# Bu da Gülen’in anketi: % 40’tan % 18’e düştü

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bu-da-gulenin-anketi-40tan-18e-dustu-5027h/
- Yayımlanma: 2015-01-30T11:25:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Fethullah Gülen yayınlanan son sohbetinde çok konuşulacak bir anket açıkladı. Gülen’in
açıkladığı ankete göre daha önce yüzde 40’larda olan 5 vakit namaz kılma oranı şimdi
yüzde 18’lere geriledi.

Fethullah Gülen’in Herkul.org sitesinde “Tevbe Kaçkınlığı ve Sözde Dindarlık” başlıklı
yeni sohbeti yayınlandı.

Gülen sohbetinde ilginç bir anket açıklayarak “Düne kadar anketlerde Türk toplumunun
aşağı yukarı yüzde kırkının beş vakit namaz kıldığından bahsediliyordu. Bu mevzuda
ciddi çalışmış bir arkadaşımız dedi ki: “Maalesef şu anda yaptığımız anketler itibarıyla
yüzde onsekiz/ondokuz nispetinde beş vakit namaz kılan var. İmam Hatiplerde okuyan
talebenin de ancak yüzde on üçü namaz kılıyor.” dedi.

Fethullah Gülen günün “nağme”sinde şu konuları anlattı:

*Allah’a teveccüh sayesinde aşılmayacak problem yoktur; eğer insan, güneşe doğru
yürürse, gölgesini arkasına almış olur; sırtını güneşe dönerse bu defa da gölgesinin
arkasında kalmış olur. Allah’a yönelmemiz lazım ki nefis ve enaniyetin gölgesinde
kalmayalım.

*“Seyyidü’l-İstiğfar” olarak anılan şu duayı her sabah dört kere söylemek sünnettir:

“Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın ve ben
Senin kulunum. İman ve ubûdiyetimde gücüm yettiği kadar Senin ahd ü misâkın üzereyim.
Yâ Rabbi! Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Senin bana in’âm ve ihsan buyurduğun
nimetleri ikrar ve itirâf ettiğim gibi kendi kusur ve günâhlarımı da itirâf ediyorum.
Rabbim! Sen beni afv ü mağfiret eyle. Zîra, Senden başkası günahları afv ü mağfiret
edemez, yegâne Gafûr Sensin.”

*İnsan çok büyük cinayetler işlemiş, kırk haramîlere serkârlık yapmış bile olsa,
bir gün edip eylediği cürümlerden pişmanlık duyarak -yürekten- ulu dergâha sığınsa,
mutlaka cevab-ı savab alacak ve asla geri çevrilmeyecektir.

*Allah’ın affetmeyeceği günah yoktur; affedilmeyen bir günah vardır o da günahı 
günah görmemektir. Yapılan hatayı hafife alma, büyük günahların en büyüğüdür.

*Derya kadar büyük günahlar bile istiğfar karşısında damlaya dönüşür.

*Hak dostu ne hoş der:

“Ger günahım kûh-i Kaf olsa ne gamdır ya Celîl / Rahmetin bahrına nisbet ennehü 
şey’ün kalîl”

(Ey güzel isimlerinden birisi de Celîl olan ulu Sultanım! Gerçi benim günahlarım,
büyüklüğünü takdir edemediğim Kaf dağından daha büyüktür. Fakat, dağlar kadar günah
işlemiş olsam da ne gam; yine kaçkınlar gibi dönüp dolaşıp Senin kapına geldim ya!
Hem benim dağlar cesametindeki günahlarım Senin rahmet, merhamet ve af deryalarına
nisbetle bir “şey-i kalîl”dir; deryada damla bile değil.)

*Numan b. Beşîr’in (radıyallahü anh) naklettiğine göre, Allah’ın helal ve haramlarını
en iyi bilen Efendiler Efendisi (aleyhi efdalüssalavât ve ekmelüttahiyyât) şöyle
buyurmuşlardır:

“Şurası muhakkak ki, helaller apaçık bellidir, haramlar da apaçık bellidir. Bu ikisi
arasında ise insanların çoğunun hükmünü bilmediği şüpheli şeyler vardır. Artık kim
bu şüpheli alandan kaçınırsa, dinini de, ırzını da temiz tutmuş olur. Kim de şüpheli
alana girerse harama girmiş olur. Tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban
gibi ki, her an koruluğun sınırlarını ihlal etmesi yakındır. Şunu bilin ki, her 
melikin bir koruluğu vardır. Allah’ın koruluğu da haramlarıdır. Haberiniz olsun,
cesette bir et parçası vardır ki, eğer o müstakim olursa cesedin tamamı müstakim
olur; eğer o bozulursa, cesedin tamamı bozulur. Haberiniz olsun bu et parçası, kalbdir.”

*İnsan günaha girmemek için çok dikkatli yaşamalı; fakat yine de kayıp düşerse, 
hemen kusurunu itiraf ederek tevbeye yönelmelidir.

*Allah gafûrdur, rahîmdir. Fakat nefis ve şeytan bazen bu yüce hakikati bile aldatmada
kullanır; insana “Allah çok bağışlayıcıdır, en büyük günahları bile affeder; bu 
kadarcık günahtan zarar gelmez.” dedirtir ve onu tevbeden alıkoyar. Oysa istiğfar
ve tevbe edildiği takdirde en büyük günahlar bile affedilebilir ama hatada ısrar
edilirse, küçük günah sanılan cürümler dahi insanı felakete götürür.

*Allah Rasûlü (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyuruyor: “Muhakkak ki Allah Teâlâ,
ilmi, kullarından söküp almak sureti ile kabz etmez. Lâkin ilmi, âlimleri kabz ederek
alır. Âlim kalmayınca da insanlar cahilleri baş edinirler, sonra da onlara sorular
sorarlar. Onlar da bilgisizce fetvalar vererek hem saparlar, hem de saptırırlar.”

*Düne kadar anketlerde Türk toplumunun aşağı yukarı yüzde kırkının beş vakit namaz
kıldığından bahsediliyordu. Bu mevzuda ciddi çalışmış bir arkadaşımız dedi ki: “
Maalesef şu anda yaptığımız anketler itibarıyla yüzde onsekiz/ondokuz nispetinde
beş vakit namaz kılan var. İmam Hatiplerde okuyan talebenin de ancak yüzde on üçü
namaz kılıyor.”
