# Çarpıtılmış gerçeklikler çağında, yatırımcı olarak çarpılmamak!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/carpitilmis-gerceklikler-caginda-yatirimci-olarak-carpilmamak-599yy/
- Yayımlanma: 2023-10-16T19:55:00+03:00
- Yazar: Dr. Ceyhun KIR

Çoğumuz bilmiyoruz veya farkında değiliz ama İngilizcedeki “post-truth” kelimesi
çok ünlü bir kelime. Öyle ki, çok genç bir kelime olmasına rağmen 2016 yılında Oxford
Dictionaries tarafından 2016 yılının kelimesi bile [seçilmiş](https://journo.com.tr/2016nin-kelimesi-secildi-post-truth)[
2]. Türkçeye kelime olarak çevirdiğimizde “gerçek sonrası” ya da “gerçek ötesi” 
demek mümkün ama bunlar anlamı pek karşılamıyor. Çünkü zamansal olarak bir öncelik/
sonralık söz konusu değil. “Asıl gerçeği çarpıtma veya tamamen yok sayma, yerine
sahte/yalan bir gerçek inşa etme ve konuşmalarda, tartışmalarda, kararlarda bu yaratılan
sahte/yalan gerçeği dikkate alma” gibi bir anlam daha uygun gibi geliyor bize.

Kelimenin 2016 yılında çok kullanılması elbette boşuna değil. Çünkü dünyadaki iki
büyük kampanya bu yılda yapıldı: Donald Trump’ın başkan seçildiği ABD seçimleri 
ve Birleşik Krallığın Avrupa Birliği’nden çıktığı Brexit referandumu. Sonradan ortaya
çıktı ki, her iki kampanya da Cambridge Analytica adlı veri analiz şirketinin marifetiyle
yaratılan sahte/yalan gerçeklere dayandırılarak yürütülmüş. İnanılmaz gibi duran
bu büyük manipülasyon ile seçmenlerin tercihleri etkilendi ve iki kampanyada da 
amaç hasıl oldu. Ve batı sinemasının geleneği bozulmadı tabii, birkaç yıl sonrasında
belgesel niteliğindeki filmi de çekildi: “The Great Hack”.

Gerçek nedir/ne değildir? sorunsalı felsefe tarihinde zaten yüzyıllardır tartışılıyor
ve üzerinde tam bir anlaşma sağlanmamış gibi. Keza bilim de bize gerçeğin sürekli
değiştiğini adeta akışkan bir şey olduğunu söylüyor. Bu nedenle burada gerçek nedir
tartışmasına girmek gibi bir niyetimiz yok. Ama meramımızı anlatmak için şöyle diyebiliriz
gerçek için: “geçmişte veya şimdi olan, nesnel, akılcı, somut, denenebilir ve yeteri
kanıtlarla desteklenen varlıklar, olaylar, durumlar ve gelişmelerdir.” Böyle bir
tanıma uygun gerçeğe dayalı tartışmalar sorun çözmeye odaklıdır ve verilen kararlar
da daha isabetlidir diye düşünüyoruz.

Peki neden gerçekler yok sayılır, çarpıtılır veya sahtesi yaratılır?

Bunu en çok siyasi mücadelelerde görüyoruz. Elbette amaç bir şekilde güç devşirmek,
iktidar olmak ve iktidarı koruyabilmek. Sahip oldukları yazılı/görsel medya ve özellikle
yalan haberin hızlı yayıldığı sosyal medya ile bu amaçlarını da kolaylıkla gerçekleştiriyorlar.
Bu kolaylığın nedeni ise; yalan haberlerin ve inşa edilen sahte gerçeklerin bireyleri
inançlarına, ideolojilerine, duygularına ve zihinsel önyargılarına hitap etmesi 
ve onlarla uyumlu olması. Çünkü insan inançlarına, duygularına ve düşüncelerine 
uyan haberlere çok da sorgulamadan inanır.

Maalesef iktidar uğruna yapılan bu çarpıtmalar, toplumu bir arada tutan bağları 
zayıflatıyor, bireylerdeki güven duygusunu zedeliyor ve orta/uzun vadede tamiri 
mümkün olmayan toplumsal çözülme potansiyeli taşıyor. Bu tehlikeye karşı en önemli
savunma mekanizması ise “Açık Toplum”. Yalan haberlerin açık toplumlarda daha kolay
yayılma olanağı bulması bir paradoks gibi dursa da doğrulama ve asıl gerçeği bulma
mekanizmaları yine açık toplumlarda mümkün olmaktadır. Açık toplumun öne çıkan özellikleri
şeffaflık, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı, demokratik bir siyasi mücadele
ortamı, asıl gerçeğe ulaşmak için birçok olanak sağlayabilmektedir. Ama asıl panzehir:
toplumu oluşturan bireylerin nesnel gerçeğe bağlı olmaları; inançlarının, ideolojilerinin,
duygu ve düşüncelerinin esir olmamaları; sorgulayan, araştıran, hesap soran, düşüncelerini
korkusuzca ifade edebilen kişiler olmalarıdır.

Sadede gelirsek, bütün bunları niye yazdık? Gerçeklerin çarpıtılması finansal piyasalarda
da sık rastlanılan bir durum. Özellikle bireysel yatırımcıya yönelik ve özellikle
hisse senetleri piyasasında hızla yayılan dedikodu niteliğindeki bilgiler, şirket
değerini gizleyen makyajlı bilançolar, şirket hakkındaki yalan haberler yatırımcılar
için ciddi anlamda riskler taşıyor. Borsa İstanbul tarihini yalana dayalı manipülasyon
hikayeleri ile dolu maalesef.

Bir borsa yatırımcısının hisse senedi seçerken bağlı kalacağı en ciddi gerçek, ortak
olduğu şirketin asıl değeridir. Bu değeri de şirketin finansal tablolarından yaklaşık
olarak hesaplamak mümkün. Tabii bunun için de önceki yazılarımızdan birinde ayrıntılı
ele aldığımız finansal okur-yazar olmak ve finansal tabloları dip-notlarıyla beraber
anlayabilmek gerekiyor. Bunun yanında geçmiş fiyat hareketleri, içinde bulunulan
trend, makro ekonomik verilerin olumlu olması, alternatif yatırım araçlarındaki 
hareketler yatırım kararını etkileyebilecek diğer asıl gerçeklerdir.

Bütün bu yazdıklarımızın özeti olarak; ey sevgili yatırımcı, bir şekilde elde ettiğin
bilgilerin/tüyoların veya sana gelen haberlerin öncelikle asıl gerçeklerle uyumlu
olup olmadığını sorgulaman her zaman senin için daha iyi olacaktır. Ama bunu yaparken
lütfen duygularının, önyargılarının, arzularının esiri olma. Amaçlara ulaşmanın 
yolu her zaman asıl gerçeğe bağlı kalmak, bunu aklında çıkarma. Aksi takdirde çok
büyük olasılıkla, senden “yatırım yaparken çarpılan biri” olarak bahsedecekler arkadaşların.

 

[1] Bu yazıda Kapadokya Üniversitesi’nden Sn. Bülent Özçelik’in “Yürü Bir Gerçeğe”
isimli kitabından esinlendim ve yararlandım.

[2] https://journo.com.tr/2016nin-kelimesi-secildi-post-truth
