# Çernobil’in etkileri hala sürüyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/cernobilin-etkileri-hala-suruyor-11237h/
- Yayımlanma: 2016-04-26T22:23:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Ukrayna’nın Çernobil kentindeki nükleer reaktörde 26 Nisan 1986 tarihinde meydana
gelen kazanın üstünden tam 30 yıl geçti. 

Birleşik Krallık’taki Sellafield ve ABD’deki Three Mile Island’da nükleer kazalar
yaşanmıştı ancak Çernobil’de yaşananlar adeta olağanüstü bir durumda yapılmaması
gerekenlerin art arda sıralanması gibiydi.

**TEDBİRSİZLİK, PATLAMANIN FİTİLİNİ ATEŞLEDİ**

Çernobil’deki felaketin fitili, patlamaya karşı tedbir alınmaması ile ateşlendi,
tahliye çalışmalarının gecikmesi ve ortaya çıkan panik havası da olayın boyutunu
kurtarma ekiplerinin bile zehirlenebileceği bir hale getirdi.

Çernobil Nükleer Santrali’nde gerçekleşen kaza, her biri 1.000 Megawatt (MW) gücünde
olan dört reaktörün hatalı tasarımının yanı sıra reaktörlerden birinde deney yapmak
için güvenlik sisteminin devre dışı bırakılmasının ardından yapılan hatalar nedeniyle
gerçekleşti.

**SU DÜZEYİ GÜVENLİK SINIRININ ALTINA İNDİ**

Deneyin yapılacağı 25 Nisan 1986 günü önce reaktörün gücü yarıya düşürüldü, ardından
da acil soğutma sistemi ile deney sırasında reaktörün kapanmasını önlemek için tehlike
anında çalışmaya başlayan güvenlik sistemi devre dışı bırakıldı. Deneyin son hazırlıkları
sırasında ek su pompalarının çalıştırılması nedeniyle gücünün yüzde 7’siyle çalışan
reaktörde buhar basıncı düştü ve buhar ayırma tamburlarındaki su düzeyi güvenlik
sınırının altına indi. Tüm bunların neticesinde de büyük patlama saat 01:23 meydana
geldi.

Tehlikeyi fark eden teknisyenler, reaktörün durdurulmasını sağlamak amacıyla bütün
denetim çubuklarını derhal sisteme sokmaya karar verdi, fakat aşırı derecede ısınmış
olan reaktörlerde saat 01:26’te iki patlama daha gerçekleşti ve bu sırada iki işçi
yaşamını yitirdi. Bu arada çok sayıda işçi de radyasyondan zehirlendi.

**İTFAİYE EKİPLERİ GEREKLİ EĞİTİM VE EKİPMANA SAHİP DEĞİLDİ**

Birkaç dakika sonra olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri de gerekli eğitim ve ekipmana
sahip olmadıkları için duruma müdahale edemedi. Patlama sırasında ortaya çıkan radyasyonun
etkisiyle de günler, haftalar ve aylar sonra bile onlarca insan tüyler ürpertici
bir biçimde ölmeye devam etti.

Pripyat Hastanesi’nin Baş Hekimi Vitaliy Leonenko insanların yaşadığı trajediyi 
şöyle özetledi:

“İnsanlarda çok farklı biçimde yaralar, kırıklar, yanıklar ve ışık izleri vardı.
Moskova Hastanesi’ndeki hastaların çoğunda ikinci, üçüncü hatta dördüncü derecede
radyasyon yanıkları mevcuttu. Hastalar ya gelir gelmez ya da 24 saat içerisinde 
ölüyordu.”

**ZORLA ANLAŞMA İMZALATTILAR**

Radyasyon bölgesinde tasfiye memuru olarak görev alan ve bölgede yakalandığı hastalıkla
yürüyemez hale gelen Aleksandr Filipenko o günlerde yaşadıklarını şu sözlerle ifade
etti:

“Bir gün evimin kapısında üniformalı bir adam belirdi. Bana tasfiye memuru olarak
görevlendirildiğimi ve bunu kabul etmezsem beni bunu yapmaya zorlayacaklarını söyledi.
Oraya gittiğimde benim gibi sekiz kişi daha vardı ve bizlere bu yaşananların hiçbir
şekilde konuşulmaması konusunda bir anlaşma imzalattılar.”

**BİLİM İNSANLARI BİR ŞEY OLACAĞINI SEZİYORDU**

Pripyat, trajediden on yıl kadar önce Çernobil Santrali’nin çalışanları ve ailelerinin
yaşaması için özel olarak hazırlanmış Sovyet Dönemi’nin model şehirlerinden biriydi.
Nüfusu 50.000’di. Bürokratlar ve ülkede yaşayan bilim insanları, Sovyet memurlarının
reaktörde yaşanan kazaları ve olumsuzlukları gizleme çalışmaları ve görevli ekibin
sürekli sindirilmesi sonrasında santralde bir şeyler olacağını seziyordu. Çocuklar
ise radyasyondan etkilenen nehirlerde yıkanmaya devam ediyordu, ta ki bulantı, kusma
ve ağızlarındaki metal tat belirtileri başlayana kadar.

Ukrayna hükümeti geçtiğimiz 30 yılda yaşananların ve nükleer santral faciası izlerinin
tamamen ortadan kalkmasının 2065 yılına dek süreceğini belirtti.
