye’de foreks piyasalarının kısıtlanmasıyla alternatif
piyasalara doğru bir yöneliş olduğuna dikkati çeken Erkan, ülkede hizmet veren bir
sanal para borsası bulunmadığını fakat kırmızı çizgiler çekilerek borsa bünyesinde
böyle bir marketin açılabileceğini bildirdi.      
