# Cari açıkta “altın” etkisi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/cari-acikta-altin-etkisi-29346h/
- Yayımlanma: 2017-11-13T12:47:17+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Cari işlemler açığının piyasa beklentilerinin üzerinde gelmesinde dış ticaretteki
gelişmeler öne çıkarken, parasal olmayan altın ithalatının yaklaşık 4 katına çıkması
ve 7,4 milyar dolarlık negatif etki yaratması dikkati çekti.
      AA muhabirinin
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerinden derlediği bilgiye göre, cari
işlemler hesabı eylülde 4 milyar 527 milyon dolar ile piyasa beklentilerinin üzerinde
açık verdi. Türkiye’nin cari açığı ocak-eylül döneminde 31 milyar 109 milyon dolar
düzeyinde gerçekleşirken, bu rakam 2016’nın aynı dönemine göre 6 milyar 627 milyon
dolarlık artışa işaret etti.               Cari işlemler hesabının geçen yıla kıyasla
daha fazla açık vermesinde, dış ticaret dengesindeki gelişmeler öne çıktı. Geçen
yılın 9 ayında 30 milyar 945 milyon dolar olan dış ticaret açığı, 2017’nin aynı 
döneminde 40 milyar 751 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, dış ticaret
hesabı altında gerçekleştirilen toplam mal ihracatında yüzde 11’lik, ithalatında
ise yüzde 15’lik yükseliş görüldü.               Söz konusu dönemde dış ticaret 
açığındaki artışa ise parasal olmayan altın kalemindeki ihracatın liderlik ettiği
görüldü. Parasal olmayan altın hesabı, geçen yılın 9 ayında 3 milyar 123 milyon 
dolar fazla vermesine karşın, bu yılın aynı döneminde 7 milyar 358 milyon dolarlık
açık verdi.               Bu dönemde, parasal olmayan altın ithalatı yaklaşık 4 
katına çıkarak 3 milyar 454 milyon dolar düzeyinden 13 milyar 177 milyon dolara 
yükseldi.                     **“Cari işlemlerdeki kötüleşmede, dış ticaret dengesi
ana etken”      **               Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde
bulunan AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, enerji dışı cari açığın
9,4 milyar dolar, enerji ve altın dışı cari açığın ise 0,7 milyar dolara yükseldiğini
belirterek, böylece bir süredir devam eden iyileşme eğiliminin sona erdiğine işaret
etti.               Çekirdek (enerji ve altın hariç) cari dengenin, ağustos sonunda
yıllık bazda son iki yılın en düşük seviyesine inmesini önemli bir gelişme olarak
gördüklerini anımsatan Bürümcekçi, “Türkiye ekonomisinin güçlü büyüme dönemlerinde
çekirdek açıkta da belirgin artış eğilimi görmek normal. Son dönemde bu beklentinin
tersine enerji ve altın dışı açığın gerileme eğilimini korumasını büyük ölçüde büyümenin
ihracatın sürükleyiciliğinde gerçekleşmesi, mevcut kur seviyesinin ithalatı caydırması
ve kredi genişlemesinin tüketiciden çok ticari taraftan gelmesine bağlamıştık. Umarız
bu eğilimde dönüş işaretleri söz konusu faktörlerin dış dengesizlik yaratacak şekilde
değiştiğini göstermiyordur.” diye konuştu.               Bürümcekçi, cari işlemler
hesabında eylülde gözlenen kötüleşmede, dış ticaret dengesinin geçen yıldan çok 
yüksek açık vermesinin ana etken olduğunu vurguladı.             İthalat ve ihracat
için önemli bir öncü gösterge olan Gümrük Bakanlığı verilerinin, ekimde dış ticaret
açığında geçen yıla göre 3,2 milyar dolar artış olacağını gösterdiğini aktaran Bürümcekçi,
şunları kaydetti:             “Cari dengenin 2017’de enerji ve altın ithalatının
yanı sıra büyümedeki hızlanma nedenleriyle yükseliş eğilimini koruyarak 44 milyar
dolara ulaşmasını beklemekteyiz, ancak yukarı yönlü riskler devam ediyor. Önceki
yıl cari açığı azaltan faktörlerin başında gelen enerji ve altın ticaretindeki lehteki
gelişmelerin 2017’de devam etmediğini izliyoruz. Öte yandan, petrol fiyatlarının
son dönemde yükselerek 2016 ortalaması olan 46 doların çok üzerinde seyretmesi cari
açığı artırıcı etkide bulunmaya devam etmektedir. Zaten, sadece yılın dokuz ayında
bile enerji ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre 7,1 milyar dolar artmış görünmektedir.
Altın ticaretinde ise aynı dönemde net ithalatçı konumuna geçmemizin yıllık dış 
ticaret açığını artırıcı etkisi de 10,3 milyar dolar olmuştur. Ayrıca, büyümenin
yılın ilk üç çeyreğinde gösterdiği hızlanma dış açık için riskleri yukarı yöne çevirmiştir.
Buna karşılık, pozitif bir faktör olarak, AB pazarına ihracatın baz etkisi ve bu
bölgede büyümenin güçleniyor olması ile 2017’de artışa devam ettiği görülmektedir.
Ayrıca, turizm gelirlerinin, nisan ayından itibaren turist sayısının artışa geçmesi
ile toparlanma gösterdiği izlenmektedir.”                     “Yıllık bazda 2017’
yi 42 milyar dolarlık cari açıkla tamamlayabiliriz”                     Halk Yatırım
Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı da temmuz ve ağustos aylarına ilişkin cari
açık verilerinde yapılan aşağı yönlü revizyonlarla 8 aylık cari açığın 27,2 milyar
dolardan 26,6 milyar dolara gerilediğine dikkati çekerek, “12 aylık kümülatif açığın
ise eylül sonunda 39,3 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Ekim ayına ait Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı dış ticaret verilerinin öncü sinyalleri doğrultusunda, yıllık
açığın artmaya devam edeceğini ve yılı 42 milyar dolar düzeyinde tamamlayabileceğini
öngörüyoruz.” şeklinde konuştu.               Gelecek yıla ilişkin tahminlerinin
de 46 milyar dolar olduğunu aktaran Tokalı, cari açık/Gayrisafi Yurt içi Hasıla (
GSYH) oranının yüzde 4,5’in üzerinde kalmaya devam edeceği öngörüsünde bulundu. 
Tokalı, eylül ayı verilerine göre cari açıktaki artışta, dış ticaret açığı ile doğrudan
yatırımlara ait kar transferleri ve portföy yatırımlarına bağlı çıkışların etkili
olduğunu, turizm gelirlerinin ise cari açığı sınırlamaya devam ettiğini kaydetti.
Yıl boyunca iyileşme gösteren altın ve enerji hariç cari açığın yıllık bazda eylülde
yükseliş göstermesinin, gelecek dönem eğilimi açısından önemli olduğuna değinen 
Tokalı, finansman tarafında ise doğrudan yatırımların katkısının azalmasına karşın
devam ettiğini söyledi.               Tokalı, cari açık/GSYH oranının, yüzde 4,5
olan yapısal sınırın altına inmese de dış dengenin sürdürülebilirliği açısından 
güvenli seviyelere yakın seyrettiğine işaret ederek, “Özellikle enerji maliyetlerindeki
artışın etkisiyle cari açıkta son dönemde gözlenen artışın aynı ivmeyle sürmesini
beklemiyoruz. Ödemeler dengesi açısından, küresel normalleşmenin yavaş ve kademeli
rotasında kalmasının çok daha önemli bir faktör olduğunu düşünüyoruz.” dedi.    **“
30,6 milyar dolarlık net yabancı sermaye girişi hesaplıyoruz”      **           
DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Strateji Yönetmeni Orkun Gödek ise cari açıkta,
eylülde bir önceki aya kıyasla ödemeler dengesi kriterlerine giren ihracatın yüzde
11 gerilemesi, ithalatın ise yüzde 30 artmasının etkili olduğunu bildirdi.      
Veri döneminde parasal olmayan altın işlemlerinin nette 991 milyon dolar açık verdiğini
aktaran Gödek, şöyle devam etti:               “Ocak-Eylül döneminde parasal olmayan
altın kalemi işlemleri toplamda 7,3 milyar dolar açık olarak takip edilmekte. Eylül
ayında parasal olmayan altın hariç cari denge rakamı ise 3,5 milyar dolar açık verdi.
Böylece eylül ayında parasal olmayan altın hariç cari denge rakamı ise 3,5 milyar
dolar açık verdi. Olumlu olarak, bir önceki ay bankalardaki borç çevirme rasyosunun
düşmesini konuşurken, eylülde kısmen de olsa artış söz konusu.               Hesaplamalarımıza
göre, yılın 9 aylık döneminde net yabancı sermaye girişi 30,6 milyar dolar seviyesinde
gerçekleşti. Söz konusu gelişmede ana belirleyici unsur 23,5 milyar dolarla net 
portföy yatırımları olurken, aynı dönem içerisinde net hata ve noksan 0,93 milyar
dolar açık, rezervler ise 0.469 milyar dolar açık düzeyinde oluşum gösterdi. Bu 
gelişmelerle yıl sonunda cari açığın 40 milyar dolar seviyesine yakın oluşabileceğini
öngörüyoruz.”    
