# Bitcoin savaşı giderek büyüyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bitcoin-savasi-giderek-buyuyor-27021h/
- Yayımlanma: 2017-09-14T13:04:17+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

“İnternetin devletsiz para birimi” olarak bilinen Bitcoin`in kullanımı arttıkça 
büyük ekonomilerin hükümetleri, daha da derinleşen sanal para piyasalarını düzenleme
ihtiyacı duyuyor. Bitcoin destekçileri ise sanal para birimlerinin internet ortamında
özgürce kullanılmasına devam edilmesini ve düzenlemelerle sınırlanmaması istiyor.

“İnternetin bankasız ve devletsiz para  birimi” olarak bilinen Bitcoin’de, dünyanın
büyük ekonomilerinin hükümetleri daha  fazla regülasyon isterken, Bitcoin destekçileri
Bitcoin’in internette özgürce  kullanılması gerektiğini savunuyor. 

Bitcoin ve bunun gibi diğer sanal para birimlerinin kullanımı arttıkça  ve yaygınlaştıkça,
büyük ekonomileri kontrol eden devletler, her gün daha da  derinleşen sanal para
piyasalarını düzenleme ihtiyacı duyuyor.

Bitcoin destekçileri ise internette kullanım için 2009’da ortaya çıkan  Bitcoin 
ve daha sonraları geliştirilen diğer sanal para birimlerinin internet  ortamında
özgürce kullanılmasına devam edilmesini ve düzenlemelerle  sınırlanmaması istiyor.

Çin hükümeti, geçen ay sanal para birimlerinin ilk halka arzında para  toplamayı
yasaklarken, şimdi de yeni düzenlemeler getirerek Bitcoin gibi sanal  para piyasasında
alım satım işlemlerini denetlemek, bu piyasada oluşan finansal  risklerle manipülasyon
ve spekülasyonları önlemek, özellikle Bitcoin’in Çin yuanı  ve ABD doları gibi diğer
para birimlerine çevrilmesini kısıtlayarak döviz  ticaretini sıkılaştırmak istiyor.

Rusya’da, ağustos sonunda yaklaşık 500 milyon ruble değerinde  Bitcoin’in ticaretini
yapmak isteyen 3 kişiyi tutuklayan ve kara para aklamada  sanal para birimlerinin
kullanımının önüne geçmek isteyen Rus hükümeti ise  Bitcoin ve benzer para birimlerinin
rubleye çevrilmesini engellemeyi umuyor.

**“HÜKÜMETLER, SANAL PARA PİYASALARINDA GERİ KALMAMAYA ÇALIŞIYOR”**

ABD’deki uluslararası hukuk firması K&L Gates’in Yatırım Yönetimi  avukatı Robert
Crea, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hükümetlerin asıl  endişesinin, sanal para
piyasalarında ortaya çıkan dolandırıcılık, kara para  aklama, vergi kaçırma ve siber
güvenlik riskleri olduğunu vurguladı.

Sanal para piyasaları düzenleme uzmanı da olan Crea, “Sanal para  piyasaları büyüdüğü
ve derinleştiği için hükümetler de geri kalmamaya çalışıyor.  Bu tür piyasalarda
şu anda çok az düzenleme bulunuyor. Siber güvenlik kaygıları  bir yana, ülkelerin
menkul kıymetler ve döviz piyasaları da sanal para  birimlerine karşı temkinli yaklaşıyor.
Bu nedenle hükümetler sanal para  birimlerini ve genel olarak bu tür piyasaları 
denetleme ihtiyacı duyuyor.”  ifadelerini kullandı.

Bugün dünya genelinde yaklaşık 6 milyon insanın Bitcoin kullandığının  tahmin edildiğini
bildiren Crea, internet üzerinden dijital bir ödeme sistemi  olan Bitcoin’in evrim
geçirerek bugün diğer para birimlerine de çevrildiğini,  küresel bir para birimi
halini aldığını söyledi.

Çin’in katı döviz kontrolü faaliyetlerine dikkati çeken Crea, bu  ülkedeki Bitcoin
kullanıcılarının ülkenin sert döviz kontrolü kurallarından  kaçmaya çalıştığını 
ifade etti.

**“SANAL PİYASAYA MÜDAHALENİN İLK SAFHASINDAYIZ”**

Robert Crea, Çin’in, dünyanın büyük ekonomileri arasında Bitcoin ve  genel olarak
sanal para birimlerine karşı en sert tavrı alan ülke olduğunu  belirterek, her ülkenin
Bitcoin’e karşı aynı davranmadığını söyledi.

ABD ve Kanada’nın sanal para birimlerine karşı daha ılımlı  yaklaştığını ifade eden
Crea, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC)  Başkanı Jay Clayton’ın, temmuz
ayında yaptığı açıklamada, Bitcoin ve bunun gibi  sanal para birimleri piyasalarının
yenilik ve teknolojik açılardan incelenmesi  gerektiğini ancak piyasa aktörleriyle
regülatörler arasında da diyaloğun devam  etmesini söylediğini kaydetti.

Hükümetlerin, sanal para birimleri piyasalarına regülasyonun yanı sıra  hukuki ve
cezai yaptırımlar da uygulayabileceğini belirten Crea, “Kontrolsüz bir  sanal piyasaya
yapılmak istenen müdahalenin ilk safhasındayız.” ifadesini  kullandı.

Crea, sanal para piyasalarının aktörleriyle hükümet regülatörlerinin  bir araya 
gelerek düzenleyici çerçeveler oluşturması gerektiğini, bu sayede  şeffaf bir pazar
oluşturulabileceğini ve yatırımcıların üzerindeki risklerin  azaltılabileceğini 
söyledi.

**BİTCOİN’İN GEÇMİŞİ**

İnternette alışveriş yapılması amacıyla 2009’da dijital bir para  birimi olarak 
kimliği bilinmeyen kişiler tarafından oluşturulan Bitcoin, herhangi  bir idari veya
düzenleyici merkeze bağlı olmadan internette serbestçe alınıp  satılabiliyor.

Küresel finansal veya siyasi krizlerde değerinin artması ve birçok  internet sitesi
üzerinden farklı para birimlerine hızlıca dönüştürülebilmesi ile  de bilinen Bitcoin,
yıllar içinde bazı bilişim suçları ve karaborsayla da adı  anıldığı için hükümetlerde
endişe yaratıyor.

Dünya genelinde milyonlarca insanın bilgisayarına mayıs ayında bulaşan  “WannaCry”
virüsünü yayan bilişim korsanları, kişilerin bilgilerinin  kurtarılabilmesi için
Bitcoin karşılığında fidye istemişlerdi. Virüsün ardından  Bitcoin’in değeri 20 
Mayıs’ta ilk defa 2 bin doların üzerine çıkmış, 2 Eylül’de  ise 5 bin doların üzerine
tırmanmıştı. Çin’in Bitcoin’e yasaklamalar getirmesi,  sonrasında da Rusya’nın kısıtlamalar
duyuracağının beklenmesinin ardından dün  Bitcoin’in değeri 4 bin doların altına
geriledi.

**ABD BORSALARINDA İŞLEMİNE İZİN VERİLMEDİ**

Bu arada SEC, mart ayında Bitcoin’in Borsa Yatırım Fonu olmaya yönelik  başvurusunu
reddetmiş ve Bitcoin’in ABD borsalarında işlem görmesine izin  vermemişti.

SEC’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Bitcoin’in başvurusu,  manipülatif faaliyetlerin
önlenmesi için gerekli şartları sağlamadığı  gerekçesiyle kabul edilmemişti.

ABD’li uluslararası yatırım bankası J.P. Morgan Chase’in Üst  Yöneticisi (CEO) Jamie
Dimon ise yaptığı açıklamada, Bitcoin’in “sahtekarlık” ve  “spekülatif” olduğunu
dile getirmiş ve bankasındaki finansal çalışanların Bitcoin  ticareti yapması durumunda
onları kovacağını söylemişti.

Dimon, Bitcoin’in ancak ABD doları ve diğer büyük para birimlerini  kullanmaktan
kaçınan insanlar tarafından tercih edildiğini belirtmişti.
