# Bütçede faizin payı azaldı, yatırım harcaması arttı 

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/butcede-faizin-payi-azaldi-yatirim-harcamasi-artti-21848h/
- Yayımlanma: 2017-04-12T11:12:20+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, bütçede faize yönelik harcamaların baskısı
2000’li yılların başında zirveye çıkarken, siyasi istikrar, mali disiplin ve ekonomik
programın uygulanmasına yönelik kararlılıkla 2003 yılından bu yana önemli oranda
azaldı.      

2001 yılında topladığı vergilerin tamamı bile faiz harcamalarına yetmeyen Türkiye,
söz konusu yılda tahsil ettiği her 100 liralık vergiye karşılık 103 lira faiz ödemesi
yapıyordu. Her 100 liralık vergiden faiz ödemelerine ayrılan tutar, Kasım 2002’de
87 liraya gerilerken, 2004 yılında 57 liraya, 2005 yılında ise 47 liraya kadar düştü.
Söz konusu tutarın, bu yıl sonunda ise her 100 liralık vergi için 11 liraya düşürülmesi
öngörülüyor.      
 Faiz giderinin bütçe içerisindeki payı 2001’de yüzde 47,2 ile
zirveye çıkarken, bu oran geçen yıl sonunda yaklaşık 38,6 puan düşüşle yüzde 8,6’
ya kadar geriledi. Bu süre zarfında faize harcanmayan tutarlar ise yatırımlara aktarılarak
vatandaşa hizmet olarak döndü. Öyle ki Türkiye’nin yatırım gideri tutarı 2001 yılında
4,1 milyar lirayken, bu tutar geçen yıl sonunda 68,3 milyar liraya ulaştı.      
Öte yandan faize harcanan tutarın, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranı 2001’
de yüzde 17,1’e ulaşırken, bu oranın 2017’de yüzde 2,4’e çekilmesi planlanıyor. **“
7 milyar dolar yerine 177 milyar dolara patladı”   **   İstanbul Aydın Üniversitesi
Uluslararası Ticaret Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Kağan Kurtoğlu, AK Parti
hükümetlerinin en başarılı icraatının kayıt dışıyla mücadele olduğunu söyledi. AK
Parti’nin iktidara gelmesiyle kayıt dışı ekonominin kayıt altına alındığını ve böylece
vergi gelirlerinin artırıldığını kaydeden Kurtoğlu, diğer yandan özelleştirme yoluyla
kamu elindeki varlıkların satıldığını ve önemli oranda gelir elde edildiğini belirtti.
Türkiye’nin söz konusu parayı, varlık satışı yapmaması halinde uluslararası piyasalardan
borçlanması gerekeceğine işaret eden Kurtoğlu, “2008 yılındaki küresel krizden sonra
merkez bankaları deli gibi para bastı. Bizim gibi yabancı sermayeye ihtiyaç duyan
ülkelere de gün doğdu. Bu sayede gelen yabancı sermaye de ekonomiye olumlu etki 
etti. Bütün bu etkenler sayesinde faiz harcamalarımız önemli oranda azaldı. Türkiye
ekonomisi olumlu yönde yol aldı.” değerlendirmelerinde bulundu.               Kurtoğlu,
Türkiye’nin son dönemdeki gelişmelere yönelik tedbir alması gerektiğine dikkati 
çekerek, şöyle konuştu:               “2001 krizinde bizim özel sektöre müdahale
etmemize izin vermeyenler, 2008 krizinde İngiltere ve ABD’de özel sektör şirketlerinin
kamu eliyle kurtarılmasına göz yumdular. Bize 2001’de bunun için imkan verilseydi
Türkiye’nin o krizdeki zararı 7 milyar dolar olacaktı. Ancak o kriz, Türkiye’ye 
maalesef 177 milyar dolara patladı. Şimdi de THY üzerinden Türkiye ekonomisi hedef
alınıyor. ABD ve İngiltere’nin Türk havayolu şirketlerine yaptırımları Türkiye’ye
yönelik bir savaştır. 16 Nisan referandumundan sonra Türkiye çok dikkatli adımlar
atmalı. Referandumda ‘evet’  diyen de ‘hayır’ diyen de bu milletin evladı. 17 Nisan
sabahı hepimiz birbirimizin yüzüne bakabilmeliyiz. Bir arada olmalıyız.”      
