# Can Dündar’a tutuklama talebi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/can-dundara-tutuklama-talebi-8711h/
- Yayımlanma: 2015-11-26T16:21:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem 
Gül, Adana’da durdurulan MİT TIR’larına ait görüntüleri yayımladıkları nedeniyle
ifade verdi. Can Dündar ve Erdem Gül, savcılıktaki ifadelerinin ardından tutuklanmaları
talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Savcılık tutuklama talebi gerekçesinde, “Silahlı terör örgütü üyeliği, siyasal ve
askeri casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açığa çıkarmak” suçlamaları yer
alıyor.

MİT TIR’ları haberi, Cumhuriyet Gazetesi’nde “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar”
manşetiyle 29 Mayıs tarihinde yayımlanmıştı. Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu,
bu haber hakkında “Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme”, “Siyasi ve
askeri casusluk”, “Gizli kalması gereken bilgileri açıklama”, “Terör örgütünün propagandasını
yapma” suçlamalarıyla soruşturma başlatıldığını bir basın açıklamasıyla duyurmuştu.

Dündar bugün Çağlayan Adliyesi’nde verdiği ifade öncesinde gazetecilere yaptığı 
açıklamalarda, “Cumhurbaşkanı önceki gün ‘Silah taşınsa ne olur? Taşınmasa ne olur?’
dedi. O zaman MİT TIR’larındaki görüntüler yayımlansa ne olur? yayımlanmasa ne olur?”
dedi.

Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, haklarında yaklaşık 5,5 ay önce başlatılan
soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın daveti üzerine sabah 
saat 10.45’te İstanbul Adliyesi’ne geldiler.

Dündar ve Gül’e, çok sayıda meslektaşı ve CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal, Enis
Berberoğlu, Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu’nun
aralarında bulunduğu çok sayıda kişi destek verdi.

“Bizzat Cumhurbaşkanı’nın şikayetçi olduğu bir soruşturma bu”

İfade vermeden önce adliye önünde basına açıklama yapan Can Dündar, “Biliyorsunuz
MİT tırlarında silah taşındığına dair yaptığımız haberden dolayı bir soruşturma 
yürütülüyor. Bizzat Cumhurbaşkanı’nın şikayetçi olduğu bir soruşturma bu” dedi. “
Gazeteciliği, halkın haber alma hakkını, kamuoyunun hükümet yalan söylüyorsa bunu
bilme hakkını savunmaya geldiklerini” dile getiren Dündar, “Hükümetlerin hiçbir 
şekilde illegal yollara sapmaması gerektiğini göstermeye, kanıtlamaya, bunun savunmasını
yapmaya geldik” dedi.

**“Bu sır devlete ait bir sır mı?”**

Cumhurbaşkanı’nın bu durumu kendi kişisel davası olarak ele aldığını, “Takipçisi
olacağım”dediğini söyleyen Dündar, Cumhurbaşkanı’nın tek başına şikayetçi olmasının
nedenini bilmediğini söyledi. Dündar, “Bu sır devlete ait bir sır mı? Kendi şahsi
sırrı mı? Bunu da herhalde bu soruşturma gösterecek” dedi.

Casuslukla suçlandıklarını ve Cumhurbaşkanı’nın “Vatana ihanet”dediğini belirten
Dündar, “Bizler casus değiliz, hain değiliz, kahraman değiliz. Bizler gazeteciyiz.
Burada yapılan şey de baştan sona gazetecilik faaliyetidir” diye konuştu. Cumhurbaşkanı’nın
iddialarına ilişkin haklarında iki kez müebbet istendiğini belirten Dündar, olayın
bu çapta büyümesini anlayabildiğini, çünkü ortada bir suçüstü olduğunu söyledi. 
Dündar, “Suçüstü yakalanmış bir hükümet var. Bunun yarattığı bir panik var. Bu anlaşılabilir
birşey. Ama bütün bu soruşturma sürecinin bu paniği daha da büyüteceğini düşünüyorum.
Bunu uluslararası boyuta taşıyacağını ve bize de burada gizli ibaresi altında yapılan
silah ticaretini, insan ticaretini belgeleme ve bütün dünyaya kanıtlama şansı vereceğini
düşünüyorum” dedi.

**“Yayımlansa ne olur yayımlanmasa ne olur”**

Cumhurbaşkanı’nın önceki gün “Silah taşınsa ne olur taşınmasa ne olur” ifadesinde
bulunduğunu söyleyen Dündar, “Ben de aynı şekilde yayınlansa ne olur yayınlanmasa
ne olur diyorum” dedi. TIR’lar için önce gıda yardımı dediklerini, sonra içinde 
silah çıktığını, bunun da Türkmenlere gittiğini söylediklerini hatırlatan Dündar,“
Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş ‘Vallahi de billahi de Türkmenlere gitmiyordu’
açıklamasını yaptı. Herhalde bizim soruşturmamızda gelip tanıklık yapacaktır. Bugünkü
hükümet adına o sözünü tekrarlayacaktır diye düşünüyorum” dedi. Dündar, “Türkmenler’in
de bize gelmediğini söylemeleri üzerine bu kez asıl suçluları değil, bu suçu ortaya
serenleri soruşturma konusu yaptılar” dedi.

 

**“Devlet bir şey yapıyorsa milletin bunu bilmeye hakkı var”**

Can Dündar, bir gazetecinin “Rus uçağının düşürülmesinin ardından MİT TIR’larının,
Türkmenler’e gittiği yönünde yapılan iddianın tekrar gündeme getirildiği gün ifadeye
çağrılmasını nasıl değerlendirdiğini” sorması üzerine ise “Hikmet diyelim. Biliyorsunuz
bazı TIR’lar tekrar bombalandı Rus uçakları tarafından. Devlet birşey yapıyorsa 
milletin bunu bilmeye hakkı var. Çünkü bu devlet bizim devletimiz. Ve biz de gazeteci
olarak millet adına kamuyu denetlemekle görevliyiz. Bu kez karşılarında hemen sinmeye
hazır gazeteciler yok. Bu kez kararlılıkla bu işi takip edecek, dik duracak, sonuna
kadar arkasında duracak gazeteciler var” diye konuştu. 

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül de, “Gazeteci aynı zamanda, eğer
ülke tehdit ve tehlike altındaysa bu tehlikeyi halka bildirmek zorundadır. Geriye
doğru dönersek, Suruç katliamı ve Ankara katliamı var. Bu haberler biraz da bununla
ilgili haberler. Dolayısıyla halk tehlike altındaysa gazeteci bunu yazmakla görevlidir”
diye konuştu.

Açıklamanın ardından Can Dündar ve Erdem Gül, ifadelerini vermek üzere adliyeye 
girdiler. Dündar ve Gül, saat 11.20 sıralarında İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili
İrfan Fidan’ın odasına alındılar. Bu arada savcının odasının bulunduğu 5. kattaki
koridor gazetecilere kapatıldı.

**Erdoğan şikayetçi oldu**

Hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet ve Dündar’dan kişisel olarak da
şikayetçi olmuştu. Cumhurbaşkanı dilekçesinde, “Devletin menfaatlerini gerçeğe aykırı
görüntü ve bilgileri yayınlamak suretiyle hedef alan şüphelinin bu eylemi kesinlikle
gazetecilik olarak değerlendirilemez” denilmiş ve Dündar’ın bir kez ağırlaştırılmış
müebbet, bir müebbet ve 42 yıl hapsi cezası ile cezalandırılması istenmişti.

**Erdem Gül’ün ‘kirli operasyon’ haberi**

Bu haberden 2 hafta sonra da Erdem Gül’ün “Kirli Operasyon” başlıklı haberi yayınlanmış,
orada da IŞİD bayrağının dalgalanmasına ve cihatçıların Atme kampına taşınmasına
ilişkin göüntülere yer verilmişti. Haberde cihatçıları taşıyan otobüs şoförlerinin
ifadeleri de yer almıştı. Gül, 12 Haziran’daki haberinde de Erdoğan’ın yok dediği
silahların, Jandarma Genel Komutanlığı laboratuvarında yapılan inceleme raporunu
yayımlamıştı.

Bu haberlerden 5,5 ay sonra önceki gün İstanbul Başsavcılığı, Dündar ve Gül’ü, ifade
vermeye çağırdı. 

 
