# Borsa İstanbul’da bilanço hareketleri başladı: Kimler öne çıkıyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/borsa-istanbulda-bilanco-hareketleri-basladi-kimler-one-cikiyor-90957h/
- Yayımlanma: 2022-10-10T08:46:10+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Çoğunlukla temel gerçeklerden kopuk, piyasanın boşluklarını kullanarak gerçekleştirilen
işlemlerle borsa seanslarının korku filmi senaryosuna dönüştüğü bir dönemi geride
bıraktık. Tüm uyarıların eleştiri bombardımanına tutulduğu bu dönem neredeyse borsadaki
devamlılık mekanizmasının tehdit altında girdiği bir dönem olmaya başlamıştı ki 
kurumlar en sonunda müdahaleyi gerçekleştirerek piyasanın kendi dinamiklerine dönmesini
sağladı.

### Borsa için yeni macera: Bilançolar

Dünya’nın haberine göre şimdi [Borsa İstanbul](https://www.borsaistanbul.com/tr/)’
u yeni bir macera bekliyor. Yeniden yükselişe geçen borsada bankalar da çoğu bankacılık
dışı hisseler de reel gerçeklikleriyle hareket ediyor. Bunun altında yatan en önemli
dinamik ise yaklaşan üçüncü çeyrek bilançoları.

Yarıyıl ve yılsonu [bilanço](https://www.borsatek.com/turkiyedeki-firmalarin-aktif-buyuklugu-15-trilyon-lirayi-asti-90058h)
ları hem bağımsız denetimden geçiyor olması hem de ana bilanço dönemleri olması 
nedeniyle analistlerin daha fazla üzerine odaklandığı bilanço dönemleri oluyor. 
Hatta buna yeni yılın ilk bilanço verileri olması nedeniyle ilk çeyrek verilerini
de ekleyebiliriz. Yerli ve yabancı birçok aracı kurumun araştırma departmanının 
bu dönemlerde daha ince eleyen sık dokuyan tahminler ve analizler yaptığını görebiliyoruz.
Yılın üçüncü çeyreği ise bu açıdan biraz sahipsiz kalmış bir bilanço dönemi olarak
kabul edilebilir.

Öte yandan üçüncü çeyrek aslında borsanın geleneksel olarak gerçekleştirdiği yılsonu
rallisinin temelini oluşturan bir dönem de aynı zamanda. Yani yılsonu bilançolarına
ilişkin beklentiler bu dönemde ortaya konuluyor ve üçüncü çeyrek bilançoları da 
aslında bu beklentilerde bir bozulma olup olmadığını göstermesi açısından kritik
veriler ortaya koyuyor. Bu beklentilerle birlikte genellikle eylül sonu-ekim ortası
arasında satın alınmaya başlanan beklentiler bazı hisselerde yeni yılın ocak ayına,
bazı hisselerde ise yılsonu bilançolarının açıklandığı şubat ayı sonuna kadar devam
ediyor. Yani tahminler gerçekleşip gerçekler satılmaya başlanıyor. İşte bu nedenle
ekim-şubat dönemi borsadaki en hareketli aylardan biri olarak kabul ediliyor.

Geleneksel yılsonu rallisi olur mu? Geçmiş endeks verilerine bakıldığında son 10
yılın sekizinde Borsa İstanbul’da ekim-ocak dönemi yükseliş dönemi olmuş. Bu dönemlerin
bazılarında yükseliş 2021’de olduğu gibi yüzde 70’i aşmış, bazılarında ise 2018’
de olduğu gibi maksimum yüzde 6’larda kalmış. 2013 ve 2015 ise endeksin yılsonu 
rallisini yapmadığı yıllar olmuş. Fakat ortalamalara bakıldığını bu on yılın sekizinde
ortalama yükseliş yüzde 27’yi bulmuş. Bu yıl da bir yılsonu rallisi olacak mı sorusunun
cevabı çok fazla değişkene bağlı. Öncelikle paranın tüm dünyada bol olduğu bir dönemden
geçtik. Pandemi döneminde para musluklarının sonuna kadar açıldığı bir süreç, şirketler
açısından doların ucuz, kredi bulmanın kolay olduğu ve üstelik çok düşük maliyetlerle
yapılabildiği bir dönemi işaret ediyor. Dolayısıyla şirketler açısından her şey 
çok daha kolaydı. Fakat bu fazla para, pandemi ve (Ukrayna-Rusya) savaş koşulları
nedeniyle daha az malla karşılaşınca bütün dünyada enflasyon tehdidi yaratmaya başladı.
Bu nedenle doların sahibi olan ABD tüm dolarları anavatanına geri çağırmaya karar
verdi. Bunu da faizleri agresif şekilde yükselterek yapmaya başladı. Daha güçlü 
dolar ise aslında kimse için iyi bir senaryo değildi. Yani geçmiş yıllardan çok 
farklı bir uluslararası piyasa yapısıyla karşı karşıyayız. Yani geleneksel yılsonu
rallisinin karşısındaki en belirgin tehdit olarak dolar duruyor.

Yabancıların çıkışı avantaj mı dezavantaj mı? İkinci önemli sorun ise 2020 yılının
ocak ayına kadar Borsa İstanbul’un yarısından fazlasının yabancı yatırımcıların 
kontrolünde olduğu bir piyasa yapısı vardı. Yani 2012’den 2020’ye kadar yabancıların
BİST’in takas toplamındaki payı yüzde 60’lar seviyesinde seyrediyordu. Dolayısıyla
bir ralliyi tetikleyip sürükleyebilecek bir sermaye akışı söz konusuydu. Fakat bu
yabancı paylarının yarısı ülkeyi terk etmiş durumda. Son verilere göre Borsa İstanbul’daki
yabancı payı yüzde 31,92 ile tarihinin en düşük seviyesinde. Aslında işin bu kısmının
bir dezavantaj mı yoksa avantaj mı olduğu kısmı biraz da tartışılabilecek bir nokta.
Eğer doların anavatanına kaçtığı bugünkü gibi bir dönemde eğer Borsa İstanbul’daki
yabancı payı yüzde 60’lar seviyesinde olsaydı, Borsa İstanbul hala bugünkü seviyelerinde
kalabilir miydi? İşte burası kritik bir nokta. Çünkü yüzde 70 oranında yerli yatırımcının
kontrolünde olan bir borsa, elbette yatırımcıların reel olarak para kazanma derdini
göz ardı etmeden, “Kaçan yabancı fonların yaratabileceği yıkıcı etkiyi de sınırlandırıyor”
şeklinde düşünülebilir. Ki yılbaşından bu yana BİST-100 endeksi tüm dünyada kazandıran
dört borsadan biri ve nominal getiride de (yerel para birimleri üzerinden) zirvede.
BİST-100’e en yakın borsa Brezilya borsası. Endonezya ve Suudi Arabistan borsaları
pozitif getiri sağlayabilmiş diğer borsalar. Rusya, Polonya, Yunanistan, ABD Nasdaq,
Çin, Kore, Tayvan borsalarında kayıplar yüzde 25-50 arasında değişiyor. Fakat elbette
BİST-100’ün bu pozitif ayrışması dolar bazında hala 2000 yılı seviyelerinde olduğumuz
gerçeğini değiştirmiyor.

Yani uzun lafın kısası bu iki soru işareti aslında yılsonu rallisinin yeniden yaşanıp
yaşanmayacağı konusunda önemli soru işaretleri.

Hisse bazlı hareketler başladı Fakat endeksin hareketinden bağımsız olarak hisse
bazında beklentilerin çoktan satın alınmaya başladığı da bir gerçek. Yani eğer Borsa
İstanbul’da genel bir çöküş yaşanmazsa ve endekste bir yatay seyir bile olursa bilanço
bazlı rallilerin yaşanma olasılığı hala devam ediyor gibi görünüyor. İşte bu açıdan
genel bir ralli çıpası bulamayan borsanın aksine bilanço beklentisi çıpası hisse
bazlı hareketlerin önünü açabilir. Biz de tahmin verisi sıkıntısı yaşanan üçüncü
çeyrek bilanço dönemi için dönemsel bir veriyi baz alarak analiz yapmaya çalıştık.
Geleneksel olarak üçüncü çeyrek bilanço döneminde yılın en yüksek ciro dilimini 
gerçekleştiren şirketleri tespit etmeye gayret ettik. Elbette şaşırtıcı olmayan 
sonuç, turizm şirketlerin bu dönemde ağırlıklı olarak zirvede yer alması. Haziran-
Eylül döneminin turizm ciroları açısından en önemli dönem olduğu çok da olağandışı
bir bilgi değil. Bu yılın turizm dönemi de aslında ciroların, fiyatlama davranışlarının
hem yükselen dolar hem de yükselen enflasyon nedeniyle geçmiş yıllardan çok daha
yüksek olacağı sonuçları ortaya koyabilir. En azından analistler böyle düşünüyor.

### Tahtası sığ hisselere dikkat!

Analizi gerçekleştirirken BIST-100 veya BIST- 100 dışı şirketler ayrımına gitmeden
dönemsel olarak satışlarının en büyük dilimini haziran eylül döneminde elde eden
tüm şirketleri belirlemeye çalıştık. Bu nedenle listede çoğunlukla spekülatif olarak
kabul edilen, yani tahtası, işlem hacmi sığ olan şirketler de yer aldı. Buna karşılık
BIST-50 hatta BIST-30 şirketleri arasında yer alan hisseler de listede yer alıyor.
Bu noktada her yatırımcının biraz da kendi analizini yapması gerekiyor. Öncelikle
bakılması gereken bu şirketlere ilişkin üçüncü çeyrek bilanço beklentileri satın
alınmış mı ya da ne kadar satın alınmış. Bazı hisse senetlerinde bilanço bazlı hareketin
eylül ayından itibaren satın alınmaya başlandığı görülüyor. Buna karşılık henüz 
bir bilanço hareketi başlatmamış şirketler de bulunuyor. İkinci önemli nokta listede
yer alan şirketlerin tahtaları likit mi değil mi? Likit olmayan tahtalarda alım 
konusu belki çok zor olmasa da örneğin beklenti gerçekleştikten sonra satış konusunda
sıkıntılar yaşanabileceği düşünülüyor. Bu nedenle satamayacağınız bir hissede sırf
beklenti iyi diye alım yapmak pek de beklendiği gibi bir sonuç doğurmayabilir. Üçüncü
kritik nokta ise bu analizin sadece ciro beklentileri üzerinden olduğunu unutmamak.
Yani eğer cirodaki artış karlılıkta da istenen türde bir sonuç doğurmuyorsa bu beklentinin
hisse fiyatına yansımama olasılığı bulunuyor. Fakat eğer şirket bir yatırım sürecinden
geçiyorsa yani bir büyüme hissesi görüntüsü veriyorsa bu durumda karlılıktan bağımsız
olarak hisse fiyatlarının büyümeye odaklı bir hareket gerçekleştirme olasılığı da
bulunuyor.

![screenshot_1-040.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/screenshot_1-040.jpg)
