# Borsa gözünü 110 bine dikti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/borsa-gozunu-110-bine-dikti-25291h/
- Yayımlanma: 2017-07-19T11:37:48+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Yaklaşık 7,5 aydır yükseliş trendinde olan ve yılbaşından bu yana kırdığı rekorlarla
gündemden düşmeyen Borsa İstanbul, 13 Haziran’da 100.000, 14 Temmuz’da ise 105.000’
i görmesinin ardından gözünü 110.000’li seviyelere dikti.
      AA muhabirinin yaptığı
derlemelere göre, Aralık 2016’da başladığı yükselişini bu yıla da taşıyan borsa,
yılın başından bu yana yatırımcısına yaklaşık yüzde 36 kazandırdı.              
Yatırımcıların son zamanlarda üzerinde sıkça konuştuğu ve hakkında çeşitli senaryolar
ürettiği Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, 13 Haziran’da 100.000’li seviyeleri
gördükten sonra da yükselişini sürdürdü.            Kırdığı rekorların ardından 
14 Temmuz’da da 105.000’i gören BIST 100 endeksi, bugün 106.546,74 puanla en yüksek
seviyesini görmesinin ardından şu dakikalarda 106.000 puanın üzerinde dengelendi.
Analistler, yükseliş eğiliminin sürmesi durumunda endekste yeni hedefin 110.000 
puanın üzeri olduğunu belirterek, olası geri çekilmelerde 100.000 ve 99.000 seviyelerinin
destek olarak takip edileceğini kaydetti.               Endeksteki rekorlara karşın
BIST 100 endeksine dolar bazlı bakıldığında en yüksek seviyesi olan 51.070,10 puanın
hala çok gerisinde bulunduğunu ifade eden analistler, şu dakikalarda endeksin 30.000
puanın üzerinde bulunduğunu dile getirdi.      **               “Hükümetin teşvik
paketleri büyüme tarafında sonuç verdi”                     Saxo Capital Strateji
Uzmanı Cüneyt Paksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, endekse dolar bazlı bakıldığında
dolar/TL’de yaşanan geri çekilmeye paralel 20.000 seviyesinin (2 sent) destek yapılmasının
ardından sıralı hedefler olarak belirledikleri 25.000-27.000-28.000’lerin aşıldığını,
bu hafta başı itibarıyla da 30.000’e (3 sent) ulaşıldığını hatırlattı.          
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) uyguladığı politika adımlarının kur
ve faiz tarafında finansal istikrar adına sonuç vermesinin, risk priminde ciddi 
düşüşlere neden olduğunu belirten Paksoy, hükümetin eş zamanlı yapısal reformlardaki
kararlılığı ve teşvik paketlerinin özellikle büyüme tarafında sonuç vermesinin BIST
100’deki bu yükselişlerde etkili olduğunu ifade etti.               Paksoy, referandum
sonrası siyasi istikrar çıpası adına önemli bir aşamayı daha geçen Türkiye’nin hem
görece ucuz olmasının hem de hikayesini yeniden yazmaya başlamasının BIST 100’ün
hızlı yükselişinde öne çıkan kriterlerden olduğunu belirterek şunları kaydetti: “
Dolar endeksinin geri çekilmesi ve özellikle gelişen ülkelerin, ABD Merkez Bankası
ve diğer risklere rağmen manevra alanı kazanması ve  bunun yanında ABD borsaları
önderliğinde küresel borsaların şimdilik pozitif tarafta kalmaya devam etmesi bu
hareketi destekleyen dışsal faktörler oldular. Bundan sonra içeride oluşan siyasi
ve jeopolitik haber akışı yanında başta büyüme olmak üzere enflasyon, cari açık 
gibi diğer önemli veriler izlenmeye devam edilecek ve gözler ağırlıklı TCMB adımlarında
olacaktır. Bunun yanında ekonomiden sorumlu yönetimin reform kararlılığı, hala konuşulan
kabine revizyonu, sınır ötesinde oluşan jeopolitik dengeler dikkatle takip edilecektir.
Bu başlıklarda yaşanacak gelişmelerin kur-faiz tarafındaki etkileri doğal olarak
BIST 100 üzerinde etkili olacaktır. ”      “BIST 100’de 107.000 aralığı geçilirse
yeni hedefler 108.500 ve 110.000 olacak”                     Paksoy, yurt dışı piyasalardaki
hareketlerin de dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek, şimdilik borsa tarafına
yansımayan global tahvil piyasasındaki hareketlilik ile Fed ve Avrupa Merkez Bankası(
ECB) ve diğer majör merkez bankalarına bağlı adım adım daha yüksek faiz ihtimalinin
ve bunların etkilerinin yakından izleneceğini söyledi.             Rekor seviyelerde
kalmaya devam eden ABD borsalarının seyrinin en az ABD 10 yıllıklar ve dolar endeksi
kadar dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Paksoy, jeopolitik risk başlıkları
ile ağırlıklı Orta Doğu ve Asya merkezli olayların önemli olduğunu ifade etti.  
Paksoy, BIST 100 endeksini teknik olarak değerlendirerek şunları kaydetti:      “
BIST 100 endeksine baktığımızda dolar bazlı 30.000 (3 sent) hedefine gelmiş olan
endeks eğer burayı kalıcı geçer ve kendisine destek yapabilirse dolar bazlı 31.000-
32.000 aralığı ilk önemli potansiyel hedef olacaktır. Bu da TL bazlı yeni bir yükseliş
potansiyeli anlamına gelebilecektir. Türk lirası bazlı 105.000-107.000 aralığı geçilir
ve bu bölge destek vazifesi görebilirse hedefler 108.500 ve 110.000 olacaktır. 110.000
üzerinde kanal direnci ve hedefi olan 113.000-115.000 aralığı potansiyel bölge olacaktır.”
Temkinli iyimserlik içinde kar satışlarının etkili olması durumunda mevcut durumda
BIST 100 endeksi üzerinde bulunan ciddi prim yükünün dikkate alınması ve ona uygun
strateji izlenmesi gerektiğine dikkati çeken Paksoy, kar satışları sonrası 105.000
altına geçişlerde 101.000-103.000 ve devamında son çalışan kritik desteğin 100.000
seviyesi olarak öne çıkacağını kaydetti.               Paksoy, 100.000 altına olası
kalıcı geçişler oluşması durumunda ise yükseliş hareketinin ciddi biçimde sorgulanacağını
belirterek bu durumda ise 99.000-97.000 seviyelerinin destek olarak takip edilmesi
gerektiğini vurguladı.                     “Mevcut momentum zirvelerin daha yukarılarda
görülmesini de sağlayabilir”      

Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Üzeyir Doğan da Borsa İstanbul’un 2015 ve 2016 yılında
yurt dışı ya da bölgesel jeopolitik gelişmelerin etkisi ile emsallerinden önemli
ölçüde negatif ayrıştığını anımsattı.      
         Bu negatif ayrışmanın aynı 
zamanda ileriye yönelik potansiyelin de birikmesi şeklinde değerlendirilebileceğini
belirten Doğan, geçen senenin son bölümüne gelindiğinde siyasetteki belirsizliklerin
azalmaya başlamasının ve yurt dışı piyasaların da pozitif trendini korumasının BIST
100’deki yükseliş için zeminin oluşmasının sağladığını kaydetti.               Doğan,
BIST 100’de rekor seviyelere ulaşılmasını sağlayan yükselen trendin, yurt içi ve
yurt dışı gelişmelerin ortak mahsulü olduğunu söylemenin mümkün olduğunu vurguladı.
Bu yıl alınan makroihtiyati tedbirlerin etkisiyle göreceli olarak yüksek seyreden
büyüme, enflasyonda yılın son ayı ile birlikte kalıcı olarak tek haneye düşüş beklentisi
ve CDS primlerindeki düşüşün sermaye piyasaları açısından pozitif bir görünüm oluşturduğunu
ifade eden Doğan, makro çerçevedeki bu görünümün yurt içi sermaye piyasalarındaki
pozitif trendin kalıcı bir şekilde negatife dönmesini engelleyeceğine dikkati çekti.
Doğan şunları kaydetti: “BIST 100’ün sene içindeki geri çekilmelerinin ara düzeltmeler
mahiyetinde kalacağını düşünüyoruz. Buna karşın BIST 100’ün gelişmekte olan ülkeler
ile iskontosunun tek bir yükseliş trendi ile sonlanmasını beklemiyoruz. Bu farkın
azalması için zamana ve bu süreçte Türkiye’nin iç risklerini düşük seviyelerde tutmasına
ihtiyaç olduğu kanısındayız.               Endeksin yıl içindeki dip-tepe marjların
son 5 yıl ortalaması yüzde 43 civarında bulunuyor. Bu marjın korunması, zirveler
için 108 bin civarını işaret ederken, mevcut momentum zirvelerin daha yukarılarda
görülmesini de sağlayabilir. Piyasalar için yakın planda görünen en büyük küresel
riskler; gelişmiş ekonomilerde başlayan faiz artışı ve dip seviyelerine gelen volatilitede
olası bir artış iken Türkiye özelinde ise yakın coğrafyadaki jeopolitik gelişmeler
hassasiyetini sürdürüyor.”      
