# Büyümede çift hane beklentisi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/buyumede-cift-hane-beklentisi-28741h/
- Yayımlanma: 2017-10-29T14:59:35+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Bakanlığımızın yaptığı tahminlere göre 3. çeyreğe
ilişkin büyüme beklentimiz şu anda yüzde 9,6. Çift haneli büyüme rakamı görürsek
de sürpriz olmaz.” dedi.

Zeybekci, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde
bulundu, soruları yanıtladı.

Dolar kurundaki yükselişe değinen Zeybekci, “Kurda spekülatif bir hareket var. Önümüzdeki
dönemde bu spekülatif hareketin sonlanmasını ve normalleşme sürecinin tekrar başlamasını
bekliyorum. Bazı spekülasyonlara tabi olan kurda ve faizde ama özellikle kurda daha
elle tutulur, itibarlı bir iyileşme mutlaka olacak. Faiz de bunu takip edecek. Kurun
yüzde 1,5-2’ye yakını zaten dolar endeksinde son 2 haftada görülen yükselişten kaynaklanıyor.”
diye konuştu.

Zeybekci, Bakanlığının ekonomideki büyüme tahmininin sorulması üzerine, yılın 3.
çeyreğine ilişkin büyüme beklentilerinin şu an itibarıyla yüzde 9,6 olduğunu söyledi.“
3. çeyrekte çift haneli büyüme rakamı görürsek de sürpriz olmaz.” ifadesini kullanan
Zeybekci, şöyle devam etti:

“4. çeyrekte de güzel bir sonuç bekliyoruz. Yıl sonu toplamda yüzde 6’nın üzerinde
bir büyüme beklentimiz var. Geçen sene üçüncü çeyrek büyümesinin eksi olması nedeniyle
baz etkisi de var. Yaklaşık 2-2,5 puan oradan geliyor. İhracat ve yatırımlar yine
güçlü şekilde destek veriyor, ikinci sırada o var. Kapasite kullanım oranıyla üretimde
güçlü bir destek var. Üçlü bu sırayla; ihracat, yatırımlar ve üretim. Tam bizim 
istediğimiz gibi.”

Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulunda büyüme
ve enflasyonla ilgili alınan önlemleri ve bundan sonraki döneme ilişkin planları
görüştüklerini anlatan Zeybekci, hafta içinde tekrar bir araya gelmeyi planladıklarını
bildirdi.

Zeybekci, “Enflasyon, talebin fazlalığından kaynaklanıyor ama tüketimi kısma mantığıyla
yaklaşmak yerine, üretimi ve yatırımları artırma anlamında bir yaklaşımla bunun 
üzerine gitmemiz lazım. Böyle yaparsak doğru teşhis yapmış ve enflasyonla kalıcı
mücadele etmiş oluruz.” değerlendirmesinde bulundu.

**Stok yapılmaması fiyatlara yansıyor”**

Zeybekci, üretimin artması için de yapılması gerekenler olduğuna işaret ederek, 
şöyle konuştu:

“Türkiye’de para bu kadar pahalı, finans bu kadar maliyetli, faizler bu kadar yüksek
olduğu zaman insanlar yatırımla ilgili iştahlı davranmıyorlar. Normal bir şey. Çünkü
bu fiyatla yatırım kararı almak daha zor oluyor. Para pahalı olduğu zaman stok yapmaktan
kaçınılıyor. Stok yapmadığınız zaman piyasada taleple ilgili en ufak bir kıpırdanma
olunca, doğrudan üretime kadar giden bölümde bir boşluk oluşuyor. Hiç kimse stok
yapmamış, üretimde en ufak dalgalanma direkt fiyatlara yansıyor. Arada stoklar olsa,
hava yastıkları gibi talebin fiyata bu kadar hızlı etki etmesinin önüne geçer. Onun
için enflasyonla mücadelede faizin de fiyatın da paranın da ucuzlaması ve bollaşması,
birlikte yürümesi gereken adımlar.”

Enflasyonla mücadele için tarımsal ürünlerdeki kayıp oranlarının destek ve tedbirlerle
minimuma indirilmesi gerektiğine vurgu yapan Zeybekci, “Bunu sağlayacağız. Teşvikler,
yeni Hal Kanunu ile ilgili çalışmalar, hepsi bir süreç. Desteklerle ilgili çıkacak
yeni kanunlarla ve düzenlemelerle topyekün bir çalışma yapılacak. Bunda sonuca gelindi,
inşallah çok hızlı şekilde, belki yıl sonundan önce sonuçlandırılabilecek.” dedi.

**“Devletten tüccar olmaz”**

Zeybekci, kırmızı et ithalatıyla ilgili olarak Anadolu Ajansı Editör Masası’nda 
yaptığı açıklamaların anımsatılması üzerine, et ithalatı yetkisinin sadece Et ve
Süt Kurumuna verildiğine dikkati çekti. Zeybekci, “Tek cümleyle şöyle söyleyeyim;
devletten tüccar olmaz. Orada piyasa şartlarını, piyasa aktörlerinin rahat ticaret
yapabileceği hale getirmek lazım. Tabii ki devlet olarak bunu regüle edeceğiz. Gıda,
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı eliyle hangi ülkeden, hangi ürünlerin, ne kadar miktarda
alınacağının regülasyonu yapılmalı. Çünkü tek bir ülkeye ve pazara talebi götürdüğünüz
zaman orada fiyatların bir anda zıpladığını görüyorsunuz. Onun dışında böyle müdahale
anlarında piyasaya girerken ekstra maliyetler olmamalı. Bırak piyasayı, kendisi 
düzenler zaten onu yani devlet olarak serbest piyasaya ve özel sektöre işini öğretmeye
çalışmayalım.” ifadelerini kullandı.

**“Nerede hassas olmamız gerektiğini biliyoruz”**

Zeybekci, bazı tarımsal ürünlerde gümrük vergilerinin indirildiğini hatırlatarak,
gerektiğinde, anında devreye girerek etkili müdahalelerde bulunabildiklerini söyledi.
Hayatında tarlaya girmemiş, eline çapa almamış bazı kişilerin bu konuda eleştiride
bulunmaması gerektiğini belirten Zeybekci, “Hiç kimse şu anda bu hükümetten ve bizden
daha milliyetçi şekilde tarımı kollayamaz. Tarımsal üretimi sürdürülebilir şekilde
garanti altına almak gibi bir hassasiyeti en yükseğe çıkarıyoruz. Biz nerede, nasıl
hassas olmamız gerektiğini biliyoruz ama piyasada spekülatif hareketler oluyor. 
Bir bakıyorsunuz patatesle ilgili üretim fazlalığı var, diğer taraftan fiyatlar 
speküle ediliyor. Bakıyorsunuz, mısır, fasulye, nohutla ilgili yine aynı. Yeterli
ürün var ama bir taraftan bakıyorsunuz speküle ediliyor. Birileri hasat zamanında
bunu düşük fiyatlarla toparlayarak stoklayıp, sonra belirlediği fiyatlardan vermeye
çalışıyor.” dedi.

ABD’nin Türk bankalarına yaptırım uygulayacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine
de Zeybekci, “Şu ana kadar hiçbir kurumda, toplantıda, mecrada Türkiye’ye böyle 
bir şey söylenmedi. Böyle bir ima dahi biz duymadık. Bu iddiaları, spekülatif bir
söylem veya söylenti olarak görüyorum. Çünkü Birleşmiş Milletler kararı değil bunlar,
ABD’nin yaptırımları. İddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükelleftir.” diye konuştu.

– “Ülkeler karşılık verecektir”

ABD’nin, Türkiye gibi bazı ülkelerin çelik ürünü ithalatına yönelik anti damping
vergisi getirmesi kararının ise tam bir hayal kırıklığı olduğunu vurgulayan Zeybekci,
bu ülkenin tavrının, dünyada korumacılıkla ilgili dalga boyunun yükseleceğini gösterdiğini
belirtti. Zeybekci, “Türkiye’ye yüzde 3,5,7 gibi oranlarda bir anti damping sonucu
çıkarırken, diğer taraftan İtalya, Kore gibi ülkelere de yüzde 40’lar, 50’ler söz
konusu. Bunun karşılıkları mutlaka olacaktır. Biz dahil diğer ülkeler buna mutlaka
karşılık vereceklerdir kendilerince. ABD ürünlerine karşı onlar da detaylı şekilde
birbirinin ayağına bakmaya başlayacaktır. Bize karşı uygulama olacak mı, bütün karar
gelsin, uygulamayla ilgili son detayları görelim.” değerlendirmesinde bulundu.

Zeybekci, Türkiye’de tutuklu Alman vatandaşlarıyla ilgili pazarlık yürütüldüğü iddialarına
itibar edilmemesini isteyerek, şunları kaydetti:

“Türkiye bir hukuk devletidir. Bağımsız yargı kararını verecektir. Bunların tutuklanmasına
ya da gözaltında bulunmasına gerek kalmadığı yönündeki bir karar herkesi sevindirir.
Bu pozitif, böyle algılanması gereken bir şey. Almanya’da şimdi hükümet kurulmasıyla
ilgili de bazı isimler performans yapma niyetinde. Türkiye’de mahkemeler bir karar
vermiş. Benim de pozitif gördüğüm bir karardı. Diğer taraftan Alman bakanın da yorum
yapmak yerine bu karara saygı duyması en doğrusu. Şu an orada hükümet kurma çalışmaları
var. Bu kapsamda kendi siyasi stratejisi için böyle düşünüyor sanırım ama tekrar
söylüyorum; Türkiye bir hukuk devletidir. Onun dışında Almanya ile Türkiye birbirine
menfaatler anlamında da bir nevi mecbur iki ülkedir. Devasa bir ekonomiden bahsediyoruz.
Aktif ticareti 40 milyar dolara yakın, karşılıklı yatırımların cirolarına baktığımız
zaman da bu yaklaşık 100 milyar dolara kadar gidiyor.”

Zeybekci, Rusya’ya domates ihracatının belirli şirketler eliyle yapılmasına ilişkin
olarak da “Kamuoyunun da ihracatçıların da buna karşı duruşları var. Gerekeni ifade
ettik. Kabul etmediğimizi, kabul etmeyeceğimizi söyledik.” dedi.

Bakan Zeybekci, İyi Parti’nin kurulmasını değerlendirirken de “Ülkem ve milletim
için hayırlısı ne ise olsun.” ifadesini kullandı.
