# Borsa kazancını üçüncü aya taşıdı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/borsa-kazancini-ucuncu-aya-tasidi-20546h/
- Yayımlanma: 2017-03-06T00:12:38+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Borsa İstanbul’da BIST 100  endeksi aylık bazda aralık ve ocaktaki yükselişini şubatta
da devam ettirerek, Nisan 2016’dan bu yana ilk defa üç ay üst üste değer kazandı.

ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesinden sonra küresel pay piyasalarında yaşanan
yükselişlere paralel değer kazanan BIST 100  endeksi, yükselişini şubat ayında da
devam ettirdi. Şubat ayını yüzde 1,37 değer kazancıyla 87.478,33 puandan tamamlayan
endeks, 2016 yılının şubat, mart ve nisan aylarındaki yükselişinden bu yana ilk 
kez üç ay üste üste değer kazanmış oldu.

Konuyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan İntegral Yatırım Menkul 
Değerler Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, endeksin şubat ayı boyunca 6 Şubatta
gördüğü 89.537 seviyesinin üzerine çıkamadığını hatırlatarak, “Yılbaşından bu yana
endeksteki yükseliş yaklaşık yüzde 14’ü bulurken, bu hesabı aralık ayı başından 
yaptığımızda yüzde 22’lik bir ralli ile karşılaşıyoruz.” dedi.

Yaşanan bu hızlı çıkış sonrası Şubat ayının son haftasında endekste bir soluklanma
gözlediklerini ifade eden Turşucu, aynı dönemde dolar kurunda da güçlü bir geri 
çekilme olduğunu ve bunun da endeksteki yükselişi desteklediğini kaydetti.

– “Referandum yurt içinde en önemli gündem maddesi”

Turşucu, yabancı yatırımcıların yılbaşından bu yana hisse senedi alımlarının 1 milyar
doları bulduğunu belirterek, “Geçen hafta endeks 89.000-90.000 bandına yerleşirken,
dolar kurunun ise geri çekilmesine ara verdiğini ve yönünü yukarı çevirdiğini izliyoruz.
Endekste kar satışları ile olası geri çekilme 87.000 seviyesinin altına doğru devam
ederse satış baskısı güçlenebilir ve 83.000 seviyeleri gündeme gelebilir.” değerlendirmesinde
bulundu.

Bu seviyelerin yeniden orta vadeli alım için fırsat olabileceğini ifade eden Turşucu,
endeksin 89.000 seviyesi üzerine kalıcılık sağlaması durumunda ise 91.800 ve ardından
da 93.400 zirvesini görme olasılığının artacağını kaydetti.

Turşucu, yurt içinde referandum süreci ve sonuçlarının piyasalar üzerinde etkili
olabilecek en önemli gündem maddesi olduğunu vurgulayarak, enflasyondaki seyir ve
Türkiye Cumhuriyet Merkez Banksının (TCMB) buna vereceği reaksiyonların endeks üzerinde
etkili olacağını belirtti.

Yurt dışında ise Trump’ın vergi kararlarının beklendiğinin altını çizen Turşucu,
kararların ardından ise ABD Merkez Bankasının (Fed) alacağı aksiyon ve faiz artırımlarının
hızının global piyasalar için belirleyici olacağını söyledi.

Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Üzeyir Doğan da aralık ve ocak ayındaki sert yükselişler
ile şubat ayı başındaki yükselişin ardından BIST 100 ‘ün son dört haftadır ana hatlarıyla
87.000-90.000 bandında hareket ettiğini ifade etti.

-“Ana yönü Trump’ın uygulamaları ve Fed’in faiz artış takvimi belirleyecek”

Kısa sayılabilecek bir sürede yüzde 20’ye yakın getiri sağlayan endekste, şubat 
ayının sonundaki sıkışmayı bir konsolidasyon süreci olarak değerlendiren Doğan, 
bu tür sert yükseliş ve düşüşler sonrası oluşan bu konsolidasyon kanalları, yön 
konusunda yüzde 100 bir bilgi vermese de sonrasında oluşan hareketin genellikle 
sert olduğuna dikkati çekti.

Doğan, temel açıdan değerlendirildiğinde endeksin yüzde 20’lik yükseliş sonrasında,
hisse hedef değerlerine göre getiri potansiyelinin azaldığını düşündüklerini ifade
etti.

Bu nedenle portföylerin orta ve uzun vadeli alım iştahının azalabileceğini belirten
Doğan şunları kaydetti:

“Endeksin konsolidasyon kanalındaki fiyatları sindirerek yeni bir güçlü yükseliş
hareketi başlatma ihtimalini düşük görüyoruz. Buna karşın Borsa İstanbul dahil birçok
ülke Borsasında ana yönü ABD’de Trump’ın uygulayacağı mali politikaların ve Fed’in
yaklaşan faiz artışı takvimi ile ilgili gelişmelerin belirleyeceğini düşünüyoruz.
Bu çerçevede Trump’ın altyapı ve vergi politikaları ile ilgili açıklamaları ve Fed’in
14-15 Mart’taki toplantısı ön plana çıkacak. 16 Mart’ta ise TCMB’nin Para Politikası
Kurulu (PPK) toplantısını izliyor olacağız. Uzun süredir gündemi belirleme etkisi
düşük olan Avrupa’da ise mart ayında Brexit süreci ön plana çıkabilir.”
