# “Borçlara yapılandırma, emekliye ikramiye” tasarısı komisyonda kabul edildi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/borclara-yapilandirma-emekliye-ikramiye-tasarisi-komisyonda-kabul-edildi-35662h/
- Yayımlanma: 2018-05-04T07:59:09+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, “vergi ve prim borçlarının yapılandırılması, emeklilere
ramazan ve kurban bayramları öncesi ikramiye ödenmesi, imar barışı, yaşlılık aylığının
500 liraya çıkarılması, genç girişimcilere Bağ-Kur desteği, üniversitelerden kaydı
silinenlere af” gibi düzenlemeleri de içeren tasarı kabul edildi.

Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ile yapılandırmaya konu alacaklar; alacaklı idare,
alacak türü ve alacağın dönemi itibarıyla belirleniyor.

Yapılandırmaya konu alacakların ait olduğu idareler; Maliye Bakanlığı, Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, il özel idareleri, belediyeler, Yatırım
İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) olarak düzenleniyor.

Milyonlarca vatandaşın; vergi ve vergi cezaları, bazı idari para cezaları, ecrimisil
ile öğrenim ve katkı kredisi gibi bazı kamu alacakları, gümrük vergileri ve bu vergiye
ilişkin idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik
keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi
ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai
faiz, gecikme cezası gibi fer’i alacakları yeniden yapılandırılıyor.

Yapılandırmaya konu alacaklar, 31 Mart 2018 tarihi esas alınarak tespit ediliyor.

İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar
ile kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan
alacakların beyanına ilişkin düzenleme de tasarıda yer alıyor.

Yeniden yapılandırılacak borçlar ve konuları şöyle:

“- Vergi Usul Kanunu kapsamına giren; 31 Mart 2018 tarihinden önceki dönemlere ilişkin
vergi ve vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,

– 31 Mart 2018’den önce Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun, Milletvekili Seçimi Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, Mahalli İdareler ile
Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, Anayasa Değişikliklerinin
Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları
Hakkında Kanun, Karayolu Taşıma Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu, Karayolları Genel
Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, Askerlik Kanunu ile Radyo ve 
Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari
para cezaları,

– Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü 
Hakkında Kanun kapsamında takip edilen, ilgili kanun kapsamında olup tahsil dairesine
takip için intikal etmiş olan asli ve fer’i amme alacakları,

– İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, 
demirbaşlar ile kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu
ve ortaklardan alacakların beyanı,

– 31 Mart 2018 tarihinden önce Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince
takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme
zammı alacakları,

– Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen ancak 
ödenmemiş olan 2018 yılı mart ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik
keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi
ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları; isteğe bağlı sigorta
primleri ve topluluk sigortası primi ile gecikme cezası; 31 Mart 2018 tarihine kadar
bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan
ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden
hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve zammı alacakları; damga
vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı
alacakları; il özel idarelerinin takip ettiği, ödenmemiş asli ve fer’i amme alacakları.”

– Belediye borçlarının yapılandırılması

Tasarıyla, belediyelerin borçları da yapılandırılıyor.

Belediyelerin; 31 Mart 2018 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi ve gecikme
cezaları ile faizleri; düzenlemenin yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş su, atık 
su ve katı atık ücreti alacaklarıyla bunlara bağlı fer’i alacakları ile büyükşehir
belediyelerinin katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları yapılandırma
kapsamında bulunuyor.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin ödenmemiş
su ve atık su bedeli alacakları ile gecikme faizi ve gecikme zammı alacakları; Yatırım
İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının, vadesi 31 Mart 2018 tarihinden önce olduğu
halde, bu düzenlemenin yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan taşınmaz kültür varlıklarının
korunmasına katkı payı ile buna bağlı fer’i alacakları yapılandırılacak.

Tasarıyla, Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, il özel idareleri, belediyeler
ve YİKOB’a bağlı tahsil dairelerince takip edilen kesinleşmiş alacaklara ilişkin
düzenleme yapılıyor.

Düzenlemenin yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da 
ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan; vergiler ve vergi cezaları, bazı idari para
cezaları, gümrük vergileri ve idari para cezaları ile bu alacaklara ilişkin her 
türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, gecikme cezası gibi fer’i alacaklar
yapılandırılacak.

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden alacaklar da kesinleşmiş
alacak olarak yapılandırılıyor.

Ödenecek Motorlu Taşıtlar Vergisi taksit ödeme süresince fenni muayene izni verilecek.

Bu düzenlemenin yayımı tarihi itibarıyla, yargı kararıyla kesinleştiği halde mükellefe
ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar da yapılandırılacak. Bu hüküm kapsamına
giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacak.

Vatandaşların bu düzenlemelerden yararlanmak istemeleri halinde, belirtilen şartların
yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şartı da aranacak.

– Kesinleşmemiş ve dava aşamasındaki alacaklar

Tasarıyla, kesinleşmemiş veya dava aşamasındaki amme alacaklar da yapılandırılıyor.

İlk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş
olan vergi tarhiyatları ve gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar ile istinaf veya
temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf, itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya
da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan
vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar, yapılandırma kapsamına
alınıyor.

İdari para cezalarından ihtilaflı olanlar da yeniden yapılandırma kapsamında bulunuyor.

Kanun çerçevesinde borçları yapılandırılan borçluların, maddelerde öngörülen şartları
yerine getirmelerinin yanı sıra yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj)
vergisini, kurum (stopaj) vergisini, katma değer vergisini ve özel tüketim vergisini
süresinde ödeme zorunluluğu getiriliyor. Bu vergi türlerinin, çok zor durum olmaksızın
bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödenmemesi halinde, düzenlemeden yararlanılamayacak.

Bu düzenlemelerden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava
açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şart
olacak.

Düzenlemeden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak belirtilen ödeme şartını yerine
getirmeyen borçlulardan, ilk tarhiyata göre belirlenen alacaklar başka bir işleme
gerek olmaksızın takip edilecek.

Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı halde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri
ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edilecek. Bu işlemlerin tamamlanmasından
sonra tarh edilen vergiler de yapılandırma kapsamına alınacak.

Mükellefler, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları takdirde, kendileri
hakkında artırımda bulunulan yıllar için senelik gelir ve kurumlar vergisi incelemesi
ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat
yapılmayacak.

Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

Buna göre, mükellefler, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları takdirde,
kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi
incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir
tarhiyat çıkarılmayacak.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde,
ihtirazi kayıtla verilenler dahil, vergiye esas alınan matrahlarını, kanunun yayımı
tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, 2013 takvim yılı için yüzde 35; 2014 
takvim yılı için yüzde 30; 2015 takvim yılı için yüzde 25; 2016 takvim yılı için
yüzde 20, 2017 takvim yılı için yüzde 15’ten az olmamak üzere artıracak.

Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak
verdikleri gelir vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim
ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olması 
halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah ile artırdıkları matrahlar, işletme
hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için 2013 takvim yılı için 12 bin 279
liradan, 2014 takvim yılı için 12 bin 783 liradan, 2015 takvim yılı için 13 bin 
558 liradan, 2016 takvim yılı için 14 bin 424 liradan, 2017 takvim yılı için 16 
bin 350 liradan az olamayacak.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için ise
söz konusu matrahların 2013 takvim yılı için 18 bin 95 liradan, 2014 takvim yılı
için 19 bin 155 liradan, 2015 takvim yılı için 20 bin 344 liradan, 2016 takvim yılı
için 21 bin 636 liradan, 2017 takvim yılı için 24 bin 525 liradan az olamayacağı
hükmü getiriliyor.

Matrah ve vergi artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin, tahakkuk eden vergilerini
öngörülen süre ve şekilde ödemeleri gerekecek.

Geliri, sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan oluşan mükellefler için
vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defter tutan mükellefler
için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/10’undan, geliri sadece gayrimenkul
sermaye iradından oluşanlar için 1/5’inden, geliri bunlar dışında kalan diğer gelir
vergisi mükellefleri için ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler
için belirlenmiş tutardan az olamayacak.

-Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri

Kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili 
olarak verdikleri beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar
nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, vergilendirmeye
esas alınacak matrahlar ile artırdıkları matrahlar, 2013 takvim yılı için 36 bin
190 liradan, 2014 takvim yılı için 38 bin 323 liradan, 2015 takvim yılı için 40 
bin 701 liradan, 2016 takvim yılı için 43 bin 260 liradan, 2017 takvim yılı için
49 bin 37 liradan az olamayacak. Artırılan matrahlar, yüzde 20 oranında vergilendirilecek
ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi alınmayacak.

Ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri 
yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden 
tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş olmaları şartıyla artırılan matrahları
yüzde 15 oranında vergilendirilecek.

Kurumlar vergisi mükelleflerinin, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları muhtasar
beyanname ile beyan etmemiş olmaları halinde, bu yıllara ilişkin olarak vergi incelemesine
ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlara ait tevkifat matrahlarını,
bu kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar, asgari matrahın yüzde
50’sinden az olmamak kaydıyla beyan etmeleri şartı getiriliyor. Buna göre artırılan
matrahlar üzerinden yüzde 15 vergi hesaplanacak.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara
ait zararların yüzde 50’si, 2017 ve izleyen yılların karlarından mahsup edilmeyecek.

-Tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülecek

Hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, her bir
vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde yer alan
ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 2013 yılı
için yüzde 6; 2014 yılı için yüzde 5; 2015 yılı için yüzde 4; 2016 yılı için yüzde
3 ve 2017 yılı için yüzde 2’den az olmamak üzere hesaplanacak gelir vergisini, kanunun
yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar artıracak.

Mükellefler, katma değer vergisini artırdıkları takdirde, kendileri nezdinde söz
konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili
olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak.

Katma değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak 
verdikleri beyannamelerindeki, ihtirazi kayıtla verilenler dahil, hesaplanan katma
değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2013 yılı için yüzde 3,5; 2014 yılı için
yüzde 3; 2015 yılı için yüzde 2,5; 2016 yılı için yüzde 2 ve 2017 yılı için yüzde
1,5’ten az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak
kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan edecek.

Tecil-terkin uygulamasından yararlanan mükellefler için artırıma esas tutarın belirlenmesinde,
tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülecek.

Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması
halinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş
olması şartıyla artırılan matrah üzerinden yüzde 18 katma değer vergisi artırımında
bulunmak suretiyle düzenlemeden yararlanılacak.

-Damga vergisi alınmayacak

Matrah veya vergi artırımı dolayısıyla mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve
katma değer vergisi beyannameleri ve diğer beyannameler için damga vergisi alınmayacak.

Mükelleflerin matrah veya vergi artırımı yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni
süresinde vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle Vergi Usul Kanunu’nun usulsüzlük
ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmayacak.

Matrah veya vergi artırımı ile ilgili olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi 
hataları nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda
tahakkuk etmiş sayılacak ve tahsil edilecek.

Her bir dönem için ayrı ayrı 10 liraya kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmayacak.

Defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka
yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen
veya kısmen sahte olarak düzenleme fiilleri nedeniyle vergi incelemesi devam edenler
ile terör suçundan hüküm giyenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine
karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti
veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk
kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma
ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu 
veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler, artırım
hükümlerinden yararlanamayacak.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri; işletmelerinde olduğu halde kayıtlarında
yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince ya da bağlı bulundukları
meslek kuruluşunca belirlenecek rayiç bedel ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle
defterlerine kaydedebilecekler.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden
Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı’na
göre, işletmelerde olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve
demirbaşlar hakkında düzenleme yapılıyor.

Buna göre, adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil gelir ve kurumlar vergisi
mükellefleri; işletmelerinde bulunduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine,
teçhizat ve demirbaşları kendilerince ya da bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit
edilecek rayiç bedel ile düzenlemenin yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna
kadar bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine
kaydedebilecekler.

Bildirime dahil edilen kıymetler için amortisman ayrılmayacak.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, düzenleme uyarınca aktiflerine kaydettikleri
emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık
hesabı açacaklar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin
tasfiye edilmesi halinde sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecek.

Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilecek ve ayrılan karşılık birikmiş
amortisman olarak kabul edilecek.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin
gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedecek. Beyan edilen; genel orana tabi
makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden yüzde 10’u, indirimli 
orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi 
olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanacak ve ayrı bir
beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenecek.

Bu kapsamda beyan edilerek makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen katma
değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergiden
indirilmesi mümkün olmayacak.

Ancak emtia üzerinden ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer vergisinden
indirilebilecek. Ayrıca özel tüketim vergisine tabi malları öngörülen düzenleme 
kapsamında beyan eden ve bu mallara ilişkin alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin,
beyan tarihindeki miktar ve emsal bedel üzerinden hesaplanan özel tüketim vergilerini
de katma değer vergisine ilişkin beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname
ile beyan ederek ödemesi sağlanacak.

Bu kapsamdaki kıymetlerin satılması halinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen
değerinden düşük olamayacak.

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarının daha sağlıklı hale getirilebilmesi
için kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan malların fatura düzenlemek
ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına
intikal ettirebilmelerine imkan sağlanacak.

Faturalı olarak alınıp kayıtlara geçen ancak belge düzenlenmeksizin satılan malların
halen stokta gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dışılık, fatura düzenlenerek kayıt
ve beyanlara hasılat olarak intikal ettirilmesi sağlanarak düzeltilecek.

Faturalama işlemi kayıtlarda yer alan maliyete, bu maliyete aynı neviden mallara
ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kar oranının uygulanmasıyla
bulunan tutarın eklenmesiyle yapılacak.

Gayrisafi kar oranının, cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin
bağlı olduğu meslek odasının belirleyeceği oran esas alınacak. Düzenlemeden yararlanmak
isteyen mükelleflerin, belirtilen süre içinde faturalama işlemini yapmaları ve bu
faturaları yasal kayıtlarına intikal ettirmeleri gerekecek.

Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik ceza ve faiz uygulaması
yapılmayacak. Yasal kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, cari yıl gelir vergisi
veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınacak. Ayrıca, bu tutarlar
ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilecek.

Eczaneler, stoklarında kayıtlı yer aldığı halde fiilen bulunmayan ilaçları, düzenlemenin
yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar maliyet bedeli üzerinden fatura
düzenlemek suretiyle kayıtlarından çıkarabilecekler. Bu suretle kayıtlardan çıkarılan
ilaçların maliyet bedeli üzerinden yüzde 4 hesaplanan katma değer vergisi ayrı bir
beyanname ile beyan edilerek beyanname verme süresi içinde ödenecek. Ödenen bu vergi,
hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecek, gelir ve kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider olarak dikkate alınamayacak.

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31 Aralık 2017
tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa
mevcutları, ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu
tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını, düzenlemenin yayımı tarihini izleyen
üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilmeleri
sağlanacak. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden yüzde 3 vergi hesaplanarak
beyanname verme süresi içinde ödenecek.

– Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları

Tasarıyla, kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarında da düzenlemeye gidiliyor.

Buna göre, 2018 yılı mart ayı ve önceki aylara ilişkin olup tahakkuk ettiği halde
ödenmemiş sigorta primi, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik
destek primi, isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, damga vergisi,
özel işlem vergisi, eğitime katkı payı belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde,
bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammının tamamının tahsilinden
vazgeçilecek.

31 Mart 2018 tarihine kadar, bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu
işlere ilişkin düzenlemenin yayımı tarihinden önce tahakkuk ettirilerek işverene
tebliğ edildiği halde ödenmemiş olan sigorta primi asılları ile gecikme cezası ve
gecikme zammına ilişkin hesaplanacak tutarın ödenmesi durumunda, bu alacaklara uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammının tahsili yapılamayacak.

Tasarıyla, 31 Mart 2018 tarihinden önce ödenmemiş idari para cezası asıllarının 
yüzde 50’si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden düzenlemenin yayımı
tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın ödenmesi halinde, idari para cezası asıllarının kalan yüzde 50’si ile idari
para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının
tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

Düzenleme kapsamına giren alacakların; asıllarının düzenlemenin yayımı tarihinden
önce ödenmiş olmasına rağmen, fer’ilerinin bu düzenlemenin yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer’i alacağın yüzde 40’ının kanunda belirtilen
süre ve şekilde ödenmesi halinde, kalan yüzde 60’ının tahsilinden vazgeçilecek.

Sigortalıların bu düzenleme kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları halinde, yapılandırılan
borç haricinde 60 günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması veya
60 günden fazla prim ve prime ilişkin borçları bulunmakla birlikte bu borçlarını
ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini
de yerine getiriyor olmaları ve yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri
kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılacaklar.

Genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da gelir testine hiç başvurmayanlardan,
düzenlemenin yayımı tarihinden 30 Kasım 2018’e kadar gelir testine başvuran kişilerin
genel sağlık sigortası primleri, gelir testi sonucuna göre ilk tescil başlangıç 
tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek.

2018 yılı nisan ayı ve önceki aylara ilişkin olup düzenlemenin yayımı tarihinden
önce tahakkuk ettiği halde ödenmemiş prim borçlarının 31 Aralık 2018’e kadar ödenmesi
halinde gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilecek.

– Sağlık hizmetlerinden yararlanacaklar

Düzenlemenin yayımı tarihinden önce Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası 
Kanunu kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu bulunanlar, 
bu kanunda belirtilen şartları taşımaları halinde, düzenlemenin yayımı tarihinden
önceki döneme ait prim borçları dikkate alınmaksızın 31 Aralık 2018’e kadar sağlık
hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılacaklar.

Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, prim borçları nedeniyle sigortalılık
süreleri durdurulmuş olanlar, durdurulan sigortalılık süreleri için ödeyecekleri
prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek hesaplanmasını
talep edebilecekler.

Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, durdurulan
süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilecek. Hesaplanan borcun tamamının
ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmemesi halinde ihya işlemi geçerli sayılmayacak
ve bu fıkra kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin başkaca prim borcunun bulunmaması
kaydıyla faizsiz olarak iade edilecek.

Tasarıyla 31 Mart 2018 tarihine kadar bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile 
ihale konusu işlerde, asgari işçilik tutarının tespiti için başvuruda bulunulmasına
rağmen işverene tebliğ edilememiş eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta
primi asılları ve bunlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zamları için de taksitlendirme
süresi düzenleniyor.

Bağ-Kur sigortalılarının muhtelif kanunlarla durdurulan sigortalılık süreleri nedeniyle
ödemedikleri prim borçlarını ödeme imkanı sağlanıyor.

Verilen önergeyle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre tescilleri
yapılan ve ilgili kanunlara göre sigortalılık süreleri durdurulanlar da yapılandırma
kapsamına alındı.

– İdari para cezalarına yapılandırma

31 Mart 2018’den önce tespit edilen fiillere ilişkin idari para cezalarından kesinleşmemiş
olanlar ile düzenlemenin yayımı tarihinde sonra tebliğ edilecek olanlara yapılandırma
imkanı getiriliyor.

Söz konusu hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlular, maddelerde belirtilen şartların
yanı sıra dava açmayacak, açılmış davalardan vazgeçecek ve kanun yollarına başvurmayacak.

Ayrıca bu hükümlerden yararlanmak üzere başvuruda bulanan borçlular, taksit ödeme
süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında
ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde, yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan
taksitlerini ödeme haklarını kaybedecek.

Borçların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi halinde
katsayı uygulanmayacak ve fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarların yüzde 90’ının tahsilinden vazgeçilecek.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden
Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısına
göre, kanunun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, kanunun yayımı tarihini
izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvurmaları, Maliye Bakanlığına,
Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı
tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini bu kanunun yayımı tarihini 
izleyen dördüncü aydan, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek
tutarların ise ilk taksitini kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü aydan başlamak
üzere ikişer aylık dönemler halinde azami 18 eşit taksitte ödemeleri gerekiyor.

Taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde bu süre,
tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda bitecek.

Hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler halinde ödenebilecek.

Hesaplanan tutarın tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi
halinde katsayı uygulanmayacak ve fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarların yüzde 90’ının tahsilinden vazgeçilecek.

Yapılandırılan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan yüzde 50
indirim yapılacak.

Hesaplanan tutarın tamamının ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde
ise Yİ-ÜFE tutarında yüzde 50 indirim yapılacak. Ayrıca, kanun kapsamında olan idari
para cezalarının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde idari para cezalarından
yüzde 25, ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödeme yapılması durumunda ise yüzde
12,5 indirim yapılacak.

– Taksitle ödeme

Yapılandırılan borçların taksitler halinde ödenmek istenmesi durumunda, söz konusu
borçlar, belirlenen katsayılara göre artırılmış olarak ödenecek.

Azami süreler aşılmamak kaydıyla yapılandırılan borçlar 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte
ödenebilecek. Borçlular, ödeme seçeneklerinden birini başvuru esnasında tercih edecek.
Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılması mümkün olmadığı
halde daha kısa sürede ödeme yapılması ise mümkün olacak. Bu takdirde ödenecek tutar
ilgili katsayıya göre düzeltilecek.

Tasarıyla, il özel idareleri, belediyeler ve spor kulüplerine yönelik farklı taksit
seçenekleri de düzenleniyor.

Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar, il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu
tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu
ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda
faaliyette bulunan spor kulüplerince ikişer aylık dönemler halinde azami 36 eşit
taksitte ödenebilecek.

Belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğine haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken
tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan
paylarından, İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden
Pay Verilmesi Hakkında Kanunu’nda yer alan yüzde 40 oranı dikkate alınmaksızın aylık
dönemler halinde azami 144 eşit taksitte tahsil edilecek.

Bu kapsamda yapılacak kesinti tutarı her hal ve takdirde bu idareler adına genel
bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının
yüzde 50’sini aşamayacak.

Tasarıda, taksitle yapılacak ödemelerde belirlenen tutara uygulanacak katsayılar
da yer alıyor.

Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine kanun kapsamında
ödenecek olan alacakların kredi kartı ile ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye
aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç tutarının,
taksitler halinde yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi
koşuluyla, bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün 
esas alınır ve borçluya tahsilatın yapıldığını gösteren makbuz verilecek.

Ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan
taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi
veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son
taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için belirlenen gecikme
zammı oranında hesaplanacak ve geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu
kanun hükümlerinden yararlanılacak.

Yapılandırmadan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, bu kanunda yer alan 
hükümler saklı kalmak kaydıyla yayımı tarihinden sonraki süreler için faiz, gecikme
zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı hesaplanmayacak.

Ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde
kaldırılacak ve buna isabet eden teminatlar iade edilecek.

Ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi
halinde alacaklı tahsil dairesince satılabilecek. Bu talep, ödenmesi gereken tutarların
ödenmesine engel teşkil etmeyecek.

Kanundan, yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları
veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların,
bu kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru
sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri gerekiyor.

Borçlular tarafından davadan vazgeçilmesi halinde idarece de ihtilaflar sürdürülmeyecek.

Tasarıyla, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik 
Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun, Bazı Alacakların
Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması
ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun hükümlerine göre yapılandırılan ve bu kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödemesi
devam eden tutarların erken ödenmesini teşvik için Yİ-ÜFE tutarında indirim yapılıyor.

Buna göre, adı geçen kanun hükümlerine göre yapılandırılan ve bu kanunun yayımı 
tarihi itibarıyla anılan kanunlar kapsamında ödemeleri devam eden alacaklardan kalan
taksitlerinin tamamının, hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi
içinde peşin olarak ödenmesi halinde kalan taksit toplamı içinde yer alan Yİ-ÜFE
tutarlarının yüzde 90’ının tahsilinden vazgeçilecek.

Bu takdirde, anılan kanunlar kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma hükümleri
geçerli sayılacak ve herhangi bir katsayı düzeltmesi yapılmayarak, ödenmemiş taksitlere
ilişkin kalan katsayı tutarlarının tahsilinden vazgeçilecek.

– Küçük tutarlı alacakların tahsilinden vazgeçiliyor

Tasarı, Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumuna
bağlı tahsil dairelerince takip edilen küçük tutarlı alacakların tahsilinden vazgeçilmesini
de kapsıyor.

Buna göre, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve 
vadesi 31 Aralık 2013 tarihinden önce olduğu halde bu kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş olan ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren
her bir alacağın türü, dönemi, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı
100 lirayı aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı 
fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 200 lirayı aşmayanların
tahsilinden vazgeçiliyor.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve 
vadesi 31 Aralık 2013 tarihinden önce olduğu halde bu kanunun yayımı tarihine kadar
ödenmemiş olan ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında gümrük
idarelerince takibi gereken her bir alacağın; türü, yükümlülüğü, asılları ayrı ayrı
dikkate alınmak suretiyle tutarı 100 lirayı aşmayan asli alacakların, idari para
cezalarında 150 lirayı aşmayanların ve tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı
fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i alacaklarda toplamı 200 lirayı aşmayanların
tahsilinden vazgeçilmesi de tasarıda yer alıyor.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun kapsamından çıkarılan iş yerlerine
ilişkin olup iş yerine ait borcun tamamının ödeme süresi 31 Aralık 2015 veya önceki
bir tarihe ilişkin olduğu halde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi,
sosyal güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları toplamı 100 lirayı aşmayan
alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme cezası ve gecikme
zammı gibi fer’ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 200 lirayı
aşmayanların tahsilinden de vazgeçiliyor.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sigortalı sayılmasını
gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili mevzuata göre sosyal güvenlik destek
primi ödemesi gereken sigortalıların bu kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan sosyal güvenlik destek primi borçları ve bu borca bağlı gecikme cezası, 
gecikme zammı gibi fer’i alacaklar terkin edilecek.

Tasarıyla, Sosyal Güvenlik Kurumunun iş kazası, meslek hastalıkları gibi sebeplerle
işverene rücu edilen alacakları ile emekli aylıklarından yersiz ödenenlerden kaynaklı
alacaklarının yapılandırılması da düzenleniyor.

Verilen önergelerin kabul edilmesiyle, 6552, 6736 ve 7020 sayılı yeniden yapılandırma
kanunları kapsamında ödemelerine devam edenler, bu kanun kapsamında ilk iki taksit
ödeme süresi içinde, taksitlerin tamamını ödemeleri durumunda da Yİ-ÜFE tutarının
yüzde 50 oranında indirim yapılacak.

Önceki yapılandırmalarda bir takvim yılı içinde, kanundan yararlanma hakkını kaybetmeyecek
şekilde 2 taksiti yatırmama hakkını kullanmış olanlar, bu taksitlerini, yapılandırmanın
son taksiti izleyen aylarda ödeyebilecekler.

2018 yılına münhasır, cari dönem ödeme şartına yönelik hükümler kapsamında ödenmesi
gereken borçlara ilişkin bir yılda iki defa süresinde ödenmeme hakkı 2018 yılında
yeniden başlatılacak.

TOBB üye aidatları da yapılandırma kapsamına alındı.

Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız; ruhsata, eklerine, imar mevzuatına
aykırı yapıların kayıt altına alınması amacıyla 31 Aralık 2017’den önce inşa edilen
yapılar için Yapı Kayıt Belgesi verilebilecek. Bu belge verilen yapılarla ilgili
yıkım kararları uygulanmayacak, idari para cezaları iptal edilecek.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden
Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısıyla,
yapılandırılan ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödemesi devam 
eden tutarların erken ödenmesi halinde Yİ-ÜFE tutarında indirime gidilmesi öngörülüyor.

Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı
tahsil dairelerince takip edilen küçük tutarlı alacakların tahsilinden vazgeçiliyor.

Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip
edilen, vadesi 31 Aralık 2013’ten önce olduğu halde ödenmeyen, Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Kanunu kapsamına giren her bir alacağın tutarı 100 lirasını aşmayan
asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer’i alacakların, 
aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 200 lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilecek.

Ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi 
ve idari para cezasında ise tarih 31 Aralık 2015 veya önceki döneme ait olma şartı
aranacak.

Emekli olduktan sonra vergi mükellefiyeti tesis ettirerek çalışmaya devam edenler,
ödemeleri gereken sosyal güvenlik destek prim borçlarını ödemeyecek.

Tasarıyla, iş kazası, meslek hastalıkları gibi nedenlerle Sosyal Güvenlik Kurumunun
işverene rücu edilen alacakları yeniden yapılandırılıyor. İş kazası ve meslek hastalığı,
malullük, adi malullük ve ölüm halleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların
bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları
her türlü borçları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından 
bu tasarının yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutar, belirtilen süre ve şekilde ödenirse bu borçlara
uygulanan kanuni faiz tahsil edilmeyecek.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından fazla veya yersiz ödendiği tespit edilen emekli
aylıklarıyla ilgili alacaklar da yapılandırılacak. Belirtilen şartlarda yapılan 
ödemeyle bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilecek.

Mücbir sebep hali sona eren, deprem felaketine maruz kalan Van, Ağrı’nın Patnos 
ve Bitlis’in Adilcevaz ilçelerindeki mükelleflerin, beyanname ve bildirim verme 
süresi 31 Ağustos 2018 tarihine uzatılacak. Ödeme tutarları yeniden taksitlendirilerek,
60 aylık ödeme süresi tanınacak.

Bakanlar Kurulu, yeni inşa edilen konut veya iş yerlerinin ilk satışlarına ilişkin
olarak da tapu harcını bir katına kadar artırabilecek, 10’da birine kadar indirebilecek.

Orman alanlarında, Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulabilmesine ilişkin düzenleme,
tasarıdan önergeyle çıkarıldı.

-Yaşlılık aylığında yüzde 100’e yakın artış

65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması
Hakkında Kanun kapsamında ödenen yaşlılık aylığı yaklaşık iki kat artırılıyor.

Daha önce memur aylık katsayısı ile çarpılan 2.332 gösterge rakamı yerine 4.387 
ile çarpılarak bulunacak rakam tutarında aylık bağlanacak.

Artış, 1 Haziran’dan itibaren uygulanacak.

-Öğrenci affı geliyor

Üniversitelerden hazırlık ve lisansüstü dahil kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler,
her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile kazandıkları halde kayıt yaptırmayanlar,
düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği
üniversiteye başvurmaları halinde 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine
başlayabilecek.

Terör suçundan hüküm giyenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu tarafından
devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum
veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar
bu düzenlemeden yararlanamayacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerde olanlar ise terhislerini takip eden
iki ay içinde başvurabilecek.

Ayrıldığı üniversiteye kayıt yaptırıp işi veya ikametinin başka bir ilde bulunduğunu
belgeleyenler, üniversiteye giriş yılı itibarıyla geçmek istediği üniversitenin 
taban puanını sağlamaları ve ikamet ettikleri ildeki yükseköğretim kurumlarının 
senatolarının da uygun görmesi halinde yaşadıkları ildeki üniversitelerdeki eşdeğer
diploma programlarına yatay geçiş yapabilecek.

Bu maddeden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları
halinde Anadolu, Atatürk ve İstanbul üniversiteleri bünyesindeki açık öğretim ön
lisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer bölümlere yatay geçişte bulunabilecek.

-Yapı Kayıt Belgesi verilecek

Tasarı, imar barışına ilişkin düzenlemeler de içeriyor.

Buna göre, afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız; ruhsat ve eklerine veya
imar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması, dönüşüm projelerine finans
sağlanarak dönüşümün daha hızlı ve etkin yapılması amacıyla 31 Aralık 2017’den önce
inşa edilen yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kuruluşlara
31 Aralık 2018’e kadar başvurulması ve gerekli şartların yerine getirilmesi halinde
Yapı Kayıt Belgesi verilebilecek.

Yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu, diğer hususlar bakanlıkça
hazırlanan Yapı Kayıt Sistemi’ne, yapı sahibinin beyanına göre kaydedilecek.

Yapılan tespit sonucunda arsa emlak değeri ile yapı yaklaşık maliyeti toplamı üzerinden
yüzde 3 olarak alınacak kayıt bedeli, başvuru sahibi tarafından genel bütçeye gelir
kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacak.

Afet Riski altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında kullanılmak
üzere kaydedilen gelirler karşılığı bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı
yetkili olacak. Bu ödenek dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılacak.

Bakanlar Kurulu, kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına
kadar azaltmaya, ayrıca bölgelere göre kademelendirmeye ve başvuru süresini bir 
yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.

– Yıkım kararları iptal edilecek

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yönelik olacak. Yapı Kayıt Belgesi verilen
yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate
alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilecek.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen
idari para cezaları iptal edilecek.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan
yapılarda, Yapı Kayıt Belgesinin ve maliklerin yarısının muvafakatinin bulunması
halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti
tesis edilebilecek. Bu durumda belirtilen bedelin iki katı ödenecek.

Kat mülkiyetine geçilmiş olması Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında
Kanun’un ek 1. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecek.

Belirtilen yapılarda kentsel dönüşüm yapılması halinde Yapı Kayıt Belgesi aranacak.

– Rayiç bedel üzerinden satılacak

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş
olması halinde, bu taşınmazlar bakanlığa tahsis edilecek.

Söz konusu belge sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri 
üzerine taşınmazlar bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacak. Gelirler,
bütçeye gelir kaydedilecek.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına
kadar geçerli olacak.

Bu belge, düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı
hükümleri uygulanacak.

Yapının depreme dayanıklılığı, malikin sorumluluğunda bulunacak.

Verilen önergenin kabul edilmesiyle, “İmar barışı” düzenlemesi, İstanbul Boğaziçi
sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi ile Tarihi Yarımada içindeki bazı alanlarda uygulanmayacak.

– Hazineye ait tarım arazileri kiralanabilecek

İmar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım
arazilerini en az 3 yıldan beri tarımsal amaçla kullandığı 31 Aralık 2017’den önce
bakanlıkça tespit edilen ve başvuru tarihi itibarıyla kullanımları sürenlerden, 
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde bu arazileri doğrudan
kiralamak için başvuruda bulunanlara, ecrimisil borçları bulunmaması şartıyla, cari
yıl ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden 10 yıla kadar doğrudan kiralanabilecek.

Kira süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan
kiracıların kira süresi tekrar uzatılabilecek veya bu araziler 10 yıllık kullanımını
müteakip kiracılara doğrudan satılabilecek.

Emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında 1000’er lira ikramiye verilecek.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden
Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı,
yapı denetiminde yeni düzenleme getiriyor.

Buna göre, mevcut kanundaki, “Yalnızca bir bodrum katın inşaat alanı hesaba katılmaksızın
toplam inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen yapılarda geçici yapı müteahhidi yetki
belgesi almak ve mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefi bulundurmak, yapı müteahhitliğine
ilişkin bütün sorumlulukları üstlenmek şartıyla parsel maliki kendi yapısını inşa
edebilir. Ancak bu yapılarda da mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefi bulundurulması
mecburidir. Parsel malikinin veya hissedarlardan birinin mimar veya mühendis olması
halinde ayrıca şantiye şefi aranmaz.” hükmü yürürlükten kaldırılıyor.

Bakanlıkça sınırları belirlenen yapı grubu ve inşaat alanına kadar olan yapılarda
mimar ve mühendisler yerine yapı denetimi faaliyetlerine teknik öğretmen, yüksek
tekniker, tekniker ve teknisyenleri katılabilecek.

Yapı denetimi hizmet sözleşmelerinde, yapı denetim kuruluşları ile müteahhitler 
arasındaki ticari bağın kesilerek yapı denetiminin daha etkin ve verimli bir şekilde
yürütülmesi amaçlanıyor. Yapı sahiplerinin mağdur olmaması için yapı denetimi hizmet
bedeli oranı sabitlenerek farklı fiyat uygulamalarının önüne geçilecek.

– Genç girişimcilere prim desteği

Tasarıyla, genç girişimcilere prim desteği getiriliyor. İş yeri açan 18 yaşından
büyük, 29 yaşından küçük girişimcilerin bir yıllık sigorta primleri, aylık prime
esas kazançları, günlük prime esas kazanç alt sınırının 30 katını geçmemek üzere
Hazine tarafından karşılanacak.

– Emeklilere Ramazan ve Kurban bayramı ikramiyesi

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, emeklilere
Ramazan ve Kurban bayramlarında 1000’er lira ikramiye verilecek.

Belirlenen bu ödemenin yapılmasında şu oranlar esas alınacak:

“- İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş göremezlik geliri
almakta olanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranı,

– Hak sahiplerinin hisseleri oranı,

– İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü yüzde 50’nin altında
kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerden, ölümü
iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmayanların hak sahiplerine, sigortalıya
gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden hak sahiplerinin
hisseleri oranı,

– Yabancı ülkelerle akdedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca kısmi gelir 
veya aylık alanlara ülkemiz mevzuatına tabi olarak geçen prim ödeme gün sayılarının
sosyal güvenlik sözleşmesine göre nazara alınan toplam prim ödeme gün sayısını bulan
oranı.”

Birden fazla dosyadan gelir ve aylık alanlara en fazla ödeneğe imkan veren bir dosya
üzerinden ödeme yapılacak. Ödemeler, evlenme ödeneği hesabında dikkate alınmayacak.
Ödemelerden kesinti yapılmayacak ve bu ödemeler haczedilemeyecek.

Yersiz yapıldığı anlaşılan ödemeler, ilgilinin varsa almakta olduğu gelir veya aylıklarından
yüzde 25 oranında kesilmek suretiyle, yoksa genel hükümlere göre geri alınacak. 
Ödemeler, ödeme tarihinden itibaren en geç iki ay içinde faturası karşılığında Hazineden
tahsil edilecek. Usul ve esasları ile ödeme tarihlerini belirlemeye Sosyal Güvenlik
Kurumu yetkili olacak.

– Prim borçlarının yapılandırılması

Köy ve mahalle muhtarlarından, 31 Mayıs 2018 tarihinden önceki sürelere ilişkin 
prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna
kadar ödememeleri ya da yapılandırmamaları halinde, sigortaları durdurulacak.

Durdurulan süreler, sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyecek. Sigortalılıkları
durdurulanlardan çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları 1 Haziran 2018 tarihi
itibarıyla yeniden başlatılacak.

Ancak daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi halinde,
durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde prime esas kazanç tutarı
üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilecek. Hesaplanan borç tutarının tamamını,
borcun tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık
süresi olarak değerlendirilecek.

– Sultanbeyli’deki mülkiyet sorunu

İstanbul’un Sultanbeyli ilçesinde, tapu maliki ile fiili kullanıcının farklı kişiler
olması nedeniyle geniş bir alanı kapsayan mülkiyet sorununun çözülmesi amacıyla,
fiili kullanıcıların, kullandıkları bu alanları satın almalarına imkan sağlanacak.

Satışa konu edilecek taşınmazların rayiç bedellerinin belirlenmesinde, daha önce
Maliye Bakanlığınca satılan taşınmazların rayiç bedelleri emsal alınacak.

Kalan taşınmazlardan, fiili kullanımı bulunan tapu maliklerine fiilen kullandıkları
alanlar, belediyeye devredilen hisselerinden yüzde 40 kesinti yapılmak suretiyle,
fiilen kullanımı bulunmayan veya kullandığı alandan fazla hisseye sahip olan tapu
maliklerine de belediyeye devredilen hisselerinden yüzde 40 kesinti yapılmak suretiyle,
öncelikle kullanıcısı olmayan parseller tam ya da hisseli olarak belediyece bedelsiz
olarak doğrudan devredilecek.

Bu alanların yetmemesi halinde kalan hisseler hakkında Kamulaştırma Kanunu’nun acele
kamulaştırmaya ilişkin hükümleri uygulanacak. Bu yerlerden İmar Kanunu gereğince
bir daha kesinti yapılmayacak. Uygulama sonucunda tahsil edilen bedellerden Hazine
payına isabet eden tutar, kamulaştırma için yapılan masraflar düşüldükten sonra 
ilgili Hazine hesaplarına aktarılacak.

Komisyonda tasarıya 3 madde ihdas edildi.

Buna göre, devlete ait üniversitelere ve sağlık alanında hizmet sunan enstitülere,
alacaklıların başvuru süresi 15 gün daha uzatıldı.

İskan Kanunu’na göre takyit kısıtlamaları, borcun tamamının ödenmiş olması şartına
bağlanıyor. Ancak 5 yıllık ödemesiz sürenin sonunda borcun tamamını defaten ödeyenlerin
takyit kısıtlamaları kaldırılacak.
