# CHP, o konuda referandum istedi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/chp-o-konuda-referandum-istedi-13080h/
- Yayımlanma: 2016-07-12T15:56:10+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi konusunda”
Hodri meydan” dedi ve referandum önerisinde bulundu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu, 21. yıldönümü olan Srebrenitsa katliamına değindi.

“Srebrenitsa’da bir katliam gerçekleşti, üstelik Avrupa’nın göbeğinde. Binlerce 
insan, genç, kadın, çocuk, yaşlı öldürüldü ve bu vahşete bütün Avrupa tanık oldu”
diyen Kılıçdaroğlu, “Bir soykırımın Avrupa’da yaşanması son derece büyük bir acı.
Burada Bosna’ya sevgi ve saygılarımızı gönderiyoruz. Türkiye’de farklı görüşlerimiz
olabilir ama bir yürek olarak yanınızdayız” ifadelerini kullandı.

**SURİYELİLERE VATANDAŞLIK İÇİN REFERANDUM TEKLİFİ**

CHP Lideri, Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi konusunu da değerlendirdi.
Kılıçdaroğlu, ”3 milyon Suriyeli geldi. Niye alıyorsun hangi gerekçeyle alıyorsun
vatandaşlığa? 6 milyon işsiz var. 17 milyon fakirimiz var. Ben Suriyelilere karşı
değilim arkadaşlar. Onlar da insan bizim misafirimiz. Onlara niye geldiniz demedik.
Ölümden açlıktan kaçıyorlar. Kimse Türkiye’de pek kalmak istemiyor. Libya’ya Katar’a
gideceğim demiyor Avrupa’ya Almanya’ya Fransa’ya gideceğim diyor. Orada insan hakları
var diyor. Niye, hangi gerekçeyle veriyoruz vatandaşlığı? İlla diyorsan ki biz bunu
yapacağız. Sen düne kadar hep milli irade diyordun değil mi? O zaman gel kardeşim
bir referandum yapalım şu millete bir soralım, hodri meydan. Vatandaş Suriyeliye
kızıyor. Bu yanlış arkadaşlar. Savaştan kaçmışlar. Suriyeliyi senin başına musallat
eden hükümete kızacaksın kardeşim” diye konuştu.

Partisinin AYM’ye taşıdığı yüksek yargı düzenlemesini eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları
kaydetti:
“Siyasetin emrine giden bir yargı adalet dağıtmaz. İktidar aleyhine konuşacakları
susturma silahına dönüşür. Yargıç sıradan insanlar gibi değildir. Topluma güven 
vermelidir. Siyasal partiler yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda duyarlı
olmalıdır. Adaletin evrensel kuralları var. Yerel bir mahkemenin aldığı karar yeri
geldiğinde AİHM’e kadar gidiyor. Bizde yargı sorunu var mı, var. Bu sorunun çözülmesi
için hangi yöntem uygulanmalı? Sorunun çözümünde önce anayasadan başlamak lazım.

Parlamentoya bir yasa getirdiler. Yargıtay ve Danıştay üyeleri görevden alınacak.
Bir alt hukuk normuyla bir üst hukuk normunu değiştiriyorsunuz veya işlemez hale
getiriyorsunuz. Yani bir kanunla anayasanın hükümlerini işlemez hale getiriyorsunuz.
Anayasanın bazı maddelerini askıya alıyorsunuz. Amaç ne? Neden Yargıtay ve danıştay
üyeleri görevden alınıyor? Yerlerine başkaları atanacak. yargıyı yürütmenin emrine
almak istiyorlar. Talimat alacak yargı. Yargıyı bu hale getirmek istiyorlar. Bu 
Türkiye için tam felaket olur. Apar topar çıkarıldı.

Biz yok hükmünde sayılması için AYM’ye başvurduk. AYM, iki üye hariç, Resmi Gazete’de
yayınlanmadan buna bakmayacağız dediler. Yasa henüz Cumhurbaşkanı’na gitmiş değil.
Bu acele nedendi? Gelen bilgiler iç açıcı değil. Saray’dan hakimleri davet ediyorlar.
Orada hakimlere soru soruyorlar, elde etmeye çalışıyorlar. Bir diktatör bozuntusunun
tutsağı olursanız tarih sizi affetmez.

Bu iş çay toplama işine benzemiyor. Bu Türkiye’nin geleceğiyle ilgili bir sorun.
Bu kadar köklü tarihi bir sorumluluğu var AYM üyelerinin. Elbette ki kararlarına
saygı duyacağız. Kimse şunu unutmamalıdır, Türkiye’de demokrasiyi kolay kazanmadık,
kolay kaybetmeyeceğiz.

Hiçbir hukuk adamı hiçbir devlet adamı kanuna karşı hileye göz yumamaz. Yargının
içinde sorunlar olabilir. Yargıcın saygınlığına uygun davranmayan yargıçlar da olabilir.
Bu yargının kendi içinde çözmesi gereken bir durumdur. Çürümeye ve yozlaşmaya izin
vermeyecek olan yargının kendisidir. Yargı kendi saygınlığını siyasetin bütün ayak
oyunlarına rağmen korumalıdır.”

**“BU İŞİN SORUMLUSU KİM?”**

Yaşanan terör olayları üzerinden iktidara yüklenen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“7 Haziran’dan bu yana Kıbrıs çıkarmasından daha fazla şehidimiz oldu. Binin üzerinde
sivil hayatını kaybetti. Bu işin sorumlusu kim, kim Türkiye’yi terör bataklığına
sapladı. Hangi gerekçeyle çocuklarımız hayatlarını kaybediyorlar. 2002’de sıfır 
terörle devraldılar. Ne oldu da Türkiye birden bire bu hale geldi. Bu işin sorumlusu
kim? Çıkıp da bu sorunun cevabını birilerinin vermesi gerekiyor. Dünyanın her yerinde
bunun cevabı iktidardır. Terörü bırakın engellemeyi, azdırdılar. Bu soruyu Binali
Bey’e tekrar soruyorum; bu işin sorumlusu kim Binali Bey?

Şehirler silah deposuna döndürülürken iktidarda kim vardı. Kayığın yokken şimdi 
gemilerin var, heralde bu işin cevabını verirsin. Bu terör örgütlerine dokunmayın
talimatı veren kim? Sen bunun hesabını soracak mısın sormayacak mısın. Sorarsan 
söz sana bir daha ‘düşük profilli başbakan’ demeyeceğim. 200 ton bomba yerleştirilmiş,
bunlar yerleştirilirken siz neredeydiniz?

PKK yetmezmiş gibi bir de IŞİD çıktı. 3 canlı bomba Atatürk Havalimanı’nda saldırı
düzenledi, 45 kişi hayatını kaybetti. Ne yaptık? Teröre lanet olsun dedik, bir günlük
yas ilan ettik. Yaralılar tedavi olmadan, şehitler toprağa verilmeden köprü açılışı
yaptılar. Bütün dünya yas tutuyor, bizimkiler davul zurnayla köprü açıyor. Bunu 
CHP yapsa ne olurdu? Neden kimse bir şey söylemiyor?

AKP sadece PKK’ya değil, IŞİD’e de yardım ve yataklık yaptı. AKP ile IŞİD arasında
ideolojik akrabalık var. O nedenle üzerine gidemiyor. O nedenle kol kanat geriyor.
Belgesi-bulgusu var, elde deliller var. IŞİD eğitim, lojistik destek ve transfer
açısından Türkiye’yi seçmiştir. Türkiye IŞİD açısından cihada açılan kapı olarak
tanımlanmıştır. Hangi gerekçeyle Suriye ve Irak’a silah gönderiyorsunuz? 

Bir IŞİD komutanı teçhizat ve tedarikimiz Türkiye üzerinden geldi diyor. IŞİD bir
terör örgütü ama yıllık 500 milyon dolar petrol geliri var. IŞİD’ın Türkiye’den 
başka petrolünü satacak yeri yok. IŞİD’in lideri Bağdadi Şanlıurfa’da tedavi edildi,
masraflarını Türkiye karşıladı. Türkiye IŞİD’inin yapılanmasını sağlayan Ebu Hanzala’nın
evi basıldı, sonra serbest bırakıldı. Türkiye IŞİD’i hakkında hangi savcı iddianame
hazırladı. Bizde Bakanlar Kurulu’nun IŞİD’i terör örgütü olarak gördüğüne yönelik
bir karar yok.

Binali Bey sorduğum 11 soruya tek cevap vermiş. ‘2013’te DAEŞ ve PKK’ya karşı karar
alınırken CHP neden hayır oyu kullandı.’ Abinin yalan ustası olduğunu biliyorduk
da senin için ayıp oluyor. 2013’teki kararı getirdim. Suriye’ye savaş açma kararı,
biz de buna hayır demişiz. İçinde PKK ve DAEŞ yok. Bugün getirsen bugün de karşı
çıkarız. Cevabı verirken bile utanıyorum. Sen koskoca başbakansın. Nasıl bu kadar
ucuz yalan söylüyorsun? PKK ile ilgili karara evet demişiz. Şimdi ne diyecek Binali
Bey. PKK ile ilgili önergeye evet demişiz, Suriye ile savaşa hayır demişiz. Orada
IŞİD ile ilgili tek kelime yok. Yalan üzerine inşa edilen siyaset doğru değildir.”

Kılıçdaroğlu’nun İsrail ve Rusya ile varılan mutabakata yönelik eleştirileri de 
oldu: ”Rusya’dan özür dilediler, büyük tavizler vererek İsrail ile anlaştılar. İsrail
hiçbir şey yapmadı. Telefonda özür dilediler. Neden yazılı bir metin istemedin? 
3 şartımız var dedin. Tazminatı bile bir vakfınıza öderim diyor. CHP bu anlaşmayı
imzalasaydı, cuma namazlarında namaz sonrası bütün camilerde mitingler olurdu. Samimi
Müslüman kardeşlerime sesleniyorum: Bizim samimiyetimize inanın. Biz her koşulda
Türkiye’nin çıkarlarını savunan bir partiyiz.”
