# Bu kriz teğet geçmeyecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/bu-kriz-teget-gecmeyecek-7954h/
- Yayımlanma: 2015-09-18T13:31:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Dünyanın en çok alıntı yapılan 10 ekonomistinden biri olarak gösterilen Massachusetts
Teknoloji Enstitüsü (MIT) İktisat Profesörü Daron Acemoğlu, Türkiye ekonomisindeki
yapısal, siyasi ve yargı ile ilgili sorunlara dikkat çekerek bu şartlarda ABD Merkez
Bankası’nın (Fed) faiz artırımının ekonomide bir şok etkisi yaratabileceğini, krizin
2008’deki gibi Türkiye’yi ‘teğet’ geçmeyeceğini söyledi.

2001 ve 2008 krizlerinde küresel likiditenin bol olduğuna vurgu yapan Acemoğlu, 
Fed politikalarının değişmesiyle birlikte Türkiye’nin bu avantajı kaybedeceğine 
işaret etti. Ünlü profesöre göre Türkiye, tüm gelişmekte olan ülkeleri etkileyecek
olan bu dış şoka mevcut risklerle yakalanırsa bir toparlanma şansını yakalayamayabilir.
G20’nin sivil toplum katılım ayağı C20 Zirvesi için istanbul’a gelen Daron Acemoğlu
gazetemizin sorularını yanıtladı. Acemoğlu, Fed’in para politikalarından Türkiye
ekonomisine gündemdeki konuları Cumhuriyet’e değerlendirdi.

**\* ABD’de faiz artışı yaklaşırken Türkiye ekonomisindeki en büyük risk sizce nedir?**

Bence Türkiye ekonomisinin riskleri hala içten geliyor. Tabi ki dıştan gelen olaylar
ivme verecekler ama içimizdeki ekonomik yapısal bozukluklar bence daha büyük tehlike.
Yani eğer belirsizlik süreçleri olsun, yargı süreçleri, politik süreçler, reform
süreçleri olsun doğru gitse dışarıdan gelen şok bizi biraz etkiler sonra toparlanırız.
Öyle bir durumdayız ki dışarıdan gelen şok bizi etkilerse çok daha negatif etkileri
olur diye korkuyorum.

**\* 2008 krizi teğet geçti diye bir söylem vardı. Onun gibi olmayacak mı?**

Evet olmayacak. Ve ikinci bir faktör de var bunun içinde. Hem 2001 krizinde hem 
2008 krizinin sonunda bize yardım eden bir şey vardı. O da global likidite. 2001’
de de global likidite biz kriz geçirdiğimiz zaman çok boldu. 2009’da da krizden 
etkilendiğimizde Fed parasal genişlemeye başlamıştı ve global yine likidite çoktu.
Bu da bizim hızlı toparlanmamıza yardım etti. Ama şimdi durum öyle değil. Fed giderek
para politikasını darlaştıracak. Ve o zaman global likidite olmadığı zaman bizim
de biraz doğru şeyler yapıp hemen toparlanalım gibi bir alternatifimiz olmayabilir.

**\* Peki, Çin’in yavaşlaması Türkiye’yi nasıl etkileyecek?**

Çin’in yavaşlaması bence bizi direkt olarak etkilemez. Ama dolaylı etkiler. Çünkü
biz Çin ile çok ticarette bulunmuyoruz. Ayrıca Çin yavaşladığı zaman örneğin petrol
fiyatları düşüyor. Bu arada petrol fiyatlarının düşmesinden de çok yararlandık. 
Son iki senedir cari açığın düşmesi petrol fiyatlarının düşmesinden kaynaklanıyor.
Çin yavaşladıkça diğer doğal kaynakların fiyatları da düşüyor. Bunun da bize bir
etkisi var. Ama dolaylı olarak Çin yavaşladığı zaman bunun Almanya’ya çok büyük 
bir etkisi var. Avrupa üzerinde etkisi var. Ve bunlardan bize gelen bir negatif 
etkisi de olacak. Bizim için çok daha kötü olacak bir şey Avrupa’nın yavaşlaması.
Avrupa’da büyük kriz olması bizi direkt olarak çok daha kötü etkiler. Çünkü Avrupa’ya
çok daha fazla ticaretimiz var.

**\* 2008’den sonra uygulanan Fed politikalarının yararlı olduğunu düşünüyor musunuz?**

Bu konuda çoğu makroekonomist Fed politikalarının çok yararlı olduğunu ve hatta 
sıfır faizin devam etmesi gerektiğini düşünüyor. Bence ilk yapılan parasal genişleme
programı gerçekten o zaman için gerekliydi. Ama ondan sonra çok uzun süre sıfır 
faiz olunca bu, ekonomi içinde birçok verimsizlikler, yanlış kaynak dağıtımına yol
açtı. Amerika’da bunu görüyoruz. Türkiye’de bunu görüyoruz. Amerika’da 2007-2008
krizinden önceki bütün problemlerin nedeni de buydu. 2000’lerin başında da Amerika
çok düşük faizlerle ekonomiyi yürüttü. Bu yüzden ben biraz dert ediyorum. Şu anda
çok belirsizlik olduğu için dünyada Çin borsasının durumu biliyorsunuz tabi büyük
olasılıkla Fed faizleri bir süre daha düşük tutacak. Ama artık ben faizlerin yavaş
yavaş yükselmesinin Amerikan ekonomisinin sağlığı için iyi olacağını düşünüyorum.
Ama gelişmekte olan ülkeler için olacak mı derseniz o daha büyük bir soru işareti.
Tüm gelişmekte olan ülkeler, Türkiye gibi Brezilya gibi ülkeler faizler artmaya 
başladığında bir çalkantı yaşayacaklar.

**\* Peki gelecek dönemde dünya ekonomisinin en büyük sorunu sizce ne olacak?**

Eşitsizlik çok önemli bir problem. Ve eşitsizliğin bence çok basit bir nedeni yok.
Birçok nedenden ortaya çıkan bir şey. Dünya ekonomisinin içinde olan globalleşmenin
çok büyük bir etkisi var. Yeni gelen teknolojilere bakarsanız çok değişik teknolojiler
geliyor her sene. Bu başta elleriyle çalışanları etkiliyor. Bunun da eşitsizlik 
üzerinde çok büyük etkileri var. Bunun üzerine bir de yapısal sorunlar var. Örneğin
Türkiye’deki eşitsizliğe bakarsanız bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi Türkiye’deki
eğitim dağılımı, Türkiye’deki kaynak dağılımı, Türkiye’deki fırsat dağılımı çok 
eşitsiz. Aynı şekilde Endonezya’da, Filipinler’deki eşitsizliğin nedenleri de bunlar.
Amerika’da da biraz buna benzer. Küreselleşme, teknolojik gelişme ve yapısal sorunlar
bir araya geliyor. Bunların bir şekilde hepsiyle tek tek baş etmek lazım. Nasıl 
baş edilecek? Teknolojiyi durdurmayacaksın, küreselleşmeyi durdurmayacaksın. Yapısal
problemleri çözeceksin. Öbürlerine de alttan bir şekilde çözüm bulmaya çalışacaksın.
Yani daha iyi eğitim vererek, daha iyi mesleki insani kaynaklar geliştirerek. Aynı
zamanda vergi politikalarını da kullanmak lazım. Çünkü vergi politikalarını kullanmanın
nedeni çok başarılı olanlara ceza vermek için değil. Ama bunları yapabilmek için
vergi gelirlerine ihtiyaç var. Bu vergi gelirleri için daha çok kazananların biraz
daha fazla katkıda bulunması tabi ki doğal.

**\* Bir anlamda yolsuzlukla mücadele de eşitsizliği azaltabilir mi?**

Yolsuzluk mücadale de yapısal problemlerden bir tanesi. Bazı tahminlere göre küresel
ekonomiye 1 trilyon dolardan çok zararı var. Çok korkunç bir rakam. Hiçbir ülke 
tamamen yolsuzluğu ortadan kaldıramadı. Ama yolsuzluğa karşı şeffaflık üretmek ve
yargı kurumlarını kullanmak çok başarılı olabiliyor. Ama bunu yapmak için tabi ki
politik süreçlerin olması lazım.

Örneğin yargının bu konuda herkesin üstüne gitmesine izin verilmesi lazım. Türkiye
demokratik kanatlarını bir an için kurduğu zaman piyasa reformlarını yaptı. Yolsuzluğun
kontrolü, hukuk devleti, hesap verilebilirliğe baktığımızda krizden önce bir duruyor
bir ilerliyor. Dünya Bankası yönetmelikleriyle bir an için algı iyileşti. Ancak 
yeniden bozuldu. Çünkü sivil toplum ortamı, medya özgürlüğünde büyük bir bozulma
var.

**\* Terör konusunda ne düşünüyorsunuz?**

Ne diyebilirim. İnsanlar çok konuşuyorlar ama insanların öldüğü bir durumda bu çok
acıklı. Ölen her bir insan çok büyük bir kayıp. Bunu bir şekilde durdurmak lazım.
Ve bence bunu durdurmanın en iyi yolu bir şekilde silahlarla değil konuşarak sorunları
çözmek.

**\* Türkiye ikinci çeyrekte yüzde 3.8 büyüdü ama işsizlik yükseliyor. Bunu neye
bağlıyorsunuz?**

Bence büyüme şu anda taleple, hükümet sektöründen itmeyle gelen bir büyüme. Organik,
doğal bir büyüme değil. Örneğin 2002-2006 arasında olan yüksek kaliteli, üretkenliği
artıran bir büyüme değil. Öyle bir büyüme olduğu zaman bunun istihdama olan etkisi
de daha pozitif oluyor. 
