# Borsada kan kaybı derinleşiyor: Yükselmesi için neden yok

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/borsada-kan-kaybi-derinlesiyor-yukselmesi-icin-neden-yok-97846h/
- Yayımlanma: 2023-05-03T08:38:55+03:00
- Yazar: Selim Soydan

**Borsada düşüş neden hızlandı?**

[Borsa](https://www.borsatek.com/borsa-secim-oncesi-dususunu-surdurdu-kayipla-gunu-kapatti-97828h)
nın zayıflığıyla ilgili birkaç tane önemli sebep var. Bunlardan belki de en önemlisi
alternatif [yatırım](https://www.borsatek.com/ziraat-yatirim-tofas-otomotiv-hisse-hedef-fiyatini-yuzde-37-artirdi-97830h)
araçlarındaki beklentiler. Kasım-aralık ayıyla karşılaştırdığımızda para politikası
faizi aşağı doğru inip bir seviyede yatay kalmış olmasına rağmen başta mevduat olmak
üzere Türk Lirası faizlerinde ciddi bir yükseliş söz konusu. Seçimlere çok yaklaştığımız
belirsizliklerin biraz daha arttığı dönemde bir miktar Türk Lirası’nın değerini 
korumak adına faizlerin yukarı doğru hareket ettiğini görüyoruz.

Çıplak Türk Lirası mevduat faizlerinde yüzde 30’lar seviyesindeyiz. Seçimlerden 
önce seçimden sonrasına ilişkin politik manzara ve izlenecek ekonomi politikalarıyla
ilgili belirsizlikler varken TL faizinin borsaya alternatif oluşturduğunu görüyoruz.
Türk lirasının seyrine bakacak olursak döviz sepetine karşılaştırıldığında son birkaç
haftadır bir yükseliş görmüş olsak da yılbaşından beri değerlendirdiğimizde yatay
diye düşünebileceğimiz bir döviz sepetinde bir gidişat söz konusu. Seçimlerden sonra
bu görünümün değişeceğini, Türk Lirası aleyhine bir gerçekleşme olabileceğine dair
çok fazla beklenti var. Yerli ve yabancı bankaların görüşleri, raporları bu yönde.

Türk Lirası’yla ilgili olarak bir değer kaybı beklentisi söz konusu. Dolar/ TL’nin
olması gereken seviyenin 25 olduğuna dair çok baskın yorumlar var. Ben de gerçeklik
payı olduğunu açıkçası düşünüyorum. Azımsanacak bir seviyede değil. Yani 19.50, 
20.50 ile karşılaştırıldığında 25 civarı bir seviyeden bahsediyoruz. Tasarruf sahipleri‘
Seçimden önce dövizde değerlendireyim ya da daha yüksek Türk Lirası faizlerle istifade
edeyim. Seçimden sonraki resme bakarak ekonominin gidişatına göre BİST’teki pozisyonlarımı
değerlendiririm’ diye yönelmiş durumda. Tasarruf tercihlerinin o tarafa doğru kaydığını
görüyoruz. Bu da BİST’in enerjisine azaltıyor, düşürüyor ve değerlemeleri aşağı 
doğru çekiyor.

ekonomim.com’un haberine göre geçen yıl bireysel yatırımcı ilgisi yoğundu, bu sene
halka arzlar da çok hızlı gidiyor…

Biraz da akımlarının trendine bakacak olursak geçen sene BİST’in performansında 
olumlu etkileyecek bir numaralı itici gücü neydi? Çok ciddi bireysel yatırımcı ilgisi.
Toplam hesap sayısı girişleri bazında baktığımızda 140 milyar TL civarında BİST’e
yerli bireysel yatırımcı girişi olmuştu. Bu yılbaşından bu yana biraz tersine dönmüş
durumda. Bir miktar çıkış olduğunu görüyoruz. Yılbaşından bu yana yapılan arzların
büyüklüğü de yanılmıyorsam 18 milyar TL.

Para girişi olmadığı bir BİST ortamında bu büyüklükte bir halka arz küçümsenecek
bir rakam değil. Bütün bunları alt alta koyduğumuzda çarpanlar çok ucuz olmasına
rağmen, BİST’in nominal olarak geri gelmiş olması aslında enflasyonu hesaba katıp
değerlendirecek olursak reel fiyatların oldukça ciddi şekilde geri gelmiş olması
anlamına geliyor ama geçen hafta ve bu haftanın başı itibariyle bu cazip diye düşünebileceğimiz
orta vadedeki o değerleme seviyesinin tek başına BİST’İ olduğu seviyeden yukarı 
doğru ittirecek bir sebep olmadığını görüyoruz. BİST’te birinci çeyrek sonuçlarının
açıklandığı bir dönemdeyiz.

Turkcell ve Tüpraş haricinde yani BİST30 değerlendirmek gerekirse topyekun çok kuvvetli
bir birinci çeyrek bilanço beklentisi önümüzde yok. Bankalarda da zaten TL mevduat
fonlaması maliyetlerinin yükselmesi, kredi faizlerinde aynı ölçüde artış sağlayamamaları,
enflasyonun baz etkisiyle düşmesi sonucunda bono getirilerinin azalması nedeniyle
bir önceki çeyreğe göre ciddi bir düşüş bekleniyordu. Ama seçimlerden önce elimizdeki
birinci çeyrek bilanço verilerine baktığımızda piyasada katarist etkisi yaratabilecek,
ucuz diye nitelendirebileceğimiz çarpanları ittirici bir etki yaratabilecek olan
finansallardan destekleyici bir beklenti bulamıyoruz. Yani hem seçim belirsizliği
var hem alternatif yatırım getirilerinde artış var hem de fon akımı tarafında değerlemeler
cazip kalsa da BİST’te yatırımcıları yönlendirecek bir bilanço beklentisi de maalesef
şu an itibariyle yok.

**Borsada seçim fiyatlaması sadece belirsizlik şeklinde mi yapılıyor şu anda?**

Anketlerdeki durum bir tarafın çok açık bir şekilde seçimi kazanacağına yönünde 
bize bir sinyal vermiyor. Ne cumhurbaşkanlığı için açık ara bir fark yok, ne de 
meclis dağılımına bakıldığımızda bir tarafın çok ciddi bir üstünlük sağlayacağı 
bir meclis aritmetiği tahmini yok. Bu başlı başına zaten bir belirsizlik sebebi.
Eğer anketlerde ciddi bir yanılma yoksa ve şu anda bize işaret ettikleri senaryo
seçim olduğunda sandıktan çıkacak ise;  işte iki turlu seçim, meclisin dağılımı,
Cumhurbaşkanlığı adayındaki tercih derken biz mayıs ayının içinde bulunduğumuz belirsizlik
sürecinin devam ettiği bir ay olması ihtimalini hesaba katmak zorundayız. Mayıs 
ayında seçimlerden önce anketlerdeki durum buyken borsada ciddi bir alım olmasının
ihtimalini oldukça düşürüyor. Mayıs ayı bence borsadaki volatilitenin devam edeceği
bir ay olacak.

**Dövizi yönetmek yazın daha kolay. Döviz talebinde de yükseliş gözleniyor…**

Seçime yaz başında giriyoruz. Türkiye’de döviz talebi ve arzı dengeleri yaz aylarında
daha az zorlayıcı. Bu bir avantaj. Türk Lirası’nda beklendiği gibi yukarı doğru 
bir trend olacaksa yaz aylarının getireceği arz dinamikleri bunu biraz daha kolay
yönetilebilir hale getiriyor. Dolar/TL’nin 25 olması hem üretim hem ihracat hem 
ithalat dengeleri açısından sağlıklı olur. Çünkü cari açımız çok yüksek. Şu andaki
aylık rakamlar, Türkiye’nin kredibilitesinin çok yüksek olduğu, yabancı sermayeye
girişinin çok güçlü olduğu dönemlerde bile bizi endişelendiren yükseklikte aylık
açık rakamları. 25’in ötesine geçersek belki ekonomik dengelere faydadan çok zarar
getirebilecek durum oluşabilir ama onun oluşmasının önünde ciddi engeller var.

### İhracatçı şirketler ön plana çıkabilir

**Seçim sonrası kur ve faizde artış borsaya nasıl yansıyacak?**

BiST100 içinde dövize endeksli iş yapan ya da ihracatçı konumunda olan şirketlerin
cirolarında, faaliyet gelirlerinde bir iyileşme beklentisi oluşacaktır diye düşünüyorum.
Bu senenin seçim sonrasındaki görünümünde biraz daha ibre ihracatçı şirketleri gösteriyor.
Kur ve faiz tabii ki iç talebi yavaşlatıcı etki yapacaktır. Belki otomotivde yılın
ilk yarısının görünümü biraz daha iyiyken ikinci yarıda iç talep kaynaklı zayıflık
görebiliriz ama o rotasyonda ben ihracatçı şirketlerin uzun zamandır baskı altında
kalan marjlarının iyileşmesiyle beraber BİST’te bununla ilgili bir fiyatlama beklentisinin
oluşabileceğini ve bu tarafta bir katalist olabileceğini düşünüyorum.

### TL faizleri seçim sonrası artabilir

**Faiz politikası değişebilir mi?**

Faiz tarafında da para politikası faiziyle piyasa faizleri arasında bir ciddi ayrışma
var. Seçim sonrasında kısmi olarak makas açılabilir. Merkez Bankası başkanlığı görevine
kimin devam edeceği gibi konular belki gündeme gelecektir ama en azından trend olarak
Türk Lirası faizlerinin de seçim sonrasında artmaya devam edeceğini biraz daha enflasyona
yakın yerlere devredeceğini hesaba katmak lazım. Bu artan Türk Lirası faizi de kur
sepetinde belli bir artıştan fazlasını dizginlemeye yetecektir.

### Yabancı için pozitif beklenti var

**Yabancı yatırımcı geri gelecek mi?**

Uzun yıllardır BİST’te satış tarafında olan bir yabancı yatırımcı profilimiz var.
Şimdi biraz yabancı yatırımcı ilgisi konusunda pozitif bir beklenti potansiyeli 
var. Eğer yabancı yatırımcı girişi ve bu yabancı yatırımcı girişinin arkasına bu
sefer onun peşine takılmaya çalışan bir yerli kurumsal, yerli bireysel yatırımcı
ilgisiyle borsada ibre pozitife doğru dönebilir. Bu olasılığın biraz daha muhalefetin
durumunda belirginleşeceği ve beklentisinin o zaman satın alınabileceğine eklemeliyiz.

### Daha normalleşmiş politikalar göreceğiz

**Seçim sonrası ekonomi politikaları nasıl olacak?**

Seçim sonrası kim başa gelirse gelsin Türkiye’nin ekonomik dinamikleri açısından
biraz daha normalleşmiş politikalar göreceğiz. Türkiye’nin ekonomik gerçeklikleri
var. Bunların dışına çıkma ihtimali de olabiliyor ama normalin aksine yapılan izlenen
politikaların belli bir raf ömrü oluyor. Ben seçimlerden sonra söylem değişikliğiyle
ekonominin başka noktalara doğru gidebileceğini de düşünüyorum. Daha yüksek TL faizi
ve daha yüksek dolar /TL rakamlarına evrileceğini düşünüyorum.
