# Borsa Başkanı’nın 2015 beklentileri

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/borsa-baskaninin-2015-beklentileri-4669h/
- Yayımlanma: 2014-12-23T13:30:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Borsa İstanbul (BİST) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, “2007-
2008 yıllarında başlayan küresel krizin Türkiye için bir fırsata dönüştüğünü” söyledi.

Turhan yaptığı açıklamada, Türkiye ve dünyadaki ekonomik gelişmeleri, geride kalan
2014 yılını, 2015 yılında beklentilerini ve Borsa İstanbul olarak planlarını anlattı.

**Krizden önceki büyüme çizgisine uygun bir rotaya oturdu**

Turhan, 2007 ve 2008 yıllarında başlayan küresel krizin Türkiye için bir fırsata
dönüştüğüne işaret ederek, kriz süresince Türkiye ekonomisinin çok başarılı bir 
sınav verdiğini, dünyanın en büyük ekonomilerinin ciddi sıkıntılar yaşadığı bir 
dönemde, Türkiye ekonomisinin 2009 yılında gözlenen geçici daralmadan sonra hızla
toparlandığını ve gelişmiş ekonomilerin dahi henüz krizden önceki seviyelerine ulaşamadıkları
bir durumda, Türkiye ekonomisinin krizden önceki büyüme çizgisine uygun bir rotaya
oturduğunu vurguladı.

Türkiye’de geçtiğimiz yıl içerisinde bir milyonun üzerinde yeni iş imkanı oluşturulduğuna
dikkati çeken Turhan, “Bu çok önemli bir şey. Çünkü dünyanın başka ülkelerinde büyümenin
tekrar sağlanmaya başladığı durumlarda bile istihdamın artırılamadığını görüyoruz.
Bu önemli bir problem. Türkiye ekonomisi bu problemin de üstesinden gelmeyi başardı”
diye konuştu.

**Hem faiz oranları düştü hem de risk primleri çok azaldı**

Turhan, krizden önce Türkiye ekonomisindeki hem reel faiz oranlarının hem de Türkiye
tahvillerinin üzerindeki risk primlerinin çok yüksek olduğunu hatırlatarak, krizdeki
yüksek performans ve ekonomi yönetiminin gösterdiği başarı sayesinde krizden sonra
hem faiz oranlarının düştüğünü hem de risk primlerinin çok azaldığını ifade etti.

**‘Sizin o beğenmediğiniz ekonomik büyümenin yarısı için biz her şeyi vermeye razıyız’
dediler**

Türkiye ekonomisinin 2014 yılında büyümede istenildiği kadar yüksek bir performans
gösteremediğini öne süren Turhan, “Bununla beraber şunu ifade etmek gerekir ki geçenlerde
katıldığım bir toplantıda, Avrupa’dan bir üst düzey yönetici, ben ‘bu yıl maalesef
istediğimiz kadar bir ekonomik büyüme gösteremedik’ deyince, ‘sizin o beğenmediğiniz
ekonomik büyümenin yarısı için biz her şeyi vermeye razıyız’ dedi. Dolayısıyla karşılıklı
olarak baktığınız zaman yine de Türkiye ekonomisi çok olumlu bir performans sergiliyor.
2015 yılının 2014’ten çok daha başarılı ve iyi bir yıl olacağını düşünüyorum. Bütün
hazırlıklarımızı da ona göre yapıyoruz” ifadesin kullandı.

**2015 yılından beklentiler:**

Turhan, 2015 yılında “belirleyici” olacak birkaç konu olduğuna işaret ederek, bunların
Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımları, azalan petrol ve emtia fiyatları,
Avrupa ve Japon ekonomisindeki durgunluk ve son olarak gelişmekte olan ülkelerin
durumu olacağını söyledi.

FED’in parasal sıkılaşmaya gitmesinin, dünyadaki yatırılabilir fon miktarı üzerinde
olumsuz bir etkisi olacağı düşündüğünü anlatan Turhan, sözlerine şöyle devam etti:

**Benim kişisel tahminin…**

“Ancak benim kişisel tahminim, Amerikan ekonomisinde gözlemlediğimiz olumlu havanın
henüz ekonominin bütün sektörlerine dağılmamış olması, istihdamda ve iş gücü piyasasında
umulduğu kadar bir toparlanmanın henüz gerçekleşmemiş olması ve özellikle azalan
enerji ve emtia fiyatlarından dolayı enflasyon beklentilerinin aşağı doğru çekilmiş
olmasından dolayı FED’in sanıldığı kadar erken ve beklendiği kadar kuvvetli bir 
parasal sıkılaştırmaya gitmeyebileceğini düşünüyorum. Bu, tabi ki Türkiye için olumlu
bir haber.”

**Avrupa ve Japonya’da parasal genişleme devam edecek**

Avrupa ve Japon ekonomisinde durgunluk işaretlerinin hala sürdüğüne işaret eden 
Turhan, bunun, oralardaki parasal genişlemenin devam edeceğini gösterdiğini ifade
etti.

Turhan, azalan petrol ve emtia fiyatları ile birlikte düşünüldüğü zaman, bunun Türkiye’nin
özellikle finansman ihtiyacını karşılanması açısından olumlu bir tablo ortaya çıkardığını
belirterek, “Gelişmekte olan ülkelere giden sermaye bundan sonra hangi ülkeye gideceği
ile ilgili karar verirken belli kriterlere bakacak. Burada da Türkiye emtia fiyatlarındaki
gerilemekten kazançlı çıkan bir ülke. Çünkü emtia üreticileri ve ihraççıları bundan
zarar görürken, Türkiye gibi ham madde ithalatçısı ülkeler bundan istifade edecek”
dedi.

Türkiye’nin, kamu maliyesi görünümü açısından da yükselen piyasa ekonomileri arasında
en iyilerinden birisi olduğunu söyleyen Turhan, “Bu da önemli bir avantajımız. Dolayısıyla,
bunlar doğru değerlendirildiği takdirde, 2015 yılında çok başarılı bir performans
sergilenmesi mümkün diye düşünüyorum” ifadesini kullandı.

**Stratejik ortaklıklara hız vermek istiyoruz**

Turhan, Borsa İstanbul olarak 2015 yılındaki planlarına dair ise şunları kaydetti:

” Borsa İstanbul olarak biz, öncelikle stratejik ortaklıklara hız vermek istiyoruz.
Bildiğiniz gibi 2013 yılının sonunda Nasdaq Omx ile teknolojik iş birliği ve know-
how aktarımı çerçevesinde bir stratejik ortaklık gerçekleştirmiştik. 2014 yılının
ilkbaharından beri de finansal kuruluşlarla stratejik ortaklıkların ikinci adımı
için görüşmeleri yürütüyoruz.

**Burada üç önemli beklentimiz var:**

-Birincisi, küresel yatırım toplumu açısından muteber, yüksek kredibiliteye ve iyi
bir isme sahip yatırım kuruluşları ile gerçekleştireceğimiz ortaklık sayesinde, 
hem Borsa İstanbul’un küresel erişimini hem de Borsa İstanbul’a küresel yatırımcıların
ilgisini arttıracak bir adım atmayı düşünüyoruz.

-Aynı zamanda, bu ortaklıktan bilgi ve birikim transferi, piyasa uygulamalarının,
yönetim kalitemizin ve kurumsal yönetişim seviyemizin iyileştirilmesi gibi beklentilerimiz
var. Keza, bu yatırımcıların Borsa İstanbul’a yatırım yapmış olması, hem Türkiye
ekonomisi ve sermaye piyasalarını hem de şirket olarak Borsa İstanbul’a yabancı 
yatırımcıların ilgisinin bir göstergesi olacağından bu da bize çok önemli bir katkı
sağlayacak.

-Son olarak üçüncü konu da 2016 yılının ilk yarısında gerçekleştirmeyi düşündüğümüz
halka arz için bu stratejik ortaklık çok büyük ve olumlu bir katkı sağlayacak diye
düşünüyoruz. Çünkü küresel yatırımcılar tarafından tanınan, bilinen, muteber ve 
güvenilir yatırımcıların zaten Borsa İstanbul’a kayda değer oranda yatırım yapmış
olmaları, burada pozisyon almış olmaları, Borsa İstanbul’un yönetiminde yer alıyor
olmaları gerçekleştirmeyi düşündüğümüz halka arz açısından da çok kuvvetli bir destek
ve daha iyi şartlarda yüksek fiyattan halka arzı gerçekleştirmek açısından da bir
katkı sağlayacak diye düşünüyoruz.”
