# BM’den ‘geri dönüşü olmayan nokta’ alarmı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bmden-geri-donusu-olmayan-nokta-alarmi-68407h/
- Yayımlanma: 2021-08-09T16:04:22+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC)
bugün BM üyesi 195 ülkenin liderlerine sunulan tarihi önemdeki raporu gezegen ve
insanlık için kırmızı alarm verdi. 

Daha önceki IPCC raporlarında iklim değişikliğinin endüstriyel faaliyetler sonucu
meydana geldiğinin ‘kuvvetle muhtemel’ olduğu dile getirilirken, bu kez kesin dile“
İnsan etkilerinin; atmosferin, ozon tabakasının ve yeryüzünün ısınmasına neden olduğu
ortadadır” denildi.

Bugün ülkeler sera gazı salımını keskin biçimde azaltmaya başlasa bile küresel ısınmanın
öngörülenden 10 yıl önce, 2030’a kadar 1.5 derece artacağını belirten rapora göre
küresel ısınmanın bazı yıkıcı etkilerini artık geriye döndürmek mümkün olmasa da
bunların daha da beter hale gelmesini durdurmak için hala zaman var.

Kömür, petrol ve gazın yanmasının Dünya’nın iklimini ve onunla birlikte insan kaderini
nasıl değiştirdiğini değerlendiren binlerce araştırma makalesinin gözden geçirilmesine
dayanan mevcut iklim biliminin en eksiksiz sentezi diye nitelenen rapor, belli bir
gelecek öngörmek yerine olası birkaç gelecek sunuyor. 

Sanayi çağının başlangıcından beri ABD ve Avrupa ülkelerinin ve daha yakın zamanda
Çin’in önderlik ettiği eklenerek artan sera gazı salımları, gezegeni sadece ısıtmakla
kalmadı, aynı zamanda gelecek 20 yılda çok daha kötü hale geleceği bir yola soktu.

Buna göre küresel ısınmanın artarak devam etmesi sonucu yaklaşık 1 milyar kişi en
az 5 yılda 1 kez hayati tehlike arz eden sıcak dalgalarıyla karşı karşıya kalacak.
İnsanlık rekor kıran sıcak dalgaları, sık sık gerçekleşen seller, sık sık gerçekleşen
kuraklıklar ve kıyılardaki kentleri tehdit eden deniz düzeyinin yükselmesiyle çok
daha fazla yüzleşecek. 

2 derecelik ısınmada aşırı sıcak patlamalarının daha sık gerçekleşmesiyle resmin
daha da kötüleşeceğine, 4 derece ısınmada Dünya’nın tanınmaz hale geleceğine dikkat
çeken raporun yazarı uzmanlar, doğrudan çözüm sunmak yerine, çatallanan birçok yol
olduğunu, hangi yolun tutturulacağına en güçlü ülkelerin liderleri ve şirketlerinin
karar vereceğine vurgu yaptı. 

Sıcaklık artışını sınırlamak dünyanın elektrik üretme, binaları ısıtma, hareket 
etme ve yiyecek üretme biçiminde büyük yapısal değişiklikler gerektirdiğinden, halihazırda
asıl mesele, bu yaz rekor kıran aşırı sıcak dalgaları, orman yangınları, selleri
yakından gören yurttaşların liderlerini harekete geçmeye zorlayıp zorlamayacağı.

İklim biliminin şimdiye kadar yürüttüğü en ayrıntılı inceleme olan ve BM Genel Sekreteri
Antonio Guterres tarafından ‘insanlık için kırmızı alarm’ diye nitelenen IPCC raporunun
ana hatları şöyle:

1) Küresel ısınma, insan faaliyetlerinin etkisiyle son 2 bin yılda görülmemiş bir
oranda arttı. Atmosferdeki karbon emisyonu yoğunluğu, 2019’da 2 milyon yıl içinde
en yüksek seviyesine ulaştı. Önemli sera gazları olan metan ve azot oksit gazlarının
konsantrasyonları, 2019’da  800 bin yıldaki en yüksek seviyede gerçekleşti.

2) Dünya daha hızlı ısınıyor. Küresel ısınma, 2018’de öngörülenden 10 yıl önce, 
2030 civarında 1.5 dereceye ulaşma yolunda ilerliyor.

3) Deniz düzeyi daha hızlı yükseliyor. 1901-1971 arasında yılda 1.3 mm olan ortalama
oran, 2006-2018 arasında iki katından fazla artarak yılda 3.7 mm’ye çıktı. 1901-
2018 arasında küresel ortalama deniz seviyesi 0.20 metre yükseldi. Bu, son 3 bin
yıldaki en hızlı artış olarak kayıtlara geçti. Denizel ısı dalgalarının oluşma sıklığı
1980’lerden beri iki katına çıktı.

4) Okyanus, buz tabakaları ve küresel deniz seviyelerindeki değişiklikler, yüz yıl
ila bin yıllık zaman dilimlerinde geri döndürülemez hale geldi. Son yılda Arktik
deniz buzunun seviyesi 1850’den beri en düşük seviyesine geriledi.

5)  Kuzey Amerika, Avrupa, Avustralya, Latin Amerika, Afrika’nın bazı bölgeleri,
Sibirya, Rusya ve Asya’nın da içinde bulunduğu gezegenin büyük bir bölümü sıcak 
hava dalgalarını içeren aşırı sıcaklara maruz kalıyor. Aşırı sıcaklar 1950’lerden
bu yana çoğu kara bölgesinde daha sık ve daha yoğun hale gelirken, aşırı soğuklar
daha az sıklıkta ve daha az şiddetli hale geldi.

6) 10 yılda bir ve 50 yılda bir gerçekleşen aşırı sıcak, şiddetli yağmur ve kuraklık
olayları daha sık ve yoğun hale gelecek. Aşırı hava olaylarının daha büyük çapta,
artan sıklıkta, yeni yerlerde, farklı zamanlamayla, yeni kombinasyonlar -yani birlikte
meydana gelen iki veya daha fazla aşırı olay, örneğin sıcak hava dalgası ve kuraklık-
şeklinde gerçekleşmesi muhtemel.

7) Şehirler küresel ısınmanın en sıcak noktaları, çünkü ısıyı hapsederken su ve 
bitki örtüsü gibi soğutma alanlarının eksikliğini çekiyor. 

8) Küresel ısınma bu yüzyılın sonuna kadar sınırlandırılabilir, ancak fosil yakıtların
yakılmasında ve sera gazı yayan diğer faaliyetlerde şu andan itibaren ciddi ve acil
kesintiler yapılması gerekiyor. 

9) Mevcut iklim politikaları ve Paris Anlaşması kapsamında sunulan ulusal katkı 
beyanları doğrultusunda küresel ısınma, en iyi tahminle 2100’de 2.7 dereceye ulaşıyor.
Bu nedenle, küresel sıcaklık artışının 1.5 dereceyle sınırlandırılabilmesi için 
ülkelerin emisyonlarını 2030’a kadar yarıya indirmeleri ve sıfır emisyon yol haritalarını
planlarının merkezine koymalarına ihtiyaç duyuluyor. Küresel ısınmayı belirli bir
düzeyde sınırlandırmak, net sıfır karbon emisyonuna ulaşılmasını ve diğer sera gazı
emisyonlarında önemli azaltım gerçekleşmesini gerektiriyor. 

10) 1.5 derece eşiği ne kadar aşılırsa dünyada öngörülemez ve ciddi risklerin oluşma
ihtimali o kadar artıyor. Emisyonların en fazla arttığı senaryoda, buz tabakası 
oluşumu ve erime süreçlerindeki belirsizlik nedeniyle küresel ölçekte deniz seviyesindeki
artışın 2100 yılında 2 metreye, 2150 yılında ise 5 metreye kadar olan olası aralığın
üzerinde gerçekleşmesi öngörülüyor. İklim değişikliğiyle en iddialı şekilde mücadelenin
amaçlandığı yol haritalarında dahi deniz seviyesindeki yükselişin yüz binlerce yıl
devam edeceği hesaplanıyor.
