# Brexit ECB için ne anlama geliyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/brexit-ecb-icin-ne-anlama-geliyor-525yy/
- Yayımlanma: 2016-06-25T11:21:00+03:00
- Yazar: Güneş DOĞAN

Birleşik Krallık’ta AB üyeliğinin oylandığı referandum %51,8 ile Brexit destekçileri
galip geldi. AB üyeliğinden çıkmayı destekleyenler, ülkenin bundan böyle Brüksel’in
dayattığı kurallar ağından, regülasyonlar ve bürokrasiden kurtularak şirin mi şirin,
finans dostu bir yer haline geleceğini savunuyor.

Ancak Birleşik Krallık’ın finans regülatörleri Brüksel’deki ve hatta dünyanın geri
kalanındaki meslektaşlarından çok daha katı olduklarını sayısız kez gösterdiler.
AB’den ayrılmanın regülasyon baskısının azalacağına yönelik bir garanti olmadığı
açık. Örneğin İsviçre bankalarına baktığımızda dünyadaki en sıkı sermaye yükümlülüklerinden
bazılarına tabi olduklarını görüyoruz.

Pek çok finans kuruluşu, Amerikan Merkez Bankası (Fed) ve Japonya Merkez Bankası(
BoJ) gibi merkez bankaları Brexit’in piyasaları alt üst edeceğine, iş kayıplarına
yol açacağına ve özellikle bankacılığı olumsuz etkileneceğine dair uyarılarda bulundu.
Bir hafta önceye bir bakalım; tahvil yatırımcıları Brexit’in güçlü bir ihtimal haline
gelmesi ile riske karşı korunmaya yöneldi.  Küresel CDS (kredi temerrüt swapı-borçların
ödenmeme riskine karşı sigorta maliyeti) göstergeleri Mart ayından bu yana en yüksek
seviyeye ulaşırken, işlem hacmi artarak volatiliteyi ve kayıplar karşısında korunma
maliyetini yukarı itti. Markit iTraxx Avrupa Endeksi’nde 50 milyon doların üzerinde
CDS işlem gördü.

Öte yandan şirketler, rekor düşük seviyelerde seyreden borçlanma maliyetlerine rağmen
tahvil piyasasından uzak durdu. Tahvil ihracı Haziran ayında 10.6 milyar euroya 
geriledi. Mayıs ayının aynı döneminde ise yaklaşık 25 milyar euroluk yatırım yapılabilir
seviyede tahvil satışı gerçekleşmişti. Dolayısıyla piyasalarda referandum sonrası
yaşanan ağır satış dalgasının önceden öngörüldüğü anlıyoruz.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, son toplantıda Birleşik Krallık
ve AB’nin birbirleri için faydalı olduğunu ve ülkenin Birlik içerisinde kalması 
gerektiğini söylemişti. Brexit kararı çıkan referandumun ardından gelişmiş piyasa
para birimlerinde büyük dalgalanmalar görüldü, hisse senetleri ve riskli para birimlerinde
satışa giden yatırımcı, güvenli liman olarak görülen devlet tahvillerine yöneldi.

Referandumdan bir gün sonra ise ECB yeni bir açıklama yaparak finans piyasalarına
gerektiğinde euro ve başka para birimleri cinsinden ek likidite sağlamaya hazır 
olunduğunu belirtti. İsviçre Merkez Bankası (SNB) franktaki yükselişin önüne geçmek
için piyasaya müdahale etti. İngiltere Merkez Bankası (BoE), Fed ve Hindistan Merkez
Bankası (RBI)da piyasaları desteklemek için gerekli likiditeyi sağlama taahhüdü 
veren merkez bankaları arasında yer aldı.

Peki, Euro Bölgesi enflasyonunu ve ekonomisini yeniden canlandırmak için Mart 2017’
ye kadar aylık 80 trilyon euroluk tahvil alımı yapma taahhüdü veren Avrupa Merkez
Bankası (ECB), Brexit’in ardından belirsizliğin hâkim olacağı bu dönemde nasıl bir
politika izleyecek?

Piyasa stratejistleri ECB’nin Avrupa tahvil piyasalarına Mart 2017’den sonra da 
desteklemeye devam edeceğini ve varlık alım programını uzatacağını öngörüyor. Finansal
koşulların sıkılaşması ve ekonomik görünümdeki aşağı yönlü riskler ek parasal genişlemeyi
beraberinde getirebilir. Ancak Brexit kararının ardından radikal önlemler alınması
diğer AB üyesi ülkelerde güveni sarsabileceğinden ECB bundan kaçınacaktır.

ECB’den faizlerin daha uzun bir düşük kalacağı yönünde sözlü müdahale gelebilir,
ancak bankacılık sektörü ile ilgili endişeler dolayısıyla en azından yakın bir gelecekte
faiz indirim kararı gelmeyecektir.  TLTRO-II (Hedefli Uzun Vadeli Refinansman Operasyonu)
koşullarının borçlanma maliyetinde indirime gidilmesi yoluyla daha elverişli hale
getirilmesi söz konusu olabilir.

Piyasa baskısına bağlı olarak varlık alımlarının miktarı aylık 80 milyar eurodan
90 veya 100 milyar euroya yükseltilebilir. Ticari bankalardan yapılan finansal varlık
alımları artırılabilir. Ancak Euro Bölgesi’nde bulunan başka ülkelerde de benzer
referandumların gerçekleştirilmesi yönünde bir gündem oluşması ECB’yi parasal genişleme
programını belirsizlikler ortadan kalkana kadar askıya almaya dahi zorlayabilir.
