# Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Karadağ’dan önemli açıklama

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/borsa-istanbul-yonetim-kurulu-baskani-karadagdan-onemli-aciklama-33658h/
- Yayımlanma: 2018-03-12T18:17:58+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, “Türkiye’nin finansal sistemini
bankalar domine ediyor. Finansal sürdürülebilirlik için sermaye piyasalarına odaklanılmalı.”
dedi.

Himmet Karadağ, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde düzenlenen “Yükselen Piyasa Ekonomilerinde
Rating Uygulamaları: Çin Örneği Semineri”nde üniversitelerin kredi derecelendirme
alanında yapacağı çalışmaların çok kıymetli olduğunu belirtti. 

Kredi derecelendirme kuruluşlarının güvenilirliğini kaybettiğine dikkati çeken Karadağ,“
Mevcut uygulamanın sürdürülebilir ve güvenilir olanını sunmakla beraber alternatiflerin
üzerinde de yoğunlaşmamız lazım. Sürdürülebilir ve öngörülebilir bir finansal yapı
için bu tabii ki elzem. Mutlaka yatırım yapmadan önce o finansal aracın, şirketin
veya ülkenin kendi anladıkları dilden, kendi anladıkları finansal tablolar ile mutlaka
risklerinin ölçülmesini, değerlendirilmesini istiyorlar.” diye konuştu.

Karadağ, Türkiye’nin finansal sistemini bankaların domine ettiğini, finansal sürdürülebilirlik
için sermaye piyasalarına odaklanılması gerektiğini vurguladı.

**“Kişibaşı milli gelirimizi 20 bin doların üzerine çıkarmaya kararlıyız”**

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın da TBB olarak
ülkede derecelendirme şirketlerinin sayısını artırmak, daha rekabetçi bir ortamın
oluşmasını sağlamak ve Basel kapsamında bankaların sermaye yeterlilik rasyosunun
hesaplanmasına imkan veren ulusal inisiyatifleri doğru kullanmak, bankaların şirketler
için verdikleri notları daha uyumlu hale getirmek, risk yönetimi uygulamalarını 
iyileştirmek, kredi şirketlerinin notları kullanılarak sermaye yeterliliği rasyosunun
daha hassas ölçülmesine destek olmak ve sermaye piyasasının gelişmesine katkı sağlamak
amacıyla ulusal derecelendirme kuruluşu kurulması projesine başladıklarını anlattı.

Bu konuda Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’na (TSKB) bir rapor hazırlatıldığını söyleyen
Aydın, şunları kaydetti:

“Çalışmanın ana eksenini, ulusal derecelendirme şirketinin piyasalar tarafından 
kabul edilerek uzun vadede sürdürülebilir bir başarı sağlaması için ortaklık yapısının,
ana stratejilerinin ve iş modelinin tasarlanması ile bunlara ilişkin fizibilitenin
hazırlanması oluşturdu. Çalışmada ulusal ve uluslararası derecelendirme kuruluşları
incelenerek iyi uygulamalar belirlendi. Derecelendirme mevzuatı incelenerek, mevzuattaki
kısıtlar ve yapılması gereken değişiklikler tespit edildi. Ulusal derecelendirme
şirketinin ortaklık yapısı ve işleyiş modeli için seçenekler değerlendirildi ve 
tüm paydaşlar açısından fayda/maliyet analizi yapıldı. Ortaklık yapısı ve işleyiş
modelindeki farklı seçenekler için finansal durum projeksiyonları yapıldı. Çok sayıdaki
kurumun görüşleri alındı ve değerlendirildi.”

Aydın, rapor, görüş ve değerlendirmelerini almak amacıyla BDDK’ya gönderildiğini
ve BDDK’nın yönlendirmesini aldıktan sonra somut adımları atmaya başlayacaklarını
ifade etti.

Ekonomiyi büyütmeye ve kişi başına düşen milli geliri 20 bin doların üzerine çıkarmaya
bankacılık sektörü olarak kararlı olduklarını dile getiren Aydın, bunu yaparken 
dış dünyadaki gelişmeleri, riskleri ve kredi süreçlerini de doğru değerlendirerek,
ülke için en doğru olanı yapmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

**“Kredi derecelendirme piyasası oligopol”**

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İlhami Koç ise modern kredi derecelendirmesinin
1980’lerden sonra yaygınlaştığını ve bu kuruluşların son dönemde yoğun eleştiriler
aldığını belirtti.

Kredi derecelendirme kuruluşları piyasasının oligopol bir piyasa olduğuna işaret
eden Koç, “Esasen iki büyük oyuncu var, bunlar piyasanın yüzde 80’ini oluşturuyor.
Diğer büyük oyuncu da girdiği zaman bu oran yüzde 95’e çıkıyor. Ciddi bir oligopol
piyasa. Bu piyasadaki bu ana 3 oyuncu esasen tek bir ülke kaynaklı. Dolayısıyla 
çok merkezileşmiş oligopol bir yapıdan söz ediyoruz.” dedi.

Koç, kredi derecelendirme alanındaki kemikleşmiş yapıyı kırmak için gelişmiş ve 
gelişmekte olan ülkelerde birçok girişimin yapıldığını dile getirdi.

Bazı kredi derecelendirme şirketi kurulduğunu ama henüz dünyadaki bu oligopol yapının
bozulamadığını vurgulayan Koç, “Üstelik bunların bir kısmı bir araya geldi, bu ülkelerdeki
rating şirketleri bir araya geldi, ayrıca hep beraber bir büyük rating şirketi kurdular
ancak hala bu kurulabilmiş değil. Bunun sebebi borç verenler bütün eleştirilere 
rağmen hala bu şirketlere güveniyor.” değerlendirmesini yaptı.
